HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Bir öğretmen yalan söyleyebilir mi? Söylerse sonuçları ne olur? Can, Berke, Selin ve İrem bunu yaşayarak öğrenecekti.
Tarih dersinde Erdal Öğretmen, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'a girişini ve Kariye Müzesini anlattı. Bizans zamanında kilise olarak kullanılıyordu bu müze. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'a girdiğinde yapılara zarar verilmemesini istemişti. Sonradan fark edilmişti ki Kariye'nin içinde bulunan her şey çalınmıştı. Aranmış ama bulunamamıştı.
Can, Berke, Selin ve İrem bu hazineyi bulmayı kafalarına koymuştu. Araştırmalar yaptılar, gözlemlediler, parçaları birleştirmeye çalıştılar. Sonradan onlara Can'ın dedesi katıldı. Birlikte ipucu olma ihtimali bulunan yerleri incelediler.
Kariye Müzesine gittiklerinde yerde yarısı yırtılmış bir harita buldular. Sonrasında haritanın diğer yarısının bir parçasını daha buldular. Üstünde bazı işaretler vardı. İncelediklerinde Can'ın dedesi sonradan eklenmiş olma ihtimali taşıyan bir yer gördü haritada. Gizli bir geçit olabilirdi. Denize veya diğer kiliselere açılıyor olabilirdi. Kariye'nin hazinesini korumak için o geçitler sayesinde eşyaları saklamış olmaları muhtemeldi.
Yeni görevleri belliydi: Geçit olabilecek yerleri bulmalıydılar. İlk önce Kariye'nin çevresini araştırdılar. Ardından ona yakın olan kilise ve harabelere baktılar. Baktıkları bir harabe onlara geçit dışında bazı bilgiler verdi:
Tam içine girmek üzereydiler ki bazı adamların geldiğini fark ettiler. Hemen çimenlere yatıp güneşleniyormuş gibi yaptılar. Adamlar onları umursamadı ve harabenin içine girdiler. Can kalkıp kapının yanına gitti. Adamları dinlemeye başladı. Gece bu harabeye mal getireceklerini söylüyorlardı. Ardından gelen malları başka yere taşıyacaklardı. Etrafta oynayan birkaç çocuktan -bizimkilerden bahsediyorlar- başka kimse yoktu. Yani buradan daha uygun bir yer bulmaları zor olurdu.
Adamlar içeriyi inceleyip çıktılar ve gittiler. Bizimkilerin polise gidip bunu anlatmaları gerekiyordu ama dört küçük çocuğa kim inanırdı? Tabii ki de Can'ın dedesi!
Can'ın evine gitmeden önce harabenin içini incelediler. Geçit olabilecek hiçbir nokta bulamadılar. Elleri boş Can'ın evine döndüler. Dede, onları bekliyordu. Kariye'deki hazine hakkında yeni bir şeyler öğrenmişti ve onu çocuklarla üzülerek paylaştı: Aslında öyle bir hazine yoktu ve hiç olmamıştı. Bizans halkı Fatih Sultan Mehmet'in sanata düşkünlüğünü biliyordu. Bu yüzden Ayasofya'yı koruyacağından emindi hepsi. Kiliselerdeki değerli eşyaları da korunması için oraya taşımıştılar. Yani Kariye, İstanbul fethedilmeden önce boşaltılmıştı. Üstelik kayıp da değildi, yıllardır herkesin gözü önündeydi.
Çocuklar bunu öğrenince çok üzüldü ama o noktaya takılıp kalamazlardı. Artık daha önemli bir görevleri vardı. Dedeye harabede duyduklarını anlattılar. Dedeyse hemen işe koyuldu. Tanıdığı bir polis vardı. Onu aradı ve ondan yardım istedi. Polis kısa sürede Can'ın evine geldi ve konuşmaya başladılar. Bir plan yapıldı ve yola çıkıldı.
Dede, sahilde köpek gezdiriyormuş gibi yapıp onların gelmesini bekleyecekti. Geldiklerini gördüğündeyse polise haber verip hızla uzaklaşacaktı. Can, harabenin yakınlarına saklanacaktı. Yanında bisikleti de olacaktı. Mallar kamyonete yüklenince hemen yola koyulacak ve onları takip edecekti. Arkasında da bir polis her ihtimale karşı onu izleyecekti. Depoya ulaştıklarındaysa Can durumu polise bildirip oradan uzaklaşacaktı.
Her şey plana uygun gitti. Bir nokta hariç: Can, depoya ulaştıklarında polise haber verdi ama oradan uzaklaşmadı. Bir yere saklanıp izlemeye koyuldu. Neyse ki başına kötü bir şey gelmeden onu arkadan takip eden polis buldu ve birlikte onun arabasına geçtiler. Operasyonun geri kalanını oradan izlediler.
Çocukların bu başarısı tüm okula yayıldı ve Erdal Öğretmen, çocukları araştırmaya yönlendirmek için yalan söylediğini açıkladı. Amacı onlara araştırmaları için bir başlangıç vermekti. İşin bu şekilde gelişeceğini tahmin edememişti ama öğrencileriyle gurur duyuyordu. Çocuklar da yaptıklarından pişman değillerdi. Aksine araştırmaya yeni konularla devam edeceklerdi.
Tarih dersinde Erdal Öğretmen, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'a girişini ve Kariye Müzesini anlattı. Bizans zamanında kilise olarak kullanılıyordu bu müze. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'a girdiğinde yapılara zarar verilmemesini istemişti. Sonradan fark edilmişti ki Kariye'nin içinde bulunan her şey çalınmıştı. Aranmış ama bulunamamıştı.
Can, Berke, Selin ve İrem bu hazineyi bulmayı kafalarına koymuştu. Araştırmalar yaptılar, gözlemlediler, parçaları birleştirmeye çalıştılar. Sonradan onlara Can'ın dedesi katıldı. Birlikte ipucu olma ihtimali bulunan yerleri incelediler.
Kariye Müzesine gittiklerinde yerde yarısı yırtılmış bir harita buldular. Sonrasında haritanın diğer yarısının bir parçasını daha buldular. Üstünde bazı işaretler vardı. İncelediklerinde Can'ın dedesi sonradan eklenmiş olma ihtimali taşıyan bir yer gördü haritada. Gizli bir geçit olabilirdi. Denize veya diğer kiliselere açılıyor olabilirdi. Kariye'nin hazinesini korumak için o geçitler sayesinde eşyaları saklamış olmaları muhtemeldi.
Yeni görevleri belliydi: Geçit olabilecek yerleri bulmalıydılar. İlk önce Kariye'nin çevresini araştırdılar. Ardından ona yakın olan kilise ve harabelere baktılar. Baktıkları bir harabe onlara geçit dışında bazı bilgiler verdi:
Tam içine girmek üzereydiler ki bazı adamların geldiğini fark ettiler. Hemen çimenlere yatıp güneşleniyormuş gibi yaptılar. Adamlar onları umursamadı ve harabenin içine girdiler. Can kalkıp kapının yanına gitti. Adamları dinlemeye başladı. Gece bu harabeye mal getireceklerini söylüyorlardı. Ardından gelen malları başka yere taşıyacaklardı. Etrafta oynayan birkaç çocuktan -bizimkilerden bahsediyorlar- başka kimse yoktu. Yani buradan daha uygun bir yer bulmaları zor olurdu.
Adamlar içeriyi inceleyip çıktılar ve gittiler. Bizimkilerin polise gidip bunu anlatmaları gerekiyordu ama dört küçük çocuğa kim inanırdı? Tabii ki de Can'ın dedesi!
Can'ın evine gitmeden önce harabenin içini incelediler. Geçit olabilecek hiçbir nokta bulamadılar. Elleri boş Can'ın evine döndüler. Dede, onları bekliyordu. Kariye'deki hazine hakkında yeni bir şeyler öğrenmişti ve onu çocuklarla üzülerek paylaştı: Aslında öyle bir hazine yoktu ve hiç olmamıştı. Bizans halkı Fatih Sultan Mehmet'in sanata düşkünlüğünü biliyordu. Bu yüzden Ayasofya'yı koruyacağından emindi hepsi. Kiliselerdeki değerli eşyaları da korunması için oraya taşımıştılar. Yani Kariye, İstanbul fethedilmeden önce boşaltılmıştı. Üstelik kayıp da değildi, yıllardır herkesin gözü önündeydi.
Çocuklar bunu öğrenince çok üzüldü ama o noktaya takılıp kalamazlardı. Artık daha önemli bir görevleri vardı. Dedeye harabede duyduklarını anlattılar. Dedeyse hemen işe koyuldu. Tanıdığı bir polis vardı. Onu aradı ve ondan yardım istedi. Polis kısa sürede Can'ın evine geldi ve konuşmaya başladılar. Bir plan yapıldı ve yola çıkıldı.
Dede, sahilde köpek gezdiriyormuş gibi yapıp onların gelmesini bekleyecekti. Geldiklerini gördüğündeyse polise haber verip hızla uzaklaşacaktı. Can, harabenin yakınlarına saklanacaktı. Yanında bisikleti de olacaktı. Mallar kamyonete yüklenince hemen yola koyulacak ve onları takip edecekti. Arkasında da bir polis her ihtimale karşı onu izleyecekti. Depoya ulaştıklarındaysa Can durumu polise bildirip oradan uzaklaşacaktı.
Her şey plana uygun gitti. Bir nokta hariç: Can, depoya ulaştıklarında polise haber verdi ama oradan uzaklaşmadı. Bir yere saklanıp izlemeye koyuldu. Neyse ki başına kötü bir şey gelmeden onu arkadan takip eden polis buldu ve birlikte onun arabasına geçtiler. Operasyonun geri kalanını oradan izlediler.
Çocukların bu başarısı tüm okula yayıldı ve Erdal Öğretmen, çocukları araştırmaya yönlendirmek için yalan söylediğini açıkladı. Amacı onlara araştırmaları için bir başlangıç vermekti. İşin bu şekilde gelişeceğini tahmin edememişti ama öğrencileriyle gurur duyuyordu. Çocuklar da yaptıklarından pişman değillerdi. Aksine araştırmaya yeni konularla devam edeceklerdi.
Rica ederim.Paylaşım İçin Teşekkürler
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 22
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 84
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 50
- Cevaplar
- 4
- Görüntüleme
- 34
