Best Studio 1
Best Studio
D 1
delimuratt
Aliyldrim 1
Aliyldrim
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
melankolıa18 1
melankolıa18
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Cannn6161 1
Cannn6161
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Vilhelm Thomsen

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan mum
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 3
  • Görüntüleme Görüntüleme 537

mum

Level 27
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
27 Kas 2013
Konular
7,500
Mesajlar
24,372
Çözüm
1
Online süresi
13d 20h
Reaksiyon Skoru
3,056
Altın Konu
0
Başarım Puanı
549
MmoLira
31,714
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

vilhelmthomsen.jpg

Vilhelm Thomsen Biyografisi Turkoloji tarihine Orhon yazıtları uzerine yaptığı calışmalarla gecen Vilhelm Thomsen, Danimarkalı dilbilimci ve Turkolojist ’dir. Vilhelm Thomsen, 25 Ocak 1842 tarihinde Kopenhag, Danimarka ’da doğmuştur. Tam adı Vilhelm Ludwig Peter Thomsen ’dir. Danca ’da Vilhelm olarak yazılmasına karşın Turkce pek cok kitap ve calışmada adı Wilhelm olarak gecmektedir. Beş yaşına gelince, babasının posta muduru olarak Randers kasabasına atanması dolayısıyla cocukluğu bu kasabada gecmiş ve ilk oğrenimini de Randers ’te yapmıştır. Orta oğrenimini tamamladıktan sonra 1859 yılında babasının isteği uzerine Kopenhag Universitesi Kopenhag ilahiyat Fakultesine yazılmıştır. Ancak, kısa bir sure sonra bu fakulteden ayrılmış ve asıl ilgisini ceken Filoloji Fakultesine gecmiştir. Filoloji Fakultesinde bir yandan karşılaştırmalı dil bilimi okuyan Thomsen, bir yandan da klÂsik diller ve nordik diller filolojisi yapmıştır.

Cocukluğundan beri yabancı diller oğrenmeye karşı duyduğu buyuk ilgi dolayısıyla ve bir dereceye kadar da mesleğinin gereği olarak bircok yabancı dil oğrenmiştir. Bunlar belli başlı Batı dilleri dışında, Sanskrit, Arap, İspanyol, Portekiz, Rus, Fin, Macar vb. dillerdir. Toplam sayısı 16 ’dır. Vilhelm Thomsen ’in 1893 yılına kadar suregelen yayınları hep asıl meslek alanı olan karşılaştırmalı dil bilimi ile ilgilidir. Meslekî alandaki ilk bilimsel yayını da 1867 yılında cıkan Macar dili ve onun akrabalığı konusundaki “Det magyariske Sprog og dets stammeslaegtskab adlı yazısıdır. Vilhelm Thomsen, aynı yıl Finlandiya ’ya giderek orada bir sure Fin dili uzerinde araştırmalar yapmış ve ulaştığı sonuclara dayanarak 1869 yılında ilk kapsamlı eserini yayımlamıştır. Vilhelm Thomsen ’e hem doktora payesi hem de karşılaştırmalı dil bilimi alanında buyuk un kazandıran bu eseri, Germen dilinin Fin-LÂp dilleri uzerindeki etkisini ele alan değerli bir araştırmadır. Vilhelm Thomsen, bu araştırmasında Fin dilindeki eski cağlardan kalma Germence kelime alıntılarını inceleyerek oncelikle alıcı ve verici dillerin fonetik ozelliklerini ve ses kurallarını tespit etmiştir. Daha sonra bu ozelliklerin yardımıyla, Fin diline girmiş olan Germence kelimelerin turlu cağlardan kaldığını; bunlardan bir kısmının Gotcadan bir kısmının da Germen (Nord) dillerinden geldiğini ortaya koymuştur. Uzun zaman alan bu calışmalarla, aynı zamanda Fin-Germen kavimleri arasındaki kelime alışverişlerinin yeri ve zamanı ile bu kavimlerin kultur duzeyleri de belirlenebilmiştir. Vilhelm Thomsen ’in dil ve kultur tarihi bakımından onemli olan bu eseri bir yıl sonra E. Sieveres tarafından Uber ’den Einfluss der germanischen Sprachen auf die Finnisch Lappischen adıyla Almancaya cevrilmiş ve kendisine Berlin Bilimler Akademisinden Bopp odulunu kazandırmıştır. Gerci, Fin-Germen dili araştırmalarında yeni bir cığır acmış olan bu eser, sonraları birtakım tartışmalara yol acmış ve bazı noktalarda Vilhelm Thomsen ’in goruşleri değişikliğe uğramışsa da sonunda ana cizgileriyle yine onun goruşlerine bağlı kalınmıştır.
Vilhelm Thomsen, 1869-1870 yıllarında Avrupa'nın onemli kultur merkezlerini dolaşarak yaptığı araştırmalarda daha cok Slav ve Roman dilleri uzerinde durmuştur. Ulkesine donunce kısa bir sure lise oğretmenliği yapan Vilhelm Thomsen, 1871 yılında Kopenhag Universitesinde dil bilimi docentliğine atanmıştır. 1875 ’te profesorluğe, 1876 ’da Danimarka Bilimler Akademisi uyeliğine getirilmiştir. 1909 yılında Akademi Başkanı secilmiştir.
Vilhelm Thomsen, 1875 yılında Paris Dil Kurumu memoire ’larında yayımlanan “Roman dillerinin ses bilgisi uzerine notlar konusundaki yazısı ile bu dillerdeki sessiz yumuşaması olayının kuralını bulmuştur.
1877 yılında yayımlanan The relations between ancient Russia and Scandinavia and the origin ofthe Russian State adlı eserinde, adından da anlaşılacağı uzere eski Rusya ile İskandinavya arasındaki akrabalık ve Rus devletinin kokeni konusuna eğilmiştir.
Vilhelm Thomsen ’in buyuk caplı eserlerinden biri de Fin dilleri ile Balt dilleri (Let ve Litvan dilleri) arasındaki ilişkileri dil tarihi acısından inceleyen Berohringer meltem de finske og de baltiske (Litauisk-Lettiske) Sprog adlı araştırmasıdır. Thomsen bu eserinde ses değişmesi olaylarından yararlanarak, Fin dillerindeki Baltca kelime alıntılarının, o vakte kadar kabul edildiği gibi Germence alıntılarla eş zamanlı olmadığını, aksine Germen alıntılarından daha eski olduğunu ortaya koymuştur. Thomsen ’in bu eseri de daha sonra 1931 yılında Mylord -Moller tarafından Beruhrungen zwischen den fınnischen und der baltischen Sprachen. Eine sprachgeschichtliche Untersuchung adıyla Almancaya cevrilmiştir.
Fin dili ile ilgili araştırmalarında, yabancı dillerin Fince uzerindeki etkilerinin kronolojisini de tespit etmiş olan Vilhelm Thomsen, bu alıntıları dil ve kultur tarihi bakımından da değerlendirmiştir.
Vilhelm Thomsen ’in Hint-Avrupa dilleri uzerinde de calışmaları vardır. Bu calışmalarıyla Hint-Avrupa dillerindeki damak sesleri kuralını bulmuştur.
Ayrıca, Dancanın imlÂsı ile uğraşmış (1885), Dan ağızları sozluğunun yazılmasına katkıda bulunmuştur.
Hint dillerinden Hindi ve Santala dilleri uzerinde de durmuş olan (1892) Vilhelm Thomsen, eski Anadolu ’daki Likya dilinin soz dizimi ve Etrusk dilinin Kuzey-Kafkas dilleri ile olan akrabalığını incelemiştir. Onun karşılaştırmalı yontemle hazırladığı kucuk fakat klÂsik değerdeki Sprogvidenskabens historie adlı dilbilimi tarihi de 1927 ’de Almancaya, 1938 ’de de Ruscaya cevrilmiştir
Vilhelm Thomsen, 1893 yılında, Rus Turkolog Friedrich Wilhelm Radloff (Vasili Vasilyevic Radlof)'un yardımları ile Orhun Kitabeleri'ni cozumlemiştir.
Turkoloji tarihine Orhon yazıtları uzerine yaptığı calışmalarla gecen Thomsen, Orhon ve Yenisey ırmaklarının kıyısındaki yazılı taşların dilini cozerek bunların Turkler ’den kaldığını ispatlamış ve 15 Aralık 1893 ’te bunu bir bildiriyle acıklamıştır. Bildiriyi ertesi yıl yayımladıktan sonra (“Déchiffrement des inscriptions de l ’Orkhon et l ’Ienissei: Notice préliminaire”, Bulletin, Kopenhag 1894) Cin ve Bizans kaynaklarını derinlemesine inceleyip 1896 ’da Orhon yazıtlarının tamamını kitap halinde bir araya getirmiştir.
Asıl alanı karşılaştırmalı dil bilimi olan ve Hint-Avrupa dilleri uzerinde calışan Vilhelm Thomsen, Turk dili calışmalarına, hayatının son 35 yılı icinde ve 1890 ’dan sonra başlamıştır. Bu da Yenisey ve Orhon Anıtlarının bilim dunyasına adını “mechul anıtlar” olarak duyurmasının kendisinde yarattığı merak uzerinedir. Vilhelm Thomsen, Run yazısı diye adlandırılan mechul yazıyı cozmek suretiyle onemli buluşu gercekleştirdi.

Vilhelm Thomsen ’in Turkluk bilimi alanındaki calışmalarına gelince: Onun bu alandaki başta gelen en buyuk hizmeti, Orhon ve Yenisey Yazıtları ’nın o gune kadar okunamamış olan yazısını cozmek suretiyle yaptığı keşiftir. Gerci bu yazıtlar bilim dunyasına yabancı değildi. Daha 171 yıl oncesinden ve XVIII. yuzyılın başlarından beri tanınıyordu. Yenisey Yazıtları hakkındaki ilk bilgileri 1721 yılında Guney Sibirya ’daki Abakan bolgesinde araştırmalar yapan genc Alman bilgini Daniel G. Messerschmidt ’e ve İsvecli subay Johann Philipp Tabbert von Strahlenberg ’in 1730 yılında yayımladığı Das Nord ıınd ostliche Theil yon Europa und Asia adlı eserine borcluyuz. 1709 Poltava savaşında Ruslara esir duşen bu İsvecli subay, 13 yıllık esaret hayatını Sibirya ’da dolaşarak Yenisey bolgesinde oturan Abakan, Vogul, Ostyak, Samoyed, Saha (Yakut), Tatar, Moğol kavim ve toplulukları hakkında etnografya bilgi ve belgeleri toplarken, Yenisey ırmağının yukarı yatağı boyunca uzanan, yazısı İskandinav Run yazısına benzeyen ve kucuk mezar taşlarından oluşan Yenisey Yazıtları ’nı da gormuş ve bunlar hakkında bilgi vermiştir. Yenisey Yazıtları uzerine daha sonraki bilgilerimiz XVIII. yuzyıl sonlarında ve XIX. yuzyılın ilk yarısındadır. Strahlenberg ’in kitabında olduğu gibi, XVIII. yuzyıl sonlarına doğru Rusya ’da seyahat eden Peter Simonevic Pallas ’ın seyahatnamesinde de bu yazıtlardan bazı kopyalar yer almıştır. Bu bolgedeki 22 kucuk yazıtın kopyası da 1822 ’de St. Petersburg ’ta Georg Spasky tarafından yayımlanmıştı. Hatt 1825 yılında Abei Remusat da bu mezar taşlarının eski Turk ulkelerinde bulunduğu goruşunden hareket ederek Turklere ait olabileceği ihtimalini ileri surmuştur.
İşte, Yenisey Yazıtları uzerindeki bu on bilgi ve yayınlar, XIX. yuzyıl sonlarında buralara bilimsel amaclı araştırma heyetlerinin gonderilmesine vesile olmuştur. Nitekim 1887-1888 yıllarında J. R. Aspelin başkanlığındaki Fin Arkeoloji heyeti, araştırma sonuclarını ve yazıtların kopyalarını 1889 ’da Inscriptions de l ’Jenissei, recueillies et publiees par la societe finlandaise d ’archeologie (Helsingfors) “Finlandiya Arkeoloji Cemiyetince toplanan ve yayımlanan Yenisey Yazıtları” adıyla yayımlamıştır. 1892 yılında Otto Donner, Worter verzeichniss zu de Inscriptions de I ’Jenissei adlı kitabı ile bu kopyaların grafikli kelime indekslerini yayımlamıştır.
Yine 1889 yılında Rus arkeologlarından ve İrkutsk Coğrafya Cemiyetinden N. M. Yadrintsev, Orhon ırmağının eski yatağındaki Koşo-Caydam golu yakınlarında bu gun Orhon Yazıtları diye adlandırdığımız iki buyuk yazıtı, Kul Tîgin ve Bilge Kağan yazıtlarını, bulmuştur. N. M. Yadrintsev, bu yazıtları bilim dunyasına sunan Anciens caracteres trouves sur des pierres et des ornements ay bord de I ’Orkhon adlı eserini 1890 ’da St. Petersburg ’da yayımladı. Bu buluş uzerine filolog ve arkeologların Orhon ve Yenisey Yazıtlarına karşı duydukları heyecan daha buyuk boyutlara ulaştı.Bunun uzerine 1890-1891 yıllarında A. O. Heikel başkanlığındaki bir Fin araştırma heyeti Koşo-Caydam bolgesine Orhon ırmağı kıyılarına giderek gerekli araştırmaları yapmış ve Inscriptions de I ’Orkhon, recueilles par I ’expedition finnoise adı altında yazıtların mukemmel bir kopyasını yayımlamıştır. Bunu W. Radloff başkanlığındaki Rus bilim heyetinin gezisi izlemiş ve sonuclar Atlas der Alterthumer der Mongolei, im Auftrage der kaiserlichen Akademie der Wissenschaften, herausgegeben Dr. W. Radloff ”Moğolistandaki Eski Harabelerinin Atlası…” adıyla yayımlanmıştır.
Vilhelm Thomsen, yazıtlar uzerindeki alfabeyi cozme calışmalarına biraz once belirttiğimiz Fin-Ogur Cemiyetinin Heikel yayını ile Rus Bilimler Akademisinin yayınlarını esas alarak başlamıştır. Thomsen calışmalarına başlarken bunların eski Turklerden kalma anıtlar olduğunu biliyordu. Cunku, iki buyuk anıttan oluşan ve dort yonu bulunan Orhon Yazıtlarının birer yuzunde Cince bir metin vardı. Thomsen ’in kendi calışmaları sırasında I. yazıt diye adlandırdığı taştaki, yani daha sonraki adıyla Kul Tigin Yazıtındaki, Cince metin daha iyi korunmuş; oteki taşın, yani Bilge Kağan Yazıtı ’nın metni ise hayli tahribata uğramış bulunuyordu. Yazıtların Cince yuzunun Almancaya ceviri ve yorumu Georg von der Gabelentz tarafından yapılmış ve Fin heyetinin yayınına eklenmişti. Bu metnin daha geniş ve daha doğru cevirisi de Hollandalı bilim adamı Gustaaf Schlegel tarafından yapılmış ve La stelefuneraire du Teghin Giogh (Teghin Giogh ’un mezar taşı) adıyla yayımlanmıştı. Yazıtların Cince yuzunun ceviri ve yorumundan, I. yazıtın kağan veya tahtın sahibi Kutlug ’un (Cince yazılışı ile Kou ’t-tho-louk kho-han) 731 yılında olen kucuk kardeşi tigin (prens, Cipce Kiueh) ’in anısına milÂdî takvimle 28 Ocak 733 ’u karşılayan bir tarihte dikildiği; bu prensin VI. yuzyıl ortalarından 745 yılına kadar hukum suren ve akraba kavim Uygurların saldırısı ile yıkılmış bulunan Tou-kiue veya Turklerin soyundan geldiği anlaşılıyordu. Yalnız bu kısa Cince metnin, Turkce yazıtın bir tercumesi olmadığı da daha ilk bakışta fark ediliyordu. Cunku asıl metin Cince metnin dort beş misli genişlikte idi. Bu da demekti ki, yazıtlar metin bakımından birbirinin aynı olan iki dilli birer yazıt niteliğinde değildir. Birbirinden bağımsız metinlerdir. Nitekim, daha sonra boyle olduğu da ortaya cıkmıştır. Ne var ki, bu kısa Cince metin sayesinde Orhon ve Yenisey Yazıtlarının kimlere ait olduğu ve hangi dilde yazılmış bulunduğu oğrenilebilmiş ve yazıtların eski bir Turk lehcesi ile yazıldığına şuphe kalmamıştı. Ancak, anıtlar uzerindeki yazılar henuz mechuldu ve şimdiye kadar yapılan bazı denemelerden hicbir olumlu sonuc alınamamıştı. Vilhelm Thomsen bu girişimlerdeki başarısızlığı guvenilir bir yontemle calışılmamış olmasına bağlıyordu. Nitekim, bu yazıya eğilmiş olan Otto Donner de diğerleri de anıtlardaki yazının harfleri ile başka devir ve kavimlere ait yazıların harfleri arasındaki şekil benzerliğinden yararlanmak istemişlerdir. Hatt Otto Donner, bu yazı ile aralarında bin yıldan fazla zaman ayrılığı bulunan Yunan ve Kucuk Asya alfabelerini karşılaştırma yolunu tutmuş; dolayısıyla da calışmaları bir saman alevi gibi parlayıp gecerek, sonucsuz kalmıştı.
İşte Vilhelm Thomsen Orhon yazıtları uzerindeki mechul yazıyı cozme işine bu şartlar altında başlamış; derinlemesine bir yontemle işe koyulmuştur. Daha sonra yayımlanan buluş bildirisinde acıklandığı uzere, Vilhelm Thomsen konuya bambaşka bir yontemle eğilmiştir. Once yazının yazılış yonunu tespite calışarak Cince yazıtta olduğu gibi yukarıdan aşağıya ve sağdan sola yazıldığını tespit etmiş; satırların sırası ve dort yuzden hangisinin başlangıc yuzu olduğu uzerinde durmuştur. Hatt bu tespit sırasında kullandığı Heikel ve Radloff yayımlarındaki metin duzenleme yanlışlarını da yoluna koyarak ve satırlarla ilgili bazı ip uclarından yararlanarak metnin normal catısını kurabilmiştir. Bundan sonra okuma işine koyulan bilgin, bu noktada ceşitli işaret ve kelimelerin nerede ve ne bicimde yer aldıklarını, aynı kelimelerin hecelemesindeki değişkenleri ve benzeri daha başka olgularla Cince yazıtın verebileceği imkÂnları goz onunde bulundurmuştur. Bu ip uclarından yararlanarak yazıtta birbirinden farklı 38 işaret olduğunu; kelimelerin birbirinden ust uste iki nokta ile ayrıldığını, zamir, sayı adları gibi bazı kucuk sozlerin cok defa kendinden onceki ve sonraki sozlerle bitişik yazıldığını tespit etmiştir. Alfabedeki işaret cokluğundan, bu yazının basit alfabeli bir yazı olmadığı, aynı ses icin değişen şartlara gore farklı işaretler kullanan bir yazı olabileceği ihtimalini benimsemiştir. İlk once unluleri bulma girişimine yonelerek ve gecici olarak x y x gibi uc harfli sozler uzerinde durup, bunların ya “unsuz + unlu + unsuz” ya da “unlu + unsuz + unlu” tipinde olacağı varsayımından hareket ederek ilk basamakta o ~ u >, ı ~ i T ve o ~ u unlulerini karşılayan işaretleri bulmuştur. Paralel metinlerin ortak kelimeleri uzerinde yaptığı karşılaştırmalardan sonra bunların bazen yazılıp bazen yazılmadığını ortaya koymuştur. Bulduğu bu unlu işaretleri ile geride kalan işaretler arasındaki ilişkileri inceleyince, belirli bazı unsuzlerin belirli bazı unluler ile kullanılması şeklinde değişmez bir iml kuralının varlığını fark etmiştir. Bu incelemeler sırasında bazı bocalamalar da gecirmiştir. Soz gelişi o ~ u N değerindeki işareti e sesine karşılık tuttuğu icin bu yanılma, tahminlerinin uzun sure yol almasına engel olmuştur. Bundan sonra -Z işaretinin a ~ e değerinde olduğunu bulmuştur, unlulerin bulunması, onun bir unlunun turune gore değişik bicimdeki unsuzlerle birleştiğini kavramasına yardımcı olmuş ve bu yolla unsuzlerin belirlenmesinde epey yol almıştır.
Danimarka kralının “elefan madalyası”, Osmanlı Padişahı Mehmet V. Reşat ’ın birinci rutbeden “Mecîdî nişanı” verdiği Vilhelm Thomsen, 1913 ’te emekliye ayrıldı.
Vilhelm Thomsen, 12 Mayıs 1927 tarihinde Danimarka ’da 1927 ’de Kopenhag yakınlarındaki Valby ’de 85 yaşında olmuştur.
Kitapları :
1902 - Sprogvidenskabens Histoire (Dilbilim Tarihi)
1893 - Déchiffrement des İnscriptions de l'Orkhon et de l'İénissei, Notice Préliminaire (Orhon ve Yenisey Yazıtları'nın Cozulmesi, Giriş Notları)
1896 - İnscriptions de I'Orkhon et de Déchiffrées (Cozulmuş Orhon Yazıtları)
1912 - Une Lettre Méconnue des İnscriptions de l'İénissei (Yenisey Yazıtları'nda Bilinmeyen Bir Harf)
1916 - "Turcica" (Turkce)
 
Paylaşım için teşekkürler.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 
Paylaşım için teşekkürler.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst