- Katılım
- 2 Mar 2015
- Konular
- 59,202
- Mesajlar
- 88,478
- Çözüm
- 109
- Online süresi
- 4mo 16d
- Reaksiyon Skoru
- 14,316
- Altın Konu
- 2,411
- TM Yaşı
- 11 Yıl 3 Ay 18 Gün
- Başarım Puanı
- 1,051
- MmoLira
- 696,942
- DevLira
- 234
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Medresetü'z-Zehra, Said Nursî tarafından doğuda İslami ilimleri ve Fen bilimleri'nin birlikte okutulmasını planladığı Üniversite düzeyindeki projenin adıdır.
Said Nursî Van'da Horhor Medresesi'nde talebelerine ders vermekteyken, geleneksel medrese eğitim sistemini yeterli bulmuyor ve bazı yeni metotlar uyguluyordu. Yeni metodunu "Fünun-u cedideyi, ulûm-u medaris ile mezc ve derc" diye özetleyen Said Nursi; Van, Bitlis ve Diyarbakır illerinde fen bilimleriyle İslami ilimlerin birlikte okutulacağı, Doğuda cehaleti ve bilgisizliği ortadan kaldıracak nitelikte, Medresetü'z-Zehra ismini verdiği birkaç üniversitenin yapımı düşüncesini hükûmete iletmek için 1907 yılında İstanbul'a gelir. El-Ezher Üniversitesi'ne kardeş olarak tarif ettiği bu üniversitede "lisân-ı Arabî vâcip, Kürdî câiz, Türkî lâzım kılmak" diye özetlediği Arapça, Kürtçe ve Türkçe olmak üzere üç dilde eğitim yapacağını belirtmektedir.
Said Nursi bu Üniversitenin Müslüman milletlerin menfi ırkçılık fikriyle ayrılmasının engellenmesi için gerekli olduğunu söylemiştir. Bu üniversite, Mısır'daki El-Ezher Üniversitesi'nin bir benzeri gibi düşünülüyordu.
Daha sonraları TBMM'de 2 Mart 1923 tarihinde Medresetüzzehrâ hakkında kanun teklifi verilmiş, 200 mebusun 163’ünün rey vermesiyle kanun teklifi kabul edilmiş, ancak yine de üniversitenin inşası gerçekleşememiştir.
Said Nursî Van'da Horhor Medresesi'nde talebelerine ders vermekteyken, geleneksel medrese eğitim sistemini yeterli bulmuyor ve bazı yeni metotlar uyguluyordu. Yeni metodunu "Fünun-u cedideyi, ulûm-u medaris ile mezc ve derc" diye özetleyen Said Nursi; Van, Bitlis ve Diyarbakır illerinde fen bilimleriyle İslami ilimlerin birlikte okutulacağı, Doğuda cehaleti ve bilgisizliği ortadan kaldıracak nitelikte, Medresetü'z-Zehra ismini verdiği birkaç üniversitenin yapımı düşüncesini hükûmete iletmek için 1907 yılında İstanbul'a gelir. El-Ezher Üniversitesi'ne kardeş olarak tarif ettiği bu üniversitede "lisân-ı Arabî vâcip, Kürdî câiz, Türkî lâzım kılmak" diye özetlediği Arapça, Kürtçe ve Türkçe olmak üzere üç dilde eğitim yapacağını belirtmektedir.
Said Nursi bu Üniversitenin Müslüman milletlerin menfi ırkçılık fikriyle ayrılmasının engellenmesi için gerekli olduğunu söylemiştir. Bu üniversite, Mısır'daki El-Ezher Üniversitesi'nin bir benzeri gibi düşünülüyordu.
Proje Tarihçesi
İstanbul’da idealindeki üniversite ile ilgili bir dilekçeyi, II. Abdülhamid zamanında padişahın özel kalem dairesi olan Mabeyn-i Hümayun’a sunmuş, ancak Said Nursî'nin bu talebi için hükûmet bir teşebbüste bulunmamıştır. II. Abdülhamid sonrasında, Van gölü kıyısında açmayı planlandığı üniversite için 1911 yılında bizzat kendisi Sultan Reşad ile görüşmüş ve Padişah tarafından 19 bin altın lira tahsis edilmiştir. 1913 yılında bu üniversitenin temelini atmış, fakat I. Dünya Savaşı münasebetiyle bu projenin tamamlanmasına imkân bulanamamıştır.Daha sonraları TBMM'de 2 Mart 1923 tarihinde Medresetüzzehrâ hakkında kanun teklifi verilmiş, 200 mebusun 163’ünün rey vermesiyle kanun teklifi kabul edilmiş, ancak yine de üniversitenin inşası gerçekleşememiştir.


