Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
İman Amel İlişkisi
Hz. Peygamber döneminde iman amel ilişkisi şimdiki gibi Müslümanlar arasında tartışılmıyordu. Müslümanız ancak namaz kılmıyoruz ne olacak gibi bir soru o dönemi Müslümanlarının aklına bile gelmiyordu. İnanan, inancının gerektirdiğini bildiği kadarıyla yapmakla yükümlüydü. Toplumda ibadetlerinde aksama olanlar varsa da konu Peygamber efendimizin sağlığında soruluyor ve cevabı alınıyordu.
Ancak İslam fetihleri genişleyip de İslam İran ve Bizans coğrafyasına yayılınca eğitim ve öğretim faaliyetleri de sınırlı olduğundan, Kur’an-ı Kerim metni de her yere gitmediğinden genel olarak görenek usulü bir Müslümanlık yayılmaya başlanmıştı. Bu yeni Müslümanların bir kısmı İslam’ın amel boyutunda epey bir eksikleri olan insanlardı. Özellikle Emeviler döneminde amel boyutunda eksik olan bu Müslümanlardan kâfirlerden alınan cizye vergisi alınıyordu. Bu yeni Müslümanlara Emeviler “Mevali” ismini vermişlerdi. Bu durumdan hoşnut olmayan yeni Müslümanlar Emevi devletinin doğal muhalifi olan ve daha çok merkeze uzak coğrafyalarda örgütlenen Şia ile işbirliği yaparak Emevi devletinin yıkılışına zemin hazırladılar. Emevilerin bu yeni Müslümanlardan kafir vergisi olan cizye alması bu tartışmayı başlatmıştır. Amel yönünden eksik olan bu
Müslümanlar mü’min midir, kafir midir? Konu yine Emevi halifesi Ömer b. Abdülaziz zamanında çözüme kavuşturulduysa da bu devletin yıkılışına mani olamamıştır.
Namaz kılmayan veya namaz kılmayı bilmeyen bu Müslümanların ibadet etmese de mü’min oldukları Maturidi mezhebince kabul edilmiştir. Ancak kişi mesela namazın farz oluşunu inkar ederse bu durumda kafir olur. Maturidi mezhebine göre amel imanın bir parçası değildir. Kişi şehadet kelimesini söylediğinde iman etmiş olur, inkâr ettiğinde de dinden çıkar. Ameli eksik olsa bile kişi mümin özelliğini sürdürür.
Ancak günümüzde bilgisizlik bir mazeret olmaktan büyük ölçüde çıkmıştır. Kişinin iman ettikten sonra salih amel yapması Kur’an tarafında sıkça dile getirilen bir husustur. Bu nedenle Müslümanların doğru bir salih amel bilincine sahip olması ve İslamı benimsemesi Allah’ın insandan istediği bir husustur.