HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
İmza attığı 15 Ocak 2008'de 3. kaleciydi. Ancak Şenol Güneş'in izinde yürümekte kararlıydı. Pes etmedi, fırsatları iyi değerlendirdi ve zirveye yükseldi. İşte Türkiye'nin gözbebeği Onur Kıvrak'ın hikayesi.
Adam olacak çocuktu aslında Onur Kıvrak... 1988de Manisada dünyaya geldikten 1 yıl sonra İzmire taşındılar, futbolla da orada tanıştı. Henüz ilkokuldaki ilk seneleriydi, aynı anda Yeşilovasporda da eldiven giymişti. Uzun sayılabilecek bir süre bu semt takımının kalesini korurken, yavaş yavaş dikkatleri de çekmeye başlamıştı. O özgüvenle İstanbulda ve Bursada seçmelere girdi, beğenilmedi. Bu onu daha da hırslandırdı. 2004-2005te ise Karşıyaka kapılarını çaldı. Bu Onur için uzun süredir beklediği fırsattı, kabul etti. İlk yıllarda kaderi aslında Trabzondan farksızdı; yine yedekti. Ancak en büyük kozlarından olan sabrı yine devredeydi. Bekledi ve Türkiyenin yakın geçmişine damga vuran kalecilerden Engin İpekoğlunun hocalığı döneminde eldivenleri giydi. Müthiş maçlar çıkardı. Engin İpekoğlunun tavsiyesi üzerine Rıdvan Dilmen tarafından Fenerbahçeye önerildi.
Pazarlığı Trabzon kazandı
Sarı-Lacivertliler hemen devreye girdi ama Trabzonspor da aynı anda düğmeye basmıştı. Karşıyaka pazarlık masasında genç file bekçisi için yüksek miktarlar istedi, Fenerbahçe o sıralar bu rakamları riskli olarak değerlendirdi. Ve Nuri Albayrak yönetimi 500 bin Euro karşılığında işi bitirdi. Ayrıca bu sıralarda Manisa ile de bir protokol yaptığı ortaya çıkan genç kaleci için Trabzonsporun Sadri Şener döneminde Ege ekibine de hatırı sayılır bir meblağ ödemek zorunda kaldığını da hatırlatmakta fayda var. Onur, 15 Ocak 2008de imza atarken, yine 3. kaleci konumundaydı ama bu ilk sözlerine hiç yansımadı: Trabzonda olmak gurur verici. Burada Şenol Güneşin izinden yürüyüp (Şenol Güneş o sıralar Koredeyken) onun gibi iz bırakmak istiyorum...
İdolü kulübeden kurtardı
Bu sözleriyle iddiasını gösteren Onur, ilk maçına 24 Ocak 2008de (Gençlerbirliği-kupa) çıktı ama genel olarak Tolga ve sonra da Sylvanın yedeği kaldı. Her şeye rağmen ne gelen kiralama tekliflerini kabul etti ne de umutsuzluğa kapıldı. İlerleyen süreçte Tolga sakatlandı, Sylva huzursuzluk çıkarıp gözden düştü. Broosun kulübeye hapsettiği Onura özgürlüğü idolü Şenol Güneş verirken, o da hiç hocasını mahcup etmedi. Kariyer çıkışını 2009-2010da yapan Onur, yeni sezonu da süper açtı. Anfield Roadtan Trabzon tur için ümitli çıkarken Bordo-Mavililer onun elinde yükseldi. Artık Türkiyenin en formda kalecisi kabul edilen 22 yaşındaki file bekçisi hem A Milli Takım hem de Avrupalıların yeni gözdesi.
Adam olacak çocuktu aslında Onur Kıvrak... 1988de Manisada dünyaya geldikten 1 yıl sonra İzmire taşındılar, futbolla da orada tanıştı. Henüz ilkokuldaki ilk seneleriydi, aynı anda Yeşilovasporda da eldiven giymişti. Uzun sayılabilecek bir süre bu semt takımının kalesini korurken, yavaş yavaş dikkatleri de çekmeye başlamıştı. O özgüvenle İstanbulda ve Bursada seçmelere girdi, beğenilmedi. Bu onu daha da hırslandırdı. 2004-2005te ise Karşıyaka kapılarını çaldı. Bu Onur için uzun süredir beklediği fırsattı, kabul etti. İlk yıllarda kaderi aslında Trabzondan farksızdı; yine yedekti. Ancak en büyük kozlarından olan sabrı yine devredeydi. Bekledi ve Türkiyenin yakın geçmişine damga vuran kalecilerden Engin İpekoğlunun hocalığı döneminde eldivenleri giydi. Müthiş maçlar çıkardı. Engin İpekoğlunun tavsiyesi üzerine Rıdvan Dilmen tarafından Fenerbahçeye önerildi.
Pazarlığı Trabzon kazandı
Sarı-Lacivertliler hemen devreye girdi ama Trabzonspor da aynı anda düğmeye basmıştı. Karşıyaka pazarlık masasında genç file bekçisi için yüksek miktarlar istedi, Fenerbahçe o sıralar bu rakamları riskli olarak değerlendirdi. Ve Nuri Albayrak yönetimi 500 bin Euro karşılığında işi bitirdi. Ayrıca bu sıralarda Manisa ile de bir protokol yaptığı ortaya çıkan genç kaleci için Trabzonsporun Sadri Şener döneminde Ege ekibine de hatırı sayılır bir meblağ ödemek zorunda kaldığını da hatırlatmakta fayda var. Onur, 15 Ocak 2008de imza atarken, yine 3. kaleci konumundaydı ama bu ilk sözlerine hiç yansımadı: Trabzonda olmak gurur verici. Burada Şenol Güneşin izinden yürüyüp (Şenol Güneş o sıralar Koredeyken) onun gibi iz bırakmak istiyorum...
İdolü kulübeden kurtardı
Bu sözleriyle iddiasını gösteren Onur, ilk maçına 24 Ocak 2008de (Gençlerbirliği-kupa) çıktı ama genel olarak Tolga ve sonra da Sylvanın yedeği kaldı. Her şeye rağmen ne gelen kiralama tekliflerini kabul etti ne de umutsuzluğa kapıldı. İlerleyen süreçte Tolga sakatlandı, Sylva huzursuzluk çıkarıp gözden düştü. Broosun kulübeye hapsettiği Onura özgürlüğü idolü Şenol Güneş verirken, o da hiç hocasını mahcup etmedi. Kariyer çıkışını 2009-2010da yapan Onur, yeni sezonu da süper açtı. Anfield Roadtan Trabzon tur için ümitli çıkarken Bordo-Mavililer onun elinde yükseldi. Artık Türkiyenin en formda kalecisi kabul edilen 22 yaşındaki file bekçisi hem A Milli Takım hem de Avrupalıların yeni gözdesi.
