- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,387
- Online süresi
- 4mo 19d
- Reaksiyon Skoru
- 4,080
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 39
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
"Büyülü Dağ" (Der Zauberberg), Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Thomas Mann'ın 1924 yılında yayımlanan ve modern edebiyatın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen felsefi bir romandır. Roman, genç ve sıradan bir mühendis olan Hans Castorp'un, İsviçre Alpleri'nde bulunan uluslararası bir tüberküloz sanatoryumunda geçirdiği yedi yılı aşkın süreyi konu alır.
Özet:
Hans Castorp, Hamburg'dan hasta kuzeni Joachim Ziemssen'i ziyaret etmek üzere Davos'taki Berghof Sanatoryumu'na gelir. Başlangıçta sadece kısa bir ziyaret planlayan Hans, sanatoryumun kendine özgü atmosferinden, hastaların ve doktorların tuhaf dünyasından etkilenir. Kendisinde de hafif bir rahatsızlık tespit edilmesi üzerine, Hans'ın ziyareti beklenmedik bir şekilde uzar ve yıllarca sürer.
Berghof Sanatoryumu, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen hasta ve eksantrik insanlarla doludur. Burada zaman, dış dünyadan farklı bir şekilde akar. Hastalar, hastalıkları ve ölümle yüzleşirken, felsefi tartışmalara girer, aşk ilişkileri yaşar ve kendi iç dünyalarına dönerler. Hans, bu izole edilmiş dünyada, yaşamın, ölümün, zamanın, aşkın, sanatın ve siyasetin anlamı üzerine derin düşüncelere dalar.
Özet:
Hans Castorp, Hamburg'dan hasta kuzeni Joachim Ziemssen'i ziyaret etmek üzere Davos'taki Berghof Sanatoryumu'na gelir. Başlangıçta sadece kısa bir ziyaret planlayan Hans, sanatoryumun kendine özgü atmosferinden, hastaların ve doktorların tuhaf dünyasından etkilenir. Kendisinde de hafif bir rahatsızlık tespit edilmesi üzerine, Hans'ın ziyareti beklenmedik bir şekilde uzar ve yıllarca sürer.
Berghof Sanatoryumu, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen hasta ve eksantrik insanlarla doludur. Burada zaman, dış dünyadan farklı bir şekilde akar. Hastalar, hastalıkları ve ölümle yüzleşirken, felsefi tartışmalara girer, aşk ilişkileri yaşar ve kendi iç dünyalarına dönerler. Hans, bu izole edilmiş dünyada, yaşamın, ölümün, zamanın, aşkın, sanatın ve siyasetin anlamı üzerine derin düşüncelere dalar.

