melankolıa18 1
melankolıa18
romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

İktisadi Planlama

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TruvaGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 51
Metin2 Pvp GM

TruvaGame

Level 23
GM
TM Üye
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,370
Mesajlar
18,388
Online süresi
4mo 19d
Reaksiyon Skoru
4,080
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
MmoLira
39
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

İKTİSADİ PLANLAMA


AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE PLANLAMA SORUNU:

I-AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE PİYASA MEKANİZMASININ İŞLEYİŞİNDEKİ AKSAKLIKLAR:
Fiyat mekanizması tam olarak işlerse, kaynakların optimal dağılımı sağlanmış olur.Şu halde piyasa mekanizması tam rekabet koşulları içinde işlerse optimal kaynak dağılımı sağlanmış olur.Çünkü, tam rekabet koşullarında uzun dönemde fiyatlar marj. sosyal maliyeti yansıtır.Oysa az gelişmiş ülkelerde piyasa fiyatları, tam rekabet koşullarındaki arz ve talep dengesinin sağladığı fiyatlar olmadıkları için marj. maliyetleri yansıtmayacak ve optimal dağılım sağlanmayacaktır.Bunun nedenleri:
a-AZ gelişmiş ülkelerde devlet, üretim kaynaklarının kullanımını çeşitli yollardan etkilemektedir.Bunun sonucunda üretim faktörlerinin fiyatları, arz-talep dengesine göre oluşamamaktadır.Az gelişmiş ülkelerde üretim kaynaklarındaki aksaklıklar, fiyat sisteminde bir takım yapısal bozukluklara yol açmaktadır.
b-Piyasa fiyatlarının marj. sosyal maliyetleri yansıtmasının diğer bir nedeni, devlet müdahaleleri dışında üretim faktörlerinin hareketliliğinin düşük olmasıdır.
c-Diğer bir neden, piyasadaki tekelci eğilimlerdir.Bu ülkelerde özellikle sermaye, döviz, girişim, vasıf, işgücü faktörlerinin kıt olması nedeniyle iktisadi faaliyetler tekelci koşullar altında yapılma eğilimindedirler.
d-Diğer bir neden, dışsal tasarruflardır.Dışsal tasarrufların varlığı halinde marj. mal-fiyat eşitliği gerçekleşmeyecek ve optimallikten uzaklaşılacak.
e-Fiyat mekanizmasının yol gösterici olma niteliğinin yetersizliği ve bu nedenle girişimcilerin üretim kararlarındaki hataları önleyememesi diğer nedendir.

II-AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERİN BAŞLICA KALKINMA SORUNLARI:
a-Az gelişmiş ülkelerin yoksulluk çemberi içinde olması:hem talep hem de arz yönü vardır.
Kişi başına tasarruflar yatırım sermaye kıt verim düşük
reel gelir düşük düşük yetersiz
talep yönü
tekrar düşürür


Kişi başına satınalma piyasa yatırım küçük kapasite verim
reel gelir düşük gücü yetersiz daralır azalır oluşur. düşer
Arz yönü
tekrar düşürür

b-Az gelişmiş ülkelerin kalkınmalarını etkileyen ikinci faktör; nüfus baskısıdır.Buna göre eko.de sağlanan bir gelir artışı, nüfus artışına yol açacak ve artan nüfus başlangıçta oluşmş bulunan gelir artışını emerek, kişi başına geliri tekrar eski düzeyine indirecektir.
c-Serbest dış ticaret sonucunda ticaret hadleri az gelişmiş ülkeler aleyhine dönmüştür.Buna eleştiriler gelmiştir.

III-AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE PLANLAMA NİTELİĞİ:
Az gelişmiş ülkelerde kalkınma planları ile fiyat mekanizmasının işleyişine müdahale etmeye gerek yoktur.Aksine, karşılaştırmalı üstünlüğe dayalı bir ihtisaslaşma ve serbest dış ticaret politikası izlenmesinde yarar vardır.Az gelişmiş ülkelerde izlenen kalkınma politikası karma eko. kurallarına göre uygulanmaktadır.Fiyat mek. İle planlama faaliyeti beraber yürütüldüğü fakat devletin planlama yolu ile piyasaya müdahalesinin ülkeden ülkeye değişmesi dikkati çekmektedir.


İKTİSADİ PLANLAMANIN AMAÇLARI, ARAÇLARI VE PLAN ÇEŞİTLERİ:

I-İKTİSADİ PLANLAMA:belli bir dönemde belirli sosyo-eko.k amaçlara ve sayısal olarak ifade edilebilen hedeflere ulaşabilmek için, bu işle görevlendirilmiş organlar tarafından ve daha önceden saptanan araçları kullanmak suretiyle belli bir bölgede yürütülen faaliyetlerin tümüdür.
---Bir faaliyetin plan sayılabilmesi için gerekli koşullar:
1-Planlama faaliyetlerinin yürütülmesi için bir takım organlara ihtiyaç vardır.Bunlar,
a-Planı hazırlayan organ.(planlama teşkilatı, enstitüler ve bakanlıklar)—b-Planla ilgili kararları veren organ.(yüksek planlama kurulları, parlamentolar)—c-Planı uygulayan organ.(merkezi, bölgesel ve mahalli düzeyde devlet kuruluşları, istatistik büroları, özel sektör kurumları)—d-Planların nasıl uygulandığını izleyip, kontrol eden organ.(koordinasyon daireleri, sanayi ve ticaret bakanlığı)
2-Sosyal olarak saptanmış hedeflerin bulunması zorunluluğu.—3-Plan yapmak tahmin yapmak demektir.Sağlıklı, gerçeğe yakın, geçerli tahminlerin yapılması gerekir.—4-Planlamada önemli bir diğer unsur süredir.Her plan belli bir süreyi veya dönemi kapsar.
5-Planlama rasyonel bir faaliyet olmalıdır.—6-Planlama, iktisat kanunlarından yararlanmayı gerektirir.Bilimsel ve akılcı bir yöntemdir.—7-Planlamanın belli bir bölgeyi kapsaması gerekmektedir.—8-Bir planda, belli bir hedefe ulaşabilmek için hangi araçların ne şekilde kullanılacağı açık bir şekilde ortaya konmalıdır.
Proje ve programlar plan olarak düşünülmemelidir.Proje, özel veya kamu kuruluşu tarafından diğer projelerden bağımsız olarak yürütülen teknik yönden tutarlı bir faaliyettir.Program ise, koordine şeklinde bir araya getirilmiş projeler toplamıdır.
Planlı bir eko. dendiğinde, planlama mekanizmasının iktisadi ve sosyal hayatla ilgili faaliyetlere hakim olması anlaşılacaktır.

II-PLANLAMA AMAÇLARI:
1-Planlamayı Sadece Bir Teknik Olarak Kabul Eden Amaçlar:Bunlar, eko.k faaliyetleri rasyonel kılmak üzere kullanılan tekniklerdir. Amaçlar, istatistik kanunlarının sonuçlarına ve geleceğe ait yapılan tahminlere göre saptanır.Bu anlayış içinde hazırlanmış planlarda amaçlar şöyledir:
a-Gelecekle ilgili olarak alınacak kararları planlamak.—b-İşletmecilik prensiplerini özel kesimden kamu kesimine aktarmak.—c-Piyasa araştırması yapmak.—d-Geleceğe ait belirsizlikleri ve riskleri mikro veya makro düzeyde azaltmak, min. kılmak.
2-Eko.K Açıdan Önem Taşıyan Amaçlar:Bunlar eko.k açıdan önemli, politik yönden nötr araçlardır.
a-Kaynakların optimal dağılımı.—b-İşgücünün tam kullanımı.—c-Üretim kapasitesinin tam kullanımı.—d-Refahın max.a çıkarılması.—e-İktisadi büyümenin max. kılınması.—f-Eko.nin dengeli kalkınması.—g-Eko.de konjonktürel hareketleri min. yapmak.



---Türkiye’de Uygulanan 5 Yıllık Planlarda Eko.k Ve Sosyal Amaçlar:
**Birinci ve ikinci beş yıllık planlı dönemde(15 yıllık)amaçlar:
a-%7’lik gelişme hızı sağlanması.—b-İstihdam sorununun çözümü.—c-Dış ödemelerde dengeye ulaşılması.—d-Gelir grupları arasında sosyal adalet ilkesine uyulması.—e-Her alanda ve yeterli sayıda ilim adamı ve teknik uzman yetiştirilmesi.
**1968-1972 dönemini kapsayan İkinci beş yıllık plan:
a-%7’lik gelişme hızı.—b-Adil gelir dağılımı.—c-Dış ödemelerde denge.—d-Tüm sektörlerde dengeli gelişme.—e-Bölgeler arası dengeli gelişme.—f-Artan nüfusa istihdam olanaklarının sağlanması.—g-Fiyat istikrarını bozucu etkenlerin önlenmesi.
**1973-1977 dönemini kapsayan Üçüncü beş yıllık plan(22 yıllık dönemi kapsayan ilk perspektif):
a-Yaşama düzeyinin yükseltilmesi.—b- Sanayileşme.—c-Dış kaynaklara bağlılığın azaltılması.—d-İstihdam sorununun çözümlenmesi.—e-gelir dağılımının iyileştirilmesi.
**1979-1983 dönemini kapsayan Dördüncü beş yıllık plan:
a-1977-1978’de karşılaşılan eko.k sorunları ortadan kaldırmak.—b-Eko.ye yeni yatırımlar yapabilecek ayrı bir stratejiye dayandırılmış.—c-gelişmeyi dinamik istikrar içinde hızlandırmak.—d-İleri sınaileşme düzeyine erişmek.—e-Çağdaş teknolojileri oluşturmak.—f-Aktarılan teknolojileri ülke koşullarında özümsemek.—g-Gelir dağılımını iyileştirmek.—h-İşsizlik sorununu çözmek.
3-Politik Açıdan Önemli Amaçlar:
a-Milli savunma yada silahlanma amacına yönelik planlama.—b-Askeri ve eko.k açıdan bir savaşın kazanılması için yapılan planlama.—c-Birleşik devlet sist. Kurmak ve ulusal birliğe ulaşmak için hazırlanan planlama.—d-Sosyal sistemler arasındaki rekabetten galip çıkma amacına yönelik planlama.
4-Yapısal Değişiklikler Öngören Amaçlar:
a-Toplumun kurumsal yapısını değiştirmek.—b-Eko.lerdeki tekellerin olumsuz etkilerini düzen altına almak veya kaldırmak.—c-sanayileşmeyi ön plana alan amaçlar.(Türkiye’de 3. Beş yıllık plan ve 22 yıllık perspektif planda sanayileşme temel amaçlar arasındadır. Kritik sektörler olarak kimya sanayii, madeni eşya sanayii, petro-kimya sanayii ve makine imalat sanayiilerine öncelik verilmiştir.4. beş yıllık planda sanayileşme temel amaçlar arasındadır.)—d-Toplumun tüm yapısını değiştirmeyi hedef alan amaçlar.


III-PLANLAMA ARAÇLARI:

1-İDARİ NİTELİKTEKİ ARAÇLAR:
a-Dış Ticaret Ve Döviz Kurları Üzerine Konan Kısıtlamalar:Bu kısıtlamaların amacı, ya döviz giderlerini azaltmak ya da döviz kazancını max. düzeye çıkarmak ya da dış ticaretten karlı çıkmak olabilir.Daha çok ithalat üzerine konan miktar kısıtlamaları ve sermaye çıkışını kontrol altına alan tedbirler bütünüdür.Az gelişmiş ülkelerde bu tür araçların yaygın kullanılmasının nedeni, bu ülkelerde sermaye malı ithali için gerekli dövizin kıt olmasıdır.TR’de beş yıllık kalkınma planlarında bu araçlar önemli bir yer tutar. Ödemeler dengesi açıklarının TR’nin kalkınmasını sınırladığı belirtilerek, döviz tasarrufu sağlama amacı ile ithalatın eko.k görülen alanlarda ikame edilmesine önem verileceği, döviz gelirlerinin yükseltilmesi için ihracatın yapısında önemli değişiklikler yapılacağı ve sanayi ürünleri ihracatının hızla arttırılacağı ifade edilmiştir.
b-Vergi Politikası:Bu politika farklı amaçlar için çeşitli şekillerde kullanılabilir.Örneğin, gelir vergisi, mali amacı yanında gelir esnekliği yüksek olan malların tüketimini sınırlamak ya da özel tüketimi kamu tüketimine dönüştürmek amacıyla kullanılan araçtır. Satış hasılatı üzerinden alınan gider vergileri de planlama aracı olarak yaygın biçimde uygulanan vergi türleridir.Ayrıca, vergileme, birçok ülkede plan hedeflerine ulaşmak amacıyla caydırıcı ve özendirici araç olarak kullanılmaktadır.(TR’de teşvik sist.)
c-Bütçeler:Bütçeler, milli gelirin yeniden dağılımını sağlamak şeklinde önemli bir fonksiyona sahiptirler. Devlet ve belediye bütçeleri de oldukça önemli planlama araçlarıdır ve kalkınma planları ile bağdaşacak biçimde hazırlanmaları gerekmektedir.
d-Yardımlar, Sübvansiyonlar Ve Benzeri Araçlar:Bu araçlara, hemen hemen her ülkenin planında çeşitli şekillerde rastlamak mümkündür. Türk planlarında da genel olarak teşvikler ve tarım kesimi için izlenen destekleme politikası geniş bir uygulama alanına sahiptir.
e-Krediler:Kamu fonlarının yatırımlarının finansmanı amacı ile kullanılan araçtır.Metrkezden planlanan eko.lerde bu tahsisler için genellikle yatırımların özel karlılığı yerine sosyal karlılığı ölçü olarak kabul edilmektedir.Türk planlarında kredi tahsislerinin, kalkınmada öncelikli yörelerde ve konularda yapılması ilke olarak kabul edilmiştir.
f-Diğer İdari Nitelikteki Araçlar:Madalya, unvan, diploma vb. şekillerde sunulacak ödüllerde, plan hedeflerini gerçekleştirmek açısından çok etkin olmasa bile yine de yararlı olabilecek psikolojik araçlardır.

2-İKTİSADİ NİTELİKTEKİ ARAÇLAR:
Bunlar, plan hedeflerinin gerçekleştirilmesi amacı ile planlama faaliyetlerine katılan kişi, işletme veya kurumlara sağlanan maddi nitelikteki teşvik edici usullerdir.
a-Yatırımlarla ilgili ileriye ait tahminler.—b-Devletin yurt içinde ve uluslar arası düzeyde izleyeceği iktisat politikası.—c-Planda yer alması istenen bir üretim faaliyeti için sağlanacak vergi indirimi.—d-Sübvansiyon ve yardımlar.—e-Fiyat politikası.—f-Plana uygun yatırım projelerine sağlanacak özel kredi olanakları.

3-NÖTR ARAÇLAR:
Bunlar, iktisadi ve idari nitelikte olmayan ancak planlama mekanizmasının daha etkin işlemesini sağlayan araçlardır.
a-İstatistiki Verilerin Toplanması:Planlama faaliyetinin gerektirdiği uygun verilerin toplanması, verilerin işleme tabi tutulması, gereğinde veri üretilmesi ve verilerin kaydedilmesi planlama mekanizmasının temel koşullarındandır.
b-Birörnek Muhasebe Sistemi:Bütün işletmelerde aynı tip kayıt sistemi uygulanırsa, planlama amaçlarına uygu eko.k verileri işletme düzeyinde toplamak olanağı bulunacak ve teknik kolaylık sağlanmış olacaktır.
c-Planlama Metodolojisi:Tarafsız ve tamamen teknik bir araçtır.Örneğin, formel ekonometrik planlama modelleri bu nitelikteki araçlardır.
d-Yıllık Programlar Ve Sektör Planları:Yıllık programlar ile sektör ve alt sektör ana planları da tarafsız veya nötr planlama araçlarıdır. Sektör ve alt sektör ana planları, genellikle eko.de kritik kabul edilen sektörlerde rasyonel kaynak dağılımını sağlayan , çıkma olasılığı bulunan darboğazları önceden görerek önleyen planlardır.Yıllık programlar da hem uzun dönemli kalkınma planlarının hem de sektör ve alt sektör ana planlarının uygulama aracıdırlar.


IV-PLAN ÇEŞİTLERİ:
1-Kısmi Ve Genel Planlar:Kısmi, planlar belli bir sektörü kapsar.Daha çok planlama tekniğini yeni kullanmaya başlayan ülkelerde görülür. Çeşitli kamu kuruluşlarına ait proje ve programların hazırlanıp bir bütün halinde toparlanmasından başka bir şey değildir. Kısmi planları oluşturan proje ve programlar karşılıklı olarak tutarlı olmayabilirler ve bu nedenle de kalkınmayı engelleyen kıtlıklara yol açabilirler.Bu yüzden kısmi planlar ilk aşamada kullanılır ve süratle genel bir kalkınma planı hazırlanır.
2-Uzun, Otra Ve Kısa Dönemli Planlar:
Uzun dön. planlar, 20 veya 30 yılı kapsayan planlardır.Perspektif planlarda denir.Bunlar, hızlı bir iktisadi kalkınmanın sağlanması için bir bütün olarak eko.de veya çeşitli sektörlerde karşılaşılacak sorunların çözümünü gösteren makro hedefleri içerir. Örneğin, TR’de hazırlanan ilk iki kalkınma planı, 15 yıllık birinci perspektifin ilk on yılını kapsayan planlardır.
Orta dön. planlar ise, daha ayrıntılı ve somut bir nitelik taşırlar.Bunlar, genellikle 5-7 yıllık bir dönemi kapsar.Perspektif planlarla tutarlı olmak zorundadırlar.TR’de orta dönemli plan süresi 5 yıldır.
Kısa dön. planlar ise, diğer iki tür planlardan çok daha ayrıntılı ve açıktır.Bunlara yıllık planlar da denir.Bütçenin önemli bir bölümünü oluştururlar.Bir ya da iki yıllık bir dönemi kapsar.Genellikle eko.deki kısa devre gelişmeleri ve ilişkileri göz önüne alır.
3-Ulusal Planlar Ve Bölgesel Planlar:Ulusal planlar, ülke çapında eko.nin tüm sorunlarını ele alan planlardır.Bölgesel planlar ise, belli bir bölgenin kalkınma sorunlarına çözüm getirmeyi amaçlarlar.TR’de bugün bölgesel plan uygulaması yoktur.
4-Makro Ve Mikro Planlar:Mikro planlar, sorunlara firma çapında çözüm arar.Bu planlada kaynaklarla gereksinmeler arasında işletme düzeyinde denge kurulmaya çalışılır.Makro planlar ise çok daha geniş kapsamlı olup, ülke düzeyindeki sorunlarla ilgilidir.Bu planlarda temel amaç, sosyal kazançların azami kılınması sosyal kayıpların mümkün olan en düşük düzeyde tutulabilmesidir.
5-Tek merkezli Ve Çok Merkezli Planlama:Planı hazırlayan merkez tek ise, tek merkezli bir planlama söz konusudur.Burada merkez tarafından hazırlanmış tek plan mevcuttur.Tüm eko.k faaliyetler bu planla düzenlenir.Emredici nitelik taşır.Bütün sistem, bu tür planlamada rekabeti kabul etmeyen bürokratik ve teknokratik bir merkez tarafından yürütülür.Çok merkezli planlamada ise birçok örgütçe hazırlanmış çok sayıda planlar olabilir.Bunlar arasında işletmeler, devlet kuruluşları veya federe devletler sayılabilir.Bu merkezler kendi planlarını, birbirlerinden bağımsız olarak hazırlayabilir, uygulayabilir ve kontrol edebilirler.
6-Tek Hedefli Ve Çok Hedefli Planlama:Bu ayrım, planların tek ya da çok hedefli oluşlarına göre yapılmış bir sınıflandırmayı gösterir. Türk planları çok hedefleri planlardır.
7-Büyüme Tipi Ve Kalkınma Tipi Planlar:Eko.de yapısal bir değişiklik sağlamak, toplumsal eko.k yapıya farklı bir nitelik vermek amacı ile hazırlanmış planlar, kalkınma tipi planlardır.Sadece eko.k büyüklüklerin artmasını hedef alan planlara ise büyüme tipi planlar denir.Az gelişmiş ülkelerde ve TR’de planlar kalkınma planlarıdır.
8-Yol Gösterici Ve Emredici Planlar:Az gelişmiş ülkelerin çoğunda bugün uygulanan plan türü yol gösterici, sosyalist eko.lerde ise emredici niteliktedir.Emredici planları uygulayan ülkeler, Doğu Avrupa Ülkeleri, Sovyetler Birliği ve Kıta Çin’idir.Yol gösterici planlama türü ise, karma eko. kurallarına göre kalkınma politikası izleyen ülkelerde görülür.Bu planlamaya teşvik edici planlama da denir. Bu planlama türü, çok partili ve demokratik yoldan kalkınmayı benimsemiş ülkelerce uygulanmaktadır.TR’de uygulanan planlar, kısmen emredici, kısmen de yol gösterici niteliktedir.


MAKRO PLANLAMA:
İktisadi planlamada tek aşamalı ve aşamalı planlama olmak üzere iki yaklaşım kullanılır.tek aşamalı planlama, tüm eko.k ilişkileri içeren oldukça karmaşık matematik modellerin çözümünü gerektirir.Bu çözümler uzmanlar tarafından yapılır ve modellerin gerektirdiği istatistiki veri gereği oldukça fazladır.Model elektronik hesap makineleri yardımı ile çözülür.Aşamalı planlamada ise, planlama işlemi birden çok aşama içinde ele alınır.Az gelişmiş ülkeler bu tür planı kullanır.Bu tür planlamada planlar genel larak üç aşamada tamamlanır.Bunlar;
1-Makro Planlama Aşaması:Harrod-Domar ve benzeri modellerin çizgisi içinde, üretim ve yatırıma ilişkin olarak yapılacak makro eko.k çalışmayı içerir.Bu aşamada amaç, eko.deki tasarruf oranını ve üretim düzeyini geçici olarak saptamaktır.Eko.nin kalkınma hızı, makro model yardımıyla ve sermaye/hasıla oranı dikkate alınarak ve beklenen dış tasarruf miktarı gözönünde tutularak hesaplanır. Milli gelir artışları için gerekli tasarruf ve yatırım düzeyi bu aşamada ortaya konur.İhracat, ithalat ve görünmeyen kalemler gibi ödemeler dengesini oluşturan büyüklüklerin projeksiyonları, kamu kesimini ilişkin tüketim ve finansman konuları da bu aşamada ele alınır.
2-Sektör Analizleri Aşaması:Bu aşama, her şeyden önce eko.nin kaç sektöre ayrılacağı konusunda bir karar vermeyi gerektirir.Bu yapıldıktan sonra, her sektörde üretilecek malların mikatrları, saptanmaya çalışılır.Bunun için planlı dönem kapsamına giren nihai mal talepleri tahmin edilir.Bu çerçeve içinde hesaplanacak üretim hedeflerini gerçekleştirmek üzere her sektörde ne kadar yatırım yapılacağı hesaplanır.Bunun için sektörel sermaye/hasıla katsayılarının veya matriksinin bilinmesi gerekir.
3-Proje Seçimi Safhaları:çalışmalarla ortaya çıkan planın temel çerçevesi, projelerle tamamlanır.Prıjeler, planın en önemli kısmını oluşturur. Çünkü, bir plan aslında, belli ölçülere göre seçişlmiş projeler bütünü ile uygulanabilirlik kazanır.Bu bakımdan, önceki iki aşamada ortaya çıkan plan çerçevesini projelerle tamamlamak gerekecektir.TR’de bugüne kadar hazırlanmış olan planlarda bu yaklaşım uygulanmış ve planlar her aşamanın sonuçlarına göre aşamalar arası bağlantılar kurularak tamamlanmıştır.

I-KALKINMA HIZININ PLANLANMASI:
Bir kalkınma planı hazırlanırken yapılması gereken ilk iş plan dönemini saptamaktır.Planlar uzun ve orta dönemli olabilirler. Uzun dönemli hedefler 15-20 yıllık bir süreyi, orta dönemli planlarda 5-7 yıllık bir süreyi kapsar.Süre belirlendikten sonra, makro planın başlangıç noktasını kalkınma hızı oluşturur.Bir ülke eko.sinde kalkınma hızını etkileyen pek çok faktör vardır.Doğal kaynaklar, girişimci sayısı, yetişkin işçi ve idareci sayısı ve sermaye bunlar arasında sayılabilir.Az gelişmiş ülkeler açısından kalkınma planlarının asıl amacı, optimal bir sermaye birikimini yani tasarruf olanağını sağlamak olmaktadır.
Kalkınma hızı planlanırken, öncelikle eko.nin görünümü ve olanakları sağlıklı bir şekilde saptanmalı, geçmişteki ve gelecekteki gelişme eğilimleri araştırılmalıdır.Buna göre, önceki gelişme hızı tatminkar bulunabilir ya da daha yüksek bir kalkınma hızı seçilebilir.Seçilen bu hız için gerekli yatırıma olanak veren tasarrufların ve dış kaynak miktarının hesaplanması gerekir. Hesaplanan bu miktarın cari tasarruflarla karşılaştırılması ve böylece toplumun tüketimden ne kadarlık fedakarlık yapacağı ve ek dış kaynak miktarının ne olacağı belirlenmelidir.Sonuç olarak, ya istenen gelişme hızının geçekleşmesi için toplam tasarruflar etkin tedbirlerle arttırılarak yatırımlara dönüştürülecek ya da teketimi gerekli oranda kısma olanakları yoksa gelişme hızının daha düşük bir düzeyde saptanması yoluna gidilecektir.İstenen kalkınma hızının gerçekleştirilmesi, eko.de toplam tasarrufların arttırılmasını zorunlu kılmaktadır.

Kişisel, kurum ve kamu tasarrufları.
Tasarruflar
Yabancı özel sermaye ve dış yatırımlar.
Yurt içi tasarruflar, istenen kalkınma hızı için gerekli yatırımları karşılayacak biçimde arttırılmaya çalışılmalıdır.Bubub bazı yolları;
Kişisel tasarruflar arttırılmalıdır.Ancak, bazı faktörler nedeniyle arttırılamıyorsa, devlet kurum tasarruflarını teşvik edici bir yol uygulayabilir. Örneğin, kurum karlarından alınan vergiler azaltılabilir.Eğer özel kesim kişi ve kurum tasarrufları gerekli yatırım düzeyini finanse edemeyecekse devlet vergi oranlarını yükseltebilir ya da özel ve kamu tasarruflarının gerekli yatırımları karşılayamayacağı anlaşılırsa, birçok azgelişmiş ülkenin başvurduğu açık finansman politikasına yönelinebilir.Bu yaklaşım, enflasyonist politikanın ikame edilerek zorunlu tasarrufa yönelme anlamı taşır.Enflasyonun, nüfusun gelir düzeyi düşük olan geniş bir kitlesinin reel gelirini azaltıcı yönde sakıncaları vardır.
Kalkınma hızı, yurt içi ve yurt dışı tasarruflar açısından TR’deki planlar:
(1963-1967) Birinci beş yıllık kalkınma planı: Kalkınma hızı:%7, GSMH:%18.3 kabul edilmiş fakat kalkınma hızı %6.7 civarında gerçekleşmiştir.
(1968-1972)İkinci beş yıllık kalkınm aplanı: Kalkınma hızı:%7, toplam tasarrufların GSMH’a oranı ort.:%22.7 olarak kabul
edilmiş, gerçekleşen kalk. hızı ilk 4 yılda %6.9, her iki dönemde ise %6.8 dir.
(1973-1995) 22 yıllık perspektif plan: kalkınma hızı ort. :%8.9 kabul edilmiş,
Üçüncü beş yıllık dönemde kalk. hızı %8, tas. GSMH’ye oranı %23.3 gerçekleşen hız ise %6.5 tir. Dördüncü “ “ GSMH’ nin ort.%8 artması planlanmıştır.
II-SERMAYE/HASILA ORANI:
Kalkınma hızının sağlanması için gerekli yatırım miktarını hesaplamada kullanılan yöntemlerden biridir.Az gelişmiş ülkelerin kalkınma planlarında yer alır.
1-Sermaye/Hasıla Oranının Plan Modellerindeki Yeri:Sermaye/hasıla oranı, hasılada bir birim artış sağlamak için ne kadar yatırım yapılacağını gösteren katsayıdır.
k=I/Y k=sermaye/hasıla oranı katsayısı, I=yatırım ve Y=gelir artışı.
a-Ortalama Ve Marjinal Sermaye/Hasıla Oranları:
kt=Kt/Yt Yt=t yılındaki gelir, Kt=t yılındaki sermaye stoku
Marjinal s/h oranı =Belli bir dönem içinde sermaye stokundaki artışlar/gelir artışları.
Ortalama s/h oranı=Herhangi bir andaki toplam sermaye stoku/toplam gelir.
b-Sabit, Tarihsel Ve Tahmini Sermaye/Hasıla Oranları:
---Sabit s/h oranı=Sermaye/Hasıla Ceteris paribus varsayımına dayanır.Toplumdaki sermaye dışındaki üretim faktörleri ile zevk ve tercihlerin sabit kaldığı ve yaşama düzeyinde meydana gelen değişmelerin hasıla üzerinde harhangi bir etkisi olmadığı varsayılır.
---Tarihsel s/h oranı=Geçmiş yıllardaki gelir ve sermayede gözlenen değişmelere göre hesaplanan katsayıdır.
---Tahmini s/h oranı=İşgücü ve diğer kaynaklarda gelecekte meydana gelmesi beklenen değişikliklere göre tahmin edilen s/h oranıdır.
c)Net Ve Gayri Safi Sermaye/Hasıla Oranları:
Eğer amortismanlar hasıladan düşülerek hesaplama yapılmışsa net s/h oranı söz konusudur.
d)Cari Ve Teknolojik Sermaye/Hasıla Oranları:
---Teknolojik s/h oranı=Eğer bir proje tamamlanmışsa normal bir kapasite kullanımı varsayımı altında yapılan üretimle sermayenin ilişkilendirilmesidir.
---cari s/h oranı=Proje henüz bitirilmemiş ve yine de üretime geçilmiş ise, bu aşamadaki üretim-yatırım ilişkisi cari s/h oranını verir.
e)Sektörel Ve Toplam Sermaye/Hasıla Oranları:
---Toplam s/h oranı, sektörel katsayıların ortalaması alınarak elde edilebilir.k=a1.k1+a2.k2+...+an.kn
Kalkınma hızı için gerekli yatırımların ne olacağının ya da kalkınma hızının milli hasıla cinsinden hesaplanması:
Herhangi bir t döneminde gelirin belli bir kısmının tasarruf edildiğini varsayalım.Y geliri ve S de tasarruf hacmini gösterirse, tasarruf fonksiyonu; St=s.Yt şeklinde yazılabilir.Burada s, tasarruf eğilimini vernektedir.Yatırım fonksiyonu ise, Yt=It =k. Burada  katsayısı, hasıla/sermaye oranıdır.Bu katsayının tersi ise sermaye/hasıla katsayısını verir.Bir denge koşulu olarakyatırım-tasarruf eşitliğinin ele alınırsa, It=St dir.Buradan Yt/Yt=s/k=g elde edilir.(g=kalkınma hızı)Buna göre, t+1 döneminin geliri, t dönemine ait gelirin (1+g) ile çarpılmasına eşit olmaktadır.Şu halde, t döneminin geliri, Y0 başlangıç yılına ait geliri ifade etmek üzere,
Yt=(1+g)tY0 olur.Milli gelirin istenen gelişme hızına ulaşmak için gerekli tasarruf ve yatırım miktarıs=k.g dir.
Makro plan aşamasında kalkınma hızı saptanırken sadece milli gelir artışı cinsinden değil, kişi başına gelir artışı cinsinden de bu hedefin belirlenmesi önemlidir.Bu durumda nüfus artışı önem taşıyacaktır.Bunun nedeni, nüfus artışının kişi başına düşen geliri etkileyen önemli bir faktör olmasıdır.Sonuçta eko.nin kalkınma hızının, nüfus artış hızı ile kişi başına düşen milli gelir artış hızının toplamına eşit olduğu sonucuna varılır.(g=s/k=p+r) p=nüfus , r=kişi başına düşen gelir artış hızı.
2-Sermaye/Hasıla Oranına Yöneltilen Eleştiriler:
a-Sabitlik(Ceteris Paribus) Varsayımı:Bir çok kalkınma modelinde s/h nin uzun dönemde sabit kalacağı varsayılmıştır.Oysa bu varsayımın az gelişmiş ülkeler açısından geçerli olduğunu ve bu nedenle de s/h oranının sabit kalacağını ileri sürmek güçtür.Az gelişmiş ülkelerde yaşama düzeyinde meydana gelen iyileşmeler üretimi arttırabilir.Dolayısıyla zengin ülkelerde s/h oranında değişme beklenmezken az gelişmiş ülkelerde bunun sonucunda katsayı düşebilir.S/H oranının az gelişmiş ülkelerde sabit kalmayacağının diğer bir nedeni de, bu ülkelerin kalkınmaları için gerekli olan teknolojileri ithal etmek belli bir maliyetle gerçekleştirilebilmektedir.Bu durum sermaye gereksinmesini değiştirerek katsayının artmasına yol açabilecektir.
b-Sermayenin Üretimin Tek Faktörü Kabul Edilmesi:Sermaye yanında döviz, yetişkin işgücü gibi faktörlerinde kalkınmanın stratejik unsurları olduğu açıktır.Özellikle az gelişmiş ülkeler için bu faktörler büyük önem taşır.
c-Yatırımların Olgunlaşma Süresi:Bu süre, s/h oranını etkiler.Süre ne kadar uzunsa üretim artışı o kadar geç sağlanacak ve s/h katsayısı büyüyecektir.Çok kısa zaman süresi de bu katsayıyı yükseltebilir.
d-kapasite Kullanımı:Bir sektörde veya eko.de atıl kapasite varsa s/h oranı düşük olacaktır.Çünkü, yatırım yapılmaksızın kapasiteyi tam kullanarak üretimi arttırmak ve dolayısıyla s/h oranını küçültmek mümkündür.Ayrıca, yatırım projelerinin bölünmez oluşu ve sermaye stokunun kullanılma oranlarındaki değişmeler sabit kabul edilen s/h oranını etkiler.
e-Piyasa Mekanizmasının Eksikliği:Buna göre, ülkelerin piyasaları, bilgisizlik, tekeller, kısıtlamalar ve ticari faaliyetlerde örgütlenme eksikliği gibi nedenlerle bozuk işlemekte ve kar oranları firmalar, sanayi dalları ve sektörler itibariyle büyük farklılıklar göstermektedir. Kar paylarının çeşitli projeler için farklı oluşu da s/h oranının etkilenmesine yol açabilir.
f-Tanımlama Ve Ölçme İle İlgili Sorunlar:S/H oranına ilişkin en önemli sorun da “sermaye” ve “hasıla” kavramlarının tanımı ve ölçülmesindeki güçlüklerdir. Orneğin, bir takım yatırım harcamasının tüketim harcaması mı yatırım harcaması mı olduğu konusunda kesin bir ölçü yoktur.Ya da rant ve benzeri kavramların hasıla içinde gösterilip gösterilmeyeceği tartışma konusudur.Ayrıca katsayıların ölçülmesine ilişkin istatistiksel sorunlar da vardır.

III-MAKRO AŞAMADA DENGELER:
Makro aşama;
a-Plan dönemi içinde ulaşılması hedef alınan gelir düzeyini saptamak.—b-Kalkınma hızına erişmek için yapılması gereken yatırımları, s/h katsayısı yardımıyla hesaplamak.—c-hesaplanan gelirin, tüketim-yatırım arasında bölünüşünü, ithalat ve ihracat kalemlerinin tahminlerini yapmak, yapılacak yatırımların finansman tablosunu hazırlamak.—d-Kaynak-harcama dengesi, yatırım-tasarruf dengesi, finansman dengesi ve ödemeler dengesi çalışmalarının yapılması ile tamamlanır.
1-Kaynaklar-Harcamalar Dengesi:Bir eko.deki toplam kaynaklar, GSMH ile dış tasarruflardan oluşur.Bu kaynaklar, eko.de yatırım ve tüketim harcamaları arasında bölüşülecektir.Harcamalar ise, yatırım ve tüketim harcamalarından oluşmaktadır.
2-Yatırım-Tasarruf dengesi:Planlı dönemde öngörülen yatırımların gerçekleştirilmesi, tasarruflarda gerekli olan artışların sağlanmasıyla mümkün olabilecektir.Ağırlık iç tasarruflara verilmiştir.Dış tasarrufların planlı dönem içinde azalmasına karşılık, iç tasarrufların giderek artması öngörülmüştür.
3-Finansman Dengesi:Ek finansman ihtiyacının doğru tahmini için makro aşamada kamu gelir ve giderlerinin tahmin edilmesi gerekir.Kamu harc.ı , cari harc., yat, harc.ı ve transfer harcamalarından oluşmaktadır.kamu gelirleri ise vergi ve benzeri kalemlerdir.
4-Ödemeler Dengesi:Bu aşamada ödemeler dengesinde yer alan ihracat, ithalat, görünmeyen kalemler ve sermaye hareketlerine ilişkin büyüklüklerin plan dönemine ait tahminlerinin yapılması gerekir.İhracatın tahmininde, gelir, fiyat ve ikame esnekliklerinin hesaplanması gerekecektir.İthalatta ise, yurt içi toplam tüketim harcamalarını bilmek ve bunun ithalat payını hesaplamak gerekir.Görünmeyen kalemler içinde ise dış borç faiz ödemeleri vardır.Son olarak sermaye hareketleri ödemeler dengesinin denkleştirici kalemidir.
Kaynak-Harcama dengesinde ve Yatırım-tasarruf dengesinde yer alan dış tasarruflar aslında cari işlemler açığından başka bir şey değildir.Çünkü, cari işlemler açığı eko.de dış kaynaklarla karşılanması gereken tasarruf açığını gösterir.


SEKTÖR ANALİZLERİ:
I-INPUT-OUTPUT ANALİZİ:
1-Temel İnput-Output Modeli:
İnput-Output sisteminin birinci temel varsayımı, her mal veya mal grubunun bir tek endüstri veya sektör tarafından üretiliyor olmasıdır. Bunun doğal sonucu olarak, her malın üretiminde yalnız bir üretim tekniği kullanılmakta ve her sektör yalnız bir mal üretmektedir. İkinci varsayımda, üretim miktarı ne olursa olsun, üretimde kullanılan inputlarla üretim arasında belli ve sabit oranda bir ilişkinin varlığıdır.Üçüncü varsayım ise, sektörler arası ilişkilerin bazılarının model dışında tutulmasıdır.Örneğin, model, sektörler arasında mal alışverişini kapsadığı halde, input ikameleri ve alışveriş dışında kalan dışsal tasarruflar ve kayıplar şeklindeki ilişkiler modelde yer almamaktadır.

II-DOĞRUSAL PROGRAMLAMA:
1-Doğrusal Programlama Ve Input-Output Analizinin Birbirini Tanımlayan Ve Birbirinden farklı Olan Yönleri:
a-İnput-output modeli herşeyden önce, bir tutarlılık modelidir.Bu modelde sayısal olarak belirlenmiş bir hedefin gerçekleştirilmesi için sektörlerin ne kadar üretim yapacakları araştırılır.Doğrusal programlama modeli ise, bir optimizasyon modelidir.Bu modelde sabit bir hedef yoktur ; aksine hedefin sadece yönü bilinir.
b- Input-Output analizinde malların sektör veya endüstriler tarafından üretildiği kabul edilmektedir.Oysa doğrusal programlamada, endüstri veya sektör yerine faaliyet kavramı kullanılmaktadır.
c-Input-Output modelinde her mal veya mak grubu bir tek sektör veya endüstri tarafından üretiliyor kabul edilir ve bunun doğal sonucu olarak her malın üretiminde yalnız bir üretim tekniği kullanıldığı ve her sektörün yalnızca bir mal ürettiği varsayılır.Bu varsayım doğrusal programlamada yumuşatılmıştır.Buna göre, bir mal bir veya çok faaliyetle üretilebilinir ; aynı zamanda bir faaliyetle birden fazla mal üretme olanağı vardır.
d- Input-Output modelinin doğrusallık varsayımı, doğrusal programlamada da kabul edilmektedir.Buna göre, Input-Output modelinde bir sektör, doğrusal proglamlamada da bir faaliyet tarafından kullanılan inputlar, o sektör veya faaliyetin doğrusal bir fonksiyonu olmaktadır.
e- Input-Output modelinde faktörler arasında ikamenin olmadığı varsayılmıştır.Oysa doğ. Programlamada inputlar arasında ikame mümkündür.
f-İki model arasında şekil yönünden de bir takım farklılıklar vardır.Bir kere, doğrusal programlamada bir amaç fonksiyonu açık olarak sistemde yer alır.Ayeıca bilinmeyen sayısı denklem sayısından çoktur.Oysa Input-Output analizinde bilinmeyen sayısı denklem sayısına eşittir.
g-Doğrusal programlamada gölge fiyatlarının olması modelin Input-Outputa olan üstünlüğünün bir ifadesidir.
h- Input-Output sisteminin, hiçbir kaynak sınırlamasının olmadığı ve her malın tekbir faaliyetle üretildiği doğrusal programlamanın
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst