Fethi Polat 1
Fethi Polat
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
kralhakan2009 1
kralhakan2009
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Cannn6161 1
Cannn6161
B 1
berione65
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Zeki Müren

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan mum
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 490

mum

Level 27
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
27 Kas 2013
Konular
7,500
Mesajlar
24,372
Çözüm
1
Online süresi
13d 20h
Reaksiyon Skoru
3,056
Altın Konu
0
Başarım Puanı
549
MmoLira
31,714
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

zekimuren.jpg

Zeki Muren Biyografisi Klasik Turk Muziği ses sanatcısı, soz yazarı ve besteci. Turk Sanat Musikisi'nin unutulmaz seslerinden biri olan Zeki Muren, duygulu sesi, farklı yorum tarzı ve feminen goruntusuyle, Turkiye'de bircok toplumsal tabuyu aşmıştır. Sanatını icra ederken takındığı efendi ve kibar tavrıyla ulkenin ilk sivil "paşa"sı olmuş; guclu sesi, muzik kariyerindeki başarısı ve sahnedeki gorkemiyle "san'at guneşi" unvanına layık gorulmuştur.
6 Aralık 1931'de, Bursa'nın Tophane semtinde doğdu. İlk ve orta oğrenimini Bursa'da tamamladı. İnşaat muhendisi olan babası Kaya Muren, oğlunun musiki yeteneğinin ve hevesinin farkına vardı. Zeki Muren, Tamburi İzzet Gerceker'in hocalığında solfej ve sanat muziği usul dersleri almaya başlayarak, kişisel yetilerini edindiği bilgilerle geliştirdi. 1946'da, ilk bestelerini yapmaya başlayan Muren, eğitim hayatına istanbul'da devam etmeye karar verdi. Buyuk musiki ustadlarından ders almak, onları birebir dinlemek istiyordu. Bu hevesi kırmayan baba Muren, oğlunu İstanbul Boğazici Lisesi'ne yatılı olarak gonderdi.
1949'da, lise eğitimine devam ederken, sinema yonetmeni ve senaryo yazarı Arşavir Alyanak'ın babası ve unlu bir musiki ustadı olan Agopos Efendi ile udi Kirkor Efendi'den dersler almaya başladı. Sonraki yıllarda, Refik Fersan ve Şerif İcli hocalardan fasıl musikisi, Klasik Turk muziği makamları, usul ve kuramları uzerine oğretiler aldı; Şukru Tunar'la besteleme calışmaları yaptı. Yine 1949'da, ilk şarkısı ve akrostişi "Zehretme bana hayatı cananım"ı besteledi. Bu şarkı İstanbul Radyosu'nda Suzan Guven tarafından "Bursalı Zeki Muren'in acemkurdi şarkısı..."anonsuyla okunduğunda, 17 yaşında bir lise oğrencisiydi.
1950 yılına gelindiğinde Muren, İstanbul Guzel Sanatlar Akademisi (Şimdiki adıyla Mimar Sinan Universitesi Guzel Sanatlar Fakultesi) 'nin Yuksek Susleme Bolumu, Sabiha Gozen Atolyesi'nde yuksek tahsiline başladı. Aynı yıl, acılan bir sınavda, 186 kişi arasından birinci secilerek İstanbul Radyosu sanatcıları arasına katıldı. Ancak Muren'in hayatını asıl değiştiren olayın tarihi, 1 Ocak 1951'di. O gun, İstanbul Radyosu sanatcılarından Perihan Altındağ Sozeri'nin aniden rahatsızlanması uzerine, onun yerine konser vermek icin radyodan cağrılmıştı. Programda, 45 dakikalık muhteşem bir canlı performans sergileyen Muren'in musiki kariyeri, bu konserden sonra yukselişe gecti.
Sanatcının ilk profesyonel plak calışması, aslında bu konserden once, 1950 yılındaydı ve plağa Şukru Tunar'ın guftesini yaptığı "Bir Muhabbet Kuşu" şarkısını okumuştu. Radyo programlarında seslendirdiği parcalarla yeteneğini sergileyen ve geniş bir dinleyici kitlesi edinen Muren'in ismi artık buyuk harflerle yazılıyordu.
1954 yılında, muzikal başarılarının yanı sıra, o zamanların sinema ilahesi Cahide Sonku'yla başrolunu paylaştığı ilk beyaz perde calışması olan "Beklenen Şarkı" filmini cevirdi. O donemde halen oğrenci olan Muren, akademide ucuncu sınıftaydı. Henuz sahneye cıkmadığı icin radyo programları vesilesiyle sesi tanıordu. On guzel bestesinin de yer aldığı muzikal niteliğindeki bu film, Zeki Muren'i gormek isteyenlerin akınıyla gişe rekorları kırdı. 17 filmde daha başrol oynayan unutulmaz sanatcı, sinema oyuncusu olarak da buyuk beğeni topladı ve o donemler telaffuz edilen en yuksek rakamlı sozleşmelere imza attı. 1955 yılında, Arena Tiyatrosu'nun "Cay ve Sempati" adlı oyununda da başrol oynadı. Filmlere kendi bestelediği şarkıların isimlerini verdi: Berduş, Hayat Bazen Tatlıdır, Altın Kafes, Bir Yaz Yağmuru, vs. Bundan sonrası icin unlu sanatcı, sahne ve plak calışmalarına ağırlık vermeye başladı.
1955 yılında, muzik kariyerinde onemli bir noktaya gelen Muren, "Manolyam" adlı kurdilihicazkar makamındaki parcasıyla, Turkiye'de ilk defa verilmeye başlanılan "Altın Plak Odulu"nun ilk sahibi olmayı başardı. Sanatını bu odulle taclandıran şarkıcı, donemin en populer ve aranılan yuzu haline geldi. Oyle ki, unlu gazinolar sanatcıyla calışmak icin birbirleriyle kıyasıya rekabete girişti; sahne aldığı mekanlar cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ağırladı. Vurgulu ve ince yorumuyla, ahenkli sesiyle kulağa; tasarımı kendine ait gosterişli ve ilgi uyandıran kostumleriyle de goze hitap eder hale gelmişti (Bir gazino calışmasında o zamana kadarki en uzun okceli ayakkabıyı giymişti: 20cm). Turkiye'de ilk defa saz ekibini de standart kıyafetlerle birornek giydiren Muren, sahnede butunluk oluşturarak, muziğine neredeyse tiyatral bir gorkem katıyordu. Bu vesileyle kendisine, sadece omru boyunca değil, olumunden sonra da adıyla birlikte telaffuz edilmeye devam edecek olan "sanat guneşi" betimlemesi atfedildi.
Bircok sanatsal yeteneğe sahip olduğunu, ortaya koyduğu başarılı yapıtlarla kanıtlayan Muren, 1965 yılında, farklı zamanlarda yazdığı şiirlerini biraraya getirerek "Bıldırcın Yağmuru" adıyla yayınladı. Amator olarak resimle ve desen tasarımıyla da ilgilendi ve birkac serg. 70'li yıllar boyunca bircok kaset calışması yayınlayan sanatcı, televizyonun gundelik hayattaki payını arttırmasıyla birlikte, sahnelerden ekranlara doğru geciş yapmaya başladı. Sayısız kurum ve kuruluş tarafından bircok odule layık goruldu ve sanatını aynı saygın cizgiden kopmaksızın surdurdu. Sert ifadesine rağmen, duygusal besteleri ve nezaketiyle, Turkiye'nin ilk sivil "paşa"sı oldu. 70'li yılların sonuna doğru, kalp yetmezliği, yuksek tansiyon ve şeker hastalığı nedeniyle, sanatsal calışmalarında perde arkasında kalmayı tercih etti. Sahnelerden uzaklaşarak, varlığını, donemin muzikal modası olan video kliplerde hissettirdi.
1980'de Kuşadası'nda ve 1983'de Paris'te kalp krizi gecirdikten sonra, Bodrum'daki evinde istirahate cekildi. 1984'de, oldukca uzun bir zamandan sonra geliri antik tiyatronun restorasyonuna harcanmak uzere, Bodrum kalesinde son konserini verdi. Aldığı ilaclar yuzunden artan kilosu ve yıpranmış goruntusuyle değil de, parıltılı kostumler icindeki gorkemli haliyle hafızalarda kalmak isteyen Muren, evine kapanarak insanlardan uzaklaştı. 24 Eylul 1996 tarihinde, TRT tarafından adına duzenlenmiş bir odul toreninin TV cekimleri icin İzmir Studyosuna gelen sanatcı, Ajda Pekkan ve Muazzez Ersoy'un da bulunduğu program esnasında kalp krizi gecirerek hayata veda etti. Uc yıldan aradan sonra cıkarmayı planladığı, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı ve Muazzez Ersoy'la duetlerin yer alacağı yedi şarkıdan oluşan yeni kasetini tamamlayamamıştı.
Hemen hemen her albumu buyuk başarılara imza atan Zeki Muren, Turk toplum yapısıyla tezat duşen goruntusune rağmen, farklı kesimlerden insanların sevgisini kazanabilmiş nadir sanatcılardandır. 45 yıllık sanat hayatında, yuzun uzerinde besteye imza atan sanat guneşi, ikiyuzun uzerinde plak ve album calışması yayınlamıştır. Almanya, Amerika, Yunanistan gibi ulkelerde de kasetleri satılmıştır. İngiltere'nin dunyaca unlu şarkıcılarından Morrissey ve Marc Almond, Zeki Muren'i en sevdikleri ses sanatcıları arasında baş sırada gostermektedirler.
Muren'in radyolarda başlayan canlı performans gecmişi artarak devam etmiş ve Turkiye'nin en cok konser veren sanatcısı haline gelmiştir. Oyle ki, bir yıl icinde yaklaşık yuz konsere cıktığı olmuştur. Cok sevdiği Bodrum'da evinin bulunduğu koy bugun, kendi adıyla anılmaktadır. Aynı zamanda sanatcının evi, muzeye donuşturulmuştur ve sahne kostumlerinden resim calışmalarına kadar bircok yapıtı burada sergilenmektedir. Muren'in cenazesi, binlerce kişinin katılımıyla, gorkemli bir torenle kaldırılmıştır. Kabri Bursa Emirsultan mezarlığında bulunmaktadır ve mirasının buyuk bir bolumunu Mehmetcik Vakfı'na bağışlamıştır.
ALBUMLERİ:
SENEDE BİR GUN (1970); PIRLANTA 1 (1973); PIRLANTA 2 (1973); PIRLANTA 3 (1973); PIRLANTA 4 (1973); HATIRA(1973); ANILARIM (1974); MUCEVHER (1975); GUNEŞİN OĞLU (1976); NAZAR BONCUĞU (1977); SUKSE (1978); KAHIR MEKTUBU (1981); ESKİMEYEN DOST (1982); HAYAT OPUCUĞU (1984); MASAL (1985); HELAL OLSUN (1986); AŞK KURBANI (1987); GOZLERİN DOĞUYOR GECELERİME (1988); AYRILDIK İŞTE (1989); KARANLIKLAR GUNEŞİ (1989); ZİRVEDEKİ ŞARKILAR (1989); DİLEK CEŞMESİ (1989); BİR TATLI TEBESSUM (1990); DORUKTAKİ NAĞMELER (1991); SORMA (1992)
Olumunden Sonra Yayınlanan Albumler;
MUAZZEZ ABACI & ZEKİ MUREN DUET (2000); SELAHATTİN PINAR ŞARKILARI (2005); SADETTİN KAYNAK ŞARKILARI (2005); ZEKİ MUREN: 1955-1963 KAYITLARI (2005); BATMAYAN GUNEŞ (2006)
 
Paylaşım için teşekkürler
 
Merak Çok Kötü Bir Şey
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst