Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Need for Speed Unbound inceleme yazımızda, 1.199 TL fiyat bandında çıkış yapan ilk oyunlardan birisi olduğu için bu dumura uğratan bu yarış oyununa yakından bakıyoruz. Geçen yıl, God of War Ragnarok, Immortality ve Marvel Snap gibi çeşitli türlerden birçok hit yapım oynama şansı bulduk. Özetle, dolu dolu bir yıl geçirdik.
Need for Speed Unbound İnceleme
Need for Speed Unbound, serinin önceki oyunlarına benzer bir yapıda ancak yeni sanat stili oyuna benzersiz bir gösteriş katmış. Karakter modelleri, cel-shaded dediğimiz anime benzeri bir görünüme sahipken, gerçekçi arabaların anime efektleri ile süslenmesi oldukça hoş olmuş.
Rastgele dolaşmakta, zorlukları tamamlamakta ve nakit için yarışmalara gitmekte veya durup manzaraları izlemekte özgür olduğunuz kurgusal bir Chicago olan Lakeshore City’de tamamen özgürsünüz. Burnout Paradise’ı düşünün ancak çok daha az aksiyonlu hali gibi. Evinize her girdiğinizde değişen bir gece-gündüz döngüsü mevcut. Şehrin kendisi biraz boş olsa da, yayalar ve arabalar mevcut ancak şehir gerçekten cansız.
Need for Speed Unbound, size yarışmak için bir sebep veren bir hikaye moduna da sahip.
Rydell ile bir anlaşmazlığın ardından Yaz, tamirciye ihanet ediyor ve Rydell’in üzerinde çalıştığı yüksek profilli arabaları çalıyor. İki yıl sonra, kendinizi eski arkadaşınız Yaz’ın yönettiği The Grand yarışı için yeraltı yarış sahnesinde buluyorsunuz. Hikayenin çoğu araba kullanırken yapılan telefon görüşmelerinde geçiyor, bu yüzden tekrar yarışmaya çıkmanız asla çok uzun sürmüyor.
Need for Speed Unbound özgür yarış mekaniklerine sahip ancak oyun içi para için yarıştığınızda zorluk ve heyecan daha da artıyor. Birinciliği alamasanız da ilerleme kaydedebiliyorsunuz ancak sıralamanızı yükseltmek isteyeceksiniz çünkü bu oyunda para her şeyiniz olacak. Tabii ki, sokak yarışının ardından polis kovalamacası olmazsa olmaz.
Polis kovalamacalarının bir Isı ölçer derecesi mevcut.
Açıkçası, polis kovalamacaları heyecan verici ama yarışların kendisi o kadar eğlenceli değil.
Crusin’ Blast gibi arcade yarış oyunlarında ve Gran Turismo 7 gibi süper gerçekçi yarış oyunlarında saatler geçirdim, bu yüzden yarış türüne ilgiliyim ve Need for Speed Unbound’da arcade ve simülasyon arasındaki dengenin iyi olmadığına kalıbımı basıyorum. Arabanın fizikleri yeterli değil ve oyunun ilk saatlerinde gerçekten hüsrana uğradım. Oyunda saatler geçirdikten ve çeşitli yükseltmelerden sonra bile, hiçbir şey bana arabamı gerçekten geliştiriyormuş gibi hissettirmedi.
En azından müzik, A$AP Rocky, Charli XCX, Diplo ve PlayBoy Carti gibi sanatçıların pop ve trap şarkılarını içeren oldukça çeşitli ve keyifli oyun müzikleri ile can sıkıntımı kısmen de olsa azalttım. Müzikler oyunun estetiğiyle kesinlikle uyumlu.
Tabii ki oyunun açılış saatlerinde müzikler ve görseller beni kendine çekerken, hayal kırıklığım zamanla artmaya başladı. Animasyonlu süslemeler güzel ama gerçekçi şehir manzarasıyla beni rahatsız edecek şekilde çatışıyorlar.
Burnout’un abartılı kaza sahneleri bile bundan daha gerçekçiydi.
Hoş bir dokunuşla Need for Speed Unbound, yarışmaya ve arabanızı yükseltmeye odaklanan PC/PlayStation/Xbox çapraz oynanışa sahip ancak birkaç özelliği eksik. Çevrimiçi ve yerel ilerleme iki ayrı mekanik olarak ele alınıyor.
Unbound, bana NFS kataloğundaki klasik oyunları ve benzer estetiğe sahip retro oyunları anımsatan nostaljik bir oyun gibi hissettirdi. Yine de, gerçek sürüş söz konusu olduğunda, rakiplerinin oldukça gerisinde ve bu özünde bir yarış oyunu olduğu için, oyunun en önemli mekaniği kusurlu.
Son düzenleme:
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 11
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 11