Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Liberal Serbest Piyasa:

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TruvaGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 65
Metin2 Pvp GM

TruvaGame

Level 23
GM
TM Üye
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,370
Mesajlar
18,384
Online süresi
4mo 19d
Reaksiyon Skoru
4,080
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
MmoLira
39
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

piyasaları kendi kurallarına bırakıp dışardan müdahaleyi gerektirmeyen görüştür. 18. yy. ikinci yarısına damgasını vurmuştur. Piyasaları rekabete bırakırsanız işsizlik olmaz ve tam denge oluşur. Eğer piyasalara dışardan müdahale edip fiyatlar yükselirse işsizlik olur. 1929 dünya ekonomik bunalımına kadar bu görüş varlığını sürdürmüştür.



keynesci yaklaşım: müdahaleci görüş. Piyasaları serbest kurallarına bırakmayan akım. 1945 sonrası müdahaleci görüşler etkinlik kazanmıştır. 45 – 73 arası dönem devletçi politikaların hakim olduğu tam istihdamın sağlandığı son derece önemli ekonomik gelişmelerin olduğu bir dönemdir. Sendikacılık etkinlik kazanmış işçi hakları korunmuştur. 1973 ten sonraki dönemde o zamana kadar görülmemiş stagflasyon ortaya çıkmıştır.



sosyalist görüş: bunlara alternatif olarak doğmuştur.



Sanayi devrimi işçi sınıfını yaratmış, makinalarla geniş üretim kitleleri oluşturmuştur. Geniş işçi kitlesinin oluşumu kalabalık işçi kitlesinin bir arada çalışmasını ve örgütlenmesini gündeme getirmiştir.



 bir arada olmaları  çok sayıda işçi Kitlesel üretim örgütlenme bilinci



Bu siyasi ideolojik boyutta doğar. İşverenin kar maksimizasyonu sağlamak amacında olması işçinin sömürülmesine yol açar. İşçi bu ezilmişlikten kurtulmanın yollarını arar. Sendikalar ortaya çıkar. İşçinin kendi içinde örgütlenmesinin yanı sıra devletin de devletçilik adı altında politika izlemesi gerekir. Gelirlerin adil dağılımı, ücret ve örgütlenme gibi sorunların çözümlenmesi devletin oluşturduğu sosyal politika ile gerçekleşir.



SENDİKACILIK
Sanayi devrimi ile işçi sınıfının ortay çıkması soncunda gündeme gelmiştir. Sanayileşme derecesi sendikalaşmadaki gelişmenin bir göstergesidir. Sendikacılık aslında sınıfsal bir örgüttür. Bu sınıfta işçi sınıfıdır. Bireysel çalışmadan toplu çalışmaya geçilmiştir. Makinalaşma da bunda etkilidir. Toplu çalışma ile oluşan örgütlenme bilinci kapitalist sistemin dogmasıyla vücut bulmuştur. Bu örgütlenmeler zaman içinde sosyal ve ekonomik yaşama yön vermiştir.



Liberal öğretide sendikacılık:

Sanayileşme tam anlamıyla olmayıp sendika özellikle üzerinde durulan bir konu değildir. İktisadi olarak liberal öğretide her şey ekonomik olarak algılanmıştır. İşçi en yüksek ücretle faydasını, işveren ise karını maksimize etmeye çalışır. Bu ikisi tam rekabet piyasasında karşılaşır. Dengeye geldiğinde maksimizasyon sağlanmış olur. Maksimizasyonu sağlayan piyasanın rekabetçi koşullarda kendi isteğine bırakılmasıdır. Sendikacılık işgücü arzına etki etmez görüşü savunulmaktadır. Ekonomik çıkarlar ön plandadır. Olayın siyasal boyutu hiç yoktur.

Adam smith işçilerin ekonomik olarak faydalarını maksimize etmek için örgütlenebileceğini söylemiş ama bu gerçekleşmemiştir. Toplumsal olarak ortak bir bilinçle işçilerin hareket edeceği düşünülemez. Bireyci yaklaşıma dayanır. Bireyin maksimizasyonu öğretinin temelidir. Her birey faydasını maksimize ederse toplumda faydasını maksimize etmiş olur. Sendikacılık hareketi serbest piyasanın işlerliğine müdahale olarak görülmüştür. 1900 lerde liberal öğreti tekrar gündeme geldiğinde sendikacılık işsizliğin temel nedeni olarak kabul edilmiştir.



sosyalist öğretide sendikacılık:

sendikacılık bir savaş aracı olarak görülür. Ekonomik nedenlerden çok siyasi nedenleri olan bir olaydır. İşçi sınıfının sermaye sahipleri karşısında güçsüzlüğü kabul edilmiştir. İşçi sınıfının sorunlarını çözmek için ortaya çıkan siyasal bir güçtür sendikacılık sosyal öğretide. Sanayi işçilerinin örgütlenmesi sendikacılığı gerçekleştirecektir.





demokratik sosyalist öğretide sendikacılık:

hem ekonomik hem de siyasi yönüyle tanımlamıştır. İngiltere de fabian derneği kurucuları sidney, webb tarafından ortaya atılmış. Orta sınıf aydınlarının örgütüdür. Özel girişimle kamu girişimi bir ararda tanımlanır. Sınıf kavramının sosyalist düşüncede olduğu gibi kendiliğinden ortadan kalkmayacağını, sürekli olduğunu savunmuşlardır. Endüstriyel demokrasi ile işçilere verilen tüm haklar ve özgürlükler eşitlik kazanır. Sendikacılığın burada siyasal yönü vardır. Partilerin kurulması gereğine dayanır. Sendikalar birliği sağlanarak da ekonomik alanda ücretleri yüksek düzeyde tutabilirler.



Sendikacılığın etkileri
Sendikalar siyasal olarak gelişmiş olan ülkelerde iktidarda kalan partilerin iktidar sürelerini etkileyebilmekte sosyal girişimleri ateşleyebilmektedir. İngiltere de işçi partisinin uyguladığı sosyal, eğitimsel politikaların yürütülmesi sendikalara bağlıdır.



Sendikaları olumsuz etkileyen nedenler:

Neo-liberal politikalar sendikalaşmayı azaltmıştır. Çünkü neo-liberal politikaların ortaya çıkmasıyla işsizlik ortaya çıkmıştır. İşsizliğin çok yüksek olması işten çıkartılma korkusuna ve bu nedenle işçilerin daha düşük ücretlerle çalışmasına neden olmuştur. İşveren daha güçlü olmuştur. Neo-liberalizm devleti küçülten, sendikal yetkileri azaltan bir sistemdir. Sosyal devlet ilkesinin ortadan kalkmasına neden olur. Çalışan ile işsiz arasındaki rekabetin artması sendikalaşmanın gücünü azaltmıştır. Bu durumda işveren güçlenir, ücretler düşer, çalışma saatleri ve koşuları kötüleşir, sosyal güvencelerde eksilme olur.

Özelleştirme sonucu kamu sektörü daralıp özel sektör gelişir. Kamunun sosyal adalete öncülük yapan yapısı ortadan kalkar. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde bu vahim sonuçlar doğurur.

Sektörel değişme. Gelişmiş ülkelerdeki değişim sonucu sanayi sektöründen hizmet sektörüne kaymalar olur ve bu sektörde örgütlenme gereksinimi duyulmaz. Sendikalaşma sanayi küçüldükçe azalır. İşveren hizmet sektöründe çalışanı memnun edip sendikanın yerine geçme eğilimini taşımaktadır. Buna insan kaynakları yönetimi denmektedir. Şirket bünyesi içinde işveren sendikanın yerine geçmeye aday gösterilir.

İzlenen hükümet politikaları



Sendika biçimleri
meslek sendikaları:

aynı mesleğe sahip olan işçilerin oluşturdukları sendikalardır.



işletme sendikaları:

aynı işyerinde çalışan işçileri kapsamaktadır. Birden fazla işyerinin oluşturduğu işletmeler işletme sendikalarıdır. İşletme iş kolunu da içerir.



iş kolu sendikaları:

değişik mesleklere mensup ancak aynı iş kolunda çalışan meslekleri kapsar.



bölge esasına göre kurulmuş sendikalar:

bölge veya yönetsel birimin içindeki işçileri kapsar.



ulusal düzeyde kurulmuş olan sendikalar:

sendikaların ülke çapında birleşmelerinden oluşan örgütlerdir. Federasyon genel olarak değişik esas ve biçimlerde kurulmuş sendikal örgütlerin tüzel kişiliklerini koruyarak birleşmeleri sonucu oluşur. Konfederasyonlar federasyonların bir arada bulunması sonucu oluşur. Konfederasyona bağlı örgütler yetkilerinin çok azını devrettiklerinden gevşek yapıda olurlar.



Sendika ve ücret düzeyi
60 lı yıllarda sendikalar büyük roller oynamışlardır. Sendikalar temel olarak ekonomik amaçlarla yapılmışlardır. Temel işlevleri budur. Tam rekabet piyasasında tam rekabetçi işgücü arzı ile talebinin karşılaştığı noktada denge ücret ve denge istihdam seviyesi oluşur. Fiyat ve ücret veridir. Ne arzın ne de talebin ücreti etkileyememesi ücretin veri olduğunu gösterir. Ücret piyasa koşullarında belirlenir. Arz ve talepte güç çatışması yoktur. Karşılaştıkları noktada ücret oluşur. Tam rekabet koşullarında kar maksimizasyonu ve fayda maksimizasyonu karşı karşıya gelir ve piyasa için en iyi koşulların oluşması istenir. Marjinal verimlilik artarsa güçte artar ve önemli olan güç ilişkisinin olmamasıdır.



Eksik rekabet koşulları hüküm sürüyorsa gerek arzın gerek talebin örgütlü olduğu varsayılır. Sendikalar, iş sözleşmeleri, yasal düzenlemeler, kontratlar işgücü arzının eksik rekabette oluşmasına neden olurlar. Serbest rekabetten daha farklı olarak oluşan fiyatın belirlenmesi kar marjına dayanır. Ortalama maliyet ücretin maliyetidir. Kısa dönem analizinde tek değişken maliyet ücrettir. Sendikalar güçlü olduklarında işverene karşı ücretini arttırabilir. Dolayısıyla sermaye derlerin ortalama maliyeti artar.


Kar marjinin düşmemesi için
fiyat arttırılabilir. Ancak bu hemen yapılmayabilir. Hemen yapılması halinde talep azalabilir. Piyasa payını kaybetmeyecek bir fiyat belirlenmelidir. Dolayısıyla fiyat diğer firmaların fiyatlarının ortalamasına göre ayarlanır.

işsizlik yaratılabilir.



Sendika ücret pazarlığında iki şeyi gözetir. Bunlar

ücretin makzimizasyonu

istihdam seviyesinin gözetimi.



sendika sadece ücret maksimizasyonu ile ilgilenirse işveren için sendikanın teklif ettiği ücret kabul edilir. Ancak işverende bu durumda istihdam seviyesini belirler. Bu nedenle sendika sadece ücret düzeyiyle ilgileniyorsa bunun bedeli işsizliktir. İdeal olan uzlaşırdır. Sendika fayda işveren ise kar maksimizasyonunu güder. İşsizlik yük....e sendika güçsüz, tam istihdam sağlanmışsa ve sendikanın üye tabanı genişse işgücü arzı içindeki sendika güçlüdür.



Türkiye de sendikacılık:

Türkiye’de sendikacılık hiçbir zaman işçi mücadelesinin ürünü olmamıştır. Sanayileşmeye paralel olan sendikalaşma türkiyede sanayileşmenin düşük olması nedeniyle düşük olmuştur. Demokratikleşme de bu doğrultuda paralellik gösterir.



1909 yılında II. Meşrutiyet ile sendikalaşma hareketleri başlamış ancak gene bu tarihte çıkartılan Tahl-i eşgal kanunu ile özgürlükler sınırlandırılmıştır.



1924 anayasası herkese dernek kurma hakkı tanınmıştır. Grev ve toplu sözleşme hakkı getirilmemiş. İşçilerin bölünmüş olması nedeniyle sendikalaşma engellenmiştir.



1925 takrir-i sükun kanunu yasaklar dönemi ve sendikalar kapanmıştır.



1936 iş kanunu yayımlanmıştır. Ancak sendika kurma ile ilgili bir hüküm yoktur.



1938 cemiyetler kanunu ile sınıf esasına dayalı cemiyet kurma yasaklanmıştır.



1946 çok partili döneme geçiş.



1947 işçi ve işveren, sendikalaşma ve sendikal birlikleri hakkında kanun yürürlüğe girmiştir. Ancak burada da grev hakkına değinilmemiştir.



1960”lı yıllar ilk defa memur dahil tüm çalışanlara sendika kurma ve grev hakkı tanınmıştır. 61 anayasasının böylece demokratikleşme ve sosyal devlet olma açısından katkısı çok büyüktür. 1863 yılında yürürlüğe giren 274 ve 275 sayılı kanunla tüm çalışanlara sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev hakkı tanınmıştır. 1971 yılında memurların elinden sendika kurma hakkı alınmıştır. 624 sayılı devlet personel kanunu yürürlüğe girmiştir. 61 anayasasında önceleri öngörülen bölgesel sendikalar yerlerini iş kolu sendikalarına bırakmıştır.



1982 anayasası sendikalar çalışma ilişkileri ile sınırlandırılmıştır. Sendikaların siyaset yapmaları yasaklanmıştır. 61 anayasası dönemindeki sendikaların sosyal baskı oluşturması buna neden olmuştur. Ayrıca sendikalaşma ücret sendikacılığına indirgenmiştir. Grev ve toplu sözleşme hakları sınırlı olmakla beraber mevcuttur. Hak grevi yasaktır. 2821 sendika ve 2822 sayılı grev ve toplu sözleşme kanunları yürürlüğe girmiştir. 82 anayasasının getirdikleri kururcularda aranan nitelikler ve sendika üyeliğine alınışta sınırlandırmalardır. Bu anayasa uluslar arası anlaşmalara aykırılıklar barındırmaktadır.



Pozitif sendikalaşma özgürlüğü: her çalışan sendika kurma ve sendikaya üye olma özgürlüğüne sahiptir.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst