romegames 1
romegames
Krutzo 1
Krutzo
shrpnl 1
shrpnl
Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Roopkund

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Carissa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 349

Carissa

Administrator
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye Turkmmo Discord Nitro Booster
Admin
VIP Üye
Katılım
2 Mar 2015
Konular
59,189
Mesajlar
88,439
Çözüm
109
Online süresi
4mo 16d
Reaksiyon Skoru
14,280
Altın Konu
2,398
TM Yaşı
11 Yıl 3 Ay 6 Gün
Başarım Puanı
1,051
MmoLira
695,092
DevLira
234
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

0b8add471798df2f98f4c0e00cc338e1.jpg


Roopkund, halk dilinde bilinen adıyla İskelet Gölü, Hindistan'ın Uttarakhand eyaletinde bulunan bir buzul gölüdür. Göl, Himalaya Dağları'nı oluşturan 7,120 m yüksekliğindeki Trishul dağının eteğinde yer alır ve yaklaşık iki metre derinliğe sahip sığ bir göl özelliği taşır.

Roopkund gölü Himalayalar'da yerleşimin olmadığı 5.029 metre yükseklikte (16.499 fit) bulunmaktadır. Kayalık bir alanda buzullar ve karla kaplı dağlarla çevrili göl, popüler bir trekking noktasıdır.

Buzul gölü, etrafında bulunan yüzlerce insan iskeleti ile ünlüdür. Göldeki buzların yaz aylarında erimesi ile tabanındaki insan iskeleti kalıntıları görülebilmektedir. Araştırmacılar, iskeletlerin 9. yüzyılda ani ve şiddetli bir dolu fırtınası sonucu ölen insan kalıntıları olduğuna karar verdi.

Jeoloji

Roopkund, iki zirve arasındaki bir dağ geçidinde yer alan bir buzul gölüdür. Gölün ortalama deniz seviyesinden yüksekliği ile ilgili bilgi tartışmalıdır. Bazı kaynaklar gölün 5.029 m yüksekliğinde olduğunu ve bazıları ise deniz seviyesinden 4.778 m yükseklikte olduğunu belirtmektedir. Uzun aylar boyunca bu sığ göl donmuş durumda olduğu için canlı yaşamına müsait değildir. Yaklaşık 2 m derinliğe sahiptir.

İnsan iskeletleri

Yerleşimin olmadığı bu kadar yüksek bir noktada bu kadar insanın ölümüne neyin yol açtığının bilinmemesi birçok teori üretilmesine yol açmıştır. Bu konudaki teoriler salgın hastalıklar, toprak kayması ve ritüel intiharlar olarak sıralanmıştır.

İskeletler ilk kez 1942 sonlarında Nanda Devi Ulusal Parkı sınırları içerisinde orman muhafızlığı yapan H. K. Madhwal tarafından keşfedildi, ancak bu kemiklerin 19. yüzyılın sonlarından itibaren rapor edildiği belirtildi. İlk başta İngiliz yetkililer, iskeletlerin II. Dünya Savaşı sırasında gizli bir Japon işgal kuvvetinin kayıplarını temsil ettiğinden şüphelendiler, ancak iskeletlerin Japon askerlerler için çok yaşlı olduklarını tespit ettiler.

2004 yılında bölgeye yapılan bir keşifte bazı ipuçlarına rastlandı. İskeletler 9. yüzyılda yaşamış olan 200-300 kişiye aitti ve iki gruba ayrılıyorlardı. Bu iki grup, bölgede kutsal bir yeri ziyaret için yola koyulan ve onların eşyalarını taşıyan hamallardan oluşuyordu. Yüzükleri, mızrakları, deri ayakkabıları ve bambu sopaları yanlarında bulundu. Araştırmacılar, kafataslarındaki kısa ve derin çatlakların hepsinin aynı şekilde ve yuvarlak bir cisimle kafalarına aldıkları darbeler sonucu öldüğü sonucuna vardılar. Bilim insanları, bu insanların kriket topu büyüklüğünde yağan doluların kafalarına ve omuzlarına isabet etmesi nedeniyle öldüklerini açıkladı. Sığınacak bir yer bulamayan bu insanların grup halinde öldüğü tespit edildi.

Kemiklerin analizi

Araştırmacılar, gölün sularında en az 500 kişinin kalıntılarına ulaştı. Günümüzde, gezginler ve turistlerin gezilerinin sonunda yanlarında hatıra olarak birçok kemik ve kafatası götürmesi nedeniyle kemik miktarı zamanla azaldı. Düşük sıcaklık ve temiz hava ölenlerin cesetlerini başka yerlerde meydana gelenden daha iyi korumaya yardımcı oldu. National Geographic dergisinden bir ekip yaklaşık 30 iskeleti yanlarında götürdüğünde kemiklerin bazılarının hala etlerinden ayrılmadığını fark etti.

Oxford Üniversitesi Radyokarbon Hızlandırıcı Ünitesi'nde yapılan radyokarbon testleri ve yapılan araştırmalar bu kişilerin MS 850 yıllarında öldüğünü göstermektedir. Pune, Haydarabad ve Londra'da yapılan kafatası analizleri, bu insanların büyük bir olasılıkla ani bir dolu fırtınasından öldüğünü ortaya çıkardı. İncelenen kafataslarının bazıları kırılmış bazılarında ise delikler tespit edildi. Yaralanmaların çoğunluğu kafataslarının üst kısmında, diğer kemiklerde ise daha az hasar görüldü. Bunun nedeninin yukarıdan düşen sert nesnelerden kaynaklandığı sonucuna ulaşıldı.

Kemikler üzerinde yapılan analizler oldukça farklı insanlar olduğunu gösterdi. DNA analizi Maharaştra'da yaşayan insanlarda gözlenen belirli mutasyonlarla benzerlik gösterdi. Analizler çocuklar ve kadınların grupta daha fazla olduğunu ve bu kişilerin haftalarca doğru dürüst yiyecek olmadan yürüdüğünü ortaya çıkardı.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst