- Katılım
- 15 May 2013
- Konular
- 1,225
- Mesajlar
- 7,507
- Çözüm
- 6
- Online süresi
- 2mo 16d
- Reaksiyon Skoru
- 6,086
- Altın Konu
- 435
- Başarım Puanı
- 349
- MmoLira
- 3,986
- DevLira
- 6
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Rüştünü çok farklı yapımlar ile ispat eden 11bit stüdyosunun en vurucu işlerinden birisi de Frostpunk olmuştu. Kıyamet sonrası strateji oyunu gibi dursa da oyunun merkzinde yer alan topluluk yönetimi, insanların ne kadar tamahkar, acımasız ve tutarsız olduklarını çok net bir şekilde bize göstermişti. İlk oyunun izinden giden Frostpunk 2 ise bu keşmekeşi daha ileri bir seviyeye taşıyor.
Frostpunk 2 inceleme
Frostpunk 2 büyük bir felaket sonrası buzul çağa geri dönen insanların hikayesini anlatıyor. Doğal olarak bu buzul teması sadece kemikleri donduran hava şartları ile değil, fikirleri donduran seçimlerle de ön plana çıkarılmış. Şehri ayakta tutmaya çalışırken kaynak yönetimi yapıyor ve bir yandan da farklı seslere kulak vermeye çalışıyorsunuz.
Oyun farklı dinamiklere sahip olsa da şehir kurma sistemi en önemli kolonlardan birisi. Şehir kurma kısmında bazı ufak değişiklikler yapılmış. Artık bölgeleri tek kareye değil, seçeceğiniz bölgeye göre daha büyük alanlara kuruyorsunuz. Hatta dikey yamaçlara bile inşaa mümkün. Örneğin konut bölgesi ya da madenler üzerine kurduğunuz çıkarma bölgesi için altı alanlık yer kullanıyorsunuz. Seçim yaptığınızda o bölgelere inşa süreci başlıyor. Tabi ısınma sorunu yine yerleşim tarafında da stratejik öneme sahip. Çekirdeğe yakın olmak ya da uzaklaştıkça farklı alanlara ısıtma bölgeleri kurmak hala büyük öneme sahip.
Oyunun değişen sistemlerinden birisine de ayaz fethi ismi verilmiş. Buzul çağ olduğu için öyle dilediğiniz gibi bir yerleşim imkanınız yok. Ayaz Fethi seçeneği ile bir nevi buzulları kırarak yerleşimi mümkün hale getiriyorsunuz da denebilir. Bu işleyiş kaynak yönetimi ve zaman açısından önemli. Haritaya bakıp, ona göre yerleşim bölgelerini açmak ilk önceliklerinizden biri oluyor.
Oyun farklı dinamiklere sahip olsa da şehir kurma sistemi en önemli kolonlardan birisi. Şehir kurma kısmında bazı ufak değişiklikler yapılmış. Artık bölgeleri tek kareye değil, seçeceğiniz bölgeye göre daha büyük alanlara kuruyorsunuz. Hatta dikey yamaçlara bile inşaa mümkün. Örneğin konut bölgesi ya da madenler üzerine kurduğunuz çıkarma bölgesi için altı alanlık yer kullanıyorsunuz. Seçim yaptığınızda o bölgelere inşa süreci başlıyor. Tabi ısınma sorunu yine yerleşim tarafında da stratejik öneme sahip. Çekirdeğe yakın olmak ya da uzaklaştıkça farklı alanlara ısıtma bölgeleri kurmak hala büyük öneme sahip.
Oyunun değişen sistemlerinden birisine de ayaz fethi ismi verilmiş. Buzul çağ olduğu için öyle dilediğiniz gibi bir yerleşim imkanınız yok. Ayaz Fethi seçeneği ile bir nevi buzulları kırarak yerleşimi mümkün hale getiriyorsunuz da denebilir. Bu işleyiş kaynak yönetimi ve zaman açısından önemli. Haritaya bakıp, ona göre yerleşim bölgelerini açmak ilk önceliklerinizden biri oluyor.
''Önyargıları parçalamak, buzulları parçalamaktan daha zor''
Şehriniz büyüdükçe kalkınmaya başlıyor, yapacağınız keşifler ile hem mühimmat hem de topluluğunuza yeni üyeler kazandırıyorsunuz. Keşif sistemi tehlikeli bölgelerle dolu ve yol açma gibi yeni dinamikler ile daha stratejik bir hale sokulmuş. Burada öncüleri kaynaklara konumlandırmaktan tutun da yeni yerleşim bölgelerine konuşlanmak da dahil yeni özellikler sizi bekliyor. Zaten ana merkez kadar olmasa da kurulacağınız yeni bölgeler şehir yönetimini de dallandırmış. İlk oyunda tek merkezden tüm işleyişi sağlıyorduk. Bu oyunda ise yeni yerleşim bölgeleri ile ana merkez dışında mikro şehir yönetimi de olaya dahip oluyor. Üstelik bu iki ya da daha fazla yerleşim yeri arasında kaynak dağılımı yapma gibi seçeneklerle birlikte strateji unsurları biraz daha geliştirilmiş. Arayüzde tüm bölgeleri ayrı ayrı görememek ise biraz yönetimi zorlaştırmış. Bir anda ters giden bir olaya müdahale etmeniz gecikebiliyor.
Tabi asıl yönetim dediğim gibi merkezde. Aslında oyundaki en büyük farklardan birisi de burada karşımıza çıkıyor. İlk oyundaki topluluk yönetimi ayrımı çok keskin bir işleyişe sahipti. Genelde toplumsal seçimlerde sizi ikilem arasında bırakıyor ve yaptığınız seçimlere göre bu ikilemi yaşıyordunuz. Frostpunk 2 ise bu konuda çok daha geniş bir topluluk yönetimine sahip. Artık sadece iki değil, oyundaki kararlarınıza göre şekillenen birçok topluluk var. Bu topluluklar ekranın alt tarafında belirtilmiş ve hepsinin de fikirleri diğerleri ile çelişecek yapıda kurgulanmış. Aradaki dengeyi tutturmak ise oyunun belki de en ince noktasını oluşturuyor. Ayaklanmak üzere olan topluluklara fon sağlıyor, görüşlerini değerlendireceğinizi vaat ederek zaman kazanmaya çalışıyorsunuz. Ana hedefleriniz dışında oynanışta beliren bu yeni görevler hem sizi zorluyor hem de oyunu daha dinamik bir hale sokuyorlar.
İlk oyunun da en vurucu yasalarından biri olan çocuk yasasından örnek verelim. Bu yasa ile çocukların çalışmasına izin vermek ya da okula gönderme gibi bir seçim sunuluyordu. Benzer bir kanun yeni oyunda da var ve yapacağınız seçimin çok daha geniş çaplı sonuçları oluyor. ya da benzer şekilde dışarıdan gelen sığınmacıları ele alalım. Sadece iş gücü olanları ya da yaşlı genç demeden herkesi ülkenize alabiliyorsunuz. Bu yapacağınız seçimlerin hepsi toplulukta farklı şekillerde yankılanıyor. Yeri geliyor size destek için mitingler yapıyor, yeri geliyor isyan çıkararak iş gücünü düşürebiliyorlar. Öyle ki oyuna başladınız ve üç farklı topluluk var diyelim. Bazen bir topluluk çok ön plana çıktığında, halk buna karşıt yepyeni bir topluluk oluşturabiliyor. Böylelikle bir anda üç değil, dört farklı toplulukla baş etmeniz gerekiyor.
Bu noktada oyuna eklenen bir diğer önemli yenilik de meclis sistemi. Evet artık dilediğimiz gibi sonuçlarına katlanacağımız kanunlar çıkaramıyorsunuz. Bir meclis binası yapmak ve burada alacağınız kararları oylamaya sokmak çok önemli. Üstelik kanunu şak diye geçirmek gibi bir lüksünüz de yok. Her topluluğun mecliste temsilcileri var ve oylamada sizin seçiminize ters düşen kararlar da çıkabiliyor. Yapım ekibi bunun için bir müzakere seçeneği de koymuş. Geçmesini istediğiniz bir yasa için topluluklardan biri karşı çıkıyor diyelim. Onlarla müzakere yapıyorsunuz ama evet oyu karşılığı kendilerine bir söz veriyorsunuz. örneğin Toplayıcılar grubu bir yasada evet oyu karşılığında sizden projelerine fon sağlanmasını isteyebiliyor. Ya da sosyal bir devlet olacaksınız diyelim, bu kanuna Tüccarlar grubunun karşı çıktığını görebiliyorsunuz. Tabi yine meclisten geçen kararların sonuçlarına katlanmak size düşüyor. Gerekli adımları zamanında atmazsanız zamanında desteklediğiniz gruplar bile size birkaç farklı seçimde düşman olabiliyorlar.
Tabi asıl yönetim dediğim gibi merkezde. Aslında oyundaki en büyük farklardan birisi de burada karşımıza çıkıyor. İlk oyundaki topluluk yönetimi ayrımı çok keskin bir işleyişe sahipti. Genelde toplumsal seçimlerde sizi ikilem arasında bırakıyor ve yaptığınız seçimlere göre bu ikilemi yaşıyordunuz. Frostpunk 2 ise bu konuda çok daha geniş bir topluluk yönetimine sahip. Artık sadece iki değil, oyundaki kararlarınıza göre şekillenen birçok topluluk var. Bu topluluklar ekranın alt tarafında belirtilmiş ve hepsinin de fikirleri diğerleri ile çelişecek yapıda kurgulanmış. Aradaki dengeyi tutturmak ise oyunun belki de en ince noktasını oluşturuyor. Ayaklanmak üzere olan topluluklara fon sağlıyor, görüşlerini değerlendireceğinizi vaat ederek zaman kazanmaya çalışıyorsunuz. Ana hedefleriniz dışında oynanışta beliren bu yeni görevler hem sizi zorluyor hem de oyunu daha dinamik bir hale sokuyorlar.
İlk oyunun da en vurucu yasalarından biri olan çocuk yasasından örnek verelim. Bu yasa ile çocukların çalışmasına izin vermek ya da okula gönderme gibi bir seçim sunuluyordu. Benzer bir kanun yeni oyunda da var ve yapacağınız seçimin çok daha geniş çaplı sonuçları oluyor. ya da benzer şekilde dışarıdan gelen sığınmacıları ele alalım. Sadece iş gücü olanları ya da yaşlı genç demeden herkesi ülkenize alabiliyorsunuz. Bu yapacağınız seçimlerin hepsi toplulukta farklı şekillerde yankılanıyor. Yeri geliyor size destek için mitingler yapıyor, yeri geliyor isyan çıkararak iş gücünü düşürebiliyorlar. Öyle ki oyuna başladınız ve üç farklı topluluk var diyelim. Bazen bir topluluk çok ön plana çıktığında, halk buna karşıt yepyeni bir topluluk oluşturabiliyor. Böylelikle bir anda üç değil, dört farklı toplulukla baş etmeniz gerekiyor.
Bu noktada oyuna eklenen bir diğer önemli yenilik de meclis sistemi. Evet artık dilediğimiz gibi sonuçlarına katlanacağımız kanunlar çıkaramıyorsunuz. Bir meclis binası yapmak ve burada alacağınız kararları oylamaya sokmak çok önemli. Üstelik kanunu şak diye geçirmek gibi bir lüksünüz de yok. Her topluluğun mecliste temsilcileri var ve oylamada sizin seçiminize ters düşen kararlar da çıkabiliyor. Yapım ekibi bunun için bir müzakere seçeneği de koymuş. Geçmesini istediğiniz bir yasa için topluluklardan biri karşı çıkıyor diyelim. Onlarla müzakere yapıyorsunuz ama evet oyu karşılığı kendilerine bir söz veriyorsunuz. örneğin Toplayıcılar grubu bir yasada evet oyu karşılığında sizden projelerine fon sağlanmasını isteyebiliyor. Ya da sosyal bir devlet olacaksınız diyelim, bu kanuna Tüccarlar grubunun karşı çıktığını görebiliyorsunuz. Tabi yine meclisten geçen kararların sonuçlarına katlanmak size düşüyor. Gerekli adımları zamanında atmazsanız zamanında desteklediğiniz gruplar bile size birkaç farklı seçimde düşman olabiliyorlar.











