- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,370
- Mesajlar
- 18,397
- Online süresi
- 4mo 19d
- Reaksiyon Skoru
- 4,085
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- MmoLira
- 109
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Jeotermal rezervuar mühendisliği birçok yönüyle 1930 lardan sonra gelişmiş olan petrol ve
doğal gaz rezervuar mühendisliği ile ilintili olmasına rağmen, bu prensiplerin jeotermal
rezervuarlarda kullanılması ancak 1960 lı yılların sonlarında olmuştur (Whiting ve
Ramey’in (1969) Wairakei sahası ile Ramey’in (1970) Geysers sahasındaki çalışmaları).
Jeotermal rezervuar mühendisliği kuyuların yerlerinin tesbiti çalışmalarıyla başlar ve
kuyudaki çeşitli ölçümler ve değerlendirilmeleri (well logging, üretim hızları gibi), üretim
mekanizmasının saptanması ve rezervuar davranışının performans tahmini çalışmalarını
kapsar. Tüm bu çalışmaların esas hedefi, çalışılan rezervuardan en yüksek ısı kurtarımını
veren ve ekonomik olan en uygun üretim şartlarının tesbit edilmesidir.
Ramey’e göre (1977) rezervuar mühendisinin temel görevi çalışılan kuyu ve/veya
rezervuarın uzun dönemli davranışının tahmin edilmesidir. Bu çalışmada rezervuar
mühendisinin cevaplaması gerekli olan önemli sorular şunlardır:
1. Rezervuarı geliştirmek için en uygun olan plan hangisidir?
2. En uygun geliştirme planı için hangi düzende ve kaç tane kuyu açılmalıdır?
3. Kuyuların üretim hızları ne olacaktır?
4. Ne kadar ısı kurtarılabilecektir?
5. Zamanla sıcaklığın değişimi ne olacaktır?
6. Doğal ısı kurtarımını arttırabilmek için gelişmiş üretim süreçlerini uygulamak
gerekecek midir?
Tüm bu sorulara cevap bulabilmek için rezervuar mühendisi sürekli ve çok dikkatli bir
çalışmayı, rezervuarın üretime başladığı andan itibaren sürdürmelidir. Rezervuardan
üretimin artması ve daha fazla verinin elde edilmesiyle rezervuar mühendisi önceki
çalışmalarını güncelleme şansına sahip olmakta ve rezervuarın davranışını daha doğru
tahmin edebilmektedir. Ne yazık ki, rezervuarla ilgili tüm veriler neredeyse rezervuarın
tümüyle üretildiği son zamanlarında elde edilebilmiş olmaktadır.
Rezervuar mühendisinin jeotermal sistemde süregelmekte olan fiziksel süreçleri nicel
olarak tanımlaması gereklidir. Bu tanımlama üç ana adıma bölünebilir:
1. İlk olarak çalışılan jeotermal sistemle ilintili olan fiziksel süreçler tanımlanmalı ve
bu süreçler rezervuarın kavramsal modelinin (conceptual model) geliştirilmesinde
kullanılmalıdır.
2. İkinci olarak, rezervuar kayaç ve akışkanının fiziksel ve kimyasal özellikleri
tanımlanmalıdır.
3. Son olarak, elde bulunan tüm veriler kullanılarak rezervuarın matematiksel veya
fiziksel bir modeli oluşturulmalıdır. Bu model sistem için tanımlanmış ilk koşullar
ile sınır koşullarını da içermelidir. Eldeki bu model yeni üretim verisi geldikçe
geliştirilmeli ve rafine edilmelidir. Rezervuarın üretime olan tepkisi model ile
çakıştırılmalıdır.
Her ne kadar petrol ve doğal gaz rezervuarlarıyla jeotermal rezervuarlar benzerlikler
gösterse de jeotermal rezervuar mühendisliğinin kendine has bir disiplin olmasını
gerektiren birçok faktör sıralanabilir:
• Çok yüksek rezervuar sıcaklıkları
• Rezervuarı oluşturan kayaçların çoğunlukla volkanik orijinli ve çok çatlaklı
olmaları
• Rezervuarda akışkanın akması sırasında katıların kimyasal çökelmesi
• Suyun rezervuarda ve/veya kuyu boyunca kaynaması
Bu kısa giriş ve tanıtımdan sonra takip eden bölümlerde jeotermal rezervuar
mühendisliğinin temel prensipleri anlatılmaya çalışılacaktır.
Kaynakça
Prof. Dr. Mahmut Parlaktuna /
JEOTERMAL REZERVUAR MÜHENDİSLİĞİ
doğal gaz rezervuar mühendisliği ile ilintili olmasına rağmen, bu prensiplerin jeotermal
rezervuarlarda kullanılması ancak 1960 lı yılların sonlarında olmuştur (Whiting ve
Ramey’in (1969) Wairakei sahası ile Ramey’in (1970) Geysers sahasındaki çalışmaları).
Jeotermal rezervuar mühendisliği kuyuların yerlerinin tesbiti çalışmalarıyla başlar ve
kuyudaki çeşitli ölçümler ve değerlendirilmeleri (well logging, üretim hızları gibi), üretim
mekanizmasının saptanması ve rezervuar davranışının performans tahmini çalışmalarını
kapsar. Tüm bu çalışmaların esas hedefi, çalışılan rezervuardan en yüksek ısı kurtarımını
veren ve ekonomik olan en uygun üretim şartlarının tesbit edilmesidir.
Ramey’e göre (1977) rezervuar mühendisinin temel görevi çalışılan kuyu ve/veya
rezervuarın uzun dönemli davranışının tahmin edilmesidir. Bu çalışmada rezervuar
mühendisinin cevaplaması gerekli olan önemli sorular şunlardır:
1. Rezervuarı geliştirmek için en uygun olan plan hangisidir?
2. En uygun geliştirme planı için hangi düzende ve kaç tane kuyu açılmalıdır?
3. Kuyuların üretim hızları ne olacaktır?
4. Ne kadar ısı kurtarılabilecektir?
5. Zamanla sıcaklığın değişimi ne olacaktır?
6. Doğal ısı kurtarımını arttırabilmek için gelişmiş üretim süreçlerini uygulamak
gerekecek midir?
Tüm bu sorulara cevap bulabilmek için rezervuar mühendisi sürekli ve çok dikkatli bir
çalışmayı, rezervuarın üretime başladığı andan itibaren sürdürmelidir. Rezervuardan
üretimin artması ve daha fazla verinin elde edilmesiyle rezervuar mühendisi önceki
çalışmalarını güncelleme şansına sahip olmakta ve rezervuarın davranışını daha doğru
tahmin edebilmektedir. Ne yazık ki, rezervuarla ilgili tüm veriler neredeyse rezervuarın
tümüyle üretildiği son zamanlarında elde edilebilmiş olmaktadır.
Rezervuar mühendisinin jeotermal sistemde süregelmekte olan fiziksel süreçleri nicel
olarak tanımlaması gereklidir. Bu tanımlama üç ana adıma bölünebilir:
1. İlk olarak çalışılan jeotermal sistemle ilintili olan fiziksel süreçler tanımlanmalı ve
bu süreçler rezervuarın kavramsal modelinin (conceptual model) geliştirilmesinde
kullanılmalıdır.
2. İkinci olarak, rezervuar kayaç ve akışkanının fiziksel ve kimyasal özellikleri
tanımlanmalıdır.
3. Son olarak, elde bulunan tüm veriler kullanılarak rezervuarın matematiksel veya
fiziksel bir modeli oluşturulmalıdır. Bu model sistem için tanımlanmış ilk koşullar
ile sınır koşullarını da içermelidir. Eldeki bu model yeni üretim verisi geldikçe
geliştirilmeli ve rafine edilmelidir. Rezervuarın üretime olan tepkisi model ile
çakıştırılmalıdır.
Her ne kadar petrol ve doğal gaz rezervuarlarıyla jeotermal rezervuarlar benzerlikler
gösterse de jeotermal rezervuar mühendisliğinin kendine has bir disiplin olmasını
gerektiren birçok faktör sıralanabilir:
• Çok yüksek rezervuar sıcaklıkları
• Rezervuarı oluşturan kayaçların çoğunlukla volkanik orijinli ve çok çatlaklı
olmaları
• Rezervuarda akışkanın akması sırasında katıların kimyasal çökelmesi
• Suyun rezervuarda ve/veya kuyu boyunca kaynaması
Bu kısa giriş ve tanıtımdan sonra takip eden bölümlerde jeotermal rezervuar
mühendisliğinin temel prensipleri anlatılmaya çalışılacaktır.
Kaynakça
Prof. Dr. Mahmut Parlaktuna /
JEOTERMAL REZERVUAR MÜHENDİSLİĞİ


