Bvural41 1
Bvural41
mavzermete 1
mavzermete
Fethi Polat 1
Fethi Polat
xranzei 1
xranzei
BlackFullMoon 1
BlackFullMoon
Hikaye Ekle

Şeftali Bahçeleri

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Lorenzo
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 3
  • Görüntüleme Görüntüleme 118

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Bir yaz günü, Akdeniz kıyılarındaki küçük bir Anadolu kasabasının doğal güzellikleri betimlenir. İklim burada son derece yumuşaktır ve yaz aylarında şeftali kokuları her yeri sarar. Akşamüzerleri, kasabada yaşayan birçok memur, deniz kıyısında eğlence ve keyif dolu saatler geçirmek üzere bir araya gelirler. İçkiler, çeşitli eğlenceler, lezzetli yiyecekler ve çalgılar, bu akşam toplantılarının vazgeçilmez öğeleridir. Bu kasaba, Anadolu’nun bir Sadabad’ı gibidir, sazlar çalınır, gazeller okunur ve her türlü keyif arayışı kol gezer. Burada, devrin İstanbul’unun hoş karşılamadığı eğlenceler rahatlıkla gerçekleşir ve memurlar, resmi işlerini tamamen unuturlar.


Bu atmosferde, kasabaya yeni bir yazı işleri müdürü atanır. Adı Agâh olan bu müdür, kasabaya ilk geldiğinde, ikindi vaktinde dairede kimsenin olmamasına oldukça şaşırır. Öğle vakti, herkesin sahile şakalarla inmek için can attığı bir zaman dilimidir. Agâh Bey, bu duruma oldukça şaşırır çünkü kendisi bir idealisttir. Mülkiyeden mezun olduktan sonra Avrupa’ya kaçmış, İstanbul’a döndüğünde ise 4 ay boyunca nezarete alınmıştır. Sonrasında Anadolu’ya atanmıştır ve bu memuriyetle kendini göstermeye, kasabayı düzeltmeye karar vermiştir. Ancak kasabadaki herkes, onun aksine tembel, miskin ve eğlence düşkünüdür. Mutasarrıf, Agâh Bey’e ilk gün rahatına bakmasını söylemiş, Evkaf Memuru ise ona eğlenmesi için tüm imkanları sunabileceğini ima etmiştir.

Başlangıçta Agâh Bey, tüm bu tekliflere direnmiş ve eğlencelere katılmamıştır. Ancak zamanla sıkıntı içinde boğulmuş, çalışamadığı için idealini gerçekleştiremeyeceğini anlamıştır. Muhasebecinin ısrarıyla bir gün şeftali bahçelerine gitmeye karar verir. İkindiüzeri bir merkebe binerler ve su sesleri içindeki şeftali bahçelerine ulaşırlar. Burada sürekli yiyip içerek eğlenirler. Ertesi gün çok yorgun olduğu için işe gitmez, ancak daha sonraki saatlerde yine şeftali bahçelerine gidip eğlenir, havuzda yüzer. Agâh Bey, artık tüm eğlencelere katılmaktadır ve diğer memurlar gibi o da bir merkep almıştır. Çalışma isteğini yitirmiş, eğlencelerden daireye gitmeye zaman bulamaz hale gelmiştir. İlk günkü yalnızlığını ve çalışma aşkını düşündükçe kendi kendine güler ve “Toyluk işte” der.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst