Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


ßursa

Hakan811

Level 6
TM Üye
Üye
Ticaret - 0%
0   0   0
Katılım
3 Şub 2009
Konular
926
Mesajlar
1,426
Beğeniler
31
MmoLira
0
DevLira
0
#1
BURSA : Osmanlı Devletinin bir ara başkentliğini yapan, evliyalar diyarı, tarihi abideler şehri, tabii güzellikleri ve binlerce senedir bilinen şifalı kaplıcaları ile dünyaca isim yapan bir ilimiz.
Marmara bölgesinin güneyinde yer alan Bursa , Bilecik, Balıkesir, Kütahya, Kocaeli, İstanbul illeri ve Marmara Denizi ile çevrili, Marmara bölgesini, Ege ve İç Anadolu’ya bağlayan bir kavşak noktasıdır. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye’nin üç büyük şehrinin meydana getirdiği üçgenin merkezinde sayılır. 280 10’ ve 300 00’ kuzey enlemleri ile 400 40’ ve 390 35’ doğu boylamları arasında yer alır. Trafik numarası 16’dır.
İsminin Menşei
Bursanın Bitinya kralı ikinci Prusias tarfından kurulduğu ve şehre “Prusias” (Prosa) dendiği, zamanla bu isim “Brousse” ve “Brus” olduğu söylenmektedir. Türkler şehri fethedince, “Bursa” demişlerdir.
Tarihi
Bu şehre tarih, damgasını okadar derin ve kuvvetli basmıştır ki o her yerde önümüze çıkar. İstanbul’dan sonra en çok tarihi şahsiyetler ve eserleri bağrında taşıyan Bursa’nın Türk tarihinde çok müstesna bir yeri vardır.
Milattan iki bin yıl önce Trakya’dan gelen “Bitiniler” Bursa ve civarına yerleşmiş ve Bitinya Krallığını kurmuşlardır. Bitinya kralı Prposyas, M.Ö. 1500 senelerinde Bursayı kurmuş, şehre Prosa denmiştir. Kartaca komutanı Anibal, bu krallığa sığınmış ve verdiği plana göre bu şehir kurulmuştur. Bitinya’nın merkezi İzmit idi. Lidya kralı Krezüs, Bitinya topraklarını ele geçirmiş, Persler Lidyayı yenerek 200 sene valilik (satraplık) olarak idare etmiştir. Persleri Makedonya Kralı İskender yenerek bu bölgeye hakim olmuştur. İskender’in ölümü üzerine imparatorluk kumandanlar arasında taksim edilince, bu bölge “Antiyon”un hissesine düşmüştür. Bilahare bu bölge, Roma İmparatorluğu’na dahil edilmiş ve Roma’nın M.S.395’te Doğu ve Batı olarak bölünmesinde Bursa ve civarı Doğu Roma’nın (Bizans’ın) hissesine kalmıştır. Bizans devrindeyken İran Sasani hükümdarı Hüsrev Perviz, Bizans İmparatoru Herakliyüs’ü yenerek Bursayı ele geçirmiş, Trakya’dan gelen Türkler Bizanslılara yardım ederek geri almıştır.
Abbasi halifesi Harun Reşit zamanında İslam ordusu Söğütçük kasabasına kadar gelmiş anlaşma yapıp geri dönmüşlerdir. Hamdanoğlu sülalesinden Seyfüddevle 924’te Bursa’yı kuşatmış ise de alamamıştır. 1071 Malazgirt zaferinden sonra Bursa civarı Türk’lerin eline geçmiştir. 1097’de Türkler Bursa’yı fethetti fakat bu kısa sürdü. Selçuklu Sultanı Melikşah, Kutamışoğlu Süleyman Şahı Bursa fethine gönderdi. İznik önünde geri çevirdi.
Oğuz Türk’lerinin Kayıhan boyundan Karakeçeli aşiretinin lideri Ertuğrul Gazi, Selçulu Sultanı Alaeddin Keykubat zamanında (1210-1236) Söğüt ve Domaniç civarında yerleşti. Oğlu Osman Bey Osmanlı Devletini kurdu. Osmanlı Devletinin ilk fethettiği yer Kulacahisar’dır.(İnegöl’den 5 Km. uzaklıkta bir köy.) Bilahare Karacahisar’ın fethinden sonra sırayla İnegöl, Kestel, Ulubat, Yalova, Karamürsel fethedildi. Osman Gazi, oğlu Orhan Gazi’ye Bursa’nın güneşte parlayan Sent Eli Manastırının kubbesini (Tophane) göstererek beni buraya gömün diyerek vasiyet etti. Orhan Gazi Mudanya, Gemlik ve Atronos (Orhaniye)u fethettikten sonra, Bursa güneyinde Pınarbaşı’nda karargahını kurdu. Bursa’yı kuşattı. Bursa tekfuru, Köse Mihail vasıtasıyla teslim olmak istediğini bildirdi. 30 bin flori altın verdi ve Osmanlı askerleri nezaretinde İstanbul’a gitti.
Bursa 6 Nisan 1326 Cumartesi günü Türkler tarafından fethedildi. Orhan Gazi, Bursa’yı Osmanlı Devletinin Başkenti yaptı. Birinci Murat (Hüdavendigar) 1365’te Osmanlı başkentini Edirne’ye nakletti. Fakat tahta çıkmalar, cenaze törenleri ve gömülmeler Bursa’da olmuştur. İstanbul’un fethine kadar Bursa sembolik başkent olarak devam etti.1841’den sonra Anadolu Beylerbeyi Bursa’da oturmuştur.
Yıldırım Beyazit ile Timur Han 28 Temmuz 1402’de yapılan Ankara svaşından sonra Bursa ve Osmanlı Devleti sıkıntılı günler geçirdi. Kısa zamanda burada Osmanlı hakimiyeti sağlandı. Birinci Dünya Harbine kadar her hususta gelişen Bursa, bu savaşı mütakip İngilizlerin yardımı ile Yunan ordusu tarafından işgal edildi. 26 Ağustos 1922’de büyük taarruzla kesin olarak hezimete uğrayan Yunan ordusu kaçmaya başladı ve 11 Eylül 1922’de Busa düşman işgalinden kurtuldu. Yunanlılar kaçarken Bursa’yı yakıp yıkmaya çalıştılar.
Bursa 1801’de büyük bir yangın, 1854’te deprem, 1429’da veba salgınlarında çok zarar görmüştü. Sultan Birinci Ahmet Celeli isyanları bastırma işini Bursa’dan takipetmiştir. Dördüncü Murat ve 1860’ta Sultan Abdülaziz ile Sltan Abdülmecit Bursa’yı ziyaret etmişlerdi.
Fizik Yapısı
Bursa toprakları % 35’i dağlık ve yayla, % 48’i platolarla, % 17’si ovalarla kaplıdır. Bursa ovası dereleri sürüklediği alüvyonlardan meydana gelmiştir. Arazisi volkanik bir yapıya sahiptir. Kaplıcaları yer kabuğunun iki bin metre derinliğinden yer yüzüne çıkan sıcak su kaynaklarıdır.
Dağlar : Bursa ilindeki dağlar genel olarak doğu-batı yönünde uzanan sıra dağlar olarak görünür. Yer yer yükselirler. Samanlı Dağları, Duman, Hasanbaba, Karlık tepeleri, Kıltepe (1600 m.) Katırlı Dağları (Üçkaya Tepesi 1283 m.), Avdan Dağı, Mudanya Dağları, Karatepe (835 m.), Karadağ, Sarnıç tepe (820 m.), Talas tepe (700 m.), Uludağ Karatepe (2543 m.), Ahı Dağı, Asarcık Dağları, Sincan Dağı, Gökçedağ, Eğrigöz Dağı, Kurban Dağı (1000 m.), Dazdağ (922 m.) ve Dümenkırı Dağı (1013 m.)dır.
Yaylalar : Yaylaların çoğu Uludağ’dadır. Başlıcaları Kadı Yaylası, Sarı Alan, Karapınarlar (1900 m.), Kirazlı Yayla (750 m.), Yılankaya (kayadibi), Dolubaba, Paşa Çayır, Araba Oturağı, Ağaçlı Kuyu, Yumaklı ve Karayayla’dır.
Ovalar : Bursa’nın ovaları çok verimlidir. Samanlı Katırlı Dağ dizileri arasında Orhan Gazi ovası 17.000 hektar ve İznik ovası 9000 hektardır. Uludağ-Katırlı dağ dizileri arasında İnegöl Ovası 14.832 hektardır. Yenişehir Ovası 15.478 hektar ve Bursa Ovası 39.218 hektardır. Çayırköy Ovası 8000 hektar, Karacabey Ovası 18.000 hektar ve Mustafakemalpaşa Ovası 18.000 hektardır. Alüvyonlu topraklar olup, çok bereketlidir.
Bursa ili içinde büyük nehir yoktur. Fakat Uludağ ve eteklerinden çıkan çaylar vardır. Nilüfer Çayı, uzunluğu 87 kilometredir. Uludağ’da 850 metre yükseklikte bulunan iki mağaradan çıkar, süratle iner, akışı hızlıdır. Her kilometrede 20 m. Aşağı iner, Dereçavuş köyünde Deliçay birleşir. Ulubat Gölü ayağında denize dökülür. Deliçay, Nilüferin ikinci koludur. Balıklı, Kaplıkaya ve Gölbaşı sularını toplar. İlk baharda çok hızlı akar. Bunun için Deliçay denmiştir. Bursa’nın içinden geçer. Karıncadere, Namazgah, Alaşar, Gökdere ve Cilimbaz derelerini alır. Dereçavuş köyünde Nilüfer’le birleşir. Gökdere, Sertbaşı köprüsünden geçer, vadiden akar ve su deposu üstünde 12 m. Şelale yapan deredir. Emirsultan ile Yeşil arasında akan Karınca, Namazgahdere ve Gökdere ile birleşir. M.Kemalpaşa Çayı 155 kilemetredir. Menbaına yakın ismi Çavdar Suyu, Orhaneli civarında Atranos Çayı (karasu), M.Kemalpaşa’dan geçerken Kemalpaşa adını alır. Bu çay iki koldan ibarettir.. Birinci kol Kütahya Yoncalıktan çıkar. Tavşanlı-Orhaneli’ni geçip, M.Kemalpaşa’ya15 kilometre mesafede ikinci kol ile birleşir. Birleşmeden önce Sarp dere ve Dursunbey Suyu, Atranus’a katılır. İkinci kol ise Simav’ın Dağardı bucağı yakınından çıkar. Aleva ismini alır. Orhaneli’nden geçer. Simav’dan sonra birinci kol ile birleşir. Ulubat gölüne dökülür.
Küçükaradere Suyu : M.Kemalpaşa’dan çıkar. Susurluk çayına dökülür. Susurluk (Karadere) Çayı; Manyas Gölünden gelir. Susurluk’tan geçer. Karacabey’inKaradağ’ından kollar alır.
Göksu : Uludağ’dan gelen Çayırakçe, Karaderleri, Kocaköy, Bedre suları birleşir. Yenişehir arasında Göksu ismini alı ve Sakarya Nehrine karışır. Doğanca Barajından verilen su ile Bursa’nın 30 sene su sıkıntısı giderilmiş olacaktır.
Göller : Ulubat (Abolyont) Gölü; M.Kemalpaşa ile Karacabey arasında 156 Km2 alana sahiptir.Derinliği azdır. 1.5 ile 4 m. Arasında değişir. Dibi çamurludur, kıyıları bataklık ve sazlıktır. Suyu tatlıdır. Sazan, yayın balıkları ile tatlı su istakozları boldur. Üzerinde birçok ada vardır. Yazın suları çekilir, ekime müsaittir.
İznik Gölü : İznik-Orhangazi arasındadır. Alanı 208 Km2 dir. En derin yeri 80 metredir. Mavi rengi ile denizi andırır, suyu tatlıdır. Sazan ve tatlı su balıkları boldur. Güneyi kumsaldır. Etrafı zeytinlik, çam ve çınar ağaçlarıyla süslüdür.
Gölbaşı : Bursa Ovasının Dimboz köyü yakınında küçük göldür. Katırlı Dağlarından inen suları düzenleyen bir baraj gölüdür. Yenişehir Gölü(Bataklık): Eskiden bataklıktı, kanallar açılarak kurutuldu. Uludağ Karagöller: Zirvenin 8 Km. doğusunda kar sularının erimesi ile meydana gelen göldür.Gölün yukarısı karlı sırt, aşğısı Sanavber ormanı ile çok güzel bir mesire yeridir. Göllerin isimleri; Buzlu Göl, Aynalı Göl ve Kara Göl.
İklimi ve Bitki Örtüsü
Bursa’da genellikle Akdeniz iklimi hüküm sürüyorsa da Karadeniz iklimine geçiş sahası manzarası gösterir. Sıcaklık + 42.60 C il – 27.50 C arasında seyreder. Yağış ise, 456.2 mm ile 1217.4 mm arasındadı. Yılın ortalama 113 günü yağışlı geçer. Uludağ yazın da karlarla kaplıdır. Bursa topraklarının ancak % 8’i ekime elverişli değildir. % 43’ü ormanlarla % 44’ü tarlalar ve % 5’i çayır ve mer’alarla kaplıdır. Uludağ’ın 1000 metre yukarısı ormanlarla örtülüdür. Zeytinlik saha oldukça geniştir.
Ekonomi
Bursa, Türkiye’nin ekonomik bakımdan en gelişmiş beşinci ilidir. İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’dan sonra gelir.Bursa’nın ekonomisi tarım ve tarıma dayalı sanayii, ticaret ve turizme dayanır. Maden bakımından da zengindir.
Tarım : Toprağı çok bereketli olup,iklimi (sıcaklık,nem ve yağış) tarıma çok müsaittir. Tarım ürünleri çok çeşitli ve boldur. Faal nüfusun % 60’ı tarımla uğraşır. Brüt gelirin % 20’si tarımdan sağlanır. Bazı meyve ve sebze ürünlerinde Bursa birinci sırada yer alır. Arazinin % 44’ü tarladır. Tarım ürünlerinin başlıcaları; buğday, arpa, mısır, yulaf ve pirinç gibi tahıllardır. Bütün bunların senelik istihsali 500.000 tona yaklaşır. 20.0000 tona yakın fasulye, bakla, bezelye ve çiğ baklagiller, tütün, pamuk, ayçiçeği, susam ve anason yetişir.
Türkiye’nin en çok ve kaliteli sebzesi Bursa’da üretilir. Bunlardan domates birinci sırayı alırken, soğan ikinci sıradadır. Patates, hıyar, pırasa, lahana, taze fasulye, patlıcan, biber, enginar ve ıspanak üretimi 250.000 tona yaklaşır. Bursa meyvecilikte çok ileridir. Sulu şeftalisi, kestane, üzüm, elma, armut, çilek, vişne, kiraz, kayısı, erik, muşmula, kızılcık, ceviz, kavun, karpuz ve her çeşit meyve yetişir.Türkiye’de çileğin % 80’i, şeftalinin % 40’ı Bursa’da yetişir. 25.000 hektara yaklaşan bağlarda yetişen razzaki ve müşküle üzümü de dış ülkelere ihraç edilir. Gemlik, Mudanya ve Orhangazi ilçelerinin zeytinleri sofralık, lezzetli zeytinlerdir.
Busa’da modern tarım aletleri, sunni gübreleme, sulama ve ilaölama en ileri seviyededir. İpek böcekçiliği, Osmanlı devrinde çok yaygındı. Suni ipek çıkınca koza üretimi azalmıştır. Senede 600 tona yakın koza üretilmektedir. Dünyanın en verimli kestane alanları Bursa yamaçlarındadır. Bursa ile Sarıalan’a kadar uzanan kestane kuşağı ilmen dünyanın kestane kuşağıdır.
Hayvancılık : Bursa’da hayvancılık oldukça ileridir. Mer’a ve çayırlar hayvancılığa müsaittir. Başta koyun olmak üzere kıl keçisi ve sığır beslenir. 32.000 arı kovanı ve lezzetli balı vardır. Karacabey-M.Kemalpaşa arsında bulunan Karacabey Harası Türkiye’nin en büyük harasıdır. Arazisi 100.000 dekarın üzerindedir. Osmanlı devrinde sarayın et , süt, krema, yağ ve buna benzer ihtiyacı için “Çiftli-Kat-ı Hümayun” olarak kullanılmıştır. Bu araziyi Köse Mihail, kızının çeyizi olarak Orhan Gazi’ye hediye etmiştir. 1924’ten sonra hayvancılığın ıslahı için burada damızlık at, koyun, sığır ve tavuk yetiştirilmeye başlanmıştır. Bunların bir kısmı köylüye satılır. M.Kemalpaşa’nın Ayazköy ve İncirlipınar mer’aları ıslah edilmiştir.
Ormancılık : Toprakları % 44’ü ormanlıktır. 472.000 hektara yakındır. Orman içinde ve 10 Km. civarında bulunan köy sayısı 683’tür. Senede 160.000 m3 kerestelik odunu, 650.000 ster yakacak odunu ve 150 ton reçine elde edilir.
Madenler : Bursa maden bakımından da zengindir. Silah ve uzay sanayiinde kullanılan Volfram (tungsten) Uludağ’da çıkmaktadır. 100.000 ton krom istihsal edilmektedir. Ayrıca linyit, bor tuzları, manyezit, çinko, amyant, mermer bulunmaktadır. Silah sanayiinde kullanılan Bor tuzları M.Kemalpaşa ve Kestel’de çıkmaktadır.
Sanayi : Bursa Türkiye’nin başta gelen sanayi merkezlerinden biridir. Türkiye’nin 500 büyük firmasının 32 adedi Bursa’dadır. Büyüklü küçüklü 7.000 işyeri vardır. Türkiye’nin üç otomobil fabrikasından 2’si olan Renault ve Tofaş Bursa’dadır. Otomativ yan sanayi ile ilgili iş yeri ve Mensucat sanayi ile ilgili iplik (naylon, poliester,yün,makara ipliği, dokuma, havlu, boya ve empirme) fabrikalarının sayısı oldukça fazladır. Makine ve madeni eşya sanayii, döküm, madeni eşya ve makine imalatı olarak 16 çeşit makine imal edilir. Karoser ve aksesuar sanayiinde 32 çeşit oto aksesuarı imal edilir.
Süt mamulleri sanayiinde süt, peynir, tereyağ, kaymak, yoğurt, ve lor istihsal edilir. Konserve ve meyve suyu imalatı oldukça ileridir. Deri yağ ve sabun imalatında 20’ye yakın fabrika vardır. Deri ve plastik sanayiinde oldukça ileridir. Sümerbank Merinos Yünlü Sanayii Müessesesi eski ve köklü bir sanayi kuruluşudur.
Yedi bin sanayi işletmesini buraya sığdırmak mümkün değildir. Un fabrikaları, pekmez, mobilya, yonga ve levha, kimya sanayi fabrikaları, akü, çelik ve plastik boru fabrikaları vardır. Yedi bin işletmenin 100 tanesi büyük işletmedir. Tekstil sektörü söz konusu edildiği zaman hiç şüphesiz ilk akla gelen şehrimiz Bursa, günümüzde sanayi şehrine dönüşmüştür.
Ulaşım : Bursa , kara, hava ve deniz ulaştırması bakımından zengin bir ildir. İstanbul, İzmir ve Ankara’ya mükemmel kara yolu ile bağlıdır. Bursa, Osmanlı devrinde en işlek ve kara yollarının kavşak noktasında bulunuyordu. Bu günkü yolların esası Osmanlı devrinde açılan yollardır. Gemlik ve Mudanya’da iskele vardır. Yalova iskelesine inenler çok düzgün bir yolla bir saat içinde Bursa’ya ulaşırlar. Bursa’da hava alanı vardır.
Nüfus ve Sosyal Hayat
1990 sayımına göre toplam nüfusu 1.603.332 olup, 1.157.805’i şehirlerde, 445.332’si köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 11.043 Km2 olup, nüfus kesafeti 145’tir.
Örf ve adetleri : Bursa 14. asrın başından bu yana Türkiye’nin başta gelen bir kültür ve eğitim merkezi olmuştur. Türkler, birinci asır başından beri Bursa bölgesine yerleşmişlerdir. Haçlı seferleri sebebiyle bir ara Türklerin elinden çıkmışsa d, kısa zaman sonra tekrar alınmıştır. Bursa da Türk İslam kültürü hakim olmuştur. Tarih boyunca Bursa bölgesinde yaşayan Hititler, Bitinyalılar, Traklar, Persler, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılardan bazı antik eser ve harabeler kalmışsa da, bu milletlerin örf ve adetleri unutulup gitmiştir.
Örf ve adetlerde, folklorda ve her çeşit sosyal düşüncede Türk İslam kültürü hakim olmuştur. Bursa bölgesinde kadın ve erkeklerin giyim ve kuşamları çok güzeldi. Bu gün yalnız düğün ve gösterilerde giyilmektedir. Orhan Gazi zamanında her gün ikindi vakti “nevbet” denilen davul çalınırdı. Zamanla bu davula kös, tabıl, zurna, nakkare ve nefes çalgıları katılmıştır. Mehter olarak bilinen bu takım, Osmanlıların savaş ve barışta milli sembolü haline gelmiştir.
Bursa’da dini bayramlar çoşkunlukla kutlanırdı. Türbe ve kabirler, aile mezarlıkları ziyaret edilirdi. Bayram ve Ramazan-ı şerif manileri çoktur. Bursa türkülerinin çoğu “sekme” denilen dört buçuk tempolu oyun havalarıyla söylenir. Setbaşı, efe ve yemeni, keklik, turna, Bursa’nın ufak tefek taşları meşhurlarıdır. Oyun havaları ve halk müziğinde gurbet ve hasret duyguları ağır basar. Başlıca oyun havaları, yüksek oyun, kırık oyun, Cezayir ve Köroğlu’dur. 8-10 kişi ile yapılan kılıç-kalkan oyunu yiğitliğin sembolüdür. Orhan Gazi zamanında askerlerin eğitimiydi. Türk gölge oyununun meşhur kahramanları olan Karagöz (demirci ustası) ile Hacivat (Baş Mimar Hacı İvaz Ağa) Bursa’da yaşamıştır. Orhan Gazi’nin emri ile Şeyh Küşteri. Hacivat ve Karagöz’ü eski bir Türk oyunu olan gölge tiyatrosu ile devam ettirmiştir. Bursa’nın meşhur yemekleri: İskender kebabı, enginar dolması, kestane şekeri ve gülvarak’tır. İspanya Bacelona Gıda Fuarında, Bursa kestane şekeri dünya birincisi seçilmiştir. Bursa çinicilik, ipek ve kadife dokumacılığı, bıçakçılık, saraççılık, oya işleri gibi el sanatlarında çok gelişmiştir.
Bursa divan ve halk edebiyatında çok sayıda ve meşhur şairlerin yetiştiği bir ildir. Vesilet-ün Necat (Mevlid) eseri ile en meşhuru Süleyman Çelebi’dir. Sevgili Peygamber efendimizin doğumunu , miracını, hayatını, üstünlüklerini ve faziletlerini anlatan bu eser asırlardır, cami, mescit, ev ve her yerde okunanbir türkçe eserdir. Ahmet Paşa (1496), Mehmet Gazali(1466-1535), Lamii Çelebi (1472-1532), Cenani (1595), Eşref Paşa, Halil Edip Bey ve Semih Efendi başlıca şairleridir.
Atıcılık için ilk ok meydanı Bursa’da yapıldı.Atıcılık, kış sporları, güreş ve diğer spor ileridir.
Eğitim : Okur-yazar nisbeti % 80’dir. Okulsuz köy kalmamıştır. Bursa’da 135 ilkokul, 80 ortaokul, 25 lise, 50 meslek ve teknik lise, Uludağ Üniversitesi ve buna bağlı tıp fakültesi ve diğer fakülteler ile okul ve öğretmen bakımından en iyi illerden biridir. Bursa kütüphaneleri eski ve el yazma eserlerle doludur.
Yetişen meşhurlar : Bursa’da yetişen devlete, ilme ve dine hizmet edenlerin sayısı çok fazladır:
1- Lala Şahin Paşa: Filibei Edirne ve Bugaristan fethinde çok büyük hizmeti olmuştur. Türbesi M. Kemalpaşa’dadır. 2- Karacabey (Dayı): Fatih devrinin büyük komutanlarındandır. 3- İnegöllü İshak Paşa: İstanbul fethinde Kara Kuvvetleri Komutanı idi. 4- Duğlu Baba: Bursa fethinde askerlere ayran dağıtan velidir. Türbesi Kirazlı Yayladadır. 5- Geyikli Baba: Bursa fethine geyik üzerinde katılmış bir velidir. Horasan’dan gelmiştir. 6- Abdal Murat: Bursa fethinde hizmeti geçen bir velidir. 7- Alaca Hırsa: Alaca Hırsa Camii bu zat için yapılmıştır.Gerçek ismi belli değildir. Bursa fethi için Buhara’dan gelen bir velidir.8- Ali Bin Yusuf Bali: Molla Fenari hazretlerinin torunudur. Aritmetik hakkında ve Arapça gramer hakkında eser yazmıştır. 9- Beliğ İsmail Efendi:1729’da vefat etmiştir. Güldeste-i Riyaz-ı İrfan isimli Bursa’da yetişen meşhurları anlatan eseri meşhurdur. 10- Bursa’lı Mehmet Tahir:1926’da İstanbul’da vefat etmiştir. Osmanlı Müellifleri eseri meşhurdur. Basılmış 10, basılmamış 7 eseri vardır. 11- Cenani: 1559’da vefat etmiştir, fen bilgisine ait çeşitli kitapları vardır. 12- Eşrefoğlu Rumi: Büyük alim ve velilerden. Hacı Bayram Veli hazretlerinin damadıdır. 1479’da vefat etmiştir. Türbesi İznik’tedir. Başlıca eserlri Müzekkin-Nüfus, Tarikatname ve Divan’dır. 13- Feraizcizade Mehmet Sait: Gülşen-i Maarif’in yazarıdır. Bunun birinci cildi genel tarih, ikinci cildi ise Birinci Abdülhamit’e kadar olan hadiseleri nakleder. 14- Gazi Ahmet Muhtar Paşa: 1839’da doğmuş, Bursa’da Katırcıoğlu ailesindendir. Paşa olmuş, sadırazamlık yapmıştır. Darüşşafaka Lisesini açmıştır. Islah-ut-Takvim Riyad-ül-Muhtar, 1294 Anadolu Rus Muharebesi ve takvim-i Mali eserlerini yazmıştır. 15- Hacı İvaz Paşa: Vezir olmuştur. Timur ve Karamanlıların kuşatmasında Bursa’nın Hisar kapılarını kapatarak Bursa’yı alınmaktan kurtarmıştır. Yeşil Cami ve Türbesinin mimarıdır. 1429’da vefat etmiştir. Türbesi Pınarbaşı’ndadır. 16- İsmail Hakkı Bursevi: Tasavvufi eserleri ve Ruh-ul-Beyan adlı meşhur bir tefsiri vardır. El yazma eserleri Orhan Camii Kütüphanesinde saklıdır. 17- Kara Çelebizade Abdülaziz: Bursa müftülüğü ve şeyhülislamlık yapmıştır. Bursa’ya su getirmiş ve 300 çeşme yaptırmıştır. Ravzat-ül-Ebrar, Mirat-ı Safa, Süleymanname isimli eserleri vardır.1642’de vefat etmiştir. 18- Lamii Çelebi Mahmut bin Osman: Yeşil Külliyesi nakkaşı. Nakkaş Ali’nin torunudur. Çekirge’de camisi bulunur. Türbesi de dedesi yanında Hisar’dadır. 1531’de vefat etmiştir. Çok sayıda eserleri vardır. 19- Mehmet bin Abdullah: Molla Fenari hazretlerinin torunudur. 1531’de vefat etmiştir. Düstur-ül-Hesab ve Kaside-i Bürde eserleri meşhurdur. 20- İnegöllü Mustafa : 1716’da vefat etmiştir. Lügat hakkında Cami-ül-Fürs kitabı vardır. Osmanlı tarihinin ilk devirleri için üç ana kaynaktan biridir. Diğerleri Aşık Paşazade Tarihi, Bitlisinin Heşt Behişt Tarihi’dir. Kabri Çekige semtinde Süleyman Çelebi Kabristanındadır. 21- Ömer Şifai: Bir doktordur. Tıp tarihinde yer almıştır. Reis-ül-etıbba (başhekim) olmuştur. 22- Şehzade Korkut (İkinci Bayezit Hanın oğlu) 1513’de vefat etmiştir. Ahlak ve fetva kitapları yazmıştır. 23- Şeyh Muhyiddin Halveti, şairdir. Divan’ı vardır. Üç kazlar şeyhidir. Hüsrev Name, İbret Name kitapları vardır. 1682’de vefar etmiştir. 24- Üftade Mehmet Muhiyiddin (Celveti): Büyük bir mutasaffıftır. Divançe’si ve Vakıat isimşi eserleri vardır. Evi, Türbesi, Mescit ve Camisi mevcuttur. Çocuklarından da çok alim kişiler yetişmiştir. 25- Vani Mehmed Efendi: Kestel’de yerleşmiş, medrese ve hamam yaptırmış ve çok çeşitli kitaplar yazmıştır. 26- Yahya bin Han Mustafa, Türkçe Envaru’l Kulup manzum eseri, Hulefa-i Raşidin ile Ehl-i Beyt hakkında eseri vardır. 1516’da vefat etmiştir. 27- Ulubatlı Hasan, İstanbul fethinde surlara Türk bayrağını ilk diken şehitlerden biridir.
 
Üst