SLyFeLLowTR 1
SLyFeLLowTR
DEVLOPER 1
DEVLOPER
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
mavzermete 1
mavzermete
darkbey42 1
darkbey42
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
PrimeAC 1
PrimeAC
Payidar2 1
Payidar2
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Wizard' 1
Wizard'
Hikaye Ekle

Ağlamak Delikonluyu Bozar..:)

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan byburak01
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 164

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

hmet Hakan, “Tarafsız Bölge”yle artık pazartesiden perşembeye haftada dört gün CNN Türk ekranında olacak. Ben de hayattaki duruşunu, ne kadar “tarafsız” olduğunu merak ettim, kapısını çaldım, aklıma takılan her şeyi bir bir sordum.



Röportaj: Pınar YILMAZERLER
Fotoğraflar: Sinan ÖZBALKAN


Tarafsız bölgede olmak zor mudur hayatta?
- Zordur tabii. Bir gruba yaslanmak her zaman daha kolaydır çünkü.
Siz tarafsız bölgede misiniz?
- Evet, bütünüyle tarafsız bir bölgeye çektim kendimi.
Neden?
- Çünkü mesleki açıdan bunun daha anlamlı olduğunu, sözümün, yazımın, çizdiklerimin gücünü artırdığını düşünüyorum.
Bir tarafta yer almak bazen daha samimi değil midir, bitaraf olmaya göre?
- Bu kavramları birbirine karıştırmamak lazım. Objektif olmak, bir gruba yaslanmamak, bir misyonun sözcülüğünü yapmamak anlamında tarafsızlıktan bahsediyorum. Yoksa tarafsız olmadığım konular var. Ama partizan ya da grupçu değiliz.
Programınız “Tarafsız Bölge” bundan böyle haftada dört gün yayınlanacak. Nasıl bir tempo bekliyor sizi?
- Zor... Ama haftada bir program yapmanın bazı dezavantajları vardı, onlar ortadan kalkmış olacak.
Neydi o dezavantajlar?
- Haftanın gündemini tespit etmek, günün gündemini tespit etmekten her zaman daha zor... Haftada dört gün program yapmanın şöyle bir avantajı var; o günün en önemli gündemini ve en önemli konuklarını ağırlamak yeterli olacaktır.
Diyelim ki programınızda tamamen karşıt olduğunuz bir görüş savunuluyor. Ama tarafsız olmanız şart. Çıldırmıyor musunuz?
- Hayır! Çünkü benim görevim, görüşlerin ortaya konmasına zemin hazırlamak. Benim motivasyonum, amacım, başarı kriterim bu.
Ne bileyim, insan karşıt bir cevap vermek isteyebilir belki...
- Orada “mekanik bir şekilde tarafsızım, karışmam” gibi bir tutumum da yok aslında. Zaman zaman kişisel görüşümü ortaya koyuyorum. Bunu bir soru şeklinde formüle etmeye çalışıyorum ama, o tartışmacılardan biri gibi algılamıyorum kendimi.
AŞIRI KONTROLLÜYÜM
Kontrollü biri misinizdir?
- Aşırı kontrollüyümdür hem de... Küçüklüğümden beri öyle.
Peki sizi zor durumda bırakmıyor mu bu kadar kontrollü olmak?
- Zor durumda bırakmak demeyelim de yoruyor.
Bu kontrollü olma halini biraz yıkmayı, yumuşatmayı denemediniz mi?
- Eğer çok kontrollü bir insansanız ve bundan büyük ölçüde rahatsızlık duyuyor, yoruluyorsanız bunun için çaba sarf edersiniz. Ama ne kadar çabalarsanız çabalayın bir sonuca varamazsınız. Ben de ipin ucunu bıraktım. Çok da önemsemiyorum. Daha az kontrollü olmam gereken ortamları tercih ederek belki biraz sıyrılıyorum işin içinden.
Salonunuzda iki tane paravan var da o yüzden sordum...
- Paravandan mı çıktı bu kontrol sorusu?
Evet. Paravanları bu kadar çok seven biri, bir şeylerin arkasına saklanma ihtiyacı duyar, kendini gizler diye düşündüm...
- Ben de nereden biliyor diyorum. Bravo. Paravandan yola çıkarak aşırı kontrol yorumu yapmak enteresan.
AŞK MEŞK KONUŞMAM
Kimin omzunda ağlarsınız?
- Kimsenin omzunda ağlamam.
Neden?
- Ağlamam.
Ne yaparsınız? ıçinize mi akıtırsınız gözyaşlarınızı?
- Yok, göz yaşartıcı gelişmeler karşısında fazla kalmıyorum herhalde, bilmiyorum. Ağlamam yani. Delikanlıyı bozar.
Ama herkes ağlar...
- Mizaç farklılıkları olur. Demek ki ben o mizaçta değilim. Tabii acımasızım anlamında söylemiyorum bunu.
En son ne için çok üzüldünüz?
- Ben daha çok insanlar arasındaki gelir uçurumunu üzücü buluyorum. Onlar beni her zaman yaralamıştır.
Son soru: Aşıkken de paravanın arkasına gizlenir misiniz?
- Bu, aşk meşk, sevgi yorumuna ben hiç girmiyorum. Delikanlıyı bozar böyle konular.


DEMET AKALIN’I
TANIMAK ıSTıYORUM
Elele dergisinde röportajlar yapıyorsunuz. Siyaset, gündem konularının yanı sıra magazinin de içinde olmak nasıl bir duygu?
- Benimki sizin yaptığınız işle aynı değil. Ben kendi perspektifimden, kendi durduğum yerden o dünyaya bakıyorum. Kendimi tam o dünyanın içinde görmediğim için ya da o dünyanın dinamiklerini tam bilmediğim için daha dışarıdayım. Yani Ahmet Hakan’ın gözüyle magazin dünyasına bakıyorum ve benim için bu çok enteresan. O insanlarla konuşmak, bir röportaj süresince de olsa o insanları tanımak... Hadise diye bir fenomen var mesela. Onunla bir röportaj yaptım. Enteresan buldum.
Kimle röportaj yapmak isterdiniz?
- Sivri isimlerle... Demet Akalın’ı tanımak istiyorum. Bir evleniyor, bir boşanıyor. Bunu değişik bir perspektifle sormak gerek. Mesela Seda Sayan’la konuşmak isterim. Küçümsenmemesi gereken işler bunlar. ıyi hazırlanmak, iyi kotarmak lazım. Benim vaktim maalesef çok fazla yok. O yüzden iddialı isimlerle, iddialı işler yapacak kadar hazır değilim.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst