- Katılım
- 23 Ocak 2016
- Konular
- 8,206
- Mesajlar
- 16,374
- Online süresi
- 4ay 15g
- Reaksiyon Skoru
- 3,970
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 506
- TM Yaşı
- 10 Yıl 2 Ay 29 Gün
- MmoLira
- 2,055
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
1.GİRİŞ
Olağan yerlatı sularının kökeni yağış sularıdır.Bu sular, akifere ulaşmadan önce, toprak zeminde süzülürler ve kimyasal özellikleri az veya çok değişir.Bu nedenle, sırasıyla yağışların toprak zeminde süzülen ve değşik akiferlerdeki suların kimyasal özellikleri incelenecektir.
2.YAĞIŞ SULARI
Yeryüzüne düşen yağışlar saf değildir; az çok çözünmüş gaz ve tuz
içerirler.Okyanuslardan kara içlerine, yerleşim alanlarından kırsal bölgelere, iklim kuşakları ve koşullarına, bitkiörtüsüne bağlı olarak yağış sularındaki çözünmüş madde miktarı değişir.Okyanus kıyılarındaki yağışlarda bulunan klorür miktarı, genel olarak, kara içlerine oranla daha fazladır.Ekvatoral bölgelerdeki yağışlar, kurak ve kutup iklimlerindeki yağışlara oranla daha fazla çözünmüş NH3 ve CO2 gazı içerirler. Yağış suları, genellikle, çok seyreltik ve hafif asidik özelliktedir. İçerdiği çözünmüş oksijen nedeniyle toprak zeminde ve değişik kayaların kimyasal bozunumunda önemli bir etkendir.
3. TOPRAK ZEMİNE SÜZÜLEN YAĞIŞ SULARI
Toprak zemin, su tablasının üst seviyelerinde, doygun olmayan bölgede ayrışmış mineralleri, biyolojik gelişmeye bağlı canlı (hayvan, bitki kökleri) ve cansız artıkları, sıvı veya koloidal maddeleri içeren, atmosferle ilişkili, biyolojik etkinliğin fazla olduğu seviyedir. Toprak zemin, yukarıdan aşağı, dokusal ve mineralojik içerik bakımından değişiklik gösterir.
Toprak zemindeki suların tahlilinde NO3ˉ, HCO3ˉ, CIˉ, SO4= , Ca++, Mg++, Na+, K+, iyonları, yağış sularındakinden fazladır.NO3‾ iyonları zemindeki azot bakterilerinin nitratlaşma olayı sonucu bol miktarda bulunur.NO2, hızlı bir şekilde oksidlenerek NO3‾ şekline dönüşmesi nedeniyle, zemin suyunda çok azdır.NH3 , bakterilerin nitratları indirgemesine bağlı olarak değişik miktarlarda; PO4‾3 iyonları ise,fosfatların çözünürlüğünün düşük; ayrıca, killer tarafından güçlü bir şekilde soğrulması nedeniyle, zemin sularında az bulunur.CI‾ ve SO4= iyonları, genel olarak, kayalarda az miktardadır ve zemin suyunda egemen duruma geçemezler.Ca++ ve Mg++ iyonları daha çok karbonatlı kayalara bağlı olduğundan, HCO3‾iyonları da boldur. Ancak, saf kumtaşı, magmatik ve metamorfik kayalardan oluşan zeminlerdeki sularda Na+ iyonları, Ca++ ve Mg++ iyonlarına oranla daha fazladır.
Jeokimyasal yönden en önemli asid, zeminde bulunan CO2 gazı ile suyun tepkimesinden oluşan H2CO3’dir.Karbonik asid, bir çok minerallerin bozunumunda etkindir.Karbonik asiden başka, FES ve amonyağın oksidleşmeleri sonucunda sülfirik, nitrik asidler, ayrıca, organik asidler(Hümik ve fülvik asidler gibi) zemin suyu asidliğini yükseltir. Ancak zemindeki minerallerin bozunumunda başlıca etkili karbonik asittir.
Zemin suyunda çözünmüş diğer önemli bir gaz da oksijendir.Özellikle, oksijenin redoks tepkimelerinde etkisi çok önemlidir.Genel olarak, zeminde, yüzeyden derinlere inildikçe, yağış sularının redoks potansiyeli azalır.Zemin suyu redoks potansiyelinin değişimi, zeminin yapısı, gözenekliği, geçirgenliği, organik maddelerin cinsi ve bulunduğu derinlik, yağışların sıklığı, akiferin zemin yüzeyine derinliği, sıcaklık gibi etkenlere bağlıdır.Beslenme alanı, kum veya çakıllardan meydana gelmiş ise, zemin yüzeyine yakın akiferlerde, önemli miktarda çözünmüş oksijen bulunabilir; tersine, kil ve siltli zeminlerden geçen sularda oksijen miktarı çok azdır. Toprak zeminin gelişmediği çatlaklı ve kırıklı kayalardan süzülen sular, yeraltında, oldukça uzun akım süresinde bile bol oksijen içerebilirler.
Genel olarak, zeminde, yeraltı sularının hareketi iki yönlüdür. Yağış suları, zemindeki su açığını tamamladıktan sonra , akifere doğru süzülür.Tersine buharlaşma ve bitki köklerinin etkisiyle (terleme) akifer ve/veya zemin suları devri, derinlerden yüzeye doğrudur
Olağan yerlatı sularının kökeni yağış sularıdır.Bu sular, akifere ulaşmadan önce, toprak zeminde süzülürler ve kimyasal özellikleri az veya çok değişir.Bu nedenle, sırasıyla yağışların toprak zeminde süzülen ve değşik akiferlerdeki suların kimyasal özellikleri incelenecektir.
2.YAĞIŞ SULARI
Yeryüzüne düşen yağışlar saf değildir; az çok çözünmüş gaz ve tuz
içerirler.Okyanuslardan kara içlerine, yerleşim alanlarından kırsal bölgelere, iklim kuşakları ve koşullarına, bitkiörtüsüne bağlı olarak yağış sularındaki çözünmüş madde miktarı değişir.Okyanus kıyılarındaki yağışlarda bulunan klorür miktarı, genel olarak, kara içlerine oranla daha fazladır.Ekvatoral bölgelerdeki yağışlar, kurak ve kutup iklimlerindeki yağışlara oranla daha fazla çözünmüş NH3 ve CO2 gazı içerirler. Yağış suları, genellikle, çok seyreltik ve hafif asidik özelliktedir. İçerdiği çözünmüş oksijen nedeniyle toprak zeminde ve değişik kayaların kimyasal bozunumunda önemli bir etkendir.
3. TOPRAK ZEMİNE SÜZÜLEN YAĞIŞ SULARI
Toprak zemin, su tablasının üst seviyelerinde, doygun olmayan bölgede ayrışmış mineralleri, biyolojik gelişmeye bağlı canlı (hayvan, bitki kökleri) ve cansız artıkları, sıvı veya koloidal maddeleri içeren, atmosferle ilişkili, biyolojik etkinliğin fazla olduğu seviyedir. Toprak zemin, yukarıdan aşağı, dokusal ve mineralojik içerik bakımından değişiklik gösterir.
Toprak zemindeki suların tahlilinde NO3ˉ, HCO3ˉ, CIˉ, SO4= , Ca++, Mg++, Na+, K+, iyonları, yağış sularındakinden fazladır.NO3‾ iyonları zemindeki azot bakterilerinin nitratlaşma olayı sonucu bol miktarda bulunur.NO2, hızlı bir şekilde oksidlenerek NO3‾ şekline dönüşmesi nedeniyle, zemin suyunda çok azdır.NH3 , bakterilerin nitratları indirgemesine bağlı olarak değişik miktarlarda; PO4‾3 iyonları ise,fosfatların çözünürlüğünün düşük; ayrıca, killer tarafından güçlü bir şekilde soğrulması nedeniyle, zemin sularında az bulunur.CI‾ ve SO4= iyonları, genel olarak, kayalarda az miktardadır ve zemin suyunda egemen duruma geçemezler.Ca++ ve Mg++ iyonları daha çok karbonatlı kayalara bağlı olduğundan, HCO3‾iyonları da boldur. Ancak, saf kumtaşı, magmatik ve metamorfik kayalardan oluşan zeminlerdeki sularda Na+ iyonları, Ca++ ve Mg++ iyonlarına oranla daha fazladır.
Jeokimyasal yönden en önemli asid, zeminde bulunan CO2 gazı ile suyun tepkimesinden oluşan H2CO3’dir.Karbonik asid, bir çok minerallerin bozunumunda etkindir.Karbonik asiden başka, FES ve amonyağın oksidleşmeleri sonucunda sülfirik, nitrik asidler, ayrıca, organik asidler(Hümik ve fülvik asidler gibi) zemin suyu asidliğini yükseltir. Ancak zemindeki minerallerin bozunumunda başlıca etkili karbonik asittir.
Zemin suyunda çözünmüş diğer önemli bir gaz da oksijendir.Özellikle, oksijenin redoks tepkimelerinde etkisi çok önemlidir.Genel olarak, zeminde, yüzeyden derinlere inildikçe, yağış sularının redoks potansiyeli azalır.Zemin suyu redoks potansiyelinin değişimi, zeminin yapısı, gözenekliği, geçirgenliği, organik maddelerin cinsi ve bulunduğu derinlik, yağışların sıklığı, akiferin zemin yüzeyine derinliği, sıcaklık gibi etkenlere bağlıdır.Beslenme alanı, kum veya çakıllardan meydana gelmiş ise, zemin yüzeyine yakın akiferlerde, önemli miktarda çözünmüş oksijen bulunabilir; tersine, kil ve siltli zeminlerden geçen sularda oksijen miktarı çok azdır. Toprak zeminin gelişmediği çatlaklı ve kırıklı kayalardan süzülen sular, yeraltında, oldukça uzun akım süresinde bile bol oksijen içerebilirler.
Genel olarak, zeminde, yeraltı sularının hareketi iki yönlüdür. Yağış suları, zemindeki su açığını tamamladıktan sonra , akifere doğru süzülür.Tersine buharlaşma ve bitki köklerinin etkisiyle (terleme) akifer ve/veya zemin suları devri, derinlerden yüzeye doğrudur

