C 1
chengdu
xranzei 1
xranzei
zendor2 1
zendor2
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Almira2 1
Almira2
romegames 1
romegames
D 1
delimuratt
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Ahmet Özer

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan ßéLa_07
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 205

ßéLa_07

Derin yaramızın sahibidir, derin sevdiklerimiz.
Telefon Numarası Onaylanmış Üye
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
9 Ağu 2009
Konular
10,503
Mesajlar
76,744
Online süresi
2d 17h
Reaksiyon Skoru
3,271
Altın Konu
0
TM Yaşı
16 Yıl 10 Ay 5 Gün
Başarım Puanı
661
Yaş
30
MmoLira
797
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Prof. Dr. Ahmet Özer, 1960'ta Van'da doğdu. İlk, orta öğrenimini Van'da, lise eğitimini Diyarbakır'da bitirdi. 1986'da Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nden birincilikle mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi'nde sosyoloji alanında, ODTÜ'de ise "Bilim ve Siyaset Felsefesi" alanında olmak üzere 2 master yaptı. 1999'da doçent oldu, bu yıl ise profesör. Süleyman Demirel Üniversitesi'nde Sosyoloji Bölümü'nde öğretim üyesi. Kan davası, Güneydoğu'nun sosyo ekonomik yapısı, İsrail'deki Kibutz ve Moşhavlar ile GAP Bölgesi'nin karşılaştırılması, bölgenin geleneksel yapısı ve kalkınma süreci, bölgedeki yerel yönetimlerle ilgili çalışmalar yaptı.

ESERLERİ:
"GAP ve Sosyal Değişme", "Güneydoğu Anadolu ve GAP Gerçeği", "Sosyal Bir Varlık Olarak İnsan", "Modernleşme ve Güneydoğu", "11 Eylül - ABD ve Küreselleşme", "Tanzimat'tan Günümüze Batılılaşma ve AB", "Doğu'da Aşiret Düzeni ve Brukanlar", "Kentleşme ve Yerel Yönetimler" isimli bilimsel çalışmalarının yanı sıra Şehrivan isimli bir de romanı yayınlandı.

XXX

SÖYLEŞİ

Sovyet subaylığından TBMM'ye
Röportaj: Seda ŞİMŞEK
Bugün 14 Haziran 2009

Özer, Doğu ve Güneydoğu'da aşiret, kan davası, töre, göç, kadın ve erkek ilişkileri gibi konularda yaptığı ilginç çalışmalarla tanınıyor.
Prof. Dr. Ahmet Özer, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da aşiret, kan davası, töre, göç, kadın ve erkek ilişkileri gibi konularda yaptığı ilginç çalışmalarla tanınıyor. Özer ile "Kürtler'in aşkını, göçlerini, törelerini" konuştuk.

Kürt toplumunda kadının yeri konusunda yerleşik görüşlerin dışında tezleri olan Özer, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yaşanan destansı aşkları, kara sevdaları anlattı. Brukan Aşireti'nin bir aşk sonucu nasıl yerini yurdunu terk edip göç ettiğini, 300 yıl başka diyarlarda yaşayıp Türkiye'ye döndüğünü de Özer'den dinledik.

Bakü'de Harp Okulu'nu bitirip, Türkiye'de Meclis Başkanlığı görevine kadar yükselen Brukan Aşireti'nin lideri Kinyas Kartal'ın bir Rus Generalin kızı ile yaşadığı dillere destan aşk öyküsü ve Kinyas Kartal'ın portresi büyüleyiciydi...


Prof. Dr. Ahmet Özer yıllarca Sovyet askeri birliklerinde görev yapan Kinyas Kartal'ın hikayesini anlattı...

RUS SEVGiLiSiYLE KAÇIP AŞiRETiN BAŞINA GEÇTi

Troçki`nin emriyle Kızılorduya girdi. Ancak aşık olduğu Rus generalin kızıyla ölüm tehlikesini göze alıp Türkiye`ye kaçtı. Bir Osmanlı subayı yüzünden 300 yıl sürgün yaşayan aşiretinin başına geçti. Meclis Başkan vekilliğine kadar yükseldi...

"Şehrivan" isimli romanınızda 2 Kürt gencin aşkını anlatıyorsunuz.

Şehrivan, bölgenin yaşam pratiklerini içeriyor. Bölgedeki atmosferde geçen bir aşkı anlatıyor, ama aynı zamanda1980 öncesi siyasal atmosfer, 1976 Muradiye - Çaldıran Depremi, öğrenci olayları Van - Hakkari - Diyarbakır üçgeninde anlatılıyor.

Bölge coğrafyası aşklara nasıl yansıyor?

Bu coğrafyada güzeller güzeli Van Gölü uzanmaktadır. Bu nadide gölün dört bir tarafında ise başı karlı dumanlı dağlar yükselmektedir. Buradaki dağlar denize aşıktır.

Yüzyıllardır eğilip öpmek istiyorlar bu denizi, ama öpemiyorlar. Çünkü, dağlar eğilemiyor. Sonra, başlarındaki karları, bağırlarındaki hasretle eriterek, küçük derecikler şeklinde Van Gölü'ne akıtıp, onunla öyle halvet oluyorlar. Bölgedeki birçok aşk da böyle hasretle yaşanmakta, ama kavuşamadan bitmektedir.

Brukan film olacak

Sizin bir de bir aşk ve göç öyküsünü içeren çalışmanız var.

Yüksek lisans tezimi benim de mensubu olduğum Brukan aşireti üzerine yapmıştım. Daha sonra bu çalışmayı genişlettim. İstanbul'da bir yapımcı firma bu kitabın bir sinema filmi senaryosunu hazırladı. "Brukan Göç" adıyla filmi çekilecek. Bu bir dönem filmi olduğu için yüksek bir bütçe çıktı ortaya.

Henüz bunu sağlayamadıkları için film çekimlerine başlanmadı. Tarık Akan ile görüştüm. Filmde oynayabileceğini söyledi. Yapımcı Sean Connery ile görüştü. Ozan Şıvan ile de görüşüldü. Film gerçekleşirse bu kültürü bütün dünyaya tanıtmış olacak.

Çalışmanızda Brukan Aşireti'nin bir aşk yüzünden nasıl yollara düştüğü anlatılıyor.

Brukanlar 1600'lü yıllarda Karacadağ'da yaşıyorlar. Osmanlı zabitinin emrindeki bir grup asker oradan geçerken Şemdin Bey'in obasına konuk olur. Şemdin Bey, izzet-i ikramda bulunur. Ancak, müfrezenin komutanı Şemdin Bey'in dillere destan güzel kızını çadırın önünden geçerken görür ve gönül koyar. Geleneklere uymayan bir biçimde onu ister.

Şemdin Bey kızı vermez mi?

Şemdin Bey ve ailenin ileri gelenleri geleneklerinde böyle kız istenmeyeceğini, zaten dışarıya da kız vermediklerini anlatırlar. Ancak, Osmanlı'nın çöküşte olduğu, herkesin kendisini baş saydığı bir dönemde bu zabit de her istediğini elde edebileceğine güvenerek Şemdin Bey ve aşiret üzerinde baskı kurup kızı zorla almaya çalışır. Şemdin Bey belayı defetmeye çalışır, ama gençlere engel olamaz. Çıkan çatışmada komutan ile beraber birkaç tane asker ölür. Bunun üzerine aşiretin yönetim kurulu gibi çalışan Gelavi toplanır ve göçe karar verir.

Kız göç sırasında ölür

Göç mü ettiler?

Çadırlar çözülür, denkler yapılır, kadınlar ve çocuklar önde uzun ve meşakkatli geçecek göç başlar. Bu göç Karacadağ'dan başlar Diyarbakır üzerinden Bitlis Vadisi'nden geçerek Kars Aralık'ın Dil Bölgesi'ne gelir. Göç esnasında büyük kayıplar yaşanır.

Çığ düşer, kurtlar saldırır, kışa doğru geçtikleri vadilerde buzlar kırılır, insanlar buralara düşerek boğulur. Ölenler arasında Şemdin Bey'in kızı da vardır. Göç Dil Bölgesi'ne vardığında Şemdin Bey ölür, aşiretin bir kısmı doğuya bir kısmı ise kuzeye gitmek ister. Kendi aralarında anlaşamayınca ayrılırlar. Doğu'ya gidenler İran'ın Maku ve Hoy kentlerine, kuzeye gidenler de Erivan ve çevresine Elegez Yaylaları'na yerleşir.

Geri dönüş başları

Hâlâ oralarda mı yaşıyorlar?

Yaklaşık 300 sene buralarda yaşayan aşiret 1917'de Lenin'in ihtilal yapmasından sonra Ermeniler ile yaşadıkları problemlerden dolayı geri dönmeye karar verir. Lakin bir sorun vardır; Aşiret reisinin oğlu Kinyas Bey Bakü'de Harp Okulu'nda okumaktadır. Aşiret mecburen onu bırakır ve Türkiye'ye döner.

Dönenlerin bir kısmı yol üzerindeki Iğdır'da, Kars'ta, Ağrı'da kalır. Ama, aşiretin büyük kısmı olan Koçbaşı, Van'a yerleşir. İran'da Maku ve Hoy'a gitmiş olanlar da Rusya'daki akrabalarının geri döndüğünü duyunca ata baba topraklarına geri dönerler. Van, Muradiye, Özalp ve havarisine yerleşir.

Kinyas Bey'e ne oldu?

Kinyas Bey bir süre sonra onların peşinden gitmeye karar verir. Ama, Troçkin'in kurmakta olduğu Kızılordu'ya girmesi için Moskova'ya çağrılmıştır, öte taraftan kendisini seven Rus bir generalin kızı vardır. Kinyas Bey kaçmaya karar verince Rus kızına meseleyi açar, kız "Ben de seninle geleceğim" der. Kızla Kinyas Bey yola düşüp Elegez Yaylaları'na kadar gelirler. Kinyas Bey sora sora gidenlerin izini bulur.

Rus kızla birlikte Aras Nehri'nden Türkiye'ye doğru Türk filmlerine taş çıkartacak bir kaçışı gerçekleştirirler. Kinyas Bey zamanla aşiretin başına geçer, parlamentoya girerek yıllarca milletvekilliği yapar, Meclis Başkanvekili dahi olur. Onunla beraber gelen Rus kızının ismi Leyla olur, yıllarca Türkiye'de yaşadı. Anne babasını görmeden aşkı uğruna Türkiye'de ölüp gitti. Kinyas Bey de 1992`de vefat etti. Van'da mahşeri bir kalabalıkla cenazesi köyüne defnedildi.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst