xranzei 1
xranzei
mavzermete 1
mavzermete
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Hikaye Ekle

Altın Konu Canlı Yayın Kamera ve Enkoder İşi – Teknik bilgi

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Canlı yayın kamerasız olmaz, çoğu kamera artık 4K çekiyor. Ama 4K video deli gibi yer kaplar, o yüzden kameradan çıkan sinyali taşıyan kabloların da bu işi kaldırması lazım. Bazen HDMI yetiyor, bazen Ethernet, ama çoğunlukla uzun mesafe için SDI kablosu şart. Kablosuz kameralar da var, hatta telefonlar bile inanılmaz iyi artık. Mesela iPhone 12 Pro Max HDR video çekiyor 60 kare/saniye, on yıl öncesinin kameralarını döver. Telefonla yayın yapan çok ama ciddi işlerde birden fazla kamera kullanılıyor. Bu kameralar bir switcher'a bağlanıyor, switcher da hangi kameranın görüntüsü yayında gidecek onu seçiyor. Ses de XLR kablolarla bir mixere gidiyor, switcher sesi de görüntüye ekleyip çıkışı veriyor. Switcher donanım olabilir, yazılım olabilir, bazen ikisinin karışımı.

1781122060933.png


Profesyonel ekipman derdi olmayan ama hız isteyenler için IP kameralar biçilmiş kaftan. Bu kameralar doğrudan Ethernet kablosuyla bağlanıyor, istediğin yere koyabiliyorsun. Çoğu RTSP protokolü kullanıyor, düşük gecikme iyidir. RTSP diğer protokoller gibi ittirilmez, çekilir, o yüzden kameranın açık ve sabit bir IP adresi olması lazım ki medya sunucusu onu bulsun. Güvenlik kameralarından konferansa kadar her yerde kullanılıyor, ayrıca bir enkoder de gerektirmiyor, dosyalar hazır. Kullanıcı tarafından üretilen içerik de canlı yayının büyük kısmını oluşturuyor. Kimi webcam kullanıyor, kimi Twitch'te ekran kaydı ve webcam karışımı yapıyor. Ama günümüzün çoğu içerik üreticisi telefonda. Mobil kullanıcılar internet trafiğinin yüzde 58.56'sını oluşturuyor. Uygulamalar ve sosyal medya canlı yayınla etkileşimi artırıyor, kullanım alanı durmadan büyüyor. Telefonları vücut kamerasına bile çeviriyorlar.

1781122034428.png


Gelelim enkoder ve kodek işine. Ham video verisini internette taşımak için dijitalleştirmek zorundasın. Enkoder bu işi yapar, gigabaytlık videoyu megabayta indirir. Kodek, yani codec, 'coder-decoder' veya 'compressor-decompressor' demek. Algoritmalarla videoyu sıkıştırır, gönderir sonra açıp izlersin. Kayıplı sıkıştırma kullanırlar, gereksiz veriyi atarlar. Görüntü için H.264 en yaygını, bir de AVC derler. Ses için de AAC kullanılır. Yani kamerayı çekersin, kodek sıkıştırır, internetten yollarsın, karşı tarafta açılır, adam izler. Teknolojinin özü bu.
 
Son düzenleme:

En Çok Reaksiyon Alan Mesajlar

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst