- Katılım
- 2 Mar 2015
- Konular
- 59,185
- Mesajlar
- 88,376
- Online süresi
- 4ay 14g
- Reaksiyon Skoru
- 14,227
- Altın Konu
- 2,398
- Başarım Puanı
- 1,051
- TM Yaşı
- 11 Yıl 1 Ay 21 Gün
- MmoLira
- 694,336
- DevLira
- 234
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
“Bilimin doğası” ve “bilimsel süreç” kavramları yakından ilişkili olmalarına rağmen birbirinden farklı kavramlardır. Bilimin doğası ifadesi ile bilimsel bilginin kökeninde yer alan değer ve inançlar veya bilimsel bilginin gelişimi anlatılmaktadır. Örneğin gözlem yapma, hipotez kurma ve sonuç çıkarma etkinlikleri doğrudan bilimsel süreçlerle ilgilidir. Bu süreçlerin bilim insanının sahip olduğu anlayışlardan etkilenip etkilenmemesi ise bilimin doğası kapsamında ele alınmaktadır. Biyolojinin sunduğu bilgileri daha iyi değerlendirmek için bilim ve bilimsel bilginin temel özelliklerini anlamak gerekmektedir. Bunların en önemlileri üzerinde duralım.
Bilimin en az bilinen özelliklerinden biri, onun insan uğraşı olmasından dolayı Öznellik içeriyor olmasıdır. Bilim insanlarının da aldıkları eğitime, inanç sistemine, yaşadıkları ortama, yetiştikleri topluma bağlı olarak ortaya çıkan ön bilgi, tutum ve değerleri bulunur. Bu durum onların araştırma problemi olarak neyi seçeceklerini, araştırmayı nasıl sürdüreceklerini, neleri gözlemleyeceklerini ve gözlemlerini nasıl yorumlayacaklarını etkiler. Örneğin aynı gözlemleri yapan ya da aynı verileri inceleyen bilim insanlarının çıkarımları birbirinden farklı olabilmektedir. (Çıkarımlar, gözlemlenen ve toplanan verilerin yorumlanma sürecidir.)
Bilimsel bilgi öznel olmasına rağmen bilimin amacı nesnelliktir. Bundan dolayı bilimsel araştırma sürecinde öznelliğin negatif etkisini azaltmaya yönelik önlemler alınır. Örneğin yapılan çalışmalar çeşitli bilimsel yayın organlarında yayınlanmadan önce bir seçime tabi tutulur ve öznelliği en aza indirgenmiş çalışmalar yayınlanır. Bunlar yayınlandıktan sonra da bilim camiası içinde sorgulanmaya devam eder ve kabul görenler diğer çalışmalarda bilgi kaynağı olarak kullanılır.
Bilimsel Bilginin Delillere Dayanması ve Sınanabilmesi
Bilimin önemli özelliklerinden biri, bilimsel iddiaların gözlemsel veya deneysel delillere dayanmış olması gereğidir. Bir önermenin bilimsel kabul edilebilmesi için diğer bilim insanları tarafından test edilebilmesi ve doğrudan deney ya da gözlemlerle sorgulanmaya açık olması gerekir. Örneğin “Canlılar hücrelerden oluşmuştur.” veya “Işık saniyede 300000 km hızla hareket eder.” şeklindeki önermeler potansiyel olarak denenebilir olduklarından bilimseldir. Diğer yandan “Yakında güzel bir haber alacaksınız.” gibi bir tahmin için aynı şey söylenemez ve dolayısıyla bu öngörü bilimsellik içermez.Bilimde Öznellik ve Nesnellik
Bilimin en az bilinen özelliklerinden biri, onun insan uğraşı olmasından dolayı Öznellik içeriyor olmasıdır. Bilim insanlarının da aldıkları eğitime, inanç sistemine, yaşadıkları ortama, yetiştikleri topluma bağlı olarak ortaya çıkan ön bilgi, tutum ve değerleri bulunur. Bu durum onların araştırma problemi olarak neyi seçeceklerini, araştırmayı nasıl sürdüreceklerini, neleri gözlemleyeceklerini ve gözlemlerini nasıl yorumlayacaklarını etkiler. Örneğin aynı gözlemleri yapan ya da aynı verileri inceleyen bilim insanlarının çıkarımları birbirinden farklı olabilmektedir. (Çıkarımlar, gözlemlenen ve toplanan verilerin yorumlanma sürecidir.)
Bilimsel bilgi öznel olmasına rağmen bilimin amacı nesnelliktir. Bundan dolayı bilimsel araştırma sürecinde öznelliğin negatif etkisini azaltmaya yönelik önlemler alınır. Örneğin yapılan çalışmalar çeşitli bilimsel yayın organlarında yayınlanmadan önce bir seçime tabi tutulur ve öznelliği en aza indirgenmiş çalışmalar yayınlanır. Bunlar yayınlandıktan sonra da bilim camiası içinde sorgulanmaya devam eder ve kabul görenler diğer çalışmalarda bilgi kaynağı olarak kullanılır.

