Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

2. KOZMOLOJİ VE YERKÜRENİN OLUŞUMU

TruvaGame

Level 20
Uzman
Katılım
23 Ocak 2016
Konular
8,206
Mesajlar
16,374
Online süresi
4ay 15g
Reaksiyon Skoru
3,970
Altın Konu
0
Başarım Puanı
506
TM Yaşı
10 Yıl 2 Ay 29 Gün
MmoLira
2,055
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

2. KOZMOLOJİ VE YERKÜRENİN OLUŞUMUEvreni genel olarak baktığımızda Süper küme üzerinde yerel grup ve bunun içerisindeki Samanyolugalaksisin bir kolu üzerindedir (Şekil 2.1, 2.2). Güneşimiz bu galaksideki 300 milyar yıldızdan biridir.Şekil 2.1. Evren ve güneş sistemiŞekil 2.2. Samanyolu galaksisi üzerindeki Dünyamızın bulunduğu yer.Evrenin Modern GörünümüEvrenin büyüklüğü neredeyse akıl almazdır. Samanyolu’ na en yakın olan Andromeda, diğer galaksi2,200,000 ışık yolu uzaktadır.Şekil 2.3. Samanyolu ve yakınımızdaki diğer galaksilere tepeden bir bakışDikkat edilirse burada ışık yılı kavramı gibi astronomi kavramları kullanıyoruz. Çünkü evrenin boyutlarışaşırtıcıdır. Bu nedenle, biz birimi Işık Yılı olarak tanımlıyoruz– Işık hızı (c) 300,000 km/s (186,000 miles/s)’ dir.• Ay 1,3 ışık saniye (~237,000 miles) uzaktadır.• Güneş 8,3 ışık dakika (~93 million miles) uzaktadır.– Bir ışık yılı 9.467.280.000.000 kilometredir.– Alpha Centauri, en yakın yıldız 4.3 ışık yılı uzaklıktadır.– Görünür evren > 13 milyar ışık yılı uzaklıktadır.• Yani, uzaktaki nesnelere baktığımız zaman, geçmişi arıyoruz!EVRENİN OLUŞUMU VE BİG BANG'İN DOĞUŞU1920'li yıllar, modern astronominin gelişimi açısından çok önemli yıllardı. 1922'de Rus fizikçiAlexandre Friedmann, Einstein'in genel görecelik kuramına göre evrenin durağan bir yapıya sahipolmadığını ve en ufak bir etkileşimin evrenin genişlemesine veya büzüşmesine yol açacağını hesapladı.Friedmann'ın çözümünün önemini ilk fark eden kişi ise Belçikalı astronom Georges Lemaitre oldu.Lemaitre, bu çözümlere dayanarak evrenin bir başlangıcı olduğunu ve bu başlangıçtan itibaren sürekligenişlediğini öngördü. Ayrıca, bu başlangıç anından arta kalan radyasyonun da saptanabileceğinibelirtti.Bu bilim adamlarının teorik hesaplamaları o zaman çok ilgi çekmemişti. Ancak 1929 yılındagelen gözlemsel bir delil, bilim dünyasına bomba gibi düşecekti. O yıl California Mount Wilsongözlemevinde, Amerikalı astronom Edwin Hubble astronomi tarihinin en büyük keşiflerinden biriniyaptı. Hubble, kullandığı dev teleskopla gökyüzünü incelerken, yıldızların uzaklıklarına bağlı olarakkızıl renge doğru kayan bir ışık yaydıklarını saptadı. Bu buluş, o zamana kadar kabul gören evrenanlayışını temelden sarsıyordu.Georges Lemaitre Edwin HubbleÇünkü bilinen fizik kurallarına göre, gözlemin yapıldığı noktaya doğru hareket eden ışıkların tayfı moryöne doğru, gözlemin yapıldığı noktadan uzaklaşan ışıkların tayfı da kızıl yöne doğru kayar.(Gözlemciden uzaklaşmakta olan bir trenin düdük sesinin gittikçe incelmesi gibi.) Hubble'ın gözlemiise, bu kanuna göre, gökcisimlerinin bizden uzaklaşmakta olduklarını gösteriyordu. Hubble, çokgeçmeden çok önemli bir şeyi daha buldu; yıldızlar ve galaksiler sadece bizden değil, birbirlerinden deuzaklaşıyorlardı. Her şeyin birbirinden uzaklaştığı bir evren karşısında varılabilecek tek sonuç ise,EVRENİN "GENİŞLEMEKTE" olduğuydu.Kısa bir zaman önce Georges Lemaitre tarafından "kehanet" edilen bu gerçek, aslında yüzyılınen büyük bilim adamı sayılan Albert Einstein tarafından da daha önceden dile getirilmişti. Einstein 1915yılında ortaya koyduğu genel görecelik kuramıyla yaptığı hesaplarda evrenin durağan olamayacağısonucuna varmıştı. Ancak bu buluş karşısında son derece şaşıran Einstein bu "uygunsuz" sonucu ortadankaldırmak için denklemlerine "kozmolojik sabit" adını verdiği bir faktör ilave etmişti. Çünkü o sıralar,astronomlar ona evrenin statik olduğunu söylüyorlardı, o da kuramının bu modele uymasını istemişti.Ancak sonradan bu kozmolojik sabiti "kariyerinin en büyük hatası" olarak tanımlayacaktı. Hubble'ınortaya koyduğu evrenin genişlediği gerçeği, kısa bir süre sonra yeni bir evren modelini doğurdu. Evrengenişlediğine göre, zamanda geriye doğru gidildiğinde çok daha küçük bir evren, daha da geriyegittiğimizde "tek bir nokta" ortaya çıkıyordu. Yapılan hesaplamalar, evrenin tüm maddesini içindebarındıran bu "tek nokta"nın, korkunç çekim gücü nedeniyle "sıfır hacme" sahip olacağını gösterdi.Evren, sıfır hacme sahip bu noktanın patlamasıyla ortaya çıkmıştı. Bu patlamaya "Big Bang" (BüyükPatlama) dendi ve bu teori de aynı isimle bilindi.Big Bang'in gösterdiği önemli bir gerçek vardı: Sıfır hacim "yokluk" anlamına geldiğine göre,evren "yok" iken "var" hale gelmişti. Bu ise, evrenin bir başlangıcı olduğu anlamına geliyor ve böylecemateryalizmin "evren sonsuzdan beri vardır" varsayımını geçersiz kılıyordu."SABİT DURUM" DENEMESİBig Bang teorisi, kendisini destekleyen delillerin gücü nedeniyle, kısa sürede bilim dünyasında kabulgörmeye başladı. Ancak materyalist felsefeye ve bu felsefenin temelindeki "sonsuz evren" fikrine bağlıkalmaya kararlı olan astronomlar, Big Bang'e karşı direnmeye ve sonsuz evren fikrini ayakta tutmayaçalıştılar. Bu çabanın nedeni, önde gelen materyalist fizikçilerden Arthur Eddington'ın "felsefi olarakdoğanın şu anki düzeninin birdenbire başlamış olduğu düşüncesi bana itici gelmektedir" sözündenanlaşılıyordu.Big Bang teorisinden rahatsız olanların başında dünyaca ünlü İngiliz astronom Sir Fred Hoylegeliyordu. Hoyle, bu yüzyılın ortalarında "steady-state" (sabit durum) adında, 19. yüzyıldaki sonsuzevren fikrinin bir devamı olan yeni bir evren modeli ortaya attı. Hoyle evrenin genişlediğini kabuletmekle birlikte, evrenin boyut ve zaman açısından sonsuz olduğunu iddia ediyordu. Bu modele göre,evren genişledikçe madde, gerektiği miktarda, birdenbire, kendi kendine var olmaya başlıyordu. Tekgörünür amacı materyalist felsefenin temeli olan "sonsuzdan beri var olan madde" dogmasınıdesteklemek olan bu teori, evrenin başlangıcı olduğunu savunan Big Bang kuramıyla taban tabanazıttı.Sabit durum teorisini savunanlar uzunca bir süre Big Bang'e karşı direndiler. Ama bilim aleyhlerineişliyordu.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst