Bvural41 1
Bvural41
Best Studio 1
Best Studio
BlackFullMoon 1
BlackFullMoon
NovaLst 1
NovaLst
SLyFeLLowTR 1
SLyFeLLowTR
xranzei 1
xranzei
InfernoShade 1
InfernoShade
shrpnl 1
shrpnl
D 1
delimuratt
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
kralhakan2009 1
kralhakan2009
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Final Fantasy 16 inceleme

Abundantia

👽CO Administrator👽
Telefon Numarası Onaylanmış Üye TC Kimlik Numarası Doğrulanmış Üye
Banlı
TM Üye
Katılım
27 Şub 2021
Konular
705
Mesajlar
4,783
Çözüm
12
Online süresi
1y 1mo
Reaksiyon Skoru
2,824
Altın Konu
26
Başarım Puanı
324
MmoLira
897
DevLira
6
Ticaret - 100%
16   0   0

ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!

111.jpg

Hikaye​

Bu noktada yapım ekibinin aslında batı hikayelerinden ne kadar esinlendiğini de görüyoruz. Hikayedeki birçok karakter oynarken size fazlasıyla tanıdık geliyor. Başta Game of Thrones olmak üzere popüler yapımlardan izlere rastlamak fazlasıyla mümkün. Oyunun hikayesinde aslında Final fantasy'i Final fantasy yapan birçok element mevcut. Fakat bunların tonlaması mükemmel olsa da iş uygulamaya geldiğinde bazı aksaklıklar ortaya çıkmış durumda.

222.jpg


Oyun Valisthea isimli kurgusal bir dünyada geçiyor. Oyunun dünyasına yayılan büyük kristaller hem güç hem de hikaye adına oldukça önemli bir yere sahip. Kısacası serinin hemen hemen her oyunda olduğu gibi kristal odağımız bu oyunda da yerini korumuş. Bu dünyadaki en büyük güç ve savaşlara yön veren olgu ise Dominant'lar tarafından kontrol edilebilen Eikon'lar. Eikon'lar için Summon benzetmesi yapabiliriz.

Genelde Summon olarak adlandırılsa da Guardian Force, Eidolon ya da bu oyunda da olduğu gibi Eikon olarak adlandırıldıkları da oldu. Bu oyunu aslında klasik işleyişten ayıran en önemli faktör ise aslında karakterlerin Attack on Titan'da olduğu gibi Eikon'lara dönüşüyor olması. Bir nevi seçilmiş kişiler olayı var ve bu seçilme muhabbetinin hikayedeki önemi de oldukça büyük. Her Eikon bir elementi temsil ediyorlar. Hikayenin merkezindeki Ifrit ise ikinci bir ateş Eikon'u olarak zaten savaş halindeki bu dünyada dengeleri alt üst ediyor diyebiliriz.

333.jpg


Dominant olgusu ve oyunda gördüğümüz birçok terim aslında günümüz dünyasında da önemli göndermeleri içeriyor. Kölelik, güç olgusu ya da sahip olunan özelliğin hangi şartlara bağlı olduğu oyunun çehresini de önemli ölçüde değiştiriyor. Örneğin Dominant'lar kimi zaman köle olarak, kimi zaman da bir savaş gücü olarak görülüyor. Fakat soylu bir aileden olduklarında ne kadar hoşgörü ile karşılandıklarına tanıklık edebiliyorsunuz. Ya da kristal kullanmadan büyü yapabilen ve bearers olarak adlandırılan kişiler bildiğin 2.sınıf insal muamelesi görüyor ve damgalanıyorlar. Oyundaki bu toplumsal düzen ve siyasi olayların işlenişi senaryoya da önemli bir ağırlık katmış.

Oyundaki ana karakterimiz ise Clive Rosfield. Clive her ne kadar Rosario kralının ilk oğlu olsa da bu ailenin Eikon'u diyebileceğimiz Phoenix tarafından bir nevi reddedildiği için ikinci planda kalmış bir karakter portresi çiziyor. Phoenix'in kardeşi Joshua'yı seçmesi ile birlikte onun koruyucusu olmuş. Tabi bu durum Clive'ın kişiliğinde bir yara açmamış. Çünkü hem ailesine hem de kardeşini koruma görevine son derece bağlı olduğunu bizlere gösteriyor.

444.jpg


Tabi hikayenin keskin bir şekilde evrildiği ve demoda da işlenen Phoenix Gate olaylarından sonra işleyişin ne kadar değiştiğini de görüyoruz. Clive'ın Eikon'ların gücünü kullanabileceğinin ortaya çıkması hem oyunun hikayesini hem de oynanış dinamiklerini büyük bir ölçüde değiştiriyor. Hikayeye tam olarak dahil olan ve hayatının önemli bir bölümünü köle olarak geçiren Shiva Dominant'ı Jill Warrick, en büyük yardımcımız kurt Torgal ve Final Fantasy serisinde bir şekilde her zaman kendine yer edinen Cid karakterinin hikayeye dahil olması ile birlikte aslında hikayenin rayına oturduğuna da tanıklık ediyoruz.

Dediğim gibi hikaye elemenleri hiç olmadığı kadar sarsıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor. Öyle ki demoyu oynadıysanız zaten bunun şok ediciliğine tanıklık etmişsiniz demektir. Hikaye gidişatında sık sık hatta gereğinden fazla böyle kıyımlar oluyor. Bunların hepsinde aynı etkileyiciliği bulmak ise biraz zor.

555.jpg


Yer yer zorlama sahneler ile karşılaşıyorsunuz. Bunu dememin en büyük sebebi ise etkileyici bir şekilde gösterilen bazı ölümlerin aslında öyle olmaması. Tabi bazı karakterlerde ara sahnelerde bu hissiyatı fazlasıyla hissediyorsunuz ama empati yapmadığınız, uzun uzadıysa görmediğiniz bir karakterin ölmesi aynı etkileyiciliğin yavaş yavaş ortadan kaybolmasına da sebep olmuş.

Oyunun dünyası ve görev sistemi​

Oyunun genel işleyişi bir merkez üzerinden yapılıyor. hemen hemen her görev sonrası bu merkeze dönüyor ve hikaye gidişatının oyunun dünyasındaki etkilerinin ne denli değiştiğine şahit oluyoruz. Yerleşim bölgelerinde olduğu gibi burada da demirci, satıcı gibi tüccarlar ile muhabbete girip yeni yan görevler alabiliyorsunuz.

Final Fantasy 16 hikaye anlamında Clive'ın ergenliği dahil olmak üzere geniş bir dönemi ele alıyor. yani ilerledikçe büyük değişiklikler meydana geliyor. Bu konuda tabi daha fazla sözü uzatmayacağım ama oyunun oldukça geç açılan bir yapısı olduğunu söylemem gerekiyor.

666.jpg


Oyunun dünyasında irili ufaklı yerleşim bölgelerinden tutun da yeşil ovalar, ağaçlarla kaplı ormanlar ya da yerle yeksan olmuş, büyük savaşların izini taşıyan bölgeler mevcut. uzaktaki devasa yapıları görünce gerçekten de fantastik bir dünyada olduğunuzu hissediyorsunuz. Atmosfer anlamında oyunun son derece etkileyici olduğunu ve bu sanatsal yönünün kuvvetli olduğunu itiraf etmem gerek.

İş harita tasarımına geldiğinde ise aynı övgüleri dizmem biraz zorlaşıyor. Oyun çok çizgisel bir yapıya sahip ve büyük bir bölümünde koridor mantığında bir harita tasarımı ile karşılaşıyoruz. Belli bir süre sonra özellikle canavar görevlerinin de işin içine girmesi ile daha geniş alanlarla karşılaşıyorsunuz ama bir RPG oyunu için u bölgelerin hala çok da geniş olmadığını düşünüyorum. Açıkçası ben oyunun harita sisteminden bahsedilirken FF12 tarzı bir yapı ile karşılaşacağımızı düşünmüştüm. Fakat daha çok bölge bazlı ilerleyen ve sonradan yolların birbirine bağlandığı ve buna rağmen size gerekli özgürlüğü sunmayan bir oyunla karşılaşacağınızı söylemem gerek.

777.jpg


Açıkçası bu kadar güzel bir dünya oluşturup oyuncuyu neden bu denli hapsettiklerine çok anlam veremedim. Diğer yandan geniş alanlarda da çok ilgi çekici bir şeyle karşılaşmıyorsunuz. Bu konuda keşif hissiyatının zayıf olması oyunun en büyük problemlerinden birisi. Özellikle Chocobo kilidini açtıktan sonra genelde kendimi görevler arasında koştuturken buldum. Zaten yan görevlerde de açılan bir yapı olmadığı için bu geniş alanlar bile bir süre sonra etkileyiciliğini yitirmeye başlıyor.

Burada bir parantez açıp önemli bir şikayetimi dile getirmek istiyorum. Son dönemde benzer işleyişi birçok oyunda görüyoruz ama FF 16 bu durumu biraz arşa çıkarmış. Oyun içerdiği şiddet, atmosfer ve diğer olgular sebebi ile Yetişkin yani M damgasına sahip. fakat sanki 6-7 yaşında oyuncular için tasarlanmış gibi gideceğiniz yeri kocaman oklarla gösteriyor. Zaten düz koridorda ilerliyorsunuz, eğileceğiniz bir yer konmuş, yani başka bir yere gitme şansınız zaten yok. Hop bi bakıyorsunuz kocaman oklar ile gideceğiniz yer belirtilmiş. Garip bir durum gerçekten.

888.jpg

Dövüş dinamikleri​

Başta da dediğim gibi Final Fantasy 16 bir RPG oyunu olmaktan oldukça uzak. Fakat bunu kötü anlamda söylemiyorum çünkü oyunun aslında yeni oyuncular için bir şeyler denediği ve bunda başarılı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Ekipman sistemi her ne kadar craft sistemi olsa da zayıf bir işleyişe sahip. Neyse ki yetenek sisteminde özellikle dövüş dinamiklerine etki eden bir yapı kullanılmış. Açıkçası bu yetenek ağacı oyunun genel dinamiklerini bir nevi kurtarmayı başarmış da diyebilirim.

999.jpg


Oyunun dövüş sistemi gerçek zamanlı aksiyon sistemini kullanıyor. Bu konuda FF15'ten çok daha hızlı bir yapısı olduğunu söylemem gerek. Klasik vuruşlar ile düşmana saldırıyor, aynı zamanda dodge dinamiği ile kontra atak yapıyorsunuz. Aynı zamanda uzaktan dürtebileceğiniz standart büyülerimiz var. Burada mana barı olmaması ise biraz garibime gitti diyebilirim.

Dövüş sistemi Eikon dinamiklerinin işin içine girmesi ile birlikte çok daha derinlik kazanıyor. Oyun boyunca aldığınız bu Eikon yetenekleri arasında anlık geçiş yapabiliyor ve kombo sistemini hem daha akıcı hem de daha çeşitli şekillerde kullanabiliyorsunuz. Üstelik her yeni Eikon özelliğine kavuştuğunuzda yetenek sisteminde de yeni özelliklerin kilidi açılıyor. Burada kazandığınız deneyim puanları ile yeni özelliklerin kilidini açabildiğiniz gibi mevcut yeteneklerde de çok daha efektif olabileceğiniz güncellemeleri yapabiliyorsunuz.

100000000.jpg


Bu sistem dediğim gibi oyunun dövüş dinamiklerini bir nevi Hack and Slash tarzına yaklaştırmış. Eikon yetenekleri ile görsel bir şölen sunulmuş ve bu yetenekler dövüşlerde kilit rol oynuyor. Daha önce Devil may Cry oyunlarında çalışan Rota Suzuki'nin bu konuda ağırlığını hissediyorsunuz. Zaman zaman bazı özellikleri DMC serisine fazlasıyla benzettim.

Zaten DMC'deki Devil Trigger tarzı Ifrit'in gücünü böyle damarlarımızda hissettiğimiz özel bir moda da yer verilmiş. Bunu açtığınızda zaten hızlı olan savaş sistemi çok daha hızlı bir yapıya giriyor. Bu konudaki en büyük sıkıntım ise bazen alevlerden ekranda ne olup bittiğini kaçırıyorsunuz. Yani dodge yapıp kontra atağa geçmeniz gereken yerleri göremediğiniz oluyor.

11111111111111.jpg


Oyunda her ne kadar yapacaklarına, özelliklerine çok etki edemesek de yanımızda yardımcı karakterler de oluyor. Jill başta olmak üzere Cid gibi birçok karakter hikayenin belli noktalarında bizlerle beraber. Dövüş sisteminde varlar ama çok etkili olduklarını söylemem zor. Ayrıca Torgal isimli bir kurdumuz var. Neyse ki ona saldır, rakibi havaya fırlat ya da bir tutam şifa ver gibi komutlar verebiliyorsunuz.

Final Fantasy 16 kolay bir oyun arkadaşlar. Oynadığım süre boyunca henüz beni zorlayan bir mücadele, boss savaşı ile karşılaşmadığım gibi oyunda hiç ölmedim bile. FF12'dekine benzeyen Avcılık görevlerinde bir tık daha zorlu mücadelelere yer verilmiş. Onları da level dengesini tutturduğunuzda kolay bir şekilde geçebiliyorsunuz.

Bu konudaki en büyük sıkıntı ise oyunu tek elle bile oynamak mümkün. Kombo sistemi dövüş anlarını farklı kılıyor, eğlenceli hale getiriyor ama sanki dövüşler için çok elzem değilmiş gibi hissediyorsunuz. Mücadele yapısı sizi zorlamadığı için bir süre sonra her şey görsel bir şova dönüşmüş oluyor. Ekip bu kadar kolaylık az diye düşünmüş olacak ki ekipmanlar ile olayı biraz daha kolaylaştıralım demiş. Takacağınız bazı kolyeler ile özel yetenekleri bile otomatikleştiren bir yapıya geçebiliyorsunuz.

1222222222.jpg


Diğer taraftan Eikon'a dönüştüğümüz yerler acayip keyifli. Hem sinematik anlamda kuvvetli hem de oynaması farklı bir haz veriyor. Özellikle japon meka savaşlarından ya da Godzilla vs Kong gibi devasa mücadelelerden keyif alıyorsanız bu kısımlar sizi fazlasıyla eğlendirecek diyebilirim.

Oyun görsel açıdan gerçekten kuvvetli. Başta da bahsettiğim o tonlamayı hem görsel yönden hem de mekansal açıdan yakalamayı başarmışlar. Ana karakterler üzerinde özenle çalışılmış. Ara sahnelerde, sinematik anlarda bu durumu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. NPC tarafında tabi ki zayıf olduğu yönler var ama genel olarak karakter tarzını ve onların ele alınışını fazlasıyla sevdim.

Tıpkı oyunun dünyasının sanatsal açıdan önemli olduğu gibi teknik yönden de değeri yüksek. Girdiğiniz mekanlar atmosferi fazlasıyla kuvvetlendiriyor. Görüş mesafesi özellikle oyun alanında bir hayli iyi. Dahası çok önemli bir hata ile karşılaşmamanız da önemli bir nokta. Buradaki en önemli sıkıntı ise bazı bölgelerde özel anlara göre daha bir özensizlik var gibi hissettiriyor. Bir önceki sahne tablo gibiyken girdiğiniz bazı bölgelerde özellikle deniz, dağ gibi kısımlarda bu durum dikkat çekiyor.

133333333333333333.jpg


Oyunda Grafik ve Performans olmak üzere iki farklı mod bulunuyor. Performans tabi ki daha yüksek FPS'e odaklanıyor. Zaman zaman her iki tarafta da küçük FPS kayıplarını hissediyorsunuz ama son zamanlarda karşılaştığımız birçok oyunda olduğu gibi bu durum dramatik bir şekilde karşımıza çıkmıyor. Bu yönden oldukça sevindiğimi belirtmem lazım.

Oyunun müzikleri her zaman olduğu gibi çok iyi. Zaten FF serisinin alıştığımız tonları bu oyunda da farklı şekillerde ele alınmış. Oyun için özel bestelenen müzikler de aksiyonu bol anlarda sizi fazlasıyla gaza getiriyor. Hele ki Eikon savaşlarında o epikliği size aktarıyor. Seslendirme konusunda da hem Japonya hem İngilizce denemiş biri olarak ikisini de sevdim. Normalde Japonca tercih ederim ama oyunun İngilizce dublajında da çok iyi iş çıkarılmış.

14444444444444444444.jpg
 
Orjinal konu olabilmesi için %70lik kısmı Orjinal olması gerekli.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst