Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
SÜSEN “Bu bitki adını aşk tanrıçası Afrodit ve ölümlü sevgilisi Adonis arasında geçen çok ünlü bir aşk öyküsüdür. Öyküye göre Adonis Afrodit’le birlikte yaşarken iki sevgili ormanda avlanmaya giderler. Adonis avının peşine düşmüş ormanda ilerlerken tanrıça da kuğuların çektiği arabasıyla onu yakından izler. Afrodit’in eski sevgilisi olan savaş tanrısı Ares tanrıçanın bu ölümlüyle bu kadar ilgilenmesini çok kıskanır. Rakibinin avda tek başına kaldığı bir anda yaban domuzu kılığına girer ve Adonis’e saldırarak onun ölümcül bir yara almasını sağlar. Adonis yaban domuzundan kurtulmak için mızrağını kullansa da onu dişlerinden aldığı darbelerle kısa süre içinde ölür. Haberi alan Afrodit arabasıyla Adonise yetişmeye çalışır. Ama onun ruhu çoktan ölüler diyarına ulaşmıştır bile.” Bu bitki adını mitolojide gök kuşağı tanrıçası iristen almıştır. Tanrıların tanrısı Zeus ve tanrıların kraliçesi Heranın habercisi olarak ta bilinen İris cennetten aldığı haberleri gökkuşağı üzerinden dünyaya getirmiş. İris!in Lâtincide anlamı cennetin gözü manasına gelir. Tanrıçaya verilen bu ad aynı zamanda gözümüzün renkli kısmının adıdır. Bu nedenle Eski Yunan mitolojisinde hepimiz cennetten bir parça taşıyoruz anlamına gelir. FİKİR VE TEMA Tema; öyküde anlatılanları vurgulamak, çözümlemek ve yorumlamak anlamına gelir. Bir başka deyişle tema öyküde anlatılanları modele yani tasarım haline getirmek. Süren öyküsünün teması birbirine duydukları aşkı,sevgiyi kimsenin ayıramadığı, ölümsüz aşkı, birbirlerini sonsuza dek sevmelerini anlatır. Tasarımda fikir ve tema aynı anda ilerler. Öyküde işlenen konuya kendi hayal gücümüzden eklemeler yaparak tasarım haline getiririz. Yani hayal gücünden doğan yeni tasarım ortaya çıkar. Malzemeleri bir araya getirerek ürün yapma aşamasına geldiğimizde fikrin yararı ve işlev sağlayabileceği kullanıcıya sorumluluğu anlatabilecek estetik yargılar ön plana gelir. HEDEF KİTLE Ürünün güzel gösterişli ve her şekilde kullanımı olan ürün tasarlamak ve tasarlanan ürünün kitlesini belirlememiz gerekir. Bu tasarıda hedef kitle “genç kuşaklara (Meraklı anlayışa sahip olan kitle”. Yani genç kitleye ait yaşantıdır. İçinde yaşadığımız doğayı seven organik formlardan hoşlanan cennet bahçesi fikrine hayranlık duyan gösterişi seven yumuşak ve mat hatta sıcak renklerin bir araya gelmesiyle oluşan formu seven çiçek ve hayvan motiflerini seven bir hedef kitleye ait üretilmiştir. Sanatsal ürün tasarımı ile ürün endüstriyel ürün tasarımı hedef kitleye yaklaşımı dikkate alır. Tasarladığımız ürünün ilk olarak satılabilirlik düzeyini ve kitlenin o ürünü kullanabilirliğine dikkat etmeliyiz. Kitlenin üründen beklentileri renk ve biçim zevkleri kullanım alanları araştırılır. Tasarımcı kendi kişiliğinden sıyrılarak ürünü kullanacak hedef kitleden biri gibi düşünebilmeli hissedebilmeli ve tasarladığını eleştirebilmelidir. Eğer kitleye sahip olmadığı değerler yükleyecek ve bunu işleyecek ürüne yansıtacaksak ürün tutulma. Üründe yer alan yanlış bir malzeme kullanıcının ekonomisini aşabilme ihtimalini taşıyabilmektedir. Cinsiyetin yaşın ve toplumsal, psikolojik yapının hedef kitleye etkileri vardır. Örneğin bu tasarı genç kuşaklar için üretilmiştir. Bu ürünün kitlesine genel olarak 40-45 ve üstü yaşındaki durağan (sakin) insanlara yöneltseydik ürü tutulmaz ve satılmaz. her kitle farklı dizayn ve şekillerden çeşitli malzemelerden üretilir. SOYUT SANAT Renk, çizgi, form çeşitli kütlelerin ve biçimlerin nesnelere benzemeyecek biçimde kullanımı sonucu ortaya çıkan tasarım ve düzenlemelerdir. Soyut sanat bütünüyle hayal ürünü olabileceği gibi doğadaki bir nesnenin biçimin giderek genelleştirilmesi ve arıtılmasıyla elde edilir. Bu şekilde nesne soyut bir tarz kazanır Soyut anlatımlarda görsel dünyanın renk biçim çizgi mekan gibi niteliklerini insan zihninin dolaysız belirtileri olarak. Nesnenin maddi ve çağdaş varlığı bağımsız olarak sunmak ve böylece evrensel bir niteliği ortaya koymak amacı gütmüşlerdir. Buna karşın soyut sanatın her zaman nesnel varlığın ötesinde bir arayıştan kaynaklandığı söylenemez. Görsel sanatlarda daha çok insan gözü ve algı kapasitesinin irdelenmesiyle elde edilir. 1960’larda soyut sanat sanatı üstün bir şekilde yorumlanmıştır. İLKEL SANAT Premitif sanat anlamına gelir. İlkel sanatta çoğunlukla imgelerin gücüne duyulan benzer inançlara yakından bağlıdır. Günümüzde hala yalnızca taşı araç olarak kullanan büyüsel amaçlarla kayalara hayvan resmi çizen kimi ilkel topluluklar vardır.