Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Keychron Q3 Max Klavye İncelemesi

Lorenzo

Vatan, Türk’ün Kalesi!
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye Turkmmo Discord Nitro Booster
Co Admin
Developer
Yönetici
Turnuva
Admin
Yarışma
Paylaşım
Katılım
25 Ara 2015
Konular
2,927
Mesajlar
8,509
Online süresi
7ay 18g
Reaksiyon Skoru
5,945
Altın Konu
507
Başarım Puanı
399
TM Yaşı
10 Yıl 3 Ay 28 Gün
MmoLira
118,576
DevLira
121

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

1773598233571.png


Klavye değiştirme fikri aslında bir ihtiyaçtan değil, saf meraktan doğdu. Bir arkadaşın masasındaki mekanik klavyeyi denedim, sadece birkaç satır yazdım ama o his kafama yapıştı. Eve dönünce yıllardır kullandığım klavyeye baktım, bir şeyler eksik gelmeye başladı. Mekanik klavye dünyasını araştırmaya başladım, başta basit bir alışveriş gibi görünen şey zamanla oldukça derin bir konuya dönüştü. Format seçimi, switch türleri, gövde malzemesi, montaj sistemi derken haftalar geçti. Tenkeyless format en mantıklısı olarak öne çıktı, fonksiyon tuş sırası ve ok tuşları korunuyordu, masada da ciddi yer açıyordu. Keychron bu süreçte her kaynakta güvenilir bir marka olarak geçiyordu, Q3 Max ise kablosuz desteği ve alüminyum gövdesiyle bu segmentte gerçekten öne çıkan bir modeldi.

Kutu geldiğinde ağırlığı ilk sürprizi yarattı. Klavyeyi çıkarınca alüminyum gövdenin verdiği his, membran dönemini anında geride bıraktı. Masaya koydum, tek milimetre kaymadı. Plastik gövdeli klavyelerdeki o hafif oynaklık, tuşlara basınca gelen esneme, hiçbiri burada yoktu. Tasarım sade ve olgun, aşırıya kaçmayan temiz bir görünüm var. Kablolu bağlantı için USB-C kablo kutuda mevcut, kablosuz kullanım içinse üç farklı cihaza Bluetooth bağlantısı yapılabiliyor. İş bilgisayarı, laptop ve masaüstü arasında geçiş yapmak bu özellik sayesinde son derece pratik bir hal aldı, günde birkaç kez kullandığımı fark edince ne kadar işe yaradığını daha iyi anladım.

1773598432631.png


Gasket montaj yapısının farkı ilk tuşa basışta kendini ele veriyor. Her tuşa basışta hafif bir yaylanma hissediliyor, sert bir zemine çarpmak yerine yumuşak bir karşılama geliyor. Bu his uzun yazı seanslarında yorgunluğu ciddi ölçüde azaltıyor, saatlerce çalıştıktan sonra parmaklarda o eski ağırlık kalmıyor. Switch olarak Gateron kırmızı tercih ettim, sessiz ve akıcı yapısıyla hem yazı hem oyun için dengeli bir his sunuyor. Tuş kapakları çift atım PBT malzemeden üretilmiş, yüzey dokusu parmak izine karşı dirençli ve kullandıkça parlama sorunu yaşanmıyor.

Kablosuz bağlantı kararlı ve hızlı, bağlantı kopması hiç yaşamadım. Batarya ömrü RGB aydınlatma kapalıyken gerçekten etkileyici, haftalar geçiyor şarj ihtiyacı doğmuyor. RGB açıldığında bu süre önemli ölçüde kısalıyor ama aydınlatmayı zaten sürekli açık tutmadım. Tek sıkıntı yaşadığım nokta yazılım tarafı oldu, Keychron'un masaüstü uygulaması henüz rakipler kadar olgunlaşmamış, bazı özelleştirmeler için farklı çözümlere yönelmek gerekebiliyor. Ama klavyenin genel deneyimine baktığımda bu eksiklik tablonun çok küçük bir köşesinde kalıyor. Uzun süredir bu kadar memnun kaldığım bir donanım alımı yapmamıştım, her gün masama oturduğumda bunu hissediyorum.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst