Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Tüketici Kredileri

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TruvaGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 60
Metin2 Pvp GM

TruvaGame

Level 23
GM
TM Üye
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,370
Mesajlar
18,384
Online süresi
4mo 19d
Reaksiyon Skoru
4,080
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
MmoLira
39
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

1. GİRİŞ:

Dünyanın her yerinde bankacılık sistemi bireylere ve işletmelere geniş bir biçimde finansal hizmetler sağlamaktadır. Bankacılık sistemi başlangıçta daha çok kurum ve kuruluşlara hizmet vermekteyken II. Dünya savaşından sonra başlayan ve gelişen tüketim toplumu anlayışıyla birlikte bireylerin keşfedilmesi, dinamik bir yapıya sahip olan finansman dünyasındaki rekabeti artırarak bankacılık sistematiği içerisinde ‘Bireysel Bankacılık’ kavramının oluşumuna kaynaklık etmiştir. Türkiye’de ise bu kavram 1980 yılından itibaren Tüketici Kredilerinin hizmete sunulmasıyla finansal pazarlardaki yerini almıştır.
Özellikle orta gelirli tüketicilerin finansal hizmetlerden yararlandırılması hedef alınarak oluşturulan tüketici kredileri piyasası, bankalar ve banka dışı kuruluşların yaratmış oldukları yoğun rekabet, tüketicinin bilinçlenmesi ve bireylerin yaşam standartlarının yükselmesi sebebi ile başlangıcından itibaren gelişimini artan oranlı bir ivme yakalayarak sürdürmüştür.
Ülkemizde son yıllarda, özellikle 2000 yılı başlarında alınan ekonomik istikrar tedbirleri sonrasında enflasyon oranının yavaşlaması sonucunda kredi faiz oranlarının düşmesiyle bankaların kullandırdığı tüketici kredisi tutarı önemli oranda artmıştır. Diğer kredi türlerine göre, riskinin düşük olması nedeniyle, bankalar tüketici kredisi kullandırmaya büyük önem vermektedir.


2.TÜKETİCİ KREDİLERİ

2.1.Tüketici Kredilerinin Tanımı

Genel anlamda tüketici kredileri, herhangi bir hizmetin ya da malın satın alınmasına bağlı olarak veya olmayarak ticari amaçlar dışında bireylere sonradan belirli koşullarda geri ödenmek üzere verilen krediler olarak adlandırılabilir. Diğer bir anlatımla, tüketici kredileri ticari olmayan amaçlara yönelik olarak kişilerce mal ya da hizmet alımı için sunulan krediler şeklinde tanımlanabilir.
Tüketici kredileri kişilerce “tüketim işlemini” kolaylaştırmak amacıyla kullanılan bir kredi türüdür. Bu kredi türü, gelecekte ödeme vaadiyle kişisel veya ailenin tüketim için bazı mal veya hizmetlerin alımıyla ilgili olarak kullanılmaktadır.
Kurumsal krediler genelde, borcu geri ödemeye yarayacak gelir getireceği düşünülen, duran varlıkların satın alınmasında kullanılır. Tüketici kredileri ise, genel olarak tüketicinin maaş ya da ücretinden kesilerek geri ödenir ve geri ödeme işlemi satın alınan mal veya hizmetlerin kullanımıyla ilişkili değildir.
Tüketici kredileri, banka tarafından müşteriye bir defada kullanılmak üzere, belirlenen limitte kullanma yetkisi verilen, geri ödemelerin bankaca müşteriye bildirilen geri ödeme planı çerçevesinde taksitlerle yapılacağı kredi türüdür.
Tüketici kredileri, kısa ve orta vadeli kredileri kapsamaktadır. Şahsi tüketim için gerekli olan tüm mal ve hizmetlerin satın alınması ya da bu amaçlara yönelik yapılan borçlanmaların karşılanması için kişilere sağlanan kısa ve orta vadeli kredileri kapsamaktadır.
Tüketici kredisi terimi, mal ya da hizmetlerin alımında alıcılara sağlanan bir avans fonu veya mal ya da hizmetler avansının daha ileri bir tarihte ödeme taahhüdüyle değiş tokuşu durumlarında kullanılır.
Tüketici kredilerinin tanımı için üzerinde durulması gerekli en önemli kriter, “borçlanılan tutarın kademeli olarak ödenmesi”dir.
Tüketici kredileri, özel kişilerin yaptıkları dayanıklı tüketim malı alımlarının da kademeli olarak yani, belli taksitlerle ödenebilecek şekilde finanse edilmektedir.

2.2.Tüketici Kredilerinin Tarihi Gelişimi
Tüketici kredilerinin tarihi gelişimine bakıldığında temelinin 19’uncu yüzyıla dayandığı görülmektedir. Tüketici kredilerinin başlamasından önce satıcı tüketiciye veya finans kuruluşu tüketiciye kredi açacağı yerde, tüketici satıcıya kredi açmaktaydı. En eski borçlanma türü olan tüketici kredilerinin yaygınlaşması 20’inci yüzyılın başlarından itibaren ABD’de kullanılmaya başlanması ile gerçekleştirilmiştir. ABD’de taksitli satışların varlık nedenini modern üretim mekanizmasının gereklerinde aramak gerekir. Zira, taksitli satışlar, bir refah ekonomisinin dayanması gereken temellerden biri olarak kabul edilmektedir.
Önceleri ABD’de orta gelirli sınıfın büyümesiyle birlikte Birinci Dünya Savaşı yıllarında bireylerin özellikle konut edinme konusunda finansman ihtiyaçları ortaya çıkmış ve bunu izleyen yıllardaki endüstriyel gelişmeler, bireylerin diğer konulardaki finansman ihtiyaçlarını da beraberinde getirmiştir. Örneğin ABD’de otomotiv sanayiinin gelişmesiyle birlikte, tüketicilere taksitli satış imkanları sunulmaya başlanmıştır. 1950’lerde televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi vb. gibi dayanıklı tüketim mallarının ve hizmetlerinin finanse edilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 1960’lı yıllarda artık taksitli satış sistemi yerini tüketici piyasasına giren bankalara bırakmıştır. Önceleri bankalar, tüketicilere taksitli satış yapan satıcıların alacaklarını finanse ederken sonraları tüketicilere dorudan doğruya kredi vermeye başlamışlardır.
Ticari bankaların ABD’de tüketici kredisi uygulaması 1928 yılında başlamıştır. 1928’de National City Bank Of New York kişisel borç departmanı kurarak kişisel kredi verme işlemini gerçekleştirmiştir. Ancak uygulamadaki bazı sorunlar yüzünden uzun süre bu tür krediler, Amerikan bankacılık hizmetlerinin dışında kalmıştır.
Zaman içerisinde ekonomik koşullarda olduğu gibi sosyal koşullarda da meydana gelen değişmeler bankacılık alanında da değişmelerin oluşumuna zemin hazırlamıştır. Dolayısıyla ticari bankacılıkta tüketici kredisi sunmanın önemi ve gerekliliği 1950’lerden sonra anlaşılmıştır. Otomobil, buzdolabı, radyo ve TV, mobilya almak için kullanılan tüketici kredilerinde önemli artışlar olmuştur. İkinci Dünya Savaşından sonra ABD’de tüketici kredilerinin %60-70’i otomobil satışları için kullanılmıştır.
Tüketici kredilerinin kullanımı, yüzyılın sonuna doğru belirgin bir artış kaydetmiştir. Ancak, bu artışın yanı sıra yükselen faiz oranları da tüketici kredilerinde sorun teşkil etmiştir.
Türkiye’de bankalarca tüketici kredisi kullandırılması 1980’li yılların sonlarına doğru başlamıştır. 1988 yılında ilk olarak Yapı ve Kredi Bankası tüketici kredisi vermeye başlamıştır. Daha sonra, kamu ve özel sektör bankalarının çoğu tüketici kredisi vermeye başlamıştır. Özellikle 2000 yılı başında hükümet tarafından alınan ekonomik istikrar tedbirlerinden sonra, enflasyon oranındaki yavaşlama ve bankalarca uygulanan faiz oranlarının düşürülmesiyle, tüketici kredilerinde önemli bir artış olmuştur. Bu dönemde, hem tüketici kredisi faiz oranı düşürülmüş hem de kredinin vadesi uzamıştır. Özellikle konut kredilerinde vade 20 yıla kadar olabilmektedir. Bu durum tüketici kredileri kullandırımının artmasında önemli bir etken olmuştur.
2.3.Tüketici Kredilerinin Özellikleri Ve Ortaya Çıkış Nedenleri
Tüketici kredilerini diğer kredilerden ayıran özellikler şöyle özetlenebilir:
 Tüketici kredileri öncelikle, ticari amaçlar dışında kullanılmak üzere alan bir gerçek kişi için söz konusu iken ticari ve sanayi kredileri ise gerçek veya tüzel kişi olmasına bakılmaksızın, ticari ya da sınai bir faaliyet için kullanılan kredilerdir.
 Tüketici kredileri tüketime yönelik bir ihtiyacı karşılamak amacı ile kullanılırken, diğer kredilerde amaç ileride bir kar sağlamaya yani ticari faaliyete yöneliktir.
 Tüketici kredilerinde tüketicileri korumaya yönelik bir yasal çerçeve varken, diğer kredilerde ticari hayatın düzenlenmesine ilişkin düzenlemeler vardır.
 Tüketici kredileri genellikle aylık taksitler halinde ödenirken, diğer krediler çoğunlukla borçlu cari hesap şeklinde kullandırılmakta ve ödemeler de buna göre olmaktadır.
 Tüketici kredilerinin teminatları ile diğer kredilerin teminatları da farklılık gösterebilmektedir. Tüketici kredilerinde teminatlar kişinin gelecekteki gelir, satın aldığı malın kendisi olabilirken diğer kredilerde ticari işletme rehni, teminat mektubu, ticari senetlerin iskontosu gibi kendine has teminatlar vardır.
 Tüketici kredileri diğer kredilere göre daha standardize olması nedeniyle istatistiki hesaplara baz edilebilmektedir. Kredi değerlendirme açısından ticari ve sanayi kredilerinden daha az tekniktir.

2.3.1.Tüketici kredilerinin ortaya çıkış nedenleri:
Tüketici kredilerinin amacı, düzenli ve yeterli geliri olan gerçek kişilerin mal ve hizmet alımları sırasında ortaya çıkan finansman ihtiyaçlarının piyasa şartlarına göre daha ucuza sağlanmasıdır.
Bankalar açısından emniyetli, seyyal ve verimli bir kredi olmasının yanı sıra plasmanın tabana yayılması yönüyle de tercih edilen bir kredi türüdür.
Tüketici kredileri, bankalar için ticari kredilerden daha çok tercih edilir. Çünkü, burada pazarın büyüklüğü ve boyutlarının önemli bir faktör olmasının yanında pazarın karakteri de bankaların ilgilendiği diğer bir husustur. Ayrıca tüketici kredilerine olan talep, iş dünyasındaki dalgalanmalara karşı, ticari kredilerin etkilendiği ölçülerde hassas değildir. Bunun için bankalara daha istikrarlı bir piyasa olarak görünmekte dolayısıyla kaynaklar bu alana yönlendirilmektedir.
Tüketici kredilerinin özellikleri dışında, bu krediye olan ihtiyaç genelde aşağıdaki konularla ilgili olarak ortaya çıkmaktadır.

 Cari tüketim harcamalarında: Bu konuyla ilgili olarak gelişmiş mali piyasalarda tüketici kredileri oldukça geniş çaplı olarak uygulanmaktadır.
 Dayanıklı tüketim malı alımlarında: Gelişmiş mali piyasalarda bankalar dayanıklı tüketim malı alımı kredilerini düzenli sabit geliri olan tüketiciye vermektedir. Türkiye’de bu tür krediler bayiler veya dağıtım şirketleri kanalıyla gerçekleştirilmektedir.
 Otomobil alımlarında: Yine aynı şekilde gelişmiş mali piyasalarda bankalar otomobil alımı için kredi vermektedir.
 Konut alımlarında: Gelişmiş mali piyasalarda konut alımları için tasarruf sandıkları, ipotek karşılığı kredi veren çeşitli finans kurumları bulunmaktadır. Ülkemizde konut konusunda Emlak Kredi Bankası, OYAK ve Sosyal Sigortalar Kurumu kredi vermektedir. Bu tür kredilerde, çoğunlukla inşaatçılara ödemeler inşaat tesliminden önce taksitlerle, avans şeklinde yapılmaktadır.

2.4.Tüketici Kredilerinin Sınıflandırılması
Tüketici kredilerinin sınıflandırılmasında ülkeden ülkeye, hatta bankadan bankaya farklılıklar olmakla birlikte tüketici kredileri;
 Doğrudan nakit şeklinde verilen ya da
 Mal ve hizmet satın alımının finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla verilen krediler şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
Bankalar kendilerine kredi için başvuran müşterilerine doğrudan doğruya kredi açabildikleri gibi, tüketicilere mal veya hizmet sağlayan perakendecilerden müşterilerinin borç senetlerini de satın alabilirler. Bankalar otomobil satıcılarının, mobilya satan mağazaların belli bir ölçüye kadar buzdolabı, çamaşır makinesi, ısıtıcı, kurutucu ve televizyon vb. gibi satan perakendecilerin elindeki bu tür kağıtları satın alırlar. Buna dolaylı “finansman (indirect financing)” veya “satın alınmış krediler (purchased loans)” denilmektedir. Dolaylı finansman zaman zaman taksitli satış finansmanı diye de adlandırılmaktadır.
Son yıllarda artış gösteren dolaylı finansman ile bankaların, tüketicilerin borçlarını satın aldığı alanların kapsamı genişlemiştir (örneğin, diş sağlığı ve diğer tıbbi hizmetler ve sigorta primlerinin finansmanı gibi).
Dolaylı borç verme işleminin başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir:
 Pazarlama yöntemleri ve tüketicilerin dayanıklı tüketim mallarının alışverişinde izledikleri yolların bu finansman şeklini teşvik etmesi (önce alışveriş yap sonra ödeme kaynaklarını ayarla anlayışı),
 Perakende satış yapanların alacakları onlara finansal açıdan taşıyamayacakları kadar büyük yük getirdiğinden perakendecilerin bu konuda finansal kuruluşları bir kredi kaynağı olarak görmeleri,
 Dolaylı finansmanın, işletme giderlerinin fazla yükselmesine meydan vermeksizin geniş hacimli kredi elde etme olanağı tanıması,
 Doğrudan kredi vermektense bankaların bazı satıcıların ciro edilmiş senetlerini almayı risk açısından daha uygun görmeleridir (satıcı hesapların ve geri ödenmeyen borçların takibi gibi konularla da ilgileniyorsa, banka zaman ve maliyetler açısından avantajlı durumda olur).

Dolaylı finansman sağlamanın sakıncaları ise şöyle sıralanabilir:
 Banka, tüketicileri görememe ihtimaliyle karşı karşıya olduğundan, onlar hakkında herhangi bir belge edinemez ve değerlendirmelerini yapamaz.
 Banka, tüketiciyle görüşemeyeceğinden sahtekarlık ve yanlış anlamaların oranı artabilir.
 Bankadan doğrudan kredi alacak kişilerin geri ödeme yapmalındaki tutumları, taksitle alışverişlerdeki geri ödeme tutumlarından farklıdır.

Bankalar, satıcının kağıtlarının finansmanında çeşitli yöntemler benimsemişlerdir. Bunlar:
1. Tam rücu hakkı olan yöntem: Bu yönteme göre, satıcı alacaklarını sattığı bankaya şartsız bir garanti verir. Eğer müşteri bankaya geri ödeme yapmazsa, satıcı bankaya ödemeyi yapar. Bu durumda, banka açısından daha az risk söz konusudur ve satıcı kredili satışlarında müşteri seçimine daha çok dikkat eder, hesaplarını titizlikle tutar ve takip eder. Birçok satıcı bu yöntemi benimser. Daha az riskli olması nedeniyle, banka satıcıya daha az faiz oranı uygular.
2. Rücu hakkı olmayan yöntem: Bu yönteme göre, banka satıcıdan senetlerin satın alımında ciroyu şart koşmaz ve satın aldıktan sonra satıcının yükümlülüğü ortadan kalkar. Örneğin bir satıcı, müşteriye sattığı bir çamaşır makinesi için senet düzenler ve bu senetlerin arkasını ciro etmeksizin bankaya vererek alacağını önceden tahsil eder. Artık banka ile müşteri karşı karşıyadır ve vadesi geldiğinde banka müşteriden senet bedelini tahsil edecektir.eğer müşteri, bu süre sonunda geri ödemeyi yapmazsa, banka satıcıdan ödemeyi yapmasını isteyemez, çünkü satıcı senetleri ciro etmediği için bankaya herhangi bir garanti vermemiştir. Banka, bu uygulamada daha fazla riskle karşı karşıya kaldığından, hem senetlerin alımında daha seçici davranır hem de daha yüksek bir faiz oranı uygular.
3. Geri alma yöntemi: Bu yönteme göre, müşteri ödemesini, verilen süre içinde bankaya yapmadığı durumlarda banka satılan malı müşteriden geri alır. Senet tutarının satıcı tarafından bankaya ödenmesini takiben banka malı belli bir zaman zarfında satıcıya gönderir. Satıcı, rücu hakkı olan yönteme göre daha az riskli durumdadır, çünkü bankaya ödemeyi yapacak ve malını geri alabilecektir. Bankalar açısından bu uygulamanın ek eleman ve maliyetler getirmesi söz konusudur, çünkü banka tahsil işlerinin yanında malların fiziksel olarak nakliyesi ve saklanmasıyla da ilgilenmek zorunda kalacaktır.

Dolaylı finansmanda göz önüne alınan kredi değerlendirme faktörleri şunlardır:
 tüketicinin satın aldığı malın bedelini ödeyebilecek bir gelire sahip olması,
 yeteri kadar peşinat alması ve
 geri ödeme taksitlerinin kısa vadeli olmalarıdır.

Ekonomik gelişmeler ve bankalararası rekabetle birlikte tüketici kredilerinin de kapsamı genişlemiştir. Günümüzde farklı amaçlı tüketici kredilerinin sınıflandırılması ülkeden ülkeye de değişiklik göstermektedir. Örneğin; İngiliz sistemine göre tüketici kredileri vadelerine göre, kısa orta ve uzun olarak ayrılmaktadır. Kısa vadeli krediler, 3 ay veya daha az zaman için verilirler. 3 ay ile 1 yıl arasında değişen süreler için kullandırılan orta vadeli kredilerden bir kaçı aşağıda sıralanmıştır:
• Kiralama yolu ile satın alma: Malı kiralayana sonradan onu satın alma imkanını tanıyan bir anlaşmadır.
• Kredili satış: Satıcının teminatı olmayan bu anlaşmaya göre, mal bedeli beş ya da daha fazla taksitle ödenir.Mal mülkiyeti anında alıcıya geçer.
• Tüketim amacıyla nakit kredi: Uzun vadeli tüketici kredileri ise daha çok evlerin yenilenmesi veya ev tesisatının döşenmesi yada değiştirilmesi amacıyla verilmektedir.

Tüketici kredilerinde teminatlı olup olmamalarına göre de bir ayrıma gidilmektedir. Bazı sözleşmelerde teminat olarak, malın mülkiyeti tüm taksitlerin ödenmesinden sonra alıcıya geçmektedir. Bazen de malın mülkiyeti alışverişten hemen sonra alıcıya geçmektedir. Ancak alıcı, teminat olarak malını satıcıya ipoteklemektedir. Bu tür tüketici kredileri, genellikle otomobil alımında söz konusu olmaktaysa da fiyatı yüksek diğer dayanıklı tüketim mallarında da yaygın olarak kullanılmaktadır. Teminatsız ve taksitle geri ödemeli tüketici kredileri, genelde küçük montanlı ve kısa vadeli finansman gereksinimlerini karşılamaya yöneliktir.
2.5.Tüketici Kredisi Verilmesi İşlemi
2.5.1.Tüketici Kredisine Başvuruda Bulunulması
Tüketici kredisi için talep edenin bankaya şahsen başvurması gerekir. Başlangıçtaki işlemler basittir ve ödünç veren kurumun fazla zamanını almamaktadır. Kredinin amacı kanuni ve ahlaki değerler çerçevesinde olmalı, aynı zamanda bankanın politikasına aykırı düşmemelidir. Kredi başvurusu genelde banka tarafından bu amaç için düzenlenmiş formlara geçirilmektedir. Söz konusu formlar bankalar arasında farklılıklar gösterebilir.

2.5.2.Tüketici Kredisine Başvuru Formunun, Kredi Verecek Makamların Eline Geçmesi
Tüketici kredisi başvuru formu şahsen alınır. Banka yetkilisi formun doğru ve eksiksiz olarak doldurulduğunu kontrol etmeli ve herhangi bir eksik ya da yanlışı anında düzeltmelidir. Çünkü başvuru formundaki bir eksiklik veya hata ilerde kredi, takibe düşerse ciddi sorunlar doğurabilir. Kredi işlemleri devam ederken başvurudaki aksayan yönleri düzeltmek kredi yetkilisinin görevidir.

2.5.3.Tüketici Kredisine Başvuran Kişiyle Görüşülmesi
Bu aşama birçok kredi veren kurum tarafından en önemli adım olarak kabul edilmektedir. Genelde yüz yüze yapılan bu görüşmelerde, başvuran kişi tarafından verilmiş bilgilerin toparlanması ve belirginleştirilmesi tamamlanır. Görüşmenin süresi; istenen kredi miktarı, cinsi ve başvuran kişi tarafından sağlanan bilgilerin oranına göre değişiklik gösterebilir. Görüşmenin başarısında banka yetkilisinin büyük payı vardır.

2.5.4.Tüketici Başvurusunda Müşteriden Alınacak Belgeler
Tüketici başvurusunda bulunan müşteriden alınması gereken belgeler bankalar arasında farklılık göstermekle birlikte, genellikle aşağıdakiler alınır:
• Tüketici kredisi başvuru formu,
• Başvuru sahibi ve kefillerin nüfus cüzdanı fotokopisi,
• Başvuru sahibi ve kefillerin ücretli olması halinde işyerinden alınan ve işyeri kaşesi ve yetkililerin imzasını taşıyan maaş bordroları fotokopisi, varsa eşinin geliri ve diğer gelirlerini kanıtlayıcı belge,
• Borçlu ve kefiller şirket ortağı olması halinde, ortağın istihbarat bülteni,
• Borçlunun tüzel kişi olması veya birinci sınıf defter tutması halinde, vergi dairesinden onaylı son üç yıla ilişkin bilançoları ile hesap durum belgesi,
• Borçlunun tüzel kişi olması durumunda şirketin kuruluşuna ilişkin ticaret sicili gazetesi fotokopisi,
• Teminat olarak ipotek alınacaksa, gayrimenkulun ekspertiz raporu ve tapu fotokopisi,
• Araç kredilerinde, aracın proforma faturası,
• İkinci el araç kredilerinde, aracın kasko sigortası ve ruhsatının fotokopisi alınır.

Bankalar kanunu uyarınca, belli bir tutarı geçmeyen kredi işlemleri ile nakit, mevduat, devlet tahvili, hazine bonosu, hazine kefaletine haiz bonolar ile altın rehni karşılığı kullandırılan kredilerden hesap durum belgesi alınmayabilir.

2.5.5.Tüketici Kredisine Başvuran Tarafından Kredi Verici Kuruma Sunulan Bilgilerin Doğruluğunun Araştırılması
Söz konusu araştırmada öncelikle başvuran kişinin banka ile daha önceki ilişkileri irdelenir. Kişinin banka hesap miktarı, hesapların ne kadar süre için açıldığı ve hesapların ne şekilde yürütüldüğü gibi konular incelenir.
Ayrıca daha önceden alınmış krediler varsa bunların ne şekilde geri ödendikleri, miktarları ve ne amaçlarla talep edildikleri de belirlenir. Son olarak, krediye başvuran kişinin mevcut iş durumu, ikametgahındaki istikrar, daha önceki işindeki durumu, sahip olduğunu belirttiği varlıkların durumu üzerinde araştırma yapılması gereken konulardır.

2.5.6.Kredi Bürosu Raporu
Finansal sektör yönünden gelişmiş ülkelerde her ay tüm ülke çapında binlerce tüketici, kredi için başvurmaktadır. Eğer her banka kendisine kredi müracaatında bulunan kişileri kendisi araştırmaya kalksa, ciddi bir zaman ve para kaybına uğraması kaçınılmaz olurdu. Burada modern kredi organizasyonlarına iş düşmektedir. Sözü edilen kuruluşlar, kredi verilerinin tarihçesi hakkında çabuk ve doğru bilgi temin ederler. Elektronik kredi büro teçhizatına sahip bankalar bu kuruluşlara bilgisayar ağı aracılığı ile bağlanarak kredi alanlarındaki kredi başvuruları hakkında bilgi edinebilirler. Bu faydalı hizmetten bankaların yanı sıra tüketiciler de faydalanır. Zira kredi cevaplama servisinin hızlı çalışması sayesinde bankalar tüketicilerin kredi taleplerine daha kısa sürede cevap verebilirler. Ayrıca, kredi büroları sayesinde bankaların coğrafi pazarı daha da genişleme imkanı bulur ve bu sayede daha çok sayıda tüketici, bankanın kredi hizmetinden yararlanabilir.
Ülkemizde de, aldığı krediyi zamanında ödemeyenlerle ilgili TCMB’de kayıt tutulmaktadır. İsteyen bankalar bilgisayar ağıyla buraya bağlanarak kredi için başvuran müşteriyi araştırabilmektedir.

2.5.7.Krediye Başvuranla İlgili İkinci Araştırma
Bu aşama, tamamıyla daha önceki aşamaların gücü ve doğruluğuna bağlıdır. Başvuranın finansal gücü, geri ödeme özellikleri ve ikincil gelir kaynakları incelenir.

2.5.8.Kredi Kararının Verilmesi
Bu durumda kredi veren kurum çeşitli davranış biçimlerini benimseyebilir. Bunlar:
• Krediyi vermeyi kabul etmek,
• Krediyi vermeyi ‘şartlı’ olarak kabul etmek,
• Krediyi vermeyi reddetmek,
• Kredi verme işini daha fazla bilgi toplayana kadar rölantiye almak.

Kredi vermede son karar, doğru veri toplanması, bu verilerin doğruluğunun araştırılması ve karakter, kapital ve kapasite gibi başvuran kişiye ait özelliklerin incelenmesine dayanmaktadır. Kararın ne kadar kolaylıkla verildiği, izleyen aşamaların kalitesine bağlıdır. Doğru ve tam olarak sunulan bilgilerin ışığında verilecek kredi kararı tabi ki daha zahmetsiz olacaktır.

2.5.9.Dokümantasyon Gereksinimi
Bu belgeler kredi alanı kanuni olarak geri ödeme zorunluluğu altına sokar. Ayrıca borçlu ve eğer varsa kefilin haklarının net bir biçimde sıralanmasını sağlar.

2.5.10.Kredi Puanlaması
Kredi departmanının politikasına bağlı olarak kredi puanlaması kredi verilmesi kararında tek faktör olabilir. Bu puanlama programları, belli bir portföy ele alınarak iyi, kötü, ve reddedilmiş kredi başvurularını inceler. Bu işlem, ampirik olmalı ve istatistiki verileri kapsamalıdır. Kredi puanlamanın kredi vermede tek kıstas alınması halinde kredi verme işlemi şu aşamalardan oluşmaktadır:
• Tüketici kredisine başvurulması,
• Başvurunun kredi verecek makamların eline geçmesi,
• Başvuran kişiyle görüşme yapılması,
• Başlangıç kredi puanlaması,
• Eğer sonuçlar asgari standartlardaysa işleme devam edilir. Sonuçlar standartlardan uzaksa başvuru reddedilir.
• Başvurunun kısa araştırması,
• Kredi puanlamanın tekrar gözden geçirilmesi,
• Eğer asgari standartlardaysa kredinin verilmesi, değilse kredi başvurusun reddi.

Gerçek bir kredi puanlama işleminde araştırma aşaması kısaltılır, kredi inceleme işlemi elimine edilir ve başvuranla yapılan görüşme daha sınırlı olur. Bu yöntemde, kredi verme kararı yetkilinin şahsi yargısından ziyade puanlama yöntemine dayanır.

2.5.11.Kredinin Verilmesi
Kredi verilmesi işlemi, banka hizmetlerinin başvuran kişiye geçmesi demektir. Bu işlem esnasında, başvuran kişi, yükümlülüğü altına girdiği sözleşmeyi iyice anlamalıdır. Zira sözleşme bankaya kredi müşterisinin belli bir zaman aralıklarıyla aldığı borcu ve faizi ödeyeceğini ifade eder.

2.6.Bankalar Açısından Tüketici Kredileri
Ticari bankaların işlemlerinde temel oluşturan önemli bir unsur, bankanın topladığı kaynakları ve diğer fonların getirisi olan çeşitli alanlara plase edebilmesidir. Tüketicilere verilen krediler, ticari bankaların portföylerinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Bankaların topluma karşı sorumlulukları açısından konuya bakıldığında atıl fonların bireylerin ihtiyaçlarını karşılamaları amacıyla kullandırılmaları söz konusudur. Böylece bankaların verdiği tüketici kredileriyle, toplumsal refahın artması yönünde katkı sağlamaktadır.Örneğin, ABD’de bireylerin mali sektöre sağladığı kaynaklar ,1998 sonu itibariyle yaklaşık 6 milyar dolardır ve bunun yaklaşık üçte birlik bölümünü birey, borç olarak kullanmaktadır.
Tüketici kredisi olmayan piyasalarda alıcılar, genelde üreticiler ya da malların pazarlamasını yapan perakendeciler tarafından finanse edilmektedir. Bu durumda üretici pazarlamacıya, pazarlamacı da tüketiciye vade kolaylığı olan bir taksitli satış imkanı sağlamaktadır. Böylece üretici, firmasının kaynaklarından bir süre fedakarlık etmekte ve eksilen bu kaynağın bir finansman kurumundan alacağı kredilerle telafi etmeye çalışmaktadır. Başka bir anlatımla banka, üreticiyle kredi ilişkisine girmekte ve tüketiciye dolaylı yoldan finansman kolaylığı sağlamaktadır. Aynı şekilde pazarlamacı da kendi kaynaklarıyla tüketiciyi dolaylı olarak finanse etmektedir.
Tüketici kredilerine olan talebin konjonktürel dalgalanmalara duyarlılığının ticari ve sanayi kredilerinden daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Böylece toplam talebin daralmasıyla birlikte, yatırım hacminin düştüğü dönemlerde tüketici kredileri üretken sektörlerde ve finansal sektörde faaliyetlerin belli bir hacmin altına düşmesini engellemektedir. Günümüzde bankaların ihtisaslaştığı alanlardan biri, tüketici kredileri olmuştur. Bu nedenle bankalar, sundukları kredilerde çeşitlendirmeye gitmişler ve belli sektörlerdeki durgunluk nedeniyle o sektör mallarına ve dolayısıyla o malların finansman talebinin düşmesi karşısında başka mallar için tüketici kredisi sunmaya başlamışlardır.
Tüketici kredilerinde, krediyi sağlayan finansal kurumun kar marjı çok yüksek olmamakla birlikte daha yüksek kar elde etmenin yolu, rasyonel işletme politikaları uygulayarak ortalama maliyetleri düşük tutmaktır.
Gelişmiş ülkelerde, faiz oranlarının dalgalanması ve finansal piyasaların serbestleştirilmesine paralel olarak değişken faizli tüketici kredileri yeni bir teknik olarak geliştirilmiştir. Bu tür kredilerde faiz oranları başlangıçta sabit faizli kredilere uygulananların biraz altında tutulmakta, daha sonra faiz oranlarını belirli zaman aralıklarında yeniden ayarlanmaktadır. Krediyi kullanalar açısından çekici tarafı, başlangıç faiz oranının düşük olması ve gelecekte faizlerin düşeceği beklentisidir. Krediyi veren kurum açısından ise önemli olan değişken faizle birlikte riskin bir kısmının tüketiciye aktarılabilmesidir.

3.Tüketici Kredileri Konsolide Raporunun Değerlendirilmesi
Uygulanan ekonomik programın en fazla ezdiği kesim olan ücretliler, tüketici kredisine yüklendiler. Bankaların, bu yıl büyük ölçüde artan tüketici kredilerinin yarısından fazlasını ücretli olarak çalışanlar kullandılar. Böylece ücretlere yeterince zam yapılmadığı halde iç talepte yaşanan yüksek canlanmada tüketici kredilerinin önemli bir rolü bulunduğu da ortaya çıktı.
Bankalar birliğinin tüketici kredisi kullandıran 30 bankanın verilerini dikkate alarak hazırladığı Tüketici Kredileri Konsolide Raporu’nda yer verilen bilgilere göre, bu yılın ocak-eylül döneminde toplam 2,316,337 kişi bankalardan toplam 4 katrilyon 500.7 trilyon lira tutarında tüketici kredisi aldı.
Raporda yer alan veriler, tüketici kredisini daha çok ücretlilerin kullandığını gösteriyor. Bu dönemde toplam 1,436,207 ücretlinin 2 katrilyon 381.8 trilyon lira tutarında tüketici kredisi kullandığı belirlendi.
Ücret zamlarının, önceki yıllarda olduğu gibi geçmiş dönemin enflasyonu yerine, hedeflenen enflasyona göre arttırılması nedeniyle nispeten daha düşük bir gelir artışıyla yetinmek zorunda kalan ücretlilerin, düşen kredi faizleri nedeniyle harcamalarını tüketici kredisi ile finanse etme yolunu seçtikleri belirtiliyor.
Ayrıca, önceki yıllara göre nispeten düşük seyreden kredi faizlerinin bu kesimin tüketim talebini oldukça canlandırdığı da gözleniyor. Bankaların tüketici kredisi kullandırdığı müşterilerinin 270,949’unu serbest meslek sahipleri, 586,592’sini diğer meslek grupları oluşturdu. 22,692’sinin ise mesleklere göre sınıflandırması yapılamadı. Bu dönemde serbest meslek sahipleri 886.1 trilyon lira, diğer meslekler ise 1 katrilyon 126.4 trilyon lira tutarında tüketici kredisi aldılar.
Veriler, tüketici kredilerinin daha çok otomobil ve dayanıklı tüketim malı alımlarının finansmanında kullanıldığını gösteriyor. Bu dönemde açılan tüketici kredilerinin 1 katrilyon 860.7 trilyon liralık kısmı otomobil alımı için kullanıldı. Dayanıklı tüketim malı ve benzeri nedenlerle kullanılan tüketici kredilerinin miktarı ise 2 katrilyon 152.6 trilyon lira olarak gerçekleşti. Toplam 42,317 kişi de toplam 496.4 trilyon lira tutarında konut kredisi kullanmayı tercih etti.
Bankalar birliğinin verileri tüketici kredisi kullananların büyük bölümünü aylık geliri 250 milyon lira ve üstünde olanların oluşturduğunu gösteriyor. Kredi kullanan müşterilerin 867,542’sini geliri 250 milyon liranın üzeridekiler meydana getirdi. Bu gelir grubu kullanılan kredilerden toplam 2 katrilyon 480.6 trilyon lira pay aldı.
Ocak-eylül döneminde kullandırılan tüketici kredilerinin vadesinin ise büyük ölçüde 10-12 ay arasında yoğunlaştığı gözlendi. Kullandırılan 4.5 katrilyon liralık kredinin 1 katrilyon 148.8 trilyon liralık kısmı 10-12 ay vadeli olarak verildi. İkinci sırada yer alan 19-24 ay vadeli krediler ise 902.8 trilyon lira olarak gerçekleşti.
Tüketici kredilerinin 724.1 trilyonu 13-18 ay, 717.4 trilyonu 25-36 ay, 115.6 trilyonu 3-6 ay ve 84.9 trilyonu 7-9 ay arasındaki vadelerle kullanıldı. 37 ay ve daha uzun vadeli olarak kullanılan krediler 295.4 trilyon lira olurken, 520.6 trilyon liralık kredinin ise vade sınıflaması yapılamadı .

4.SONUÇ
Yeterli tüketim olmadan üretimin teşvik edilmeyeceği düşünüldüğünde bireylerin tüketim malı satın almak için yaptıkları harcamaların finansmanı önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle, toplumun önemli bir bölümünü oluşturan dar ve sabit gelirli bireylerin tüketim konusunda desteklenmeleri gerekmektedir. Bu açıdan bankalar, ekonominin üretim, dağıtım ve tüketim çemberi içinde tüketicilere direkt finansman sağlayabilecek kurumlardır.
Bu bağlamda son iki yıllık dönemde (son ekonomik kriz dönemi hariç), bankacılık sektörünün en büyük ilgi odağı, bireysel krediler oldu. Özellikle otomobil kredilerinde, tahminlerin üzerinde bir ilgi olduğu ortaya çıkmıştır. İlginin en büyük nedeni de düşen faiz oranlarıdır. Örneğin, aylık %2.65’e kadar düşen otomobil kredilerindeki büyüme bankaların tüketici kredisi kullandırma oranını arttırmıştır. Özellikle bazı otomobil şirketleri satışlarını arttırmak için bankalarla anlaşma yoluna gitmişlerdir. Buradaki amaç ise daha fazla otomobil satarak pazar payını arttırmaktır. Bu durumda faiz yükünün bir kısmı otomobil şirketleri tarafından üstlenilmektedir.
Konut kredilerine olan ilgi ise bankacıların gözüyle henüz istenilen düzeye ulaşamamıştır. Aynı zamanda bankalar uzun vadeli konut kredilerine şimdilik temkinli bakmaktadırlar. Fakat konut pazarındaki bu boşluk yeni ekonomik paketin olumlu sonucunda faizlerin düşme eğilimine girmesiyle birlikte bu alanın orta vadede potansiyelinin büyük olduğu söylenebilir.
Dünyadaki uygulamalardan edinilen tecrübeler, kredi kalitesindeki zayıflık ve yetersiz kredi risk yönetiminin banka iflasları ve bankacılık krizlerine yol açan en önemli faktörler olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, kredi risklerinin yapısı ve kredi risk yönetimi uygulamalarının yeterliliğini içermek üzere bankaların kredi risk profillerine ilişkin bilgi, piyasa katılımcıları ve denetim otoritelerinin bankaların mevcut durumunu, performansını ve uzun dönemdeki faaliyetlerini sürdürebilme yeterliliğini değerlendirmeleri açısından son derece önemlidir. Bu bilgi aynı zamanda tüm bankacılık sisteminin etkinliği ve güvenirliliğinin değerlendirilmesi açısından da önem taşımaktadır.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst