Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Yasal Düzenlemeler

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan TruvaGame
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 40
Metin2 Pvp GM

TruvaGame

Level 23
GM
TM Üye
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,370
Mesajlar
18,384
Online süresi
4mo 19d
Reaksiyon Skoru
4,080
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
MmoLira
39
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Yasal Düzenlemeler
Türkiye’de özelleştirme fikri KİT’lerin oluşumuna paralel olarak ortaya çıkmıştır.1925 yılında Sanayi ve Maadan Bankasının kuruluş kanununda Cumhuriyet tarihinin ilk özelleştirme hükmü yer almıştır.Banka bu hükme göre kendisine devredilen işletmelerin %51 hissesini kendisine bırakmak şartı ile %49 hisseyi elinden çıkarabilecektir.Banka daha sonra Sümer bank adi ile yeniden düzenlenmiştir.Sümerbank ’ ın kuruluş yasasının 11 maddesinde hükümetin teklif etmesi üzerine kendisine ait olan şirketlerin hisse senetlerinin kısmen veya tamamen özel sektöre satılabileceğini hükme bağlamıştır.

Türkiye’de bundan başka özelleştirme düşüncesi kapsamlı olarak ilk defa 1938 yılında çıkarılan 3460 şayili kanunda yer almıştır.Söz konusu yasanın 6. maddesinde bu kanuna tabi her türlü KİT’e ait kararların alınması vazifesini ve yetkisini umumi heyete verilmesi öngörülmüştür.Bu hükmünde özelleştirmeye yönelik bir girişim yapılabilmesi imkanı sağlamıştır.3460 şayili kanun 1964 yılında yürürlükten kaldırılarak 440 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir.Bu yasanın da 4, 5 ve 11.maddelerinde özelleştirmeye ilişkin hükümler yer almıştır.4, madde de KİT’lerin yönetim kurulları işletmelerinin devir ve tasfiye konusunda bakanlar kuruluna teklif yapmakla görevlendirilmiştir.Söz konusu kanunun 11.maddesinde de müesseselerin limitet veya anonim şirket haline getirilebileceği belirtilmiştir.

Türkiye’de özelleştirmeyle ilgili ciddi yasal düzenlemelere 24 Ocak 1980 istikrar paketinin yürürlüğe girmesiyle gidilmiştir.Program kamu iktisadi teşebbüsleri için yeni kural ve düzenlemeler getirmemiş sadece serbest piyasa ekonomisine göre çalışmalarına imkan sağlayacak tedbirler öngörülmüştür.1983 yılında 60 şayili Kanun Hükmünde Kararname ile 440 şayili kanun yürürlükten kaldırılmış ve bu kararname 2929 şayili kanun şekline dönüştürülmüştür.Bu kanun Türkiye’de ilk defa özelleştirme konusunda bir model ortaya koymuştur.Model İktisadi Devlet Teşekkülü ile Kamu İktisadi Teşebbüsleri ayırımını yapmış ve İktisadi Devlet Teşekküllerinin özelleştirme kapsamı dışında tutulacağını, bunların mal ve hizmet üretemeyeceklerini ve eğer isterlerse mal ve hizmet üretmek için anonim şirket kurabileceklerini belirtmiştir.

Kurulacak şirketin senetleri borsaya sunulacak ve koordinasyon kurulu kararıyla halka açılabileceklerdir. Fakat bu model uygulama şansı olmadan 233 şayili kanun hükmünde kararnamenin yasayı iptal etmesiyle terk edilmiştir.

1984 yılında çıkarılan 2983 sayılı Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması hakkında kanun özelleştirmeye ilişkin önemli hükümler içermektedir.Bu kanunun 1, maddesi ile istikrarlı ve güvenilir gelir verilmesi suretiyle tasarrufların teşvik edilerek sağlanacak ek finansman kaynakları ile kamu yatırımlarının süratle gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.Bu amaçla kamu kurum ve kuruluşlarına ait her çeşit alt yapı tesisi ile kamu iktisadi teşebbüsleri ve iktisadi devlet teşekküllerine ait tesisler için gelir ortaklığı senedi çıkartılması ve işletme hakkı verilmesinden sağlanacak gelirlerin Kamu Ortaklığı Fonunun da toplanması hükme bağlanmıştır. Bu kanun ile gelir ortaklığı senedi ve işletme hakkı devri mevzuatımıza girmiştir.

Her ikisi de özelleştirme ile yakından ilgilidir.Bu yasaya dayanılarak çıkarılan Kamu Ortaklığı Fonu Yönetmeliği Türkiye de ilk defa özelleştirme uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemiştir. Kanunda Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu kurulması öngörülmüş, görevleri sayılmış ve bu kurulun kararlarını uygulamak üzere Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı kurulmuştur. Söz konusu idare 1990 tarihinden itibaren 412 ve 414 sayılı kanun hükmünde kararnameler ile iki ayrı tüzel kişilik halinde örgütlenmiş ve özelleştirme işlemlerini yürütecek Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı oluşturulmuştur.

Kanunun özelleştirme yönünden sağladığı imkan, KİT’lerin hisse senedi çıkartılarak tasarrufçuların bu kuruluşlara ortak olmasını ve tesislerin belirli bir süre hakiki ve tüzel kişilere işletme hakki verilmek suretiyle işletilmesini sağlamak olmuştur. 1991 yılında çıkan kanun hükmünde kararnameyle Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu yerine Başbakanın başkanlığında, Başbakan Yardımcısı, bir Devlet Bakanı, Bayındırlık ve Iskan Bakanı, DPT Müsteşarı, Hazine Müsteşarı ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanından oluşan Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu oluşturulmuştur.

Söz konusu kurulun özelleştirme ile ilgili görevleri;

-KİT’lerin özelleştirilmesi için gerekli görülenler hakkında karar vermek
-İşletme hakkı verilmesi ve bunun şartları hakkında karar vermek şeklinde belirlenmiştir.
-Türkiye’de özelleştirme ile ilgili kapsamlı düzenleme 1986 yılında çıkan 3291 şayili özelleştirme kanunu ile gelmiştir.Söz konusu kanunda özelleştirme ile ilgili yeni bir örgüt kurulmamış, bir önceki kanundan gelen görev ve yetkilerini Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı kullanmaya devam etmiştir. Yine bu kanunda Özelleştirme ile ilgili kararları almaya yetkili yeni bir üst kurul da oluşturulmamıştır. Bir önceki kanunda belirlenen Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu söz konusu kanunda yazılı yetkilerle 3291 şayili kanunla verilen yetkileri de kullanması öngörülmüştür. Bu kanunla Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu’na;

-KİT’lere üst müessese, bağlı ortaklık ve işletme birimlerinin özelleştirilme kapsamına alınması
-KİT’lere ait iştiraklerdeki kamu paylarının satışı veya devri
-Özelleştirme kapsamına alınan KİT’lerin hangilerinin satılması, işletme hakki verilmesi veya tasfiyesine
-Özelleştirme kapsamına alınan KİT’lerin satışına kadar faaliyetlerini sürdürmeleri ve denetimi
-Özelleştirmeden sağlanan gelirlerin dağıtılması, -Özelleştirme kapsamına alınan KİT’lerce ihraç edilen tahviller ile devlet kefaletine haiz iç ve diş borçlar üzerinde devam edecek devlet garantilerinin şartlarının belirlenmesi yetkileri verilmiştir.

3291 sayılı kanunla belirtilen özelleştirme süreci anonim şirket statüsüne dönüştürülecek KİT’lerin ve bağlı ortaklık, müessese ve işletmelerin bağlı bulundukları bakanlıktan ilişiklerini keserek Başbakanlığa bağlanması olarak belirtilmiştir. Daha sonra yeni kurulacak şirketteki kamu payı %50’nin altına inene kadar bunlardan kamu ortaklığı idaresi sorumlu olacak, kamu payı %50’nin altına düştükten sonra özelleştirme gerçekleştirilecektir.

Kanun özelleştirmeyi kolaylaştırmak için çok geniş kapsamlı ve vergi muafiyeti ve personel rejimine ilişkin hükümlere yer vermiştir. Özelleştirme ile ilgili işlemler, her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulmuştur. Ayrıca Emekli Sandığı’na bağlı olarak çalışanların tüm hakları özelleştirene kadar garanti altına alinmiş, özelleştirildikten sonrada isteyen çalışan emekli sandığına bağlı kalacağı hüküm altına alınmıştır.

5.5.1994 yılında 3987 sayılı kanunla hükümet özelleştirmeyi yapacak idareyi yeniden örgütlemek amacıyla kanun hükmünde kararnameleri çıkarmak amacıyla TBMM’den yetki alınmıştır. Hükümet bu kanundan aldığı yetkiye dayanarak bir dizi kanun hükmünde kararname çıkarmıştır.

Bu kanun ve kanun hükmünde kararnameler TBMM yetkisinin devir edilemeyeceği gerekçesi ile anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Anayasa mahkemesinin yetki kanununu ve buna dayalı olarak kanun hükmünde kararnameleri iptal etmesinden sonra ortaya çıkan hukuki boşluk nedeniyle özelleştirme çalışmaları büyük ölçüde aksamış durma noktasına gelmiştir. Bu iptal gerekçelerini de ön planda tutan 4046 sayılı yeni bir kanun TBMM’de kabul edilmiştir. Bu yasayla kamu oyunun desteğinin sağlanabilmesi için açıklık ve şeffaflık ilkesi yerine getirilmeye çalışılmıştır. Sosyal problemler ve sendika tepkilerinin en aza indirilmesi için çalışanların haklarının önceden ödenmesi benimsenmiştir. Özelleştirme gelirlerinin ülke kalkınmasında kullanılması öngörülmüştür. Kararların hızla ve dinamik bir biçimde uygulanması temin edilmeye çalışılmıştır. Kanunun en belirgin özelliği oldukça kapsamlı ve özelleştirme ile ilgili olabilecek her türlü konuyu düzenlemiş olmasıdır.

Türkiye’de hassas bir kamu oyunun olması özelleştirme uygulamalarının ayrıntılı olarak yasada gösterilmesine yol açmıştır. Ancak bu ayrıntılı yasa uygulamada karar alıcılara esneklik bırakmamıştır. Yasa ayrıca özelleştirme sonucu ortaya çıkabilecek muhtemel bir işsizlik için de bazı ciddi düzenlemeler getirmiştir. Buna göre iş kaybı tazminatı özelleştirme fonundan öncelikle ödenecektir. Meslek edindirme eğitiminin tüm finansmanı özelleştirme fonundan karşılanacaktır. Çalışanların işten çıkarılması halinde yeni iş bulana kadar sigorta primleri fondan ödenecektir.

Bu kanunda bazı sorunlarla da karşılaşılabilir. Bu kanunda özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlarda çalışan personelin başka kuruluşlara nakli ve gerekse emekliliği teşvik etmek suretiyle istihdam miktarını üretim hacimleri ile uyumlu hale getirme yönünde düzenlemelerin yapılması gerekir. Özelleştirme uygulamalarında yeterli ve yetenekli personelin seçilmesi gerekir. Bu kanunda özelleştirme idaresi adı altında yeniden örgütlenen kuruluşun yetkilerini kullanırken iyi bir performans göstermesi gerekir.

Kanuna uygun yönetmelilerin de hızla çıkarılması şarttır. Ayrıca kanunda tek yetkili olarak gösterilen başkanın uygulamalarını ve kararlarını gözden geçirecek ve karar almasında yardımcı olacak bir istişare kurulu oluşturulmalıdır. Bunun yanında idareye devredilen kuruluşların yönetim ve denetim kurullarının oluşturulmasına ilişkin bir düzenlemeye de gidilmesi gerekir. Yapılan düzenlemede bu kurulların oluşması İdare başkanının teklifi ve Başbakanın onayı ile gerçekleşmektedir. Bu da kurulların siyasileşmesine neden olabilir. Oysa özelleştirmede, özelleştirilecek kuruluşun yönetiminin özelleştirilmesi siyasi etkilerden arındırılarak yapılmalıdır.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst