II. Mustafa,
Osmanlı devleti'nin 12 yıldan beri
Cenâb-ı Hak, bu âciz, bu günahkâr kuluna bir cihân pâdişâhlığı ihsân etti. Pâdişâhların hangisi zevk ve sefâya; kendi nefsinin râhatına düşmüş ise, eli altındaki memleketlerinin ve tebaasının huzûru ve râhatı kaçmıştır. Biz, bugünden zevki ve sefâyı kendimize haram kıldık. Düşmana karşı ceddim (Kânûnî) Sultan Süleymân gibi kendim sefere çıkmaya kat`î niyet ettim. Sizler ki vezîriâzamım, vüzerâ, ulemâ, vükelâ ve ocak ağalarısınız, cümleniz bir yere gelip, bu hatt-ı hümâyûnumu okuyup düşününüz, gazâya gitmem mi makbul, yoksa Edirne`de oturup, kalmamız mı münâsip? Din ve devlet ve halka hangisi faydalı, Allah için söyleşüp, doğruyu bana bildiriniz vesselâm...
Fermandan da anlaşılacağı gibi devlet adamlarının bir birlik içinde çalışmasını ve devleti bu düşkün durumdan kurtarılmasını buyurdu. Bu hatt-ı hümayun ile devlet adamları, alimler, kumandanlar ve ahali bu yolda ona destek vereceklerine and içtiler. Ardından
Bu başarının ardından
Deli Petro lakaplı Rus Çarı I.Petro, stratejik önemi olan toprakları alıp açık denizlere inmeyi planlıyordu. Bunun için Rus orduları Azak Kalesi'ni kuşattı. Bu kuşatmada Rus ordusu büyük kayıplar verdi. 1696'da Rus Çarı Deli Petro, Venedik,
II. Mustafa, II. Avusturya Seferi'ne 1696 yılının Nisan ayında çıktı.
Bu ağır yenilgi Osmanlı Devleti'ni barış antlaşması arayışına soktu. Venedik, Mora kıyılarında elde ettiği yerleri kaybetmekten çekindiği için Avusturya ile olan barış antlaşmasını savunuyordu. Ruslar elde ettikleri bölgeler ve Azak Kalesi ile yetinmeyip açık denizlere inmek istiyordu. Avusturya da Viyana'yı kaybetme korkusunda olduğundan, İngiliz ve Flamenk elçilerinin aracılıyla barış antlaşmasının hazırlıkları başladı.
Elmas Mehmet Paşa'nın şehit düşmesi üzerine sadrazamlığa atanan Amcazade Hüseyin Paşa ve Reisül-Küttab Rami Mehmet Efendi, Karlofça'da görüşmelere katıldı.
İmzalanan bu antlaşma ile bir süreliğine sona eren savaşlar, askeri ve mali alanda yapılacak ıslahat hareketleri için zaman kazandırdı. Donanmada çektiri sisteminden kalyon sistemine geçildi. Deniz kuvvetlerinin kendini yenileyebilmesi için kanunnâme çıkartıldı. Özellikle Kapıkulu Ocakları'da büyük ıslahatlara gidildi. Ancak Yeniçeriler ve Sipahiler arasında bu reform hareketleri iyi karşılanmıyordu.
Şeyhülislam Feyzullah Efendi, tanıdıklarını yüksek makamlara getirmesi ve hırsı Rami Efendi ile arasının açılmasına sebep oldu. Divanı-ı Hümayun'nun büyük bölümü Feyzullah Efendi'nin adamlarından oluşuyordu. Padişahın İstanbul yerine Edirne'de ikamet etmesi de halkı tedirgin etmekteydi. Tarihte Edirne Vakası ya da Feyzullah Efendi Vakası olarak geçen olay cebecilerin ulufelerini alamamalarıyla başladı.
Bu vakanın sonucunda tahttah indirilen II. Mustafa Edirne'yi terk edip İstanbul'a döndü. Bir süredir devam eden Edirne'deki saray yaşamı tekrar İstanbul'a dönmüş oldu. Oğulları ile birlikte kafes hayatına giren II. Mustafa,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1664'te Edirne'de doğdu. Babası IV. Mehmet'in, Giritli Rabia Gülnuş Emetullah Valide Sultan'dan olan oğludur. Şehzadeliği sırasında ilim tahsili gördü. Devrin alimlerinden eğitim aldı ve okçuluk ve harp oyunlarında ustalaştı. Babası IV. Mehmet'in vefatından sonra tahta II. Mustafa'nın geçmesi gerekirken "ekber evlad" geleneğine göre amcası tahta geçmişti. Amcası II. Ahmet'in vefatını öğrenir öğrenmez,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1695'te Edirne'de Hünkâr Dairesi'ne gelerek tahta geçti. Tahta geçtiğinde 31 yaşındaydı. Amcasının vasiyeti üzerine Mezomorta Hüseyin Paşa'yı Sakız Adası'nın alınmasıyla görevlendirdi. Bundan sonraki ilk icraatı Elmas Mehmet Efendi'yi sadrazamlığa, hocası Feyzullah Efendi'yi Şeyhülislamlığa getirmek oldu. Osmanlı devleti'nin 12 yıldan beri
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
, Lehistan,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ve Venediklilerle savaşı sürmekteydi. Devletin durumunun kötü gidişatından rahatsızlık duyarak tahta çıkışının üçüncü gününde sadrazama bir ferman gönderdi.
Fermandan da anlaşılacağı gibi devlet adamlarının bir birlik içinde çalışmasını ve devleti bu düşkün durumdan kurtarılmasını buyurdu. Bu hatt-ı hümayun ile devlet adamları, alimler, kumandanlar ve ahali bu yolda ona destek vereceklerine and içtiler. Ardından
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1695'te "Koyun Adaları Zaferi" ile Sakız Adası Venedik işgalinden kurtarıldı. Bu başarının ardından
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1695'te Macaristan'nın kurtarılması için I. Avusturya Seferi düzenlendi. Aralık 1695'te Lipve, Lügos ve Şebeş kaleleri alınarak Tameşvar'a kadar ilerlendi. Selim Giray komutasındaki Kırım Birlikleri'nden alınan destek ile Lügos Zaferi kazanıldı. Bu zaferden sonra hava şartlarının bozulması sebebiyle İstanbul'a döndü. Deli Petro lakaplı Rus Çarı I.Petro, stratejik önemi olan toprakları alıp açık denizlere inmeyi planlıyordu. Bunun için Rus orduları Azak Kalesi'ni kuşattı. Bu kuşatmada Rus ordusu büyük kayıplar verdi. 1696'da Rus Çarı Deli Petro, Venedik,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ve Prusya'dan yarım alarak kaleyi tekrar kuşattı.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1696'da Azak Kalesi düştü. II. Mustafa, II. Avusturya Seferi'ne 1696 yılının Nisan ayında çıktı.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1696'da Olaş Meydan Muharebesi'nde Avusturya kralı yenildi ve Tamaşvar geri alındı. Padişah Avusturya'ya karşı son bir darbe vurulması gerektiğine inanıyordu.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1697'de sadrazam Elmas Mehmet Paşa ve Tameşvar Muhafızı Koca Cafer Paşa'nın yanlış yönlendirmeleri sonucu Zenta'da Osmanlı ordusu bozguna uğradı. Osmanlı ordusunun zayıf düşmesi ve geri çekilmesi sonucu Avusturya, Bosnasaray'a saldırdı. Bu ağır yenilgi Osmanlı Devleti'ni barış antlaşması arayışına soktu. Venedik, Mora kıyılarında elde ettiği yerleri kaybetmekten çekindiği için Avusturya ile olan barış antlaşmasını savunuyordu. Ruslar elde ettikleri bölgeler ve Azak Kalesi ile yetinmeyip açık denizlere inmek istiyordu. Avusturya da Viyana'yı kaybetme korkusunda olduğundan, İngiliz ve Flamenk elçilerinin aracılıyla barış antlaşmasının hazırlıkları başladı.
Elmas Mehmet Paşa'nın şehit düşmesi üzerine sadrazamlığa atanan Amcazade Hüseyin Paşa ve Reisül-Küttab Rami Mehmet Efendi, Karlofça'da görüşmelere katıldı.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1699'da imzalanan
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'na göre Avusturya, Venedik ve Polonya ile devam eden 15 yıllık ve Rusya ile devam eden 9 yıllık savaşa son veriyordu. Sava ve Unna Nehirleri sınır kabul edilmek üzere Banat ve Tameşvar hariç Macaristan'nın tamamı ve Erdel Avusturya'ya; Mora, Dalmaçya ve Aya Mavri Adası Venediklilere, Kamaniçe merkezli Podolya Eyaleti ve Ukrayna Lehlere verildi. Bunu tamamlayan
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1700'deki ilave İstanbul Antlaşması ile de Azak Kalesi Ruslara teslim edildi. Karadeniz Osmanlı Gölü olmaktan çıkmış ve Avrupa'daki hakimiyet tamamen kaybedilmişti. Üç devletle 25 yıllık sulh antlaşması imzalanırken Rusya ile sadece üç yıllık mütareke imzalanmıştı. Osmanlı Padişahı'nın Avrupalı devlet başkanlarına olan üstünlüğü son bulmuş, protokolde sınıf düşmüştür. Ancak bu antlaşma Kutsal-İttifak Savaşları'nı bitirmiştir. İmzalanan bu antlaşma ile bir süreliğine sona eren savaşlar, askeri ve mali alanda yapılacak ıslahat hareketleri için zaman kazandırdı. Donanmada çektiri sisteminden kalyon sistemine geçildi. Deniz kuvvetlerinin kendini yenileyebilmesi için kanunnâme çıkartıldı. Özellikle Kapıkulu Ocakları'da büyük ıslahatlara gidildi. Ancak Yeniçeriler ve Sipahiler arasında bu reform hareketleri iyi karşılanmıyordu.
Şeyhülislam Feyzullah Efendi, tanıdıklarını yüksek makamlara getirmesi ve hırsı Rami Efendi ile arasının açılmasına sebep oldu. Divanı-ı Hümayun'nun büyük bölümü Feyzullah Efendi'nin adamlarından oluşuyordu. Padişahın İstanbul yerine Edirne'de ikamet etmesi de halkı tedirgin etmekteydi. Tarihte Edirne Vakası ya da Feyzullah Efendi Vakası olarak geçen olay cebecilerin ulufelerini alamamalarıyla başladı.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1703'de Sultanahmet Meydanı'nda toplanan Yeniçeriler'e halktan birçok insanın katılmasıyla olay büyüdü. Halk ve Yeniçeri, Feyzullah Efendi'nin ve yakınlarının yargılanmasını padişahın da İstanbul'a gelmesi istiyorlardı. Bundan 3 gün sonra
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
günü ulemanın ve esnafın katılımıyla büyük bir toplantı yapıldı.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'de örgütlenen kalabalık Edirne'ye doğru yola çıktı. Yürüyüşün başında bulunan Çalık Ahmet Ağa ile Ahmet Paşa, padişahın tahttan indirilip yerine III. Ahmet'in geçmesini istiyorlardı. Gelen kalabalığa karşı Edirne'de Vezir Hasan Paşa komutasında bir savunma ordusu hazırlandı. Hüseyin Paşa'nın geri çekilmesi üzerine desteği kalmadığını anlayan II. Mustafa,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'ta tahttan çekilerek yerini kardeşi III. Ahmet'e bıraktı. Bu vakanın sonucunda tahttah indirilen II. Mustafa Edirne'yi terk edip İstanbul'a döndü. Bir süredir devam eden Edirne'deki saray yaşamı tekrar İstanbul'a dönmüş oldu. Oğulları ile birlikte kafes hayatına giren II. Mustafa,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1703'de vefat etti ve Yeni Cami yanındaki Valide Sultan Türbesi'ne defnedildi. II. Mustafa devrinde, devlet adamlarının ve alimlerin sosyal ve ilmî müesseseler yaptırması teşvik edilmiş, kütüphane, çeşme, cami sayısında artış olmuştur. Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu duruma kayıtsız kalmamış, sefere bizzat katılan son Osmanlı padişahı olmuştur.