- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,390
- Online süresi
- 4mo 19d
- Reaksiyon Skoru
- 4,085
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 74
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
BULGULAR ve DEĞERLENDİRME
İnsan kaynağının niteliğinin yükseltilebilmesi için nüfusun tamamına eğitim olanaklarının eşit biçimde ve zorunlu temel eğitim sürecini herkesin eşit biçimde kullanmasını sağlamak gereklidir. Gelişmekte olan ülkelerde eğitim başlı başına bir sorunken, bu sorunu gidermek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemizde de eğitim sorununu giderebilmek için nerede olduğumuzu kavramak; bu nedenle önce eğitim alanındaki çalışmaların nereden başladığını nasıl bu günlere geldiğini değerlendirmek gerekmektedir.
Ülkemizde kadınların eğitimi her zaman erkeklerinkine göre daha geride bulunmaktadır (Bkz tablo1). Bu farkı gidermek için Tanzimat’tan bu yana çalışılmaktadır. 1868 yılında çıkarılan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile, 6-11 yaş arasındaki kız çocuklarına sıbyan mekteplerine devam etme zorunluluğu getirilmiştir. (Doğramacı;1992:18). Ancak pratikte kız çocuklarının eğitimi cumhuriyetin ilanına kadar sınırlı bir çerçeve içinde kalmıştır.
TABLO1: 6 ve daha yukarı yaş için okur - yazar olmayan ve okur - yazar oranı
OKUR-YAZAR OLMAYAN ORANI (%)
OKUR-YAZAR ORANI(%)
SAYIM YILI
TOPLAM
ERKEK
KADIN
TOPLAM
ERKEK
KADIN
1935
80.8
70.7
90.2
19.2
29.3
9.8
1940 (*)
75.5
63.8
87.1
24.5
36.2
12.9
1945 (**)
69.8
56.3
83.2
30.2
43.7
16.8
1950 (***)
67.5
54.5
80.6
32.5
45.5
19.4
1955
59.0
44.1
74.4
41.0
55.9
25.6
1960
60.5
46.4
75.2
39.5
53.6
24.8
1965
51.2
35.9
67.2
48.8
64.1
32.8
1970
43.8
29.7
58.2
56.2
70.3
41.8
1975
36.3
23.8
49.5
63.7
76.2
50.5
1980
32.5
20.0
45.3
67.5
80.0
54.7
1985
22.6
13.5
31.8
77.4
86.5
68.2
1990
19.5
11.2
28.0
80.5
88.8
72.0
(*) 1935 ve1945 yılı verilerine göre tahmin edilmiştir.
(**) 7 ve daha yukarı yaştaki nüfus
(***) 5 ve daha yukarı yaştaki nüfus(DİE, 2001,s:65)
Cumhuriyetin ilanında sonraki çalışmalarda ise, insan kaynağını kalifiye hale getirmek temel amaç haline gelmiştir. Bu bağlamda da kadınlar ülkenin gelişmesine etkin biçimde katkıda bulunan yurttaşlar haline getirilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu da kadınların eğitimde fırsat eşitliği hakkını kullanabilmesine olanak tanımıştır. Ancak yasalarla kanunlaştırılan bu olanaklar kadınlar tarafından yine de tam olarak kullanılamamaktadır. Kadınların bu haklarını kullanamamalarının nedenini Mahmut Tezcan beş başlık altında toplamaktadır (Tezcan;109,110).
I.Bağnazlık, ilgisizlik
II.Gelenek, görenekler
III.Dinsel nedenler
IV.Tarımsal eylemlerde işgücünden yararlanma
V.Ev işlerinde yardımcılık
Kadınların bu haklarını ve öğrenime devamını engelleyen faktörler arasında bu nedenlerden sadece birini gösterebileceğimiz durumların yanı sıra, birkaç nedenin de bir arada bulunarak kız çocuklarının öğrenime devam etmelerini engelleyen durumlar oluşabilir. Ayrıca Mahmut Tezcan, kız çocuklarının eğitimini engelleyen faktörler arasında ekonomik durumu ele almamıştır. Kız çocuklarının eğitimlerini yarıda bıraktıkları ya da hiç okula gidemediği ailelerin ekonomik durumlarının kötü olması tesadüf değildir. Ekonomik durumu kötü olan ailelerde soyun devamını üstlenecek olan konumdaki ağabey ya da erkek kardeşin eğitimi kız kardeşinkinden daha önemlidir. Bu durum geleneksel aile yapısının halen özgün yapısını koruduğunu göstermektedir. Nitekim Tablo 2’debu doğrulanmaktadır.
İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde yapılan alan araştırmasında 15-27 yaş arası okulu bırakmış 86 kızla yapılan görüşmeler ve uygulanan anket sonuçlarına göre aşağıdaki bulgular elde edilmiştir.
Tablo 2: Kız çocuklarının okulu bırakma nedenlerinin % şeklindeki verileri
KIZ ÇOCUKLARININ OKULU BIRAKMA NEDENLERİ
%
AİLENİN EKONOMİK DURUMU
45
AİLE BASKISI
36
SOSYO- KÜLTÜREL YAPI
24
BEDENSEL ÖZÜRLER BULUNMASI
6
EĞİTİM KURUMLARININ YETERSİZLİĞİ
6
ÖĞRETMEN YA DA OKUL YÖNETİMİYLE KÖTÜ İLİŞKİLER
14
GÖÇ NEDENİYLE UYUM SAĞLAYAMAMA
16
ÇALIŞMAK İSTEMEK
19
ÇALIŞMAK ZORUNDA OLMAK
15
ERKEN YAŞTA EVLİLİK
3
ÖĞRENİM YAŞINI DOLDURMUŞ OLMAK
1
DİĞER NEDENLER
21
Okulu bırakmış kızların %45’i ekonomik durumlarının kötü olduğunu belirtirken, %36’sı aile bireylerinin baskısı, %24’ü sosyo - kültürel yapı nedeniyle, %6’sı bedensel özürlerin bulunması, %6’sı eğitim kurumlarının yetersizliği, %14’ü okul personelinin tavırları, %16’sı göç nedeniyle uyum sağlayamama, %19’u çalışmak istemek, %16’sı çalışmak zorunda olmak, %3’ü erken yaşta evlilik, %1’i öğrenim yaşını doldurmuş olmak, % 21’i diğer nedenlerle okulu bıraktıklarını belirtmişlerdir.
Okulu bırakma oranlarının içinde en yüksek değer olarak ekonomik nedenler görülmektedir. Ancak sadece ekonomik nedenlerin okulu bırakmada etken olduğunu düşünmek yanlış olur. Özellikle kişi başına düşen ekonomik gelirin ülkemizden daha düşük olduğu ülkeler de (Azerbaycan, Bulgaristan gibi) daha yüksek okuma oranı olduğu düşünülürse sadece ekonomik nedenlerin okulu bırakma oranlarında esas alınmasının yanlışlığı daha iyi anlaşılmış olur.
Aile baskısı ve Bölgenin sosyo- kültürel yapısı birbirine paralel olarak ailelerde bir arada bulunmaktadır. Başka bir anlatımla ailelerdeki baskı sosyo- kültürel yapıdan kaynaklanır.
Eğitim kurumlarının yetersizliği göç yaşamış ailelerin çocuklarının verdiği cevaplar arasındadır.
Okul yada öğretmen tavrı nedeniyle okulu bırakan çocuklar genellikle 9. Sınıfta bulunmaktadır. Diğer nedenleri ise ergenlikte toplumsal sapma yaşayan çocuklar oluşturmaktadır. Bu çocukların okul dışı alanlara sapma eğiliminde oldukları dikkati çekmektedir. Özellikle ergenlik çağına denk düşen 9. Sınıfta okulu bırakma eğilimi en yüksek seviyelerden birine ulaşır.
Göç nedeniyle uyum sağlayamama, göçü birebir yaşamış çocukların ekonomik sebepler yüzünden çalıştırılmak zorunda olması ya da aile bireylerinin İstanbul’un kompleks ve karmaşık yapısına alışamaması bu nedenle de çocukları daha fazla ev içine yöneltme eğiliminde olması şeklinde gerçekleşirken; ekonomik zorluk içinde bulunan çocuklar genellikle çalışmak zorunda bırakılmış, ancak ergenlikte sorunlar yaşaması nedeniyle okulu bırakan çocuklar çalışmayı kendileri istemişlerdir.
Erken yaşta evlilik çok sık rastlanan bir sonuç olmamıştır. Ancak bunun nedeni örneklem alınan kitleyle ilgilidir. Örneklem, 15-27 yaş arasında halk eğitim ve çıraklık eğitim merkezine giden 86 kişiden oluşmaktadır. Erken yaşta evlenmiş ve küçük yaşta çocuk sahibi olan kadınlar genellikle daha geleneksel yapılara bağlanmışlar halk eğitim merkezi gibi kurumlara gitmeyi tercih etmemişlerdir.
Tablo3 : Barınma biçimleri
BARINMA BİÇİMLERİ
%
KİRA
EV SAHİBİ
LOJMAN
DİĞER
Barınma biçimlerinin bulunduğu Tablo3’te Kiracı olarak barınan %40.70, Ev sahibi olan 54.65, Lojmanda oturan 3.49, Diğerleri ise 1.16’lık dilimleri oluşturmaktadır. Ev sahibi olan 54.65’lik dilimin büyüklüğü bizi yanıltmamalıdır. Barınma biçimlerinde göç yapmış ve aileleriyle birlikte oturmayan kişilerde bulunmaktadır. Bu nedenle ailesinin barınma şeklini esas olarak ölçmeye çalışılan bu tabloda kırsal alanda yaşayan ve oturdukları evin mülkiyetine sahip olan ailelerde bulunmaktadır. Ancak bunlar şehirde ev mülkiyetine sahip olan ailelerle eşit düşünülmemelidir. Kırsal alanda ev sahibi olmak şehirdeki kadar yüksek maliyetlerle gerçekleşmez ve evlerin nitelikleri de eşit değildir.
Tablo 4: Kızların yada ailelerinden onlara bakmakla yükümlü birinin sosyal güvenceleri var mı?
SOSYAL GÜVENCELERİ
Yüzde
Güvence Yok
Emekli Sandığı
SSK
Bağkur
Yeşil Kart
Tablo 4’te Sosyal güncelerin durumu ölçülmeye çalışılmıştır. Hiç sosyal güvencesi olmayanların oranı %33.72, Emekli sandığına bağlı olanların oranı % 4.65, SSK’ya bağlı olanların oranı % 44.19, Bağkur’a bağlı olanların oranı 10.47, yeşil kartlıların oranı ise 6.98’dir. Sosyal güvence oranları genellikle çocukların değil ailelerinde onlara bakmakla yükümlü olan kimselere aittir. Erken yaşta çalışmaya başlamış çocukların büyük bir kısmı sigortasız çalışmaktadır. Ancak Kız çocuklarının evlenene kadar ailesinin sigortasından yararlanma hakkı onların SSK’dan faydalanabilmesine olanak tanımıştır.
Tablo 5:Göç nedenleri
Göç Nedenleri
%
Göç yapmayan
Ekonomik
Sağlık
Eğitim
Güvenlik
Diğer neden
Tablo 5’te göç yapan ailelerin yukarıdaki sebeplere bağlı oranları ölçülmeye çalışılmıştır. Buna göre % 29.07 aile hiç göç yapmamış, % 59.30 aile ekonomik nedenlerden dolayı göç yapmış, % 3.49 aile güvenlik nedeniyle göç yapmış, % 8.14 aile ise diğer nedenlerle göç yapmışlardır. Sağlık yada eğitim nedeniyle göç yapan aile bulunamamıştır. Yapılan anket sonuçlarına göre örneklem de İstanbul doğumlu 39 kişi bulunurken İstanbul dışında doğmuş 47 kişi bulunmaktadır.
DOĞUM YERİ
İSTANBUL DOĞUMLU 39 KİŞİ
İSTANBUL DIŞINDA DOĞMUŞ 47 KİŞİ
TOPLAM 86 KİŞİ
Tablo 6: Çalışmayı isteme ölçütüne göre şuan ki durumları ölçülmeye çalışılmıştır.
KIZLARIN ŞUAN Kİ DURUMLARI
EV KIZI
PARA KARŞILIĞI BİR İŞTE ÇALIŞANLAR
TARLADA ÇALIŞANLAR
DİĞER
Tablo 6’da kızların çalışmayı isteyip istememelerine bağlı olarak şuan ki durumları incelenmiştir. Buna göre % 24.42’si çalışmayı istediği halde çalışmasına izin verilmemiştir. % 4.65’i ise zaten çalışmak istememiş ve şuanda da çalışmamaktadır. Ücretli bir işte çalışanların % 46.51’i çalışmayı istemişler ancak %16.28 çalışmayı istemedikleri halde zorla çalıştırılmışlardır. Göç yapmadan önce çalışmayı kendisi isteyip tarlada çalışanların oranı ise % 1.16’ı iken, çalışmayı istemediği halde tarlada çalışan kimse bulunmamaktadır. Çalışmayı istemiş ama farklı uğraşları olan kişiler %5.81 iken hem çalışmayı istememiş hem de farklı şeylerle uğraşan kişiler %1.16 dır.
DURUMLARI %
ÇOK KÖTÜ
KÖTÜ
ORTA
İYİ
ÇOK İYİ
ÇALIŞMIYOR
ÇALIŞIYOR
TARLADA ÇALIŞIYOR
DİĞER
Ekonomik durumlarına göre durumu çok kötü olup çalışmayan % 5.81, çalışan % 30.23, göç yapmadan önce tarlada çalışan %1.16, diğer uğraşları olan % 1.16 kişi vardır. Durumu kötü olup çalışmayan % 9.30, çalışan % 18.60, diğer uğraşları olan % 3.49, kişi vardır. Durumu orta düzeyde olup çalışmayan % 11.63, çalışan % 6.98, diğer uğraşları olanlar % 2.33 kişidir. Durumu iyi ve çok iyi olup çalışmayan, göç yapmadan önce tarlada çalışan ve diğer uğraşları olan bulunmamaktadır. Durumu iyi olup çalışan %1.16 , çok iyi olup çalışan %3.49 kişi vardır.
Tablo 8 :Okulu hangi sınıfta bıraktıkları
SINIFLAR
Tablo 8’de kızların en çok hangi sınıfta okulu bıraktıkları ölçülmeye çalışılmıştır. Buna göre hiç okula gitmemiş 13 kişi bulunmaktadır. 1.ve 5. Sınıflar arası 29 kişi okulu bırakmıştır. İlköğretimin ikinci yarısı olup 1997’den sonra zorunlu eğitime dahil olan 6. ve 8.sınıflar arası okulu bırakan 7 kişi, 8. Sınıftan sonra zorunlu eğitim tamamlandığı için öğrenimine devam etmeyen 17 kişi vardır. 9. Sınıfta ergenlik sorunları yaşadıkları için okulu bırakan 18 kişi, 10. Sınıfta 2 kişi bulunurken , 11.sınıfta ise okulu bırakmış hiç kimse bulunmamaktadır.
Toplam
Okuyan
Çalışan
Kız Kardeşler
Erkek Kardeşler
Tablo 9’da okulu bırakmış kızların kardeşlerinin durumları incelenmiştir. Buna göre erkek kardeş oranı kız kardeş oranına göre daha fazladır. Okuyan ve çalışan kız kardeş oranı da erkek kardeşlere göre daha düşüktür. Bu da sosyo – kültürel yapı, aile bireylerinin baskısı gibi faktörlerin kızlar üzerinde ne kadar etkili olduğunu destekler niteliktedir.
Tablo 10 : Ortalamadan (4.3) fazla kardeşi olanların kardeş bilgileri
%
TOPLAM
OKUYAN
ÇALIŞAN
Kız Kardeş sayısı
Erkek Kardeş sayısı
Tablo 10’da çok kardeşliliğin okuma oranına etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Buna göre ortalama kardeş sayısı 4.3 olarak hesaplanmıştır. Ortalamadan fazla kardeşi olan 32 kişi vardır. En çok kardeş sayısı 20 olarak tespit edilmiştir. Çok çocuklu ailelerde % 8.88 kız kardeş okurken, %11.20 erkek kardeş okumaktadır. Aynı zamanda yine çok çocuklu ailelerin kız çocuklarına erkek çocuklarına oranla çalışmalarına daha az izin verdikleri tespit edilmiştir. Yine çok çocuklu ailelerdeki çocukların çalışma oranları okuma oranlarından daha fazladır. Bu da çok çocuklu ailelerin eğitime önem vermediklerini gösterir.
Tablo 11: Ebeveynlerin çalışma durumları
ÇALIŞMA DURUMLARI
Sadece babası çalışan
Sadece annesi çalışan
Her ikisi birden çalışan
Her ikisi de çalışmayan
Tablo11’de ebeveynlerin çalışma durumları verilmiştir. Buna göre sadece babası çalışan % 55.81’lik oranla en yüksek değeri almıştır. Sadece annenin çalıştığı % 2.33, Her ikisi birden çalıştığı % 12.79, her ikisi de çalışmadığı % 29.07 aile vardır.
Aşağıda ise Zeytinburnu Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan resmi verilerde 2003-2004 ocak ayı sonu ile çocukların okula devam etmeme nedenleri verilmiştir
KIZ
ERKEK
VELİSİ YURT DIŞINA GİDEN
70
30
EKONOMİK YETERSİZLİKLER
64.28
35.72
ADRES DEĞİŞİKLİĞİ
63.29
26.71
UYUMSUZ ÖĞRENCİLER
53.33
46.67
SAĞLIK
50
50
TAŞINMA NAKİL İSTENMEME
60.86
39.14
NAKİL
58.3
41.7
DİĞER
53.28
46.72
Tablo 12’de velisinin yurt dışına gitmesi nedeniyle okulu bırakan kız oranı%70ken aynı nedenle okulu bırakan erkek oranı%30dur. Ekonomik yetersizliklerden dolayı okulu bırakan kızların oranı%64.28 erkeklerin ise 35.72 dir. adres değişikliği nedeniyle okulu bırakan kızların oranı %63.29 erkeklerin ise 26.71 dir. okula uyum problemi yaşayan kızların oranı%53.33 erkeklerin oranı ise%46.67 dir. Sağlık nedeniyle okulu bırakma oranları eşit bulunmaktadır. Taşınma sonrasında nakil istenmeme durumuyla okulu bırakan kız öğrencilerin oranı % 60.86 erkeklerin ise 39.14 dür. Nakil olması nedeniyle devamsız olan öğrencilerde kızların oranı % 58.3 erkeklerin oranı ise 41.7dir. diğer nedenlerden dolayı okulu bırakmak zorunda kalan 53.28 kız varken 46.72 erkek öğrenci vardır. Bu sonuçlara göre resmi kaynaklarda sağlık dışındaki bütün nedenlerde kızların erkeklere oranla daha fazla okulu bıraktıklarını göstermektedir.
Bu araştırmada toplumsal cinsiyet sorunları incelenmiş ve kız çocuklarının okutulmaması ile ilgili alan araştırması yapılmıştır.
Alan araştırmasında Tarama modeli kullanılmıştır. Bu amaçla hazırlanan ankette geçerlik ve güvenirliği test edilmiş ifadeler bulunmaktadır. Ayrıca anket, kız çocuklarının okulu bırakma nedenlerini, hangi sınıfta okulu bıraktıklarını, okulu bırakan kızların şuan nelerle uğraştığını,çok kardeşliliğin eğitime etkisini, eğer göç yapıldıysa nedenlerini, sosyal güvencelerinin olup olmadığını ölçmeye yöneliktir.
Araştırma evrenini İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde oturan okulu bırakmış ya da hiç gitmemiş kişiler oluşturmaktadır. Bu kişilerden Random yöntemiyle seçilen 86 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Uygulanan anket gerekli istatistiki yöntemler yapılarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır.
Ankette kız çocuklarının okutulmamasının nedenleri olarak 12 varsayım belirtilmiş bu varsayımlardan ilk öğretimde okulu bırakma nedenleri olarak ekonomik nedenler, gelenek görenekler ve aile baskısı en çok belirtilen nedenler olmuştur. Orta öğretimde ise en çok belirtilen nedenler bu dönemde okula giden çocukların ergenlikte olmalarından dolayı okul yönetimiyle ya da öğretmenleriyle olumsuz ilişkilere girmeleri ve ergenlikte toplumsal sapma yaşamalarıdır.
Yine anket sonuçlarına göre okulu bırakma, genelde ilköğretimde 5. Sınıfa kadar ya da zorunlu eğitim süresini doldurduktan sonra yani 8. Sınıftan sonra olmuştur. orta öğretimde ise 9. Sınıfta ergenlik sorunları yaşayan çocuklarda sıkça görülmüştür. Özellikle kopuk aile ilişkileri ya da kötü arkadaş ortamları içinde bulunan çocukların okulu bırakma eğiliminin daha fazla olduğu görülmüştür.
Okulu bırakan kızların şu anda büyük bölümünün çalışmakta oluğu görülmüştür. Ancak bir çoğu kalifiye olamayan (Konfeksiyon atölyeleri gibi.) ve SSK’sız işlerde çalışmaktadır.
Çok çocuklu aileler geleneksel aile yapısını benimsemiş olduğu için gelenek ve göreneklere daha fazla bağlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle de çok çocuklu ailelerin çocuklarının hem okuma hem de çalışma oranlarının düşük olduğu görülmüştür.
Göç yapma nedenlerinin ise ekonomik sebeplerden kaynaklandığı saptanmıştır.
Bu sonuçlara göre; ilk öğretimde ekonomik durumu kötü olan çocuklara burs verilerek okulu bırakmaları önlenebilir ayrıca ilköğretimin zorunlu olması nedeniyle ailelere daha fazla yaptırım uygulanarak okulu bırakmaları önlenebilir ancak bu yaptırım baskı değil bilinçlendirme çerçevesinde olmalıdır. Örneğin yetişkin eğitim programları çerçevelerinde velilere daha1. Sınıftan itibaren seminerler verilebilir. Çok çocuklu ailelerin çocuklarının okuma oranlarının düşük olması nedeniyle bu aileleri bilinçlendirmek ve aile planlaması yaygınlaştırmak gerekmektedir.
Okulu bırakan ve şuan her hangi bir meslekleri olmadığı için SSK’sız çalışmak zorunda olan çocuklara teknik bilgi kursları verilerek meslek edindirilebilir. Sosyal haklarının bilincine varmaları ve bu hakları korumaları Devlet eliyle ya da Sivil Toplum Kuruluşlarıyla desteklenebilir.
İnsan kaynağının niteliğinin yükseltilebilmesi için nüfusun tamamına eğitim olanaklarının eşit biçimde ve zorunlu temel eğitim sürecini herkesin eşit biçimde kullanmasını sağlamak gereklidir. Gelişmekte olan ülkelerde eğitim başlı başına bir sorunken, bu sorunu gidermek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemizde de eğitim sorununu giderebilmek için nerede olduğumuzu kavramak; bu nedenle önce eğitim alanındaki çalışmaların nereden başladığını nasıl bu günlere geldiğini değerlendirmek gerekmektedir.
Ülkemizde kadınların eğitimi her zaman erkeklerinkine göre daha geride bulunmaktadır (Bkz tablo1). Bu farkı gidermek için Tanzimat’tan bu yana çalışılmaktadır. 1868 yılında çıkarılan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile, 6-11 yaş arasındaki kız çocuklarına sıbyan mekteplerine devam etme zorunluluğu getirilmiştir. (Doğramacı;1992:18). Ancak pratikte kız çocuklarının eğitimi cumhuriyetin ilanına kadar sınırlı bir çerçeve içinde kalmıştır.
TABLO1: 6 ve daha yukarı yaş için okur - yazar olmayan ve okur - yazar oranı
OKUR-YAZAR OLMAYAN ORANI (%)
OKUR-YAZAR ORANI(%)
SAYIM YILI
TOPLAM
ERKEK
KADIN
TOPLAM
ERKEK
KADIN
1935
80.8
70.7
90.2
19.2
29.3
9.8
1940 (*)
75.5
63.8
87.1
24.5
36.2
12.9
1945 (**)
69.8
56.3
83.2
30.2
43.7
16.8
1950 (***)
67.5
54.5
80.6
32.5
45.5
19.4
1955
59.0
44.1
74.4
41.0
55.9
25.6
1960
60.5
46.4
75.2
39.5
53.6
24.8
1965
51.2
35.9
67.2
48.8
64.1
32.8
1970
43.8
29.7
58.2
56.2
70.3
41.8
1975
36.3
23.8
49.5
63.7
76.2
50.5
1980
32.5
20.0
45.3
67.5
80.0
54.7
1985
22.6
13.5
31.8
77.4
86.5
68.2
1990
19.5
11.2
28.0
80.5
88.8
72.0
(*) 1935 ve1945 yılı verilerine göre tahmin edilmiştir.
(**) 7 ve daha yukarı yaştaki nüfus
(***) 5 ve daha yukarı yaştaki nüfus(DİE, 2001,s:65)
Cumhuriyetin ilanında sonraki çalışmalarda ise, insan kaynağını kalifiye hale getirmek temel amaç haline gelmiştir. Bu bağlamda da kadınlar ülkenin gelişmesine etkin biçimde katkıda bulunan yurttaşlar haline getirilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu da kadınların eğitimde fırsat eşitliği hakkını kullanabilmesine olanak tanımıştır. Ancak yasalarla kanunlaştırılan bu olanaklar kadınlar tarafından yine de tam olarak kullanılamamaktadır. Kadınların bu haklarını kullanamamalarının nedenini Mahmut Tezcan beş başlık altında toplamaktadır (Tezcan;109,110).
I.Bağnazlık, ilgisizlik
II.Gelenek, görenekler
III.Dinsel nedenler
IV.Tarımsal eylemlerde işgücünden yararlanma
V.Ev işlerinde yardımcılık
Kadınların bu haklarını ve öğrenime devamını engelleyen faktörler arasında bu nedenlerden sadece birini gösterebileceğimiz durumların yanı sıra, birkaç nedenin de bir arada bulunarak kız çocuklarının öğrenime devam etmelerini engelleyen durumlar oluşabilir. Ayrıca Mahmut Tezcan, kız çocuklarının eğitimini engelleyen faktörler arasında ekonomik durumu ele almamıştır. Kız çocuklarının eğitimlerini yarıda bıraktıkları ya da hiç okula gidemediği ailelerin ekonomik durumlarının kötü olması tesadüf değildir. Ekonomik durumu kötü olan ailelerde soyun devamını üstlenecek olan konumdaki ağabey ya da erkek kardeşin eğitimi kız kardeşinkinden daha önemlidir. Bu durum geleneksel aile yapısının halen özgün yapısını koruduğunu göstermektedir. Nitekim Tablo 2’debu doğrulanmaktadır.
İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde yapılan alan araştırmasında 15-27 yaş arası okulu bırakmış 86 kızla yapılan görüşmeler ve uygulanan anket sonuçlarına göre aşağıdaki bulgular elde edilmiştir.
Tablo 2: Kız çocuklarının okulu bırakma nedenlerinin % şeklindeki verileri
KIZ ÇOCUKLARININ OKULU BIRAKMA NEDENLERİ
%
AİLENİN EKONOMİK DURUMU
45
AİLE BASKISI
36
SOSYO- KÜLTÜREL YAPI
24
BEDENSEL ÖZÜRLER BULUNMASI
6
EĞİTİM KURUMLARININ YETERSİZLİĞİ
6
ÖĞRETMEN YA DA OKUL YÖNETİMİYLE KÖTÜ İLİŞKİLER
14
GÖÇ NEDENİYLE UYUM SAĞLAYAMAMA
16
ÇALIŞMAK İSTEMEK
19
ÇALIŞMAK ZORUNDA OLMAK
15
ERKEN YAŞTA EVLİLİK
3
ÖĞRENİM YAŞINI DOLDURMUŞ OLMAK
1
DİĞER NEDENLER
21
Okulu bırakmış kızların %45’i ekonomik durumlarının kötü olduğunu belirtirken, %36’sı aile bireylerinin baskısı, %24’ü sosyo - kültürel yapı nedeniyle, %6’sı bedensel özürlerin bulunması, %6’sı eğitim kurumlarının yetersizliği, %14’ü okul personelinin tavırları, %16’sı göç nedeniyle uyum sağlayamama, %19’u çalışmak istemek, %16’sı çalışmak zorunda olmak, %3’ü erken yaşta evlilik, %1’i öğrenim yaşını doldurmuş olmak, % 21’i diğer nedenlerle okulu bıraktıklarını belirtmişlerdir.
Okulu bırakma oranlarının içinde en yüksek değer olarak ekonomik nedenler görülmektedir. Ancak sadece ekonomik nedenlerin okulu bırakmada etken olduğunu düşünmek yanlış olur. Özellikle kişi başına düşen ekonomik gelirin ülkemizden daha düşük olduğu ülkeler de (Azerbaycan, Bulgaristan gibi) daha yüksek okuma oranı olduğu düşünülürse sadece ekonomik nedenlerin okulu bırakma oranlarında esas alınmasının yanlışlığı daha iyi anlaşılmış olur.
Aile baskısı ve Bölgenin sosyo- kültürel yapısı birbirine paralel olarak ailelerde bir arada bulunmaktadır. Başka bir anlatımla ailelerdeki baskı sosyo- kültürel yapıdan kaynaklanır.
Eğitim kurumlarının yetersizliği göç yaşamış ailelerin çocuklarının verdiği cevaplar arasındadır.
Okul yada öğretmen tavrı nedeniyle okulu bırakan çocuklar genellikle 9. Sınıfta bulunmaktadır. Diğer nedenleri ise ergenlikte toplumsal sapma yaşayan çocuklar oluşturmaktadır. Bu çocukların okul dışı alanlara sapma eğiliminde oldukları dikkati çekmektedir. Özellikle ergenlik çağına denk düşen 9. Sınıfta okulu bırakma eğilimi en yüksek seviyelerden birine ulaşır.
Göç nedeniyle uyum sağlayamama, göçü birebir yaşamış çocukların ekonomik sebepler yüzünden çalıştırılmak zorunda olması ya da aile bireylerinin İstanbul’un kompleks ve karmaşık yapısına alışamaması bu nedenle de çocukları daha fazla ev içine yöneltme eğiliminde olması şeklinde gerçekleşirken; ekonomik zorluk içinde bulunan çocuklar genellikle çalışmak zorunda bırakılmış, ancak ergenlikte sorunlar yaşaması nedeniyle okulu bırakan çocuklar çalışmayı kendileri istemişlerdir.
Erken yaşta evlilik çok sık rastlanan bir sonuç olmamıştır. Ancak bunun nedeni örneklem alınan kitleyle ilgilidir. Örneklem, 15-27 yaş arasında halk eğitim ve çıraklık eğitim merkezine giden 86 kişiden oluşmaktadır. Erken yaşta evlenmiş ve küçük yaşta çocuk sahibi olan kadınlar genellikle daha geleneksel yapılara bağlanmışlar halk eğitim merkezi gibi kurumlara gitmeyi tercih etmemişlerdir.
Tablo3 : Barınma biçimleri
BARINMA BİÇİMLERİ
%
KİRA
40,70
54,65
3,49
1,16
Barınma biçimlerinin bulunduğu Tablo3’te Kiracı olarak barınan %40.70, Ev sahibi olan 54.65, Lojmanda oturan 3.49, Diğerleri ise 1.16’lık dilimleri oluşturmaktadır. Ev sahibi olan 54.65’lik dilimin büyüklüğü bizi yanıltmamalıdır. Barınma biçimlerinde göç yapmış ve aileleriyle birlikte oturmayan kişilerde bulunmaktadır. Bu nedenle ailesinin barınma şeklini esas olarak ölçmeye çalışılan bu tabloda kırsal alanda yaşayan ve oturdukları evin mülkiyetine sahip olan ailelerde bulunmaktadır. Ancak bunlar şehirde ev mülkiyetine sahip olan ailelerle eşit düşünülmemelidir. Kırsal alanda ev sahibi olmak şehirdeki kadar yüksek maliyetlerle gerçekleşmez ve evlerin nitelikleri de eşit değildir.
Tablo 4: Kızların yada ailelerinden onlara bakmakla yükümlü birinin sosyal güvenceleri var mı?
SOSYAL GÜVENCELERİ
Yüzde
Güvence Yok
33,72
4,65
44,19
10,47
6,98
Tablo 4’te Sosyal güncelerin durumu ölçülmeye çalışılmıştır. Hiç sosyal güvencesi olmayanların oranı %33.72, Emekli sandığına bağlı olanların oranı % 4.65, SSK’ya bağlı olanların oranı % 44.19, Bağkur’a bağlı olanların oranı 10.47, yeşil kartlıların oranı ise 6.98’dir. Sosyal güvence oranları genellikle çocukların değil ailelerinde onlara bakmakla yükümlü olan kimselere aittir. Erken yaşta çalışmaya başlamış çocukların büyük bir kısmı sigortasız çalışmaktadır. Ancak Kız çocuklarının evlenene kadar ailesinin sigortasından yararlanma hakkı onların SSK’dan faydalanabilmesine olanak tanımıştır.
Tablo 5:Göç nedenleri
Göç Nedenleri
%
Göç yapmayan
29,07
59,30
0,00
0,00
3,49
8,14
Tablo 5’te göç yapan ailelerin yukarıdaki sebeplere bağlı oranları ölçülmeye çalışılmıştır. Buna göre % 29.07 aile hiç göç yapmamış, % 59.30 aile ekonomik nedenlerden dolayı göç yapmış, % 3.49 aile güvenlik nedeniyle göç yapmış, % 8.14 aile ise diğer nedenlerle göç yapmışlardır. Sağlık yada eğitim nedeniyle göç yapan aile bulunamamıştır. Yapılan anket sonuçlarına göre örneklem de İstanbul doğumlu 39 kişi bulunurken İstanbul dışında doğmuş 47 kişi bulunmaktadır.
DOĞUM YERİ
İSTANBUL DOĞUMLU 39 KİŞİ
İSTANBUL DIŞINDA DOĞMUŞ 47 KİŞİ
TOPLAM 86 KİŞİ
Tablo 6: Çalışmayı isteme ölçütüne göre şuan ki durumları ölçülmeye çalışılmıştır.
KIZLARIN ŞUAN Kİ DURUMLARI
Çalışmayı İstemiş
Çalışmayı İstememiş
Çalışmayı İstememiş
24,42
4,65
4,65
46,51
16,28
16,28
1,16
0,00
0,00
5,81
1,16
1,16
Tablo 6’da kızların çalışmayı isteyip istememelerine bağlı olarak şuan ki durumları incelenmiştir. Buna göre % 24.42’si çalışmayı istediği halde çalışmasına izin verilmemiştir. % 4.65’i ise zaten çalışmak istememiş ve şuanda da çalışmamaktadır. Ücretli bir işte çalışanların % 46.51’i çalışmayı istemişler ancak %16.28 çalışmayı istemedikleri halde zorla çalıştırılmışlardır. Göç yapmadan önce çalışmayı kendisi isteyip tarlada çalışanların oranı ise % 1.16’ı iken, çalışmayı istemediği halde tarlada çalışan kimse bulunmamaktadır. Çalışmayı istemiş ama farklı uğraşları olan kişiler %5.81 iken hem çalışmayı istememiş hem de farklı şeylerle uğraşan kişiler %1.16 dır.
Tablo 7:Ekonomik durumlarına göre
EKONOMİKDURUMLARI %
ÇOK KÖTÜ
KÖTÜ
ORTA
İYİ
ÇOK İYİ
ÇALIŞMIYOR
5,81
9,30
11,63
0,00
0,00
9,30
11,63
0,00
0,00
30,23
18,60
6,98
1,16
3,49
18,60
6,98
1,16
3,49
1,16
0,00
0,00
0,00
0,00
0,00
0,00
0,00
0,00
1,16
3,49
2,33
0,00
0,00
3,49
2,33
0,00
0,00
Ekonomik durumlarına göre durumu çok kötü olup çalışmayan % 5.81, çalışan % 30.23, göç yapmadan önce tarlada çalışan %1.16, diğer uğraşları olan % 1.16 kişi vardır. Durumu kötü olup çalışmayan % 9.30, çalışan % 18.60, diğer uğraşları olan % 3.49, kişi vardır. Durumu orta düzeyde olup çalışmayan % 11.63, çalışan % 6.98, diğer uğraşları olanlar % 2.33 kişidir. Durumu iyi ve çok iyi olup çalışmayan, göç yapmadan önce tarlada çalışan ve diğer uğraşları olan bulunmamaktadır. Durumu iyi olup çalışan %1.16 , çok iyi olup çalışan %3.49 kişi vardır.
Tablo 8 :Okulu hangi sınıfta bıraktıkları
SINIFLAR
KİŞİ SAYISI
HİÇ OKULA GİTMEMİŞ13
1. – 5. SINIF ARASI OKULU BIRAKANLAR29
6.-8. SINIF ARASI OKULU BIRAKANLAR7
8.SINIFTA OKULU BIRAKANLAR17
9.SINIFTA OKULU BIRAKANLAR18
10.SINIFTA OKULU BIRAKANLAR2
11.SINIFTA OKULU BIRAKANLAR0
TOPLAM86
Tablo 8’de kızların en çok hangi sınıfta okulu bıraktıkları ölçülmeye çalışılmıştır. Buna göre hiç okula gitmemiş 13 kişi bulunmaktadır. 1.ve 5. Sınıflar arası 29 kişi okulu bırakmıştır. İlköğretimin ikinci yarısı olup 1997’den sonra zorunlu eğitime dahil olan 6. ve 8.sınıflar arası okulu bırakan 7 kişi, 8. Sınıftan sonra zorunlu eğitim tamamlandığı için öğrenimine devam etmeyen 17 kişi vardır. 9. Sınıfta ergenlik sorunları yaşadıkları için okulu bırakan 18 kişi, 10. Sınıfta 2 kişi bulunurken , 11.sınıfta ise okulu bırakmış hiç kimse bulunmamaktadır.
Tablo 9:Tüm kardeşlerin durumu
%Toplam
Okuyan
Çalışan
Kız Kardeşler
39,1
11,44
12,77
11,44
12,77
46,81
15,16
25,8
15,16
25,8
Tablo 9’da okulu bırakmış kızların kardeşlerinin durumları incelenmiştir. Buna göre erkek kardeş oranı kız kardeş oranına göre daha fazladır. Okuyan ve çalışan kız kardeş oranı da erkek kardeşlere göre daha düşüktür. Bu da sosyo – kültürel yapı, aile bireylerinin baskısı gibi faktörlerin kızlar üzerinde ne kadar etkili olduğunu destekler niteliktedir.
Tablo 10 : Ortalamadan (4.3) fazla kardeşi olanların kardeş bilgileri
%
TOPLAM
OKUYAN
ÇALIŞAN
Kız Kardeş sayısı
39,38
8,88
12,74
8,88
12,74
40,15
11,20
25,10
11,20
25,10
Tablo 11: Ebeveynlerin çalışma durumları
ÇALIŞMA DURUMLARI
ORANLARI %
55.81
2.33
12.79
29.07
Tablo11’de ebeveynlerin çalışma durumları verilmiştir. Buna göre sadece babası çalışan % 55.81’lik oranla en yüksek değeri almıştır. Sadece annenin çalıştığı % 2.33, Her ikisi birden çalıştığı % 12.79, her ikisi de çalışmadığı % 29.07 aile vardır.
Aşağıda ise Zeytinburnu Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan resmi verilerde 2003-2004 ocak ayı sonu ile çocukların okula devam etmeme nedenleri verilmiştir
Tablo12:resmi verilere göre okulu bırakma sebepleri
Okulu bırakma sebepleri %KIZ
ERKEK
VELİSİ YURT DIŞINA GİDEN
70
30
EKONOMİK YETERSİZLİKLER
64.28
35.72
ADRES DEĞİŞİKLİĞİ
63.29
26.71
UYUMSUZ ÖĞRENCİLER
53.33
46.67
SAĞLIK
50
50
TAŞINMA NAKİL İSTENMEME
60.86
39.14
NAKİL
58.3
41.7
DİĞER
53.28
46.72
Tablo 12’de velisinin yurt dışına gitmesi nedeniyle okulu bırakan kız oranı%70ken aynı nedenle okulu bırakan erkek oranı%30dur. Ekonomik yetersizliklerden dolayı okulu bırakan kızların oranı%64.28 erkeklerin ise 35.72 dir. adres değişikliği nedeniyle okulu bırakan kızların oranı %63.29 erkeklerin ise 26.71 dir. okula uyum problemi yaşayan kızların oranı%53.33 erkeklerin oranı ise%46.67 dir. Sağlık nedeniyle okulu bırakma oranları eşit bulunmaktadır. Taşınma sonrasında nakil istenmeme durumuyla okulu bırakan kız öğrencilerin oranı % 60.86 erkeklerin ise 39.14 dür. Nakil olması nedeniyle devamsız olan öğrencilerde kızların oranı % 58.3 erkeklerin oranı ise 41.7dir. diğer nedenlerden dolayı okulu bırakmak zorunda kalan 53.28 kız varken 46.72 erkek öğrenci vardır. Bu sonuçlara göre resmi kaynaklarda sağlık dışındaki bütün nedenlerde kızların erkeklere oranla daha fazla okulu bıraktıklarını göstermektedir.
SONUÇ
Alan araştırmasında Tarama modeli kullanılmıştır. Bu amaçla hazırlanan ankette geçerlik ve güvenirliği test edilmiş ifadeler bulunmaktadır. Ayrıca anket, kız çocuklarının okulu bırakma nedenlerini, hangi sınıfta okulu bıraktıklarını, okulu bırakan kızların şuan nelerle uğraştığını,çok kardeşliliğin eğitime etkisini, eğer göç yapıldıysa nedenlerini, sosyal güvencelerinin olup olmadığını ölçmeye yöneliktir.
Araştırma evrenini İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde oturan okulu bırakmış ya da hiç gitmemiş kişiler oluşturmaktadır. Bu kişilerden Random yöntemiyle seçilen 86 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Uygulanan anket gerekli istatistiki yöntemler yapılarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır.
Ankette kız çocuklarının okutulmamasının nedenleri olarak 12 varsayım belirtilmiş bu varsayımlardan ilk öğretimde okulu bırakma nedenleri olarak ekonomik nedenler, gelenek görenekler ve aile baskısı en çok belirtilen nedenler olmuştur. Orta öğretimde ise en çok belirtilen nedenler bu dönemde okula giden çocukların ergenlikte olmalarından dolayı okul yönetimiyle ya da öğretmenleriyle olumsuz ilişkilere girmeleri ve ergenlikte toplumsal sapma yaşamalarıdır.
Yine anket sonuçlarına göre okulu bırakma, genelde ilköğretimde 5. Sınıfa kadar ya da zorunlu eğitim süresini doldurduktan sonra yani 8. Sınıftan sonra olmuştur. orta öğretimde ise 9. Sınıfta ergenlik sorunları yaşayan çocuklarda sıkça görülmüştür. Özellikle kopuk aile ilişkileri ya da kötü arkadaş ortamları içinde bulunan çocukların okulu bırakma eğiliminin daha fazla olduğu görülmüştür.
Okulu bırakan kızların şu anda büyük bölümünün çalışmakta oluğu görülmüştür. Ancak bir çoğu kalifiye olamayan (Konfeksiyon atölyeleri gibi.) ve SSK’sız işlerde çalışmaktadır.
Çok çocuklu aileler geleneksel aile yapısını benimsemiş olduğu için gelenek ve göreneklere daha fazla bağlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle de çok çocuklu ailelerin çocuklarının hem okuma hem de çalışma oranlarının düşük olduğu görülmüştür.
Göç yapma nedenlerinin ise ekonomik sebeplerden kaynaklandığı saptanmıştır.
Bu sonuçlara göre; ilk öğretimde ekonomik durumu kötü olan çocuklara burs verilerek okulu bırakmaları önlenebilir ayrıca ilköğretimin zorunlu olması nedeniyle ailelere daha fazla yaptırım uygulanarak okulu bırakmaları önlenebilir ancak bu yaptırım baskı değil bilinçlendirme çerçevesinde olmalıdır. Örneğin yetişkin eğitim programları çerçevelerinde velilere daha1. Sınıftan itibaren seminerler verilebilir. Çok çocuklu ailelerin çocuklarının okuma oranlarının düşük olması nedeniyle bu aileleri bilinçlendirmek ve aile planlaması yaygınlaştırmak gerekmektedir.
Okulu bırakan ve şuan her hangi bir meslekleri olmadığı için SSK’sız çalışmak zorunda olan çocuklara teknik bilgi kursları verilerek meslek edindirilebilir. Sosyal haklarının bilincine varmaları ve bu hakları korumaları Devlet eliyle ya da Sivil Toplum Kuruluşlarıyla desteklenebilir.


