- Katılım
- 2 Mar 2015
- Konular
- 59,189
- Mesajlar
- 88,451
- Çözüm
- 109
- Online süresi
- 4mo 16d
- Reaksiyon Skoru
- 14,300
- Altın Konu
- 2,398
- TM Yaşı
- 11 Yıl 3 Ay 15 Gün
- Başarım Puanı
- 1,051
- MmoLira
- 695,319
- DevLira
- 234
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
“Edebiyat-Psikoloji İlişkisi” hakkında söylenebilecekler oldukça fazladır. Bunun nedeni; edebiyat sanatının en yoğun ilişki kurduğu alanların başında şüphesiz psikoloji gelmektedir. İnsanı ve yaşamını anlamayı amaçlayan iki dal olan “Edebiyat ve Psikoloji”yi birbirinden uzak olarak düşünmemek gerek. Edebiyat birçok bilim ve sanat dalıyla ilişki kurar ancak bu ilişkiler hiçbir zaman “edebiyatın psikoloji ile ilişkisi” boyutuna ulaşmaz.
Edebiyat genel anlamıyla insanı ve onun yaşamını ele alan; insanın düşüncelerini, duygularını, hayallerini etkileyici bir şekilde aktarmayı amaçlar. İnsanı anlamayı ve gerçekçi bir şekilde ortaya koymayı amaçlayan edebiyat, bu anlamda psikolojinin sınırları içine girer çünkü psikoloji de insanı ele alıp onu anlamaya çalışan bir bilim dalıdır. Bu noktadan bakarsak edebiyat ile psikoloji arasındaki ilişki daha net ortaya çıkmış olur.
19. yüzyılın sonlarına doğru psikoloji bilimi etkisini tüm dünyada arttırmakla birlikte edebiyat sanatını da derinden etkilemiştir. Ondan önce farklı sanat akımlarıyla başka noktalara odaklanan yazarlar realizm akımının etkisiyle eserlerinde insan davranışlarını anlamaya, davranışların altında yatan psikolojik etkenlere ağırlık vermişlerdir. Bugün birçok edebi eserde bu psikolojinin bu etkilerini görmek mümkündür.
Rus edebiyatının en büyük isimlerinden olan Dostoyevski, henüz psikoloji biliminde dikkate alınır bir gelişme yokken Suç ve Ceza adlı eseriyle bu alanda büyük bir yankı uyandırmıştır.
Türk Edebiyatı’nda ise realizm akımın etkisinde Mehmet Rauf, ilk psikolojik eserimiz olan Eylül adlı romanını yazmıştır. Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi sanatçılar psikolojiden fazlasıyla yararlanan isimlerin başında gelmektedir.
Edebiyat genel anlamıyla insanı ve onun yaşamını ele alan; insanın düşüncelerini, duygularını, hayallerini etkileyici bir şekilde aktarmayı amaçlar. İnsanı anlamayı ve gerçekçi bir şekilde ortaya koymayı amaçlayan edebiyat, bu anlamda psikolojinin sınırları içine girer çünkü psikoloji de insanı ele alıp onu anlamaya çalışan bir bilim dalıdır. Bu noktadan bakarsak edebiyat ile psikoloji arasındaki ilişki daha net ortaya çıkmış olur.
19. yüzyılın sonlarına doğru psikoloji bilimi etkisini tüm dünyada arttırmakla birlikte edebiyat sanatını da derinden etkilemiştir. Ondan önce farklı sanat akımlarıyla başka noktalara odaklanan yazarlar realizm akımının etkisiyle eserlerinde insan davranışlarını anlamaya, davranışların altında yatan psikolojik etkenlere ağırlık vermişlerdir. Bugün birçok edebi eserde bu psikolojinin bu etkilerini görmek mümkündür.
Rus edebiyatının en büyük isimlerinden olan Dostoyevski, henüz psikoloji biliminde dikkate alınır bir gelişme yokken Suç ve Ceza adlı eseriyle bu alanda büyük bir yankı uyandırmıştır.
Türk Edebiyatı’nda ise realizm akımın etkisinde Mehmet Rauf, ilk psikolojik eserimiz olan Eylül adlı romanını yazmıştır. Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi sanatçılar psikolojiden fazlasıyla yararlanan isimlerin başında gelmektedir.
- Katılım
- 24 Mar 2019
- Konular
- 5,602
- Mesajlar
- 14,847
- Çözüm
- 14
- Online süresi
- 7mo 3d
- Reaksiyon Skoru
- 6,802
- Altın Konu
- 669
- Başarım Puanı
- 499
- MmoLira
- 11,960
- DevLira
- 297
Paylaşım için teşekkürler.
- Katılım
- 3 Eki 2017
- Konular
- 1,673
- Mesajlar
- 18,445
- Çözüm
- 48
- Online süresi
- 9mo 24d
- Reaksiyon Skoru
- 8,722
- Altın Konu
- 297
- Başarım Puanı
- 374
- MmoLira
- 41,553
- DevLira
- 753
Paylaşım için teşekkürler.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 25
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 55







