- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,206
- Mesajlar
- 16,380
- Online süresi
- 4ay 15g
- Reaksiyon Skoru
- 3,970
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- TM Yaşı
- 10 Yıl 2 Ay 29 Gün
- MmoLira
- 2,055
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
MİTLERİN ÖZELLİKLERİ Dünyayı Açık Kılmak Mitlerle anlatılan başka dünya insanüstü nitelikte olan, “aşkın” bir düzeyi, mutlak gerçekler düzeyini temsil eder. Bir şeyin gerçekten var olduğuna insana kılavuzluk edebilecek ve insan yaşamına bir anlam verebilecek mutlak değerlerin var olduğu düşüncesi, kutsalla tanışmada, insan-ötesi bir gerçeklikle karşılaşmada ortaya çıkar. Mitin açık olan tartışmasız değeri hep aynı süreler içinde yinelenen ritüellerle yeniden doğrulanır. En eski olayın yeniden anımsanması ve yeniden gerçekleşme aşamasına getirilmesi, ilkel insana gerçek olanı ayırt etmesinde ve akılda tutmasında yardımcı olur. Paradigmatik bir hareketin sürekli yinelenmesi sayesinde herhangi bir şey, evrensel akış içinde sabit ve sürekli olarak kendini gösterir. Başlangıç zamanında yapılanın hep aynı süreler içinde yinelenmesiyle, herhangi bir şeyin mutlak bir biçimde var olduğu kesinleşir. Bu “herhangi bir şey” “kutsal”dır, yani insan-ötesidir ve dünya-ötesidir; ancak insan bunu kendi deneyimiyle öğrenebilir. “Gerçeklik”, “aşkın” bir düzeyden hareketle kendini belli eder ve oluşturulmaya elverişli bir duruma gelir; ama bu “aşkın” düzey, ritlerde yaşanmaya elverişlidir ve giderek sonunda insan yaşamının bütünleyici bir parçası durumuna gelir. Tanrıların, mitsel Kahramanların ve Atalar’ın bu “aşkın” nitelikteki dünyasına girilebilir, çünkü arkaik insan, Zaman’ın tersine çevrilemezliğini kabul etmez . Bunu birçok kez saptadık: Ritüel yardımıyla dindışı ve kronolojik olan Zaman ortadan kaldırılır, mitin kutsal zamanı yakalanır. Tanrıların, başlangıç zamanında gerçekleştirdikleri başarılarla çağdaş duruma gelinir. Zaman’ın tersine çevrilemezliğine karşı başkaldırı, insana “gerçekliği oluşturma”da yardımcı olur, öte yandan da onu ölmüş olan Zaman’ın ağırlığından kurtarır, geçmişi yıkabileceğine, yaşamına yeniden başlayabileceğine ve kendi dünyasını yeniden yaratabileceğine inandırır. İlk bakışta, arkaik toplum insanının, aynı ilk örnek jestini durmaksızın yinelemekten başka bir şey yapmadığı sanılır. Ama gerçekte, o, bıkıp usanmadan dünyayı fethetmektedir, onu düzenlemekte, doğal görünümü kültür ortamına dönüştürmektedir. Kozmogoni mitinin açıkladığı örnek oluşturan model sayesinde, insanda yaratıcı olur. Mitler, dokunulmaz modeller olarak ortaya çıkmakta, insanın girişimini engellemeye yönelik gibi görüneceklerine, gerçekte insanı yaratıcı olmaya sürüklerler, onun yaratıcı karakterine yeni ufuklar açarlar. Mit, insana yapmaya hazırlandığı şeyin daha önce yapılmış olduğu konusunda güvence verir, girişiminin sonucuyla ilgili aklına gelebilecek kuşkuları kovmasında kendine yardımcı olur. Madem ki mitsel kahraman daha önce mitolojik bir zamanda gerçekleştirmiş, o halde bir deniz seferi karşısında neden duraksamalı? Tek yapılacak şey, onun örneğini izlemektir. Miti, yaşayan bir şey olarak kabul eden toplumların insanı, “şifreli” ve gizemli olmasına karşın “açık” bir dünyada yaşar, Dünya insanla konuşur, bu dili anlamak için de mitleri bilmek ve simgeleri çözmek yeterlidir. İnsan mitleri bilince dünya artık, raslantısal olarak bir araya fırlatılıp atılmış nesnelerden oluşan yoğun bir kütle değil, yaşayan, eklemli bütünlüğü olan ve anlam taşıyan bir kozmos olur. Dünya insan ile kendi öz var olma biçimi, kendi yapıları ve kendi ritmleri aracılığıyla konuşur. Dünya’nın varoluşu tanrısal bir yaratma eyleminin sonucudur; yapıları ve ritmleri de Zaman’ın başlangıcında olup biten olayların ürünüdür. Ay’ın kendi mitsel tarihi , ama aynı zamanda Güneş’in de, Sular’ın da, bitkiler ve hayvanlarında kendi mitsel tarihi vardır. Her kozmik nesnenin bir tarihi vardır. Bu da onun insanla konuşabilecek güçte olduğu anlamına gelir. Nesne kendisinden kökeninden en eski olaylardan söz ettiği için gerçek ve anlamlı durumuna gelir. Artık bir bilinmeyen, saydamsız, anlaşılamaz ve anlamdan yoksun, kısacası gerçekdışı olmaktan kurtulmuştur. İnsanın dünyasıyla aynı olan dünyaya katılır. Böyle bir ortak katılım, Dünya’yı yalnızca bildik ve anlaşılır kılmış...

