Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Peyzajı Oluşturan Bileşenler

ArchitectMan

Mimar bey :)
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
Fahri Üye
Katılım
26 Ağu 2010
Konular
1,906
Mesajlar
4,644
Online süresi
8g 22888s
Reaksiyon Skoru
983
Altın Konu
9
Başarım Puanı
332
TM Yaşı
15 Yıl 8 Ay
MmoLira
4,915
DevLira
29

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

1728413409863.png

Peyzajı Oluşturan Bileşenler (Çetinkaya ve Uzun, 2014)

1728413435687.png

Peyzajın karakteristik yapısını oluşturan başlıca katmanlar ve bileşenler (Wascher, 2004)

Bu tanım doğrultusunda peyzaj kavramının birbirinden ayrı düşünülemeyen
‘algısal/görsel peyzaj’, ‘peyzaj deseni’ ve ‘ekosistem olarak peyzaj’ olmak üzere 3 önemli özelliği içermektedir (Zonneveld 1989):
  1. Görsel veya algısal peyzaj: Bir alanda gözümüzle gördüğümüz ve duyularımızla algıladığımız özelliklerin bütünüdür.
  2. Peyzaj deseni: Günümüzde jeoloji, jeomorfoloji, toprak ve bitki örtüsü bilim dallarında bir arazinin niteliklerini veya desenlerini (kayaçlar, toprak grupları, bitki örtüsü) belirtmek için kullanılır. Arazi desenleri yatay yönde peyzajın heterojen yapısını oluşturur.
  3. Ekosistem olarak peyzaj: Yeryüzünde abiyotik ve biyotik faktörlerin ve insan faaliyetlerinin karşılıklı etkileşiminin oluşturduğu sistemdir.
Belirtilen tanımlar bağlamında peyzaj, yatay ve dikey yönde heterojen bir yapı içermektedir. Bu yapı zamana bağlı olarak değişmektedir.
  • Dikey (topological)
  • Yatay (chorological)
  • Küresel (GAIA)
  • Dikey ilişkiler bir ekosistemi oluşturan elemanların birbiri ile olan ilişkilerini ortaya çıkarırken,
  • yatay ilişkiler bu elemanların komşu ekosistemin elemanları ile olan karşılıklı ilişkilerini belirtir.
  • Küresel ilişki ise en üst hiyerarşik katmanla olası etkileşimlerdir (Zonneveld 1989).

Dikey yönde peyzajın heterojenliğini iklim, jeoloji, jeomorfoloji, toprak, su, fauna, flora ve insan faaliyetleri oluşturmaktadır.
Yatay yönde peyzajın heterojenliğini arazi birimleri veya ekosistemler oluşturmaktadır.
Küresel düzeyde ise peyzaj birimleri biyomlar (iklim koşullarında benzer bitki ve hayvan topluluklarını barındıran geniş coğrafi alandır) olarak tanımlanır.
Günümüzde peyzaj çalışmaları yatay ve dikey heterojenliğin kombinasyonunu ve değişimi yansıtan zaman boyutunu oluşturmaktadır (Zonneveld 1989).
1728413570725.png

Bir ekosistemde dikey, yatay ve küresel boyutlu ilişkiler (Zonnoveld, 1994)

Yeryüzünde yaşamın sürekliliği öncelikle, dikey, yatay ve küresel boyutların her birini kapsayan temel döngülerin sürekliliğini sağlamakla olasıdır. Bunlar:
  • Su döngüsü,
  • Karbon döngüsü,
  • Azot döngüsü,
  • Fosfor döngüsü,
  • Oksijen döngüsüdür (şahin 2008).

Bu döngüler, besin zinciri ve ağı boyunca enerji, madde ve bilgi akışını sağlarlar.Bir yerde biyolojik çeşitliliğin bolluğu ekolojik işlerliğin yoğunluğunu ifade eder.Biyolojik çeşitlilik azaldıkça besin zinciri ve ağının zararlarına karşı dayanıklılığı da azalır.Diğer taraftan biyolojik çeşitliliğin bol olduğu bölgelerde (ıslak alanlar, vadiler, ormanlar vb.) besin zincirinin herhangi bir bölümündeki bir zarar ya da kirlilik, tüm sistemde ve hatta sistemden kilometrelerce uzaktaki diğer bir sistemde geri dönüşümü mümkün olmayacak zararlara neden olabileceğinden sistem duyarlılığı fazladır (Şahin, 2008).

Dayanıklı bir ekosistemde göze çarpan özellikler (Cook and van Lier 1994):
  • 1-Değişen koşullara dirençli uyumu sağlamak için biyolojik çeşitliliğin korunması,
  • 2-Az düzeyde enerji kullanımı, madde tüketimi ve atık üretimi,
  • 3-Kendi içinde madde ve enerjinin yeniden kullanımı ve döngüsü,
  • 4-Kendi kendini iyileştirme ve onarım ile değişikliğe uyumdur.
Ekosistemler açık sistemler olmakla birlikte kendi içlerinde belirli sınırları vardır ve bu sınır içinde peyzaj elemanları arasındaki dikey (vertikal) ilişki, peyzajın karakterini ve kapasitesini belirler.İdari sınırlar (il sınırı, ilçe sınırı, belediye mücavir alanı vs.) ÇOğu zaman doğal sınırlarla çakışmamaktadır.Doğal sınırları belirleyebilmek ise çoğu zaman güçtür. Akarsu sistemleri bu açıdan incelendiğinde doğal sınır su toplama havzası olarak ortaya çıkmaktadır (Cook and van Lier 1994).

Bu doğal sınır içindeki peyzajın formunu (karakterini) Forman ve Godron (1981) göre biçimlendiren üç mekanizma vardır.
Bu mekanizmalar şunlardır (Cook and van Lier 1994):
  • 1-Fonksiyon: Geomorfolojik süreçler
  • 2-Strüktür: Organizmaların kolonizasyon deseni
  • 3-Değişim: Lokal müdahale
Bu üç mekanizma doğal sınırları içinde analiz edilmelidir.

Ekosistemlerin açık olması, sistem analizi ve değerlendirmesi sırasında yakın sistemler ile olan etkileşimlerin de incelenmesini (yatay etkileşim) gerekli kılar.Bu durum ‘ekolojik ağ’ terimi ile planlamaya aktarılmıştır.
Zonneveld’e (1989) göre bir ekosisteme ait çalışma yapılırken diğer sistemlerle ekolojik ağın oluşturulması aşağıdaki avantajları sağlar:
  • -Ekosistemin daha etkin işlerliği
  • -Yakın çevre ile bütünlüğün korunması
  • -Hidrolojik sistemin bütünlüğü
  • -Biyolojik çeşitliliğin korunması
  • -Göç eden türler için habitat ve bağlantı hatlarının sağlanması
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst