- Katılım
- 29 Mar 2009
- Konular
- 2,176
- Mesajlar
- 9,577
- Çözüm
- 49
- Online süresi
- 1y 4mo
- Reaksiyon Skoru
- 5,109
- Altın Konu
- 497
- Başarım Puanı
- 449
- MmoLira
- 137,024
- DevLira
- 27
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Savaşın Cüretkar Kadınları İkinci Dünya Savaşı zamanı Sovyetler Birliği Hava Kuvvetleri'ne bağlı tamamı kadınlardan oluşan 588. Gece Bombardıman Hava Alayı.Binbaşı Marina Roskova savaşın zor şartlarını değerlendirerek üstlerinden bir hayli zorla izin almış ve bir çok eleştiriye rağmen yaşları 17-26 arasında tamamı kadınlardan oluşan bu filoyu 8 Ekim 1941'de kurmuştur.
Uçağın boyutlarından dolayı her ucuza sadece bir bomba atabilen ve sadece geceleri buz gibi havada uçan bu kadınlar nasıl bu kadar etkili olmuş işin sırrı lakaplarında gizli.Gece uçuşu sırasında,hedefe yaklaşırken motoru kapatıp bir paraşütün yarı hızında havada süzülerek herhangi bir radar ya da gözcüye takılmadan hedefe yaklaşarak bombalamayı başarmışlardır. Telsiz, silah, radar gibi hiç bir teçhizata sahip olamayan bu filoda imdat paraşütü bile yoktu. Tahtadan yapılan uçakları fark edilmeleri durumunda kolaylıkla etkisiz hale getirilebiliyordu.
Fakat aldıkları eğitim ve disiplin ile birlikte tüm Nazi askerlerinin korkulu rüyası olmayı başarmışlardır. Geceleri nerde oldukları belli olmasın diye sigara bile içemeyen Naziler bir Gece Cadısı öldüren askere demir haç madalyası gibi ödüller bile vermiş.Nazi askerleri saldırıdan önce havada sadece ince bir uğultu duyduğu için onlara "Gece Cadıları" lakabını vermişler.Nazilerin korkulu rüyası olmalarından sonra askerler arasında bir çok söylenti dolaşmaya başladı. Gazeteler cadıların azılı suçlu olduğunu ve zorla ölüme gönderildiğini yazdı.
Sovyetler Birliği'nin gece görüşünü arttırdığına dair ilaçlar üretmesine kadar çeşitli teoriler kuruldu. İki kişi gittikleri saldırılarda rivayete göre ikinci pilotun görevi çoğu zaman uçagın duran pervanesini uçagın üstüne çıkarak eliyle çevirmesiymiş. Tabi bu her ülkenin kendine özgü mübalağa kahramanlık efsanelerinden de olabilir. Ama gerçek şu ki çok az zayiat ile 4 yıl boyunca 30 bin uçuş ile 23 bin ton bombayı Nazi askerlerinin üzerine bıraktılar.
Uçağın boyutlarından dolayı her ucuza sadece bir bomba atabilen ve sadece geceleri buz gibi havada uçan bu kadınlar nasıl bu kadar etkili olmuş işin sırrı lakaplarında gizli.Gece uçuşu sırasında,hedefe yaklaşırken motoru kapatıp bir paraşütün yarı hızında havada süzülerek herhangi bir radar ya da gözcüye takılmadan hedefe yaklaşarak bombalamayı başarmışlardır. Telsiz, silah, radar gibi hiç bir teçhizata sahip olamayan bu filoda imdat paraşütü bile yoktu. Tahtadan yapılan uçakları fark edilmeleri durumunda kolaylıkla etkisiz hale getirilebiliyordu.
Fakat aldıkları eğitim ve disiplin ile birlikte tüm Nazi askerlerinin korkulu rüyası olmayı başarmışlardır. Geceleri nerde oldukları belli olmasın diye sigara bile içemeyen Naziler bir Gece Cadısı öldüren askere demir haç madalyası gibi ödüller bile vermiş.Nazi askerleri saldırıdan önce havada sadece ince bir uğultu duyduğu için onlara "Gece Cadıları" lakabını vermişler.Nazilerin korkulu rüyası olmalarından sonra askerler arasında bir çok söylenti dolaşmaya başladı. Gazeteler cadıların azılı suçlu olduğunu ve zorla ölüme gönderildiğini yazdı.
Sovyetler Birliği'nin gece görüşünü arttırdığına dair ilaçlar üretmesine kadar çeşitli teoriler kuruldu. İki kişi gittikleri saldırılarda rivayete göre ikinci pilotun görevi çoğu zaman uçagın duran pervanesini uçagın üstüne çıkarak eliyle çevirmesiymiş. Tabi bu her ülkenin kendine özgü mübalağa kahramanlık efsanelerinden de olabilir. Ama gerçek şu ki çok az zayiat ile 4 yıl boyunca 30 bin uçuş ile 23 bin ton bombayı Nazi askerlerinin üzerine bıraktılar.



