- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,206
- Mesajlar
- 16,369
- Online süresi
- 4ay 15g
- Reaksiyon Skoru
- 3,970
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- TM Yaşı
- 10 Yıl 2 Ay 29 Gün
- MmoLira
- 2,055
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Ermeni Kimliği
Tarihte, "ermenistan Neresidir? Nerede Başlar? Ve Nerede Biter?" Sorularına Cevap Vermek çok Güçtür. Ansiklopedik Kaynaklarda; Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye Gölü Kuzeyi Ve Mako Bölgesine, Yukarı Memleket Anlamına Gelen Armenia, Bu Yörelerde Yaşayan Halka Ise Ermeni Denildiği Yer Almaktadır.
Ermeni Tarihçilerin Bir Kısmı, M.ö. Altıncı Yüzyılda Kuzey Suriye Ve Kilikya Bölgesi'nde Yaşayan Hititlerden Olduklarını, Bir Diğer Kısmı Ise Nuh'un Oğullarından Hayk'a Dayandıklarını Iddia Etmektedir. Bunun Yanında, Ermenistan Denilen Coğrafyada Yerleşen Ve Bugün Ermeni Diye Adlandırılan Toplumun, Bölgenin Kesin Olarak Neresinde Yaşadıkları, Sayıları Ve Aynı Yörede Ikamet Eden Diğer Unsurlara Kıyasla Nüfus Oranları Bilinmemektedir.
Görülüyor Ki, Ermeni Tarihçileri Bile Kökenleri Konusunda Fikir Birliği Içinde Değildir. O Halde Tarih Boyunca Millet Ve Bağımsız Bir Devlet Olma Vasfını Yakalayamayan Bu Toplumun, Herhangi Bir Bölgeye "vatanımızdır" Demeleri Mümkün Görülmemektedir. "büyük Ermenistan" Hayalinin De, Tamamen Yayılmacı Bir Düşüncenin ürünü Olduğu Değerlendirilmektedir.
Tarihsel Olarak Bakıldığında, Ermenilerin Sırasıyla, Pers, Makedon, Selefkit, Roma, Part, Sasani, Bizans, Arap Ve Türkler'in Hakimiyeti Altında Yaşadıkları Görülür. Ermeni Derebeyliklerinin Bir çoğu, Bölgeye Hakim Olan Ve/veya Ermenileri Kendi Saflarına çekerek Kullanmak Isteyen Devletler Tarafından Kurdurulmuştur.
1071'de Türk Hakimiyetine Giren Ermeniler'i, Bizans'ın Zulüm Idaresinden Kurtaran Ve Onlara Insanca Yaşama Hakkını Bahşeden, Selçuklu Türkleri Olmuştur. Fatih Döneminde Ise, Ermenilere Din Ve Vicdan Hürriyeti Verilmiş, Ermeni Cemaati Için Dini Ve Sosyal Faaliyetlerini Yönetmek üzere Ermeni Patrikliği Kurulmuştur.
Ermeni Patriği, Kendi Yetkisiyle Ruhani Reisleri Azlediyor, Dini Ayinleri Yasaklıyor, Kendi Adamlarından Haraç Toplayabiliyor, Nikah Işlerini Yürütebiliyor Ve Hapis Cezaları Verebiliyordu.
Ermeniler, 19 Uncu Yüzyılın Sonlarına Kadar Osmanlı Idaresinde, Türk Insanının Hoşgörüsünden De Yararlanarak, Adeta Altın çağlarını Yaşamışlardır. Askerlikten Muaf Tutulan Ve Kısmen Vergi Muafiyeti Tanınan Ermeniler, Ticaret, Zanaat Ve Tarım Ile Idari Mekanizmalarda önemli Görevlere Yükselme Fırsatını Elde Etmişlerdir. Rum Isyanından Sonra Boşalan Osmanlı Hariciyesine Yerleştirilen Ermeniler'e Osmanlı Devleti'ne Hizmetlerinden Dolayı "milleti Sadıka" Adı Verilmiştir.
Bu Nedenle 19 Ncu Yüzyılın Son çeyreğine Kadar Osmanlılar'ın Bir Ermeni Sorunu Olmadığı Gibi, Ermeni Tebaa'nın Da Türk Yöneticileriyle Halledemedikleri Bir Mesele Mevcut Değildir.
Ermeni Sorunu Nedir?
Osmanlı Devleti Zayıflamaya Başlayıp, Hemen Her Konuda Avrupa'nın Müdahalesine Maruz Kalınca, Türk - Ermeni Ilişkilerinde De Bir Bozulma Devri Başlamıştır. Batılı ülkeler Osmanlı Devleti'ni Bölerek Bölgesel çıkarlarına Ulaşabilmek Için Ermeniler'i Türk Toplumundan Koparmayı Hedeflemişlerdir.
özellikle Avrupa'nın Bazı Büyük Devletleri "ıslahat" Adı Altında Bir Yandan Osmanlı Devleti'nin Iç Işlerine Karışırken, Bir Yandan Da Ermeniler'i, Osmanlı Yönetimi'ne Karşı Teşkilatlandırmışlardır.
Böylece ülke Içinde Ve Dışında Teşkilatlanan Ve Silahlanan Ermeni Komiteleri Ile Ermeni Kiliseleri'nin Kışkırtıcı Faaliyetleri Sonucunda, Ermeni Toplumu Yavaş Yavaş Türkler'den Uzaklaşmaya Başlamıştır.
Türkler'in Iyi Tutumuna Karşın, Yabancı Devletlerle Ittifak Etmek Suretiyle Türkler'le Mücadeleye Başlayan Ermeniler, Batı'nın Desteğini Alabilmek Için Kendilerini "ezilen Bir Toplum" Olarak Göstermeye Ve "anadolu üzerindeki Egemenlik Haklarını Türkler'in Gasp Ettiği"ni Dile Getirmeye Başlamışlardır.
ıslahat Fermanı Ile Müslümanlar Ve Gayri Müslimler Eşit Statüye Getirilince Ayrıcalıklarını Kaybeden Ermeniler, 1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşı Sonunda, Rusya'dan "işgal Ettiği Doğu Anadolu Topraklarından çekilmemesini, Bölgeye özerklik Verilmesini Veya Ermeniler Lehine ıslahat Yapılmasını" Talep Etmişlerdir. Bu Isteklerle Birlikte Ermeni Sorunu Ilk Kez Ortaya çıkmaya Ve Uluslar Arası Bir şekil Almaya Başlamıştır.
Tarihte, "ermenistan Neresidir? Nerede Başlar? Ve Nerede Biter?" Sorularına Cevap Vermek çok Güçtür. Ansiklopedik Kaynaklarda; Erivan, Gökçegöl, Nahcıvan, Rumiye Gölü Kuzeyi Ve Mako Bölgesine, Yukarı Memleket Anlamına Gelen Armenia, Bu Yörelerde Yaşayan Halka Ise Ermeni Denildiği Yer Almaktadır.
Ermeni Tarihçilerin Bir Kısmı, M.ö. Altıncı Yüzyılda Kuzey Suriye Ve Kilikya Bölgesi'nde Yaşayan Hititlerden Olduklarını, Bir Diğer Kısmı Ise Nuh'un Oğullarından Hayk'a Dayandıklarını Iddia Etmektedir. Bunun Yanında, Ermenistan Denilen Coğrafyada Yerleşen Ve Bugün Ermeni Diye Adlandırılan Toplumun, Bölgenin Kesin Olarak Neresinde Yaşadıkları, Sayıları Ve Aynı Yörede Ikamet Eden Diğer Unsurlara Kıyasla Nüfus Oranları Bilinmemektedir.
Görülüyor Ki, Ermeni Tarihçileri Bile Kökenleri Konusunda Fikir Birliği Içinde Değildir. O Halde Tarih Boyunca Millet Ve Bağımsız Bir Devlet Olma Vasfını Yakalayamayan Bu Toplumun, Herhangi Bir Bölgeye "vatanımızdır" Demeleri Mümkün Görülmemektedir. "büyük Ermenistan" Hayalinin De, Tamamen Yayılmacı Bir Düşüncenin ürünü Olduğu Değerlendirilmektedir.
Tarihsel Olarak Bakıldığında, Ermenilerin Sırasıyla, Pers, Makedon, Selefkit, Roma, Part, Sasani, Bizans, Arap Ve Türkler'in Hakimiyeti Altında Yaşadıkları Görülür. Ermeni Derebeyliklerinin Bir çoğu, Bölgeye Hakim Olan Ve/veya Ermenileri Kendi Saflarına çekerek Kullanmak Isteyen Devletler Tarafından Kurdurulmuştur.
1071'de Türk Hakimiyetine Giren Ermeniler'i, Bizans'ın Zulüm Idaresinden Kurtaran Ve Onlara Insanca Yaşama Hakkını Bahşeden, Selçuklu Türkleri Olmuştur. Fatih Döneminde Ise, Ermenilere Din Ve Vicdan Hürriyeti Verilmiş, Ermeni Cemaati Için Dini Ve Sosyal Faaliyetlerini Yönetmek üzere Ermeni Patrikliği Kurulmuştur.
Ermeni Patriği, Kendi Yetkisiyle Ruhani Reisleri Azlediyor, Dini Ayinleri Yasaklıyor, Kendi Adamlarından Haraç Toplayabiliyor, Nikah Işlerini Yürütebiliyor Ve Hapis Cezaları Verebiliyordu.
Ermeniler, 19 Uncu Yüzyılın Sonlarına Kadar Osmanlı Idaresinde, Türk Insanının Hoşgörüsünden De Yararlanarak, Adeta Altın çağlarını Yaşamışlardır. Askerlikten Muaf Tutulan Ve Kısmen Vergi Muafiyeti Tanınan Ermeniler, Ticaret, Zanaat Ve Tarım Ile Idari Mekanizmalarda önemli Görevlere Yükselme Fırsatını Elde Etmişlerdir. Rum Isyanından Sonra Boşalan Osmanlı Hariciyesine Yerleştirilen Ermeniler'e Osmanlı Devleti'ne Hizmetlerinden Dolayı "milleti Sadıka" Adı Verilmiştir.
Bu Nedenle 19 Ncu Yüzyılın Son çeyreğine Kadar Osmanlılar'ın Bir Ermeni Sorunu Olmadığı Gibi, Ermeni Tebaa'nın Da Türk Yöneticileriyle Halledemedikleri Bir Mesele Mevcut Değildir.
Ermeni Sorunu Nedir?
Osmanlı Devleti Zayıflamaya Başlayıp, Hemen Her Konuda Avrupa'nın Müdahalesine Maruz Kalınca, Türk - Ermeni Ilişkilerinde De Bir Bozulma Devri Başlamıştır. Batılı ülkeler Osmanlı Devleti'ni Bölerek Bölgesel çıkarlarına Ulaşabilmek Için Ermeniler'i Türk Toplumundan Koparmayı Hedeflemişlerdir.
özellikle Avrupa'nın Bazı Büyük Devletleri "ıslahat" Adı Altında Bir Yandan Osmanlı Devleti'nin Iç Işlerine Karışırken, Bir Yandan Da Ermeniler'i, Osmanlı Yönetimi'ne Karşı Teşkilatlandırmışlardır.
Böylece ülke Içinde Ve Dışında Teşkilatlanan Ve Silahlanan Ermeni Komiteleri Ile Ermeni Kiliseleri'nin Kışkırtıcı Faaliyetleri Sonucunda, Ermeni Toplumu Yavaş Yavaş Türkler'den Uzaklaşmaya Başlamıştır.
Türkler'in Iyi Tutumuna Karşın, Yabancı Devletlerle Ittifak Etmek Suretiyle Türkler'le Mücadeleye Başlayan Ermeniler, Batı'nın Desteğini Alabilmek Için Kendilerini "ezilen Bir Toplum" Olarak Göstermeye Ve "anadolu üzerindeki Egemenlik Haklarını Türkler'in Gasp Ettiği"ni Dile Getirmeye Başlamışlardır.
ıslahat Fermanı Ile Müslümanlar Ve Gayri Müslimler Eşit Statüye Getirilince Ayrıcalıklarını Kaybeden Ermeniler, 1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşı Sonunda, Rusya'dan "işgal Ettiği Doğu Anadolu Topraklarından çekilmemesini, Bölgeye özerklik Verilmesini Veya Ermeniler Lehine ıslahat Yapılmasını" Talep Etmişlerdir. Bu Isteklerle Birlikte Ermeni Sorunu Ilk Kez Ortaya çıkmaya Ve Uluslar Arası Bir şekil Almaya Başlamıştır.






