- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,201
- Mesajlar
- 16,329
- Online süresi
- 4ay 15g
- Reaksiyon Skoru
- 3,970
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- TM Yaşı
- 10 Yıl 2 Ay 28 Gün
- MmoLira
- 1,855
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Uluslararası çevre politikaları konusunda çalışan Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim görevlilerinden Yrd. Doç. Dr. Semra Cerit Mazlum, araştırmalarda Türkiye’nin önemli canlı türü kayıplarının yaşanacağı bölgeler arasında yer aldığını, ancak politikaların bu tehlikeyi göz ardı ederek oluşturulduğunu söyledi. Mazlum, “Türkiye çevresel açıdan şu anda sürdürülemezlik tehlikesiyle karşı karşıya. Bu nedenle Kyoto Protokolü’ne bir an önce taraf olması gerekir. Siyasiler kalkınma mı, çevre mi? sorusuna öncelikle kalkınma, diye cevap veriyor ama büyük bir tehlike göz ardı ediliyor” dedi.
‘KÜRESEL DEMEK, BİZİ ETKİLEMEYECEK DEMEK DEĞİL’
Yıllarca politikacıların iklim başta olmak üzere çevre sorunlarını kamuoyuna Türkiye’nin sorunu değilmiş gibi sunduğunu söyleyen Mazlum, “Adına küresel dendiği için Türkiye’den kaynaklanmayan ve Türkiye’yi etkilemeyecek konular gibi algılanmasına neden oldular” dedi. Mazlum’a göre, yakın bir gelecekte Türkiye’nin kapısını su kaynaklarının kuruması, hava kirliliği ve türlerin yok olması gibi sorunlar çalacak. “Bunlar da hem sağlık hem de ekonomiye çok önemli yükler getirecek. Yani çevre sorunu artık geleceğin değil bugünün sorunudur, siyasilerin artık bunu iyi görmesi gerekir.”
’0.7 DERECELİK ARTIŞ BİLE YANGINLARA YOL AÇTI’
WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak, sadece Türkiye’de değil dünyada da devlet politikalarının sivil toplum örgütleri ve kamuoyunun gerisinde kaldığını ifade etti. Demirayak’a göre Türkiye çevre sorunlarında daha hızlı hareket etmek zorunda. Demirayak, “İklim değişikliğinin yaratacağı en önemli etkilerden biri küresel ısınma. 0.7 derecelik bir artış bile sıcak hava dalgalarına ve Akdeniz’de daha çok orman yangınına neden oldu. Bu kadar büyük bir tehdit olmasına rağmen maalesef Türkiye’de çevre sorunları karşısında bütünsel ve stratejik bir bakış yok” dedi.
‘GÜNLÜK POLİTİKALAR ÇEVREYİ TEHDİT EDİYOR’
Greenpeace’in enerji ve iklim kampanyası sorumlusu Hilal Atıcı’ya göre ise hükümetlerin davranışını enerji politikaları belirliyor. Atıcı, “Örneğin Türkiye hızla kömürle ilgili projeler yapıyor. Bursa ve Çanakkale başta olmak üzere yaklaşık 20 tane termik santral projesi var. Artık olaya dışarıdan kömür ithal edecek kadar ciddiyetsizlikle yaklaşıldığını düşünüyoruz. Bunlar sadece Türkiye daha fazla enerji üretsin parametresi üzerinden giden ama sonrası tartılıp ölçülmeyen günlük politikalar. Nehirlerde ya da denizlerde ölüp karaya vuran balıklar, Konya Ovası’ndaki ciddi susuzluk, Beyşehir ya da Bafa göllerinin kuruması gibi olaylar devlet politikalarının çevreyi nasıl yok ettiğinin birer somut sonucu” dedi.
küresel ısınma, küresel ısınmanın yer altı sularına etkisi, su kayıpları, Türkiye'yi etkisi altındaki sıcak bölgeler, küresel iklim değişikliği,Türkiye'deki su kaynaklarındaki azalma, Uluslararası çevre politikaları, Kyoto Protokolü, enerji ve iklim kampanyası
NTVMSNBC
‘KÜRESEL DEMEK, BİZİ ETKİLEMEYECEK DEMEK DEĞİL’
Yıllarca politikacıların iklim başta olmak üzere çevre sorunlarını kamuoyuna Türkiye’nin sorunu değilmiş gibi sunduğunu söyleyen Mazlum, “Adına küresel dendiği için Türkiye’den kaynaklanmayan ve Türkiye’yi etkilemeyecek konular gibi algılanmasına neden oldular” dedi. Mazlum’a göre, yakın bir gelecekte Türkiye’nin kapısını su kaynaklarının kuruması, hava kirliliği ve türlerin yok olması gibi sorunlar çalacak. “Bunlar da hem sağlık hem de ekonomiye çok önemli yükler getirecek. Yani çevre sorunu artık geleceğin değil bugünün sorunudur, siyasilerin artık bunu iyi görmesi gerekir.”
’0.7 DERECELİK ARTIŞ BİLE YANGINLARA YOL AÇTI’
WWF Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Dr. Filiz Demirayak, sadece Türkiye’de değil dünyada da devlet politikalarının sivil toplum örgütleri ve kamuoyunun gerisinde kaldığını ifade etti. Demirayak’a göre Türkiye çevre sorunlarında daha hızlı hareket etmek zorunda. Demirayak, “İklim değişikliğinin yaratacağı en önemli etkilerden biri küresel ısınma. 0.7 derecelik bir artış bile sıcak hava dalgalarına ve Akdeniz’de daha çok orman yangınına neden oldu. Bu kadar büyük bir tehdit olmasına rağmen maalesef Türkiye’de çevre sorunları karşısında bütünsel ve stratejik bir bakış yok” dedi.
‘GÜNLÜK POLİTİKALAR ÇEVREYİ TEHDİT EDİYOR’
Greenpeace’in enerji ve iklim kampanyası sorumlusu Hilal Atıcı’ya göre ise hükümetlerin davranışını enerji politikaları belirliyor. Atıcı, “Örneğin Türkiye hızla kömürle ilgili projeler yapıyor. Bursa ve Çanakkale başta olmak üzere yaklaşık 20 tane termik santral projesi var. Artık olaya dışarıdan kömür ithal edecek kadar ciddiyetsizlikle yaklaşıldığını düşünüyoruz. Bunlar sadece Türkiye daha fazla enerji üretsin parametresi üzerinden giden ama sonrası tartılıp ölçülmeyen günlük politikalar. Nehirlerde ya da denizlerde ölüp karaya vuran balıklar, Konya Ovası’ndaki ciddi susuzluk, Beyşehir ya da Bafa göllerinin kuruması gibi olaylar devlet politikalarının çevreyi nasıl yok ettiğinin birer somut sonucu” dedi.
küresel ısınma, küresel ısınmanın yer altı sularına etkisi, su kayıpları, Türkiye'yi etkisi altındaki sıcak bölgeler, küresel iklim değişikliği,Türkiye'deki su kaynaklarındaki azalma, Uluslararası çevre politikaları, Kyoto Protokolü, enerji ve iklim kampanyası
NTVMSNBC

