- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,418
- Online süresi
- 4mo 20d
- Reaksiyon Skoru
- 4,085
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 239
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Milâddan 500-600 yıl öncelerinde İran devleti Avrupayı da hâkimiyeti altına alıp etkinliğini yaymaya çaba harcamıştır. Bu girişimleri, özgürlük âşığı küçük bir ulus olan Yunanlıların direnişi ile karşılaştı. Yunanlılar İranlıların çok güçlü donanmasını yok etmeyi ve ordusunu denize dökmeyi başardı. Böylece kültür çevremizin tarihinde yeni bir ulus olarak Yunanlılar sahneye çıkmış oldu.
Yunanlıların İranlıları bozguna uğratmaları, ulusal birliklerini belgeleyen tek görüntü olarak kalmıştır. Çünkü bu özel karakterli ulus, Babil, Mısır ve İranlıların aksine, sürekli olarak dağınık bir yaşam sergilemiştir. Yunanlılar tarihlerinin hiçbir döneminde sistemli ve bütüncül bir devlet kuramamışlardır.
Sürekli biri ötekiyle çatışmış ve iç savaşlar ile kendilerini yıpratıp bitirmiştirler. Yunanca'da "polis" kelimesinin hem kent hem de devlet anlamına gelmesi dikkat çekicidir. Yunanda her kent bağımsız bir devletti. Çatışmalar yalnızca bu bağımsız kent devletleri arasında olmaz, aynı kent içindeki sınıflar ve bireyler arasında da sürdürülürdü.
Eski Yunanlılar tam anlamıyla sen-ben çekişmesi içinde yaşayan insanlardı. Onların örgütlü ve sistemli bir devlet kuramamış olmalarının önemli nedenlerinden biri bu kişilik yapılarından kaynaklanır. Siyasal açıdan büyük sakıncalar taşıyan bu özellikleri, bir bakıma olumlu sonuçların da hazırlayıcısı olmuştur.
Şöyle ki; Yunanlılarda rahipler sınıfının oluşması bu karakter yapılarının bir sonucu sayılmalıdır. Yunanistan'da zamanla rahipler sınıfının yerini düşünürler topluluğu almıştır. Yunan dinini rahipler değil şairler yaratmıştır. Bu dinin babasının Homer olduğunu söyleyebiliriz. Bu sanat çeşnili dine karşı, daha dinin kuruluşunda, fikir eleştirileri başlatılmıştır.
Eski Yunanlılar üç büyük kabileden oluşmuştur: Köy kökenlilerin oluşturduğu Eolia'lılar, güneyde oturan ve asker kökenlilerin oluşturduğu Doria'lılar (Ispartalılar bu boydandır), tüccar ve denizci kökenlilerin oluşturduğu İonia'lılar. Denizci ve tüccar her ulus gibi İonia'lılar da meraklı ve araştırıcı idiler.
Alıntıdır.
Yunanlıların İranlıları bozguna uğratmaları, ulusal birliklerini belgeleyen tek görüntü olarak kalmıştır. Çünkü bu özel karakterli ulus, Babil, Mısır ve İranlıların aksine, sürekli olarak dağınık bir yaşam sergilemiştir. Yunanlılar tarihlerinin hiçbir döneminde sistemli ve bütüncül bir devlet kuramamışlardır.
Sürekli biri ötekiyle çatışmış ve iç savaşlar ile kendilerini yıpratıp bitirmiştirler. Yunanca'da "polis" kelimesinin hem kent hem de devlet anlamına gelmesi dikkat çekicidir. Yunanda her kent bağımsız bir devletti. Çatışmalar yalnızca bu bağımsız kent devletleri arasında olmaz, aynı kent içindeki sınıflar ve bireyler arasında da sürdürülürdü.
Eski Yunanlılar tam anlamıyla sen-ben çekişmesi içinde yaşayan insanlardı. Onların örgütlü ve sistemli bir devlet kuramamış olmalarının önemli nedenlerinden biri bu kişilik yapılarından kaynaklanır. Siyasal açıdan büyük sakıncalar taşıyan bu özellikleri, bir bakıma olumlu sonuçların da hazırlayıcısı olmuştur.
Şöyle ki; Yunanlılarda rahipler sınıfının oluşması bu karakter yapılarının bir sonucu sayılmalıdır. Yunanistan'da zamanla rahipler sınıfının yerini düşünürler topluluğu almıştır. Yunan dinini rahipler değil şairler yaratmıştır. Bu dinin babasının Homer olduğunu söyleyebiliriz. Bu sanat çeşnili dine karşı, daha dinin kuruluşunda, fikir eleştirileri başlatılmıştır.
Eski Yunanlılar üç büyük kabileden oluşmuştur: Köy kökenlilerin oluşturduğu Eolia'lılar, güneyde oturan ve asker kökenlilerin oluşturduğu Doria'lılar (Ispartalılar bu boydandır), tüccar ve denizci kökenlilerin oluşturduğu İonia'lılar. Denizci ve tüccar her ulus gibi İonia'lılar da meraklı ve araştırıcı idiler.
Alıntıdır.


