- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,384
- Online süresi
- 4mo 19d
- Reaksiyon Skoru
- 4,080
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 24
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Tarihin çok gerilerine gidildiğinde bile, Roma İmparatorluğu’nun resmî gazetesi Acta Diurna olsun ya da Göktürk yazıtları gibi anıt- lar olsun, yöneticilerin, iktidarın, söylemlerini iletmek için iletişim aracına ihtiyaçları olmuştur. Dolayısıyla, kavramsallaştırılmamış olsa bile, siyasal iletişim yazınınki kadar uzun bir geçmişe sahiptir. Siyasal iletişim olgusu siyasal, ekonomik, toplumsal ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak şekillenmiş ve şekillenmeye devam et- mektedir. Bu süreçte siyasal iletişim aktörleri ile toplum arasındaki ilişkiler de değişime uğramıştır (Tokgöz, 2008; Aziz, 2011).
Soğuk Savaş’ın başlarında kavramsallaştırılan siyasal iletişim ol- gusu, çeşitli boyutları açısından farklı şekillerde tarif edilmektedir (Tokgöz, 2008: 108-110). Aziz (2011: 3), siyasal iletişimi “siyasal aktörlerin belli ideolojik amaçlarını, belli gruplara, kitlelere, ülke- lere ya da bloklara kabul ettirmek ve gerektiğinde eyleme dönüş-türmek, uygulamaya koymak üzere çeşitli iletişim tür ve teknikleri kullanmaları” şeklinde tanımlanmaktadır. Özünde, siyasal iletişi- min amacı hedef kitleyi etkilemek/ikna etmektir. İlk başlarda sade- ce yukarıdan aşağıya doğru işleyen, sadece firavu- nun/kralın/sultanın sözü olan siyasal iletişim zamanla değişime uğramış, özellikle 19. yüzyılla birlikte demokratik sistemin şekille- nip gelişmesiyle yöneticiler için yönetilenlerin desteğini/rızasını almak zorunlu hâle gelmiştir. Her ne kadar siyasal yaşamda oy verme ve seçimlere katılma hakkı 18. yüzyılda tanındıysa da eşit oy hakkının genişlemesi 19. yüzyılda gerçekleşmiştir. Kamuoyu bu süreç içerisinde önplana çıkmıştır. Basının buradaki işlevi de ka- muoyunun bilgilendirilmesi ve hükümetin denetlenmesi olarak belirginleşmiştir. Basının bu işlevleri, temsili demokrasinin bile- şenleri içinde bulunur. Temsili demokrasinin üç bileşeni, meşruiyet (yasallık), siyasal katılma (yurttaşın siyasal sistem içindeki tutum ve davranışları) ve rasyonel tercih yapma (yurttaşın kendine sunu- lan alternatifler arasından tercih yapma) (Tokgöz, 2008: 175-181) şeklinde özetlenebilir. Temsili demokrasilerin iyi bilgilendirilmiş bir seçmen kitlesine ihtiyacı vardır. Yurttaşın kendisine sunulan alternatifler arasından rasyonel tercihte bulunabilmesi bilgi sahibi olmasıyla mümkündür. Bu bilgiyi sağlayacak en önemli şey de kitle iletişim araçlarıdır. Bu bağlamda 19. yüzyılın tek kitle iletişim aracı basın/gazete hem siyasal aktörün kamuya kendini anlatması- nı, politikalarını tanıtmasını, halkın desteğini/oyunu almasını sağ- layan araç olarak siyasal aktör için hem de bilgilendirici, (rasyonel ya da değil) siyasal karar vermeyi sağlayan araç olarak seç- men/yurttaş için önemli bir işlev görmektedir. Bu süreç içinde ba- sın haberdar etme ve bilgilendirme aracı olma özelliğiyle, burjuva- zinin siyasal yapıda hâkim konuma gelmesi için gerek duyduğu halk desteğini sağlamada oldukça önemli rol oynamış, kamuyu bilgilendirme, uyarma, siyasileri gözetleme ve denetleme işleviyle, bir güç hâline gelmiştir. Demokratik işleyişin unsurları olan yasa- ma, yürütme ve yargının yanında, halkı temsil eden “4. Güç” ola- rak tanımlanmaya başlamıştır. Kamusal tartışmaya alan sağlayan basın, iktidarı denetleme rolüyle “kamu bekçisi”-“bekçi köpeği” olarak da adlandırılmaktadır (Tokgöz, 2008: 273-274). 20. yüzyıl- da iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle kitle iletişim araçlarının toplum ve siyasal alan üzerindeki dönüşüme etkisi artmaya devam etmiştir. İletişim alanına eklenen radyo ve televizyon ile siyasal iletişimin medyaya bağımlılığı artmıştır. Bu süreçte, siyasal ileti- şimin en eski yöntemi/aracı olarak propaganda ve ABD’de 19. yüzyılda gelişmeye başlayan siyasal kampanyalar bilimsel araştır- maların uğraşı hâline gelmeye ve dünyaya yayılmaya başlamıştır. Televizyonun kitleselleşmesiyle birlikte siyaset/siyasal iletişim medyatikleşmeye başlamış, 21. yüzyılda iletişim teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak yeni bir dönüşüm geçirmiştir. İnternet ve onun son harika çocuğu sosyal medya sanal kamusal alanı yarat- mış, o zamana kadar siyasal aktörlerin mesajlarını aracılı olarak alan kamuoyu, aracısız olarak mesaj üreterek de siyasal alana dâhil olmaya başlamıştır. Dolayısıyla, tarihsel süreç içerisinde hem gele- neksel kitle iletişim araçları hem yeni medya, siyasal iletişim yön- temleri, siyasi liderlik, siyasal katılım gibi olgular üzerinde güçlü ve geri dönülemeyecek değişimlere yolaçaçarak siyasal yapı üze- rinde dönüştürücü rol oynamaktadır.
Soğuk Savaş’ın başlarında kavramsallaştırılan siyasal iletişim ol- gusu, çeşitli boyutları açısından farklı şekillerde tarif edilmektedir (Tokgöz, 2008: 108-110). Aziz (2011: 3), siyasal iletişimi “siyasal aktörlerin belli ideolojik amaçlarını, belli gruplara, kitlelere, ülke- lere ya da bloklara kabul ettirmek ve gerektiğinde eyleme dönüş-türmek, uygulamaya koymak üzere çeşitli iletişim tür ve teknikleri kullanmaları” şeklinde tanımlanmaktadır. Özünde, siyasal iletişi- min amacı hedef kitleyi etkilemek/ikna etmektir. İlk başlarda sade- ce yukarıdan aşağıya doğru işleyen, sadece firavu- nun/kralın/sultanın sözü olan siyasal iletişim zamanla değişime uğramış, özellikle 19. yüzyılla birlikte demokratik sistemin şekille- nip gelişmesiyle yöneticiler için yönetilenlerin desteğini/rızasını almak zorunlu hâle gelmiştir. Her ne kadar siyasal yaşamda oy verme ve seçimlere katılma hakkı 18. yüzyılda tanındıysa da eşit oy hakkının genişlemesi 19. yüzyılda gerçekleşmiştir. Kamuoyu bu süreç içerisinde önplana çıkmıştır. Basının buradaki işlevi de ka- muoyunun bilgilendirilmesi ve hükümetin denetlenmesi olarak belirginleşmiştir. Basının bu işlevleri, temsili demokrasinin bile- şenleri içinde bulunur. Temsili demokrasinin üç bileşeni, meşruiyet (yasallık), siyasal katılma (yurttaşın siyasal sistem içindeki tutum ve davranışları) ve rasyonel tercih yapma (yurttaşın kendine sunu- lan alternatifler arasından tercih yapma) (Tokgöz, 2008: 175-181) şeklinde özetlenebilir. Temsili demokrasilerin iyi bilgilendirilmiş bir seçmen kitlesine ihtiyacı vardır. Yurttaşın kendisine sunulan alternatifler arasından rasyonel tercihte bulunabilmesi bilgi sahibi olmasıyla mümkündür. Bu bilgiyi sağlayacak en önemli şey de kitle iletişim araçlarıdır. Bu bağlamda 19. yüzyılın tek kitle iletişim aracı basın/gazete hem siyasal aktörün kamuya kendini anlatması- nı, politikalarını tanıtmasını, halkın desteğini/oyunu almasını sağ- layan araç olarak siyasal aktör için hem de bilgilendirici, (rasyonel ya da değil) siyasal karar vermeyi sağlayan araç olarak seç- men/yurttaş için önemli bir işlev görmektedir. Bu süreç içinde ba- sın haberdar etme ve bilgilendirme aracı olma özelliğiyle, burjuva- zinin siyasal yapıda hâkim konuma gelmesi için gerek duyduğu halk desteğini sağlamada oldukça önemli rol oynamış, kamuyu bilgilendirme, uyarma, siyasileri gözetleme ve denetleme işleviyle, bir güç hâline gelmiştir. Demokratik işleyişin unsurları olan yasa- ma, yürütme ve yargının yanında, halkı temsil eden “4. Güç” ola- rak tanımlanmaya başlamıştır. Kamusal tartışmaya alan sağlayan basın, iktidarı denetleme rolüyle “kamu bekçisi”-“bekçi köpeği” olarak da adlandırılmaktadır (Tokgöz, 2008: 273-274). 20. yüzyıl- da iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle kitle iletişim araçlarının toplum ve siyasal alan üzerindeki dönüşüme etkisi artmaya devam etmiştir. İletişim alanına eklenen radyo ve televizyon ile siyasal iletişimin medyaya bağımlılığı artmıştır. Bu süreçte, siyasal ileti- şimin en eski yöntemi/aracı olarak propaganda ve ABD’de 19. yüzyılda gelişmeye başlayan siyasal kampanyalar bilimsel araştır- maların uğraşı hâline gelmeye ve dünyaya yayılmaya başlamıştır. Televizyonun kitleselleşmesiyle birlikte siyaset/siyasal iletişim medyatikleşmeye başlamış, 21. yüzyılda iletişim teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak yeni bir dönüşüm geçirmiştir. İnternet ve onun son harika çocuğu sosyal medya sanal kamusal alanı yarat- mış, o zamana kadar siyasal aktörlerin mesajlarını aracılı olarak alan kamuoyu, aracısız olarak mesaj üreterek de siyasal alana dâhil olmaya başlamıştır. Dolayısıyla, tarihsel süreç içerisinde hem gele- neksel kitle iletişim araçları hem yeni medya, siyasal iletişim yön- temleri, siyasi liderlik, siyasal katılım gibi olgular üzerinde güçlü ve geri dönülemeyecek değişimlere yolaçaçarak siyasal yapı üze- rinde dönüştürücü rol oynamaktadır.

