- Katılım
- 1 Tem 2019
- Konular
- 1,953
- Mesajlar
- 5,201
- Online süresi
- 1ay 8g
- Reaksiyon Skoru
- 3,987
- Altın Konu
- 140
- Başarım Puanı
- 339
- TM Yaşı
- 6 Yıl 9 Ay 24 Gün
- MmoLira
- 39,465
- DevLira
- 150
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Demoda oyuncular, FBI ajanı Grace Ashcroft karakterini kontrol ediyor. Grace, gizemli bir akıl hastanesinde baş aşağı bağlı olduğu bir sedyede bilincini geri kazanıyor. Kanının boşaltıldığı bir işlemin ortasında uyanan karakter, yerde bulduğu bir cam parçasıyla kendini kurtararak karanlık ve dar koridorları keşfetmeye başlıyor. Oyun hem birinci şahıs hem de üçüncü şahıs kamera açısını desteklese de, geliştiricilerin asıl hedefi oyuncunun korku atmosferini Grace’in gözlerinden deneyimlemesi. Bu bakış açısı sayesinde karakterin panik dolu nefesleri, titreyen çakmak ışığı ve koridorlarda yankılanan yaratık adımları çok daha yoğun hissediliyor.
Demoda en çok dikkat çeken unsur ise akıl hastanesinde dolaşan korkutucu bir cadı benzeri yaratık. Bu varlık, hem fiziksel görünümü hem de davranış biçimiyle Capcom’un bugüne kadar tasarladığı en etkileyici canavarlardan biri olarak gösteriliyor. Uzun boyu nedeniyle kapılardan geçerken eğilmek zorunda kalan yaratık, aynı zamanda tavanda sürünebiliyor ve ani hareketleriyle oyuncuyu sürekli tetikte tutuyor. Görünüşü ise oldukça rahatsız edici: çürümüş etten fırlayan dişler, çocuk benzeri davranışlar ve “sadece oynamak istiyorum” gibi ürpertici sözler, yaratığın psikolojik korku yönünü güçlendiriyor.
Bu bölümde doğrudan savaşmak genellikle mümkün değil. Grace’in amacı, yaratığın peşinden kaçarken gerekli eşyaları bulup ilerlemek. Demoda oyuncuların bir asansörü çalıştırmak için sigorta bulması gerekiyor. Ancak bu sigorta tornavida gerektiren bir kutuda saklı ve tornavida da başka bir yerde kilitli. Bu durum, oyuncunun aynı karanlık koridorlardan defalarca geçmesini gerektiriyor ve gerilimi sürekli artırıyor.
Capcom’un özellikle ışık ve karanlık kullanımı konusunda oldukça etkileyici bir iş çıkardığı görülüyor. Bazı alanlarda karanlık o kadar yoğun ki, çevredeki detaylar tamamen kayboluyor ve oyuncu yalnızca çakmağın zayıf ışığıyla ilerlemek zorunda kalıyor. Bu atmosfer, Resident Evil Requiem’in korku deneyimini daha derin ve rahatsız edici hale getirerek oyuncuyu sürekli tetikte tutuyor.












