mannaxxx 1
mannaxxx
Bvural41 1
Bvural41
Agora Metin2 1
Agora Metin2
berkmenoo 1
berkmenoo
farkmt2official 1
farkmt2official
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle

İlk Bilinçaltı Teorileri

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TruvaGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 45
Bilimsel psikoloji tarihinin ilk dönemlerinin büyük bölümünün bilinçle ilgilendiğine dikkat etmiştik. 19. yüzyılın son dönemlerinin deneysel psikologları uygun tek çalışma alanının bilincin içeriği olduğuna ve bu nedenle psikolojinin ilk dönemlerindeki temel çalışma odağının bilinç deneyimlerinin analizi olduğuna inanmışlardı. Davranışın bilinçaltı belirleyicileri hakkında çok az düşünce söz konusuydu.

Benzer şekilde, ampirik filozoflar da yeni psikoloji için bilinç deneyimlerine yönelik bir arka plan hazırlamışlardı. Bununla birlikte, psikolojinin öncülerinden veya onun felsefesini oluşturanlardan olan hiç kimse bilinçli zihinsel deneyimler üzerinde özellikle odaklanmamıştı. Bazıları bilinçaltı süreçlerin önemine inanmıştı. Bilinçaltının etkisine ilişkin düşünceler Platon'a dek uzanmasına rağmen, konu hakkındaki son düşünceler 17. yüzyıldan sonra Descartes'ı izledi.

18. yüzyılın ilk dönemlerinin Alman matematikçisi ve filozofu Gotfried Wilhelm Leibnitz (1646-1716) monadoloji (monadology) teorisini geliştirdi. Leibnitz'ın tüm gerçekliğin bireysel elementleri olarak düşündüğü monadlar fiziksel olmayan atomlardı. Hatta bunlar kelimenin tam anlamıyla maddesel bile değildi. Her bir monad yayılmayan bir ruhsal varlıktı. Leibnitz her bir monadın doğası gereği ruhsal olmasına rağmen bazı fiziksel madde özellikleri de taşıdığı üzerinde ısrarla durmuştu. Bunların yeteri kadarı bir bütün içerisinde toplandığında büyümeyi oluştururlardı.

Monadlar hareket ve enerjinin kaynağıdır. Genel olarak algıya benzetilebilirler ve bilinçaltıyla aynı türdendirler. Leibnitz zihinsel-ruhsal olayların (monadların faaliyetlerinin) anlaşılırlık veya bilinç dereceleri bakımından farklı olduklarına, tamamen bilinçaltı olandan en açık veya kesinlikle bilinçli olana dek sıralandığına inanmıştı. Bu nedenle bilincin daha küçük dereceleri minyon algılar (petites perceptions) olarak adlandırıldı. Bunların bilinçli gerçeklenmesine tamalgı (apperception) denildi.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst