- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,206
- Mesajlar
- 16,376
- Online süresi
- 4ay 15g
- Reaksiyon Skoru
- 3,970
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- TM Yaşı
- 10 Yıl 2 Ay 29 Gün
- MmoLira
- 2,055
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Değer Teorileri
Değer teorisi, ekonomi biliminin kurucusu sayılan Adam Smith'in The Wealth of Nations adlı kitabında makro düzeyde geliştirilen ekonomik büyüme modelinin mikro-ekonomik temelini oluşturmaktadır. Smith, değer sorununu tanımsal bir paradoks ile sunmuştur. "Değer kelimesinin iki farklı anlamı olup, bazen belirli bir şeyin faydasını, bazen de bu şeye sahip olmanın diğer malları satın alma gücünü ifade etmektedir. Birincisine kullanma değeri, ikincisine mübadele değeri denilebilir. Kullanma değeri çok yüksek olan şeylerin birçok halde çok az mübadele değeri vardır ya da hiç mübadele değeri yoktur.
Mübadele değeri çok yüksek bazı malların ise kullanma değeri çok azdır ya da hiç yoktur. Sudan daha faydalı bir şey düşünülemez; fakat su ile bir şey satın alınamaz. Buna karşılık, bir elmasın kullanma değeri yoksa da, elmas karşılığında birçok mal elde etmek mümkündür."
Klasik ekonomistler bu değer paradoksunu, yani kullanma değeri ile mübadele değeri arasındaki farkı çözümleyememişlerdir; çünkü onlar, piyasada marjinal değerlemelerin varlığını ve önemini açıklamaya yönelmemişlerdir. Smith, mübadele değerinin ya da nispi fiyatın zaman içindeki değişimini açıklamaya çalışmıştır. Herhangi bir mala sahip olup da bu malı kullanmak ya da tüketmek niyetinde olmayan, bunu başka mallar ile mübadele etmek niyetinde olan bir kişi için o malın değeri, satın alabildiği veya hükmedebileceği emek miktarına eşittir. Bu nedenle, emek, bütün malların mübadele edilebilen değerinin gerçek ölçüsüdür.
Ancak toplumda stok birimi ve toprağa sahip olma süreci başladıktan sonra, emek tek başına piyasa fiyatını açıklamaya yetmez. Smith, cari (piyasa) fiyatla tabii fiyat arasında bir ayırım yapmaktadır. Cari (piyasa) fiyatı, kısa dönemde arz ve talebin karşılıklı etkileşimi belirler; tabii fiyatı ise uzun dönemli üretim maliyetleri belirlemektedir. Ricardo'nun Değer Teorisi: Ricardo'nun değer teorisi, bir gerçek maliyet teorisidir. Ricardo, Smith'ten ayrılarak, değer teorisini ilkel toplumlara özgü bir teori olmanın ötesine götürmüştür.
Ricardo, genel kuralın bazı istisnaları olabileceğini kabul etmiştir. Bazı malların değeri tamamen kıtlıkla belirlenmektedir. Emekle bu malların üretimini artırmak mümkün değildir. Bu yüzden, arzı artırmak yoluyla bu tür malların değerini düşürmek mümkün değildir. Bir Renoir tablosu bu tür bir istisnadır.
Değer teorisi, ekonomi biliminin kurucusu sayılan Adam Smith'in The Wealth of Nations adlı kitabında makro düzeyde geliştirilen ekonomik büyüme modelinin mikro-ekonomik temelini oluşturmaktadır. Smith, değer sorununu tanımsal bir paradoks ile sunmuştur. "Değer kelimesinin iki farklı anlamı olup, bazen belirli bir şeyin faydasını, bazen de bu şeye sahip olmanın diğer malları satın alma gücünü ifade etmektedir. Birincisine kullanma değeri, ikincisine mübadele değeri denilebilir. Kullanma değeri çok yüksek olan şeylerin birçok halde çok az mübadele değeri vardır ya da hiç mübadele değeri yoktur.
Mübadele değeri çok yüksek bazı malların ise kullanma değeri çok azdır ya da hiç yoktur. Sudan daha faydalı bir şey düşünülemez; fakat su ile bir şey satın alınamaz. Buna karşılık, bir elmasın kullanma değeri yoksa da, elmas karşılığında birçok mal elde etmek mümkündür."
Klasik ekonomistler bu değer paradoksunu, yani kullanma değeri ile mübadele değeri arasındaki farkı çözümleyememişlerdir; çünkü onlar, piyasada marjinal değerlemelerin varlığını ve önemini açıklamaya yönelmemişlerdir. Smith, mübadele değerinin ya da nispi fiyatın zaman içindeki değişimini açıklamaya çalışmıştır. Herhangi bir mala sahip olup da bu malı kullanmak ya da tüketmek niyetinde olmayan, bunu başka mallar ile mübadele etmek niyetinde olan bir kişi için o malın değeri, satın alabildiği veya hükmedebileceği emek miktarına eşittir. Bu nedenle, emek, bütün malların mübadele edilebilen değerinin gerçek ölçüsüdür.
Ancak toplumda stok birimi ve toprağa sahip olma süreci başladıktan sonra, emek tek başına piyasa fiyatını açıklamaya yetmez. Smith, cari (piyasa) fiyatla tabii fiyat arasında bir ayırım yapmaktadır. Cari (piyasa) fiyatı, kısa dönemde arz ve talebin karşılıklı etkileşimi belirler; tabii fiyatı ise uzun dönemli üretim maliyetleri belirlemektedir. Ricardo'nun Değer Teorisi: Ricardo'nun değer teorisi, bir gerçek maliyet teorisidir. Ricardo, Smith'ten ayrılarak, değer teorisini ilkel toplumlara özgü bir teori olmanın ötesine götürmüştür.
Ricardo, genel kuralın bazı istisnaları olabileceğini kabul etmiştir. Bazı malların değeri tamamen kıtlıkla belirlenmektedir. Emekle bu malların üretimini artırmak mümkün değildir. Bu yüzden, arzı artırmak yoluyla bu tür malların değerini düşürmek mümkün değildir. Bir Renoir tablosu bu tür bir istisnadır.




