- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,417
- Online süresi
- 4mo 20d
- Reaksiyon Skoru
- 4,085
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 239
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
İncelememize bilançodaki sırayı takip ederek aktif sütununun ilk satırı olan nakit değerlerden başlıyoruz.
Nakit değerler bir önceki yıla göre sadece %3,4 lük bir artış göstermiştir. Tabiki bunun yanıltıcı olabileceğini alt kalemleri incelemeye başladığımızda anlıyoruz.Bu da bize bazı ihtimalleri göz önüne almamız gerektiğini belirtiyor.
Nakit değerlerinin en büyük kalemi olan Kasa da geçen yıla göre artış göstermiş. Burada aklımıza gelebilecek ilk yorum alacakların tahsil edilmiş olabileceği yönünde olabilir yada bir kurumdan kredi talep edilmiş olabilir. Artış oranı çok yüksek olmadığı için kesin bir yargıya ulaşmamız Nakit değerlere bakılarak yeterli değil.
Bankalar kaleminde ise bir önceki yıla göre artışla karşılaşmaktayız. Bu ise bankanın başka bankalarda olan paralarını alıp ya borçlarını kapatmak istemediğini ya da kredi almak için kullandığını gösteriyor.Gerçekten de verilen krediler bir önceki yıla göre artış göstermiştir.Ayrıca kanunlarla bir ilişkisi olduğunu düşünerek Merkez Bankası’ daki para miktarında bir değişim olmamış.Günümüzün ekonomik şartlarından da bankanın etkilendiğini görüyoruz; yurt dışı bankalardan mevduat azalması olurken yurt içi bankalarda yaklaşık 4 kat bir artış gözlenmiştir.Bu tezimizi ispatlamak içinse 2001 yılı bilançosunu ihtiyacımız var. Çünkü ilk kriz 2000 yılının kasım ayında çıkmıştı.
Bankalar arası para piyasası kelime grubu bize bir şeyler çağrıştırmamaktadır. O yüzden burada yorum yapamayacağız.
Menkul değerler kalemi değeri ise bir önceki yılın açıklanan değeriyle hemen hemen aynı bir değere sahip.Burada bankanın devletten bono ,diğer şirketlerden borçlanma senetleri , hisse senetleri almış; alsada 99 yılına göre büyük bir artış sağlanamamış.Eğer Türkiyede değil de başka bir Avrupa ülkesinde yaşıyor olsaydık ortalama 10 yıl vadeli sanetler alınmış olabileceğini söylerdik. Fakat ülkemizde bilindiği gibi bu kalem ise bize göre çok riskli kalem. Çünkü günümüzde olduğu gibi ekonomik dalgalanmalar sonucu faizlerin yükselmesi, düşmesi bu kalemin önemini daha da ön plana çıkarmaktadır. Ayrıca bu kadar yüksek meblağların riski de yüksek olsa gerek. Zaten bu günlerde batan bankaların batışını hazırlayan kalem olarak görmekteyiz. Çünkü faiz oranları gerek hisse senetleriyle gerekse de bonolarla iç içedir.Sonuç olarak faizlerin dalgalanması bu iki yatırım aracını çok çabuk etkileyebilmektedir. Enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde bu tip yatırımların bir defa daha ne kadar riskli olduğunu görmüş olduk.
Krediler kalemi de bir önceki yıla göre çok artmış. Neredeyse oran bir önceki yılı ikiye katlamış.Ama verilen uzun vadeli kredilerin artmış olması da aklımızda bir soru işareti doğmasına sebep oldu. Çünkü verilen kredilerin daha sonraki yıllarda tahsilinin zor olma ihtimali yüksektir ve riski artırır. Çünkü gerek muhasebe derslerimizden uzun vadeli borç vermenin sakıncalarını ve ne kadar riskli olduğunu dinleyerek; gerek de finans derslerinde rakamlarda ve örnek problemlerle deneyerek gördük. Çünkü ülkemizde yarın ne olabileceği önceden kestirilememektedir. Evet zaman bazen insanın aleyhine de çalışabilir. Faiz oranının yüksek olması dahi gelecekteki tahsil riskini azaltamaz. Dalagalı kura geçildiği dönemlerin ilk günlerinde faiz ve repo oranlarının nerelere kadar tırmandığı bizzat gördük.
Nakit değerler bir önceki yıla göre sadece %3,4 lük bir artış göstermiştir. Tabiki bunun yanıltıcı olabileceğini alt kalemleri incelemeye başladığımızda anlıyoruz.Bu da bize bazı ihtimalleri göz önüne almamız gerektiğini belirtiyor.
Nakit değerlerinin en büyük kalemi olan Kasa da geçen yıla göre artış göstermiş. Burada aklımıza gelebilecek ilk yorum alacakların tahsil edilmiş olabileceği yönünde olabilir yada bir kurumdan kredi talep edilmiş olabilir. Artış oranı çok yüksek olmadığı için kesin bir yargıya ulaşmamız Nakit değerlere bakılarak yeterli değil.
Bankalar kaleminde ise bir önceki yıla göre artışla karşılaşmaktayız. Bu ise bankanın başka bankalarda olan paralarını alıp ya borçlarını kapatmak istemediğini ya da kredi almak için kullandığını gösteriyor.Gerçekten de verilen krediler bir önceki yıla göre artış göstermiştir.Ayrıca kanunlarla bir ilişkisi olduğunu düşünerek Merkez Bankası’ daki para miktarında bir değişim olmamış.Günümüzün ekonomik şartlarından da bankanın etkilendiğini görüyoruz; yurt dışı bankalardan mevduat azalması olurken yurt içi bankalarda yaklaşık 4 kat bir artış gözlenmiştir.Bu tezimizi ispatlamak içinse 2001 yılı bilançosunu ihtiyacımız var. Çünkü ilk kriz 2000 yılının kasım ayında çıkmıştı.
Bankalar arası para piyasası kelime grubu bize bir şeyler çağrıştırmamaktadır. O yüzden burada yorum yapamayacağız.
Menkul değerler kalemi değeri ise bir önceki yılın açıklanan değeriyle hemen hemen aynı bir değere sahip.Burada bankanın devletten bono ,diğer şirketlerden borçlanma senetleri , hisse senetleri almış; alsada 99 yılına göre büyük bir artış sağlanamamış.Eğer Türkiyede değil de başka bir Avrupa ülkesinde yaşıyor olsaydık ortalama 10 yıl vadeli sanetler alınmış olabileceğini söylerdik. Fakat ülkemizde bilindiği gibi bu kalem ise bize göre çok riskli kalem. Çünkü günümüzde olduğu gibi ekonomik dalgalanmalar sonucu faizlerin yükselmesi, düşmesi bu kalemin önemini daha da ön plana çıkarmaktadır. Ayrıca bu kadar yüksek meblağların riski de yüksek olsa gerek. Zaten bu günlerde batan bankaların batışını hazırlayan kalem olarak görmekteyiz. Çünkü faiz oranları gerek hisse senetleriyle gerekse de bonolarla iç içedir.Sonuç olarak faizlerin dalgalanması bu iki yatırım aracını çok çabuk etkileyebilmektedir. Enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde bu tip yatırımların bir defa daha ne kadar riskli olduğunu görmüş olduk.
Krediler kalemi de bir önceki yıla göre çok artmış. Neredeyse oran bir önceki yılı ikiye katlamış.Ama verilen uzun vadeli kredilerin artmış olması da aklımızda bir soru işareti doğmasına sebep oldu. Çünkü verilen kredilerin daha sonraki yıllarda tahsilinin zor olma ihtimali yüksektir ve riski artırır. Çünkü gerek muhasebe derslerimizden uzun vadeli borç vermenin sakıncalarını ve ne kadar riskli olduğunu dinleyerek; gerek de finans derslerinde rakamlarda ve örnek problemlerle deneyerek gördük. Çünkü ülkemizde yarın ne olabileceği önceden kestirilememektedir. Evet zaman bazen insanın aleyhine de çalışabilir. Faiz oranının yüksek olması dahi gelecekteki tahsil riskini azaltamaz. Dalagalı kura geçildiği dönemlerin ilk günlerinde faiz ve repo oranlarının nerelere kadar tırmandığı bizzat gördük.


