zendor2 1
zendor2
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Almira2 1
Almira2
romegames 1
romegames
D 1
delimuratt
melankolıa18 1
melankolıa18
shrpnl 1
shrpnl
Fethi Polat 1
Fethi Polat
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Metin Eloğlu

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan IMD
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 1
  • Görüntüleme Görüntüleme 109
  • Etiketler Etiketler
    metin eloğlu

IMD

IMD
TM Üye
Üye
Katılım
6 Şub 2025
Konular
728
Mesajlar
1,046
Çözüm
1
Reaksiyon Skoru
302
Altın Konu
0
Başarım Puanı
195
MmoLira
15,364
DevLira
9
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

Hakkında

Nahide Hanım ve bahçıvan Hasan Efendi'nin oğlu olarak 11 Mart 1927'de doğdu. Bulgurlu ve Kısıklı ilkokullarında ve Üsküdar Sultantepe Ortaokulu'nda okudu. Ortaokuldan mezun olduktan sonra, 1943'te Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'ne girdi.
Akademi'de Ş. Toray, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Z. Kocamemi'nin atölyelerinde çalıştı. 1946'da siyasi nedenlerden dolayı iki ay tutuklu kaldı. Olay üzerine Akademi'deki kaydı silindi. 1947'de Akademi'ye dönüp konuk öğrenci olarak derslere devam ederken askere alındı; disiplinsizliği yüzünden aldığı uzatma cezaları nedeniyle askerliği ancak beş yılda tamamlayabildi. Askerden sonra İstanbul Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne bağlı Yıldız'daki bir bölümde çalışmaya başladı. Buradaki işinden de kısa bir süre sonra ayrıldı. Yaşamının geri kalanında resimlerinin geliriyle ve süsleme çalışmaları yaparak geçimini sağladı.

Edebiyata öyküyle adım attı. 1942'de Servetifünun-Uyanış dergisinde ilk öyküsü yayınlandı. 1943'te İzmir’de basılan Kovan adlı dergide de Mehmet Metin imzasını taşıyan "Sabah Şarkısı" şiirine yer verildi.

Ressam olarak lekeci bir anlayışla soyut ve figüratif çalışmalar yaptı. "Genelev", "Çıkmaz Sokak", "Gecekondu Sofrası" gibi büyük kompozisyonlar, İstanbul görünümleri ile yazar ve şair portreleri yaptı. Çok sayıda sergi açtı. 1967'de düzenlenen 1. DYO Resim Sergisi'nde ve 1976'da yapılan İstanbul Yarımca Sanat Şenliği'nde birincilik ödüllerine layık görüldü.

Şiiri

Eloğlu'nun ilk kitabı, Orhan Veli'nin "Şoförün Karısı", "Dedikodu" (bkz. Garip) ve Tahattur, Altın Dişlim, vb. (bkz. Yenisi) gibi, lumpen ortatabakanın dilini ve duyarlılığını yansıtan şiirlerinden esinlenmiş bir şairin ürünlerini içeriyor. Fakat yine bu kitabında Nâzım Hikmet'in "İnsan Manzaraları"nı bilen bir şair de seziliyor. Eloğlu ilk kitabıyla, lumpen çevrelerin, kenar mahalle insanının dilini, sözcüklerini, duyarlılığını, çok başarılı bir konuşma dili, edası ve özgün bir ironiyle yansıtmayı başarıyor. Orhan Veli'de dilsel alanda kalan bir tutumu geniş bir alana çıkararak şiirimize yeni bir ufuk kazandırıyor.

Sultan Palamutta konuşma dilinin engin tatlarını, edalarını, tonlamalarını çok başarıyla kullanan bir şair kimliğiyle şiirini geliştiriyor. Şiire ustalıkla özümsetilmiş bir argo, humor ve ironi'yle, yeni şiirimize getirdiği olanakların alanını daha da genişletiyor.

Horozdan Korkan Oğlanda gittikçe artacak olan dil soyutlamacılığının, kurmaca bir dil yaratma eğiliminin ilk belirtileri var. Yine de bu kitabına bir denge ve sentezin ürünü diyebiliriz. Türkiye'nin Adresinde İkinci Yeni'ye (Ece Ayhan vb.) yakın bir dil deneyciliğinin ürünleri yer alıyor. Yumuşak Gde, Behçet Necatigil'in son şiirlerini andıran bir dilci tutum bu. Denebilir ki bir kavramı irdeliyor, sözcük birimlerine indirgiyor, sonra en güç anlaşılır biçimde olabildiğince uzak çağrışımlarla geri kuruyor (bu tutumuyla Türkiye'nin Adresinde olduğu gibi, yine Ece Ayhan'a yaklaşıyor).
 
Paylaşım için teşekkürler
 
  • Beğeni
Reactions: IMD

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst