Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
Cancan.1234 1
Cancan.1234
Hikaye Ekle

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan blackgames
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 2
  • Görüntüleme Görüntüleme 196

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

SINIFLANDIRMABugün, yaklaşık 1,8 milyon farklı organizma çeşidinin var olduğu bilinmekte ve her yılbirkaç bini daha teşhis edilmektedir. Bazı uzmanlar, 10 milyon kadar farklı organizmatürünün var olduğunu kabul etmektedir. Organizmaların vücudu, 5 mikron çapındakibakteriden 100 metreden daha boylu sekoya ağaçlarına değişmektedir.Bu çok büyük çeşitlilikteki organizma sayısı ile uğraşmak için, biyologlar, uluslararasıgeçerli bir sisteme göre, organizmaları tanılar ve adlandırırlar. Bu, çeşitli canlılar vebunların özellikleri hakkında birbiriyle iletişim kuran bilim adamlarının işini kolaylaştırır.Taksonomi, canlıların sınıflandırılması ve adlandırılması ile ilgili biyoloji dalıdır.8-1 Eski Sınıflandırma TasarlarıEski sınıflandırma girişimlerinin hepsinde, canlılar, bitkiler alemi ve hayvanlar alemiolarak iki büyük gruba ayrılmıştır. Bu iki grup da çeşitli şekillerde alt bölümlereayrılmıştır.Sınıflandırmada ilk büyük ilerleme, İngiliz doğa bilimci John Ray tarafından 1600 'lerinortasında yapılmıştır. Ray, 18.000 'den fazla farklı bitki çeşidini tanıladı ve sınıflandırdı.Aynı zamanda, birkaç değişik hayvan grubunun üyelerini de sınıflandırdı. Her bir farklıorganizma çeşidi için tür terimini de ilk kullanan Ray olmuştur. Ray, bir türü, yapısalolarak aynı olan ve karakteristiklerini döllerine aktaran bir organizma grubu olaraktanımladı. Daha geniş bir grupta bir araya getirilen yakın akraba türlere cins adı verildi.Akraba cinsler bir sonra gelen daha geniş gruplara sıralandılar.İsveçli botanikçi Carolus Linnaeus çoğunlukla çağdaş taksonominin kurucusu olarakbilinir. Linnaeus, halen kullanılan, organizmaları sınıflandırma ve isimlendirmeyöntemlerini kurmuştur. Fazlasıyla kullanışlı sisteminde, bitki ve hayvanlar kolaylıklatanınabilecek bir şekilde düzenlenmiştir. Ray gibi, Linnaeus de, kurduğu sınıflandırmasisteminde, temel olarak yapısal benzerlikleri kullanmıştır.8-2 Sınıflandırma KategorileriLinnaeus ile günümüz arasındaki zamanda, taksonomistler sınıflandırma sistemine bazıkategoriler eklemişleredir. En geniş ve en kapsamlı kategori alemdir. En dar kategori53türdür. Canlıların sınıflandırılmasında, çoğunlukla kullanılan kategoriler: alem, şube,sınıf, takım, familya, cins ve tür.Yakın türler bir cinste, yakın cinsler bir familyada, yakın familyalar bir takımda, yakıntakımlar bir sınıfta, yakın sınıflar bir şubede ve yakın şubeler bir alemde gruplandırılır.8-3 Adlandırma SistemiOrganizmaları adlandırma sistemine nomenclature denir. Organizmalarıadlandırmanın modern sistemi, Linnaeus tarafından türetilmiştir. Linnaeus 'den önce, herbir tür, türü tanımlayan bir miktar Latince kelimenin izlediği, cinsinin ismi iletanımlanmaktaydı. Bazı durumlarda, cins adını, sekiz veya on kelimelik bir diziizleyebilmekteydi. Linnaeus, kitaplarında her bir türü, ikisi de Latince, sadece bir tektanımlayıcı kelimenin izlediği, cinsinin adı ile tanılamıştır. Her bir cins içinde, türlerintanılanmasında, bir kelime asla iki kez kullanılmamıştır. Bugün kullanılan sistem debudur.Her bir organizma çeşidinin iki-kelimeli sistemle kimliğinin belirlenmesi, binominal(“iki adlı”) nomenclature olarak bilinir. Bu bir kişinin tanıtılmasında, bir ad ve birsoyadın kullanılması sitemine benzemektedir. Cins ismi kişinin soyadına, tür ismi de adınakarşılık gelmektedir.Şekil 8-1. Bilimsel ve yaygın ad.Günümüz biyolojisinde, her bir organizma çeşidinin bilimsel adı olan, iki kelimeli birLatince adı vardır. İlk kelime cins ismidir, ikincisi cins içinde bu türü tanılar. Diğeryandan, bitki ve hayvanların büyük çoğunluğunun her dilde kullanılan toplumsal adlarıvardır. Ancak bazı nedenlerle bu adlar, bilimsel kullanım için uygun değildir. Öncelikle,alışılmış adlar çoğu kez yanıltıcı ve hatalı olabilmektedir. Örneğin İngilizce'de yıldızbalığıolarak adlandırılan denizyıldızı (beşparmak) bir balık değildir. Gümüşbalığı aynı zamandabir böceğin adıdır. Diğer yandan, bir türün farklı birkaç alışılmış adı da olabilmektedir.54Kuzey Amerika'daki alakarganın, Cyanocitta chiristata maviceket, mısır hırsızı ve yuvahırsızı gibi adları vardır. Türkçe 'de Kestane kargası, Garrulus glandarius (L.), alakarga,ayrılık kargası, meşe kargası, gisa kuşu olarak da bilinir. Bazı durumlarda, aynı genel adiki veya daha fazla farklı türler için kullanılmaktadır. Böğürtlen (Rubus spp.), çeşitliülkelerde sayıları on dolayında olabilen ve toplam tür sayısı 400'ün üzerinde olan çeşitlibitki türlerine verilen addır. Bu türlerden bir tanesi, lezzetli ve güzel kokulu meyvesindendolayı kültüre alınan ahududu, Rubus ideus L. 'dur. Son olarak, toplumsal adlar dildendile değişir. Köpek, İngilizce “dog”, İspanyolca “perro” ve Japonca “inu” dur. Ancak,Canis lupus familiaris L. bilimsel adı, her ülkedeki zoologlar tarafından anlaşılır.8-4 Modern Taksonomi1800 'lü yılların ortalarına kadar bilim adamlarının çoğu her bir türü sürekli vedeğişmez bir şekil olarak düşünürlerdi. Bir türün tanımlanması, o tür için standart olarakhizmet görecek tip numune denilen tek bir örneğe dayandırılmıştır. Tip numunevaryasyonlarının çok az bir öneminin olduğu kabul ediliyordu. Bugün, türlerdekivaryasyonların, türlerin hayatta kalabilmesi için önemli oldukları bilinmektedir.Bu gerçek, 1859 yılında ortaya atılan evrim kuramından sonra fark edilmiştir. Bukuram uzun bir zaman döneminde, bir türün ya çevre koşullarına tepki vererek değiştiğiya da ortadan kalktığını ileri sürmektedir.Bugün, bir tür, doğada kendi içinde üreyen benzer organizmaların doğal bir grubu yada populasyonu olarak tanımlanmaktadır. Eğer bir türün üyeleri uzun bir zaman süresincebağımsız olarak üreyen, birbirinden ayrılmış gruplar meydana getirirse, her bir grup özelçevrenin uygun koşulları ve isteklerine bağlı olarak farklı gelişecektir. Sonuçta, ayrılmışgruplar ayrı türler olarak sınıflandırılabilecek kadar farklı olabilmektedirler. Bu yüzdentaksonomistler sınıflandırmalarını yapısal benzerlikten daha başkalarınadayandırmaktadırlar. Sınıflandırmacılar, belirli proteinlerde amino asit dizilişi, embriyonikgelişme modeli, davranış gibi biyokimyasal benzerlikleri ve fosillerin incelenmesini dedeğerlendirmektedirler.Taksonomide sağlanan ilerlemeye rağmen, hala çözümlenmemiş, ortada duranproblemler vardır. Bunların çoğu en basit canlıları, özellikle mikroorganizmalarıkapsamaktadır. Bu canlı formlar çoğunlukla, kolayca kategorilere ayrılamayacak kadarbüyük çeşitlilikte, karmaşık formlar gösterir.BÜYÜK TAKSONOMİK GRUPLAR8-5 Organizma AlemleriTüm eski sınıflandırma girişimlerinde, canlılar, bitkiler alemi ve hayvanlar alemi olarakiki büyük gruba ayrılmıştır. Bu sistem büyük organizmalar için iyi işlemektedir. Ağaçlar,55çayırlar, çiçekler ve çalılar kuşkusuz bitkidirler. Kurbağalar, balıklar, böcekler, kuşlar vekediler besbelli hayvandırlar. Ancak, bazı organizmalar bitki ve hayvanların her ikisine debenzer özellikler gösterir. Örneğin, bir hücreli, kamçılı bir organizma olan Euglena, bitkilergibi fotosentez yapmanın yanında bir hayvan gibi yer değiştirerek kendiliğinden hareketedebilir. Euglena sınıflandırmada problem çıkarır.Açıkça hayvan veya bitki olmayan organizmaları sınıflandırma problemini çözmek için,taksonomistler modern sınıflandırma sistemlerine yeni alemler eklemektedirler. Bununlabirlikte, kaç tane ek aleme ihtiyaç olduğu ve bu alemlere hangi organizmalarınyerleştirileceği üzerinde evrensel bir birlik yoktur. Her bir olası düzenlemenin bazıüstünlükleri ve bazı sakıncaları vardır. Basit organizmaları sınıflandırmak için tamamentatmin edici bir yolun olacağı görünmüyor.Burada beş/altı alemli bir sınıflandırma sistemini tanıtacağız. Bu beş/altı alem Monera(archaebacteria ve eubacteria), Protista, Fungi, Plantae ve Animalia 'dır. Bu sistem büyükorganizma grupları arasındaki belirli çok temel farkları vurgulamaktadır. Aynı zamanda,bir dereceye kadar alemler içindeki sınıflandırmayı da kolaylaştırmaktadır. Bu beş alemingenel özellikleri aşağıda kısaca tanıtılmıştır.Şekil 8-2. Büyük taksonomik gruplar.8-6 Monera AlemiMonera aleminin üyeleri çoğunlukla birhücreliler olmakla, bazı çeşitleri zincirler,salkımlar veya birbirine tutunmuş hücre kolonileri oluştururlar. Moneran hücreler diğerhücrelerden temelde farklıdırlar. Bu hücrelerin zarlı, organize olmuş bir çekirdekleriyoktur. Mitokondrium, lizozom ve Golgi yapıları gibi diğer hücrelerde bulunan pek çokorganelden yoksundurlar. Hücre duvarları vardır, fakat bu bitkilerdeki hücre çeperlerindenkimyasal bakımdan farklıdır.56Monera aleminin sadece iki şubesi vardır, bunlar bakteriler ve mavi-yeşil alglerdir.Bakterilerin çoğu fotosentez yapmazlar ve besinleri çevreden absorbe etmekzorundadırlar. Mavi-yeşil algler klorofil içerir ve fotosentez yaparlar. Ancak, bu klorofilkloroplastların kapsamında değildir.Ancak önceden Monera (Bakteriler ve Mavi-Yeşil Algler/Bakteriler) alemi içindedeğerlendirilen Arkebakteriler (Archaebacteria) bazı özellikleri nedeniyle ayrı bir grupolarak ele alınmaktadır. Arkebakteriler, Monera içinde gerçek peptidoglikan yapılarıolmayan ve bazı özellikleri bakımından bakterilerden ayrı bir grup olarak tanımlanan, aşırısıcak, aşırı tuzlu ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalardır. Arkebakteriler, Hücreduvarlarında peptidoglikan katman bulunmayan ve karakteristik ribozomal RNA bazsırasıyla gerçek bakterilerden ayrılan, yoğun tuz içeren sıvı ortamda, yüksek ısıda, aerob,anaerob veya fakültatif koşullarda yaşayabilen prokaryot organizmalardır.8-7 Protista AlemiProtista aleminin üyeleri ya birhücreliler veya çok basit çokhücreli organizmalardır.Protist hücreler daha karmaşık organizmaların hücreleri gibi organize olurlar. Bu hücreler,bir zarla kuşatılmış çekirdek ve farklı çeşitlerde hücre organellerini içerirler. Farklı protositçeşitleri vardır. Bazıları, hücre duvarları ve kloroplastlarda klorofili olan bitki hücreleriniandıran algler'dir. Bazısı hücreleri klorofil ve hücre duvarından yoksun olan, hayvanhücrelerine benzer, kendiliğinden hareket edebilen protozoalardır. Bazısı mantarlarabenzer. Euglena gibi, bazıları klorofil içerir ve fotosentez yapar, bunun yanında protozoagibi kendi etrafında hareket eder.8-8 Mantarlar AlemiGeçmişte fungi (tekil, fungus) aleminin üyeleri, hayvanlardan çok bitkileri andırdığı içinbitkiler alemine dahil edilmiştir. Ancak, mantarlarla bitkiler arasındaki büyük farklar, pekçok biyologu, mantarları ayrı bir aleme koymaya yöneltmiştir. Mantarlar klorofiliçermezler ve besin sentezleyemezler. Bunun yerine, besin taneciklerini organizmadışında sindiren enzimler salgılarlar, daha sonra besini absorbe ederler. Bazı mantarlarbirhücreli iken, diğerleri olağandışı çok hücreli formlara sahiptir. Mantarların hücreorganelleri ve zarla çevrili belirgin çekirdekleri vardır. Mantarların sahip olduğu hücreduvarları, bitki hücre çeperlerinden kimyasal olarak farklıdır.8-9 Bitkiler AlemiBitkileri, yeşil, kahverengi ve kırmızı algleri, yosunları, kızılyaprakları ciğerotlarını vedamarlı bitkileri içeren plantae aleminin üyeleridir. Bitkiler, algler dışında gerçek bir dokuve organ organizasyon düzeyi gösterirler. Bitkiler kendi kendilerine yer değiştirecekhareket yapamazlar. Yaklaşık tüm bitkiler fotosentez yürütürler. Bitki hücrelerindeki57klorofil kloroplastlarda bulunur. Bütün tracheophyte'ler, sporofit generasyonlarındadamarlı dokular ksilem ve floem içerir.8-10 Hayvanlar AlemiHayvanlar çoğunlukla organ ve organ sistemi organizasyon düzeyi gösteren animaliaaleminin üyeleridir. Hayvanların çoğu, hayat devresinin en az bir kısmı sırasında kendikendilerine yer değiştirerek hareket edebilirler. Hayvanlar fotosentez yürütemezlerböylece besinlerini çevreden sağlamak zorundadırlar. Hayvanların çoğu besinlerini aktifolarak arar. Duyu organları, beyin ve vücudun bir ucunda toplanmış ağız ile, vücutdüzenleri bu faaliyeti destekler. Hayvanların pek çok çeşidinin çok özelleşmiş duyusalsistemleri, iyi gelişmiş beyinleri ve karmaşık türdeki hareketlere izin veren sinir-kassistemleri vardır. Hayvanlarda, eşeyli üreme eşeysiz üremeden çok daha yaygındır. Bazıtürlerde özelleşmiş kur yapma davranışı vardır ve anne-babanın yavruları korumasıyaygın olabilmektedir.Şekil 8-3. Hayvanlar âleminde bir sınıflandırma örneği.588-11 Taksonomik AnahtarTaksonomik bir anahtar, organizmaları tanılama ve sınıflandırma aracıdır. Anahtarlarınçoğu ikili bölmelidir. Her biri belirli bir karakteri tanımlayan birer çift ifade dizilerindenoluşur. Bu karakteristikler, genellikle kolayca görülen ve ölçülen, örneğin bir hayvandakemik olup olmadığı ya da mevcut bacakların sayısı gibi belirli yapıların bulunupbulunmamasıdır. Bu karakteristiklere bir örnek, bir hayvanın omurgasının olup olmadığı.Omurgası varsa, yüzgeç ya da solungaçlarının olup olmadığı. Yüzgeç ya da solungaçlaryoksa, vücudun pullarla kaplı olup olmadığı gibi. Bu tür karakteristik çiftler dizisiseçilerek, bilinmeyen bir organizma tanılanabilir. Kuşkusuz, her bir adımda daha daküçük gruplandırmalar yapabilmek için, her bir tercih basamağının uygun bir sıradadüzenlenmesi gerekir.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst