- Katılım
- 20 Kas 2021
- Konular
- 2,085
- Mesajlar
- 5,972
- Online süresi
- 3ay 10g
- Reaksiyon Skoru
- 5,735
- Altın Konu
- 218
- Başarım Puanı
- 317
- Yaş
- 27
- TM Yaşı
- 4 Yıl 5 Ay 1 Gün
- MmoLira
- 1,573
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Samanyolu Galaksisi
Samanyolu, veya Kehkeşan, Güneş Sistemi'ni içeren bir galaksidir. Dünya'dan görünümünü açıklayan tanımıyla: gece gökyüzünde görülen ve çıplak gözle tek tek ayırt edilemeyen yıldızlardan oluşan puslu bir ışık şerididir. Yerel Küme'nin bir parçası olan çubuklu sarmal türdedir.
Samanyolu, veya Kehkeşan, Güneş Sistemi'ni içeren bir galaksidir. Dünya'dan görünümünü açıklayan tanımıyla: gece gökyüzünde görülen ve çıplak gözle tek tek ayırt edilemeyen yıldızlardan oluşan puslu bir ışık şerididir. Yerel Küme'nin bir parçası olan çubuklu sarmal türdedir.
Etimoloji
Galaksi terimini kökeni, Eski Yunancada bizim galaksimizi belirtmek üzere kullanılan "sütlü, süt gibi, sütsü" manalarına gelen galaxias (Yunanca: γαλαξίας) sözcüğü ya da "süt dairesi" anlamındaki kyklos galaktikos (Yunanca: κύκλος γαλακτίκος) terimidir. Bu terim ve dolayısıyla Batı kültüründe Samanyolu için kullanılan "Süt Yolu" terimi eski Yunan mitolojisindeki bir mitostan kaynaklanır: Bir gece, Zeus ölümlü bir kadından yaptığı oğlu Herakles'i fark ettirmeden uykuya dalmış olan Hera'nın göğsüne koyar. Bebek Herakles, Hera'nın memelerinden akan sütü içecek ve böylece ölümsüz olacaktır. Fakat Hera, gece uyanıp tanımadığı bir bebeği emzirdiğini fark edince onu fırlatıp atar ve boşalan memesinden çıkan süt de gece gökyüzüne fışkırıp akar. Hikâyeye göre geceleyin gökte sönük bir ışıkla pırıldar hâlde gördüğümüz “Süt Yolu” (Türkçede Samanyolu) denilen kuşak, böyle oluşmuştur.
Antik çağda Grek filozofu Democritus (450–370 MÖ), geceleyin gökyüzünde görünen Süt Yolu denilen ışıklı bölgenin uzak yıldızlardan oluşuyor olabileceğine dikkat çekmişti. Aristo'nun (384-322 MÖ) düşüncesine göreyse Süt Yolu büyük, birbirine bağlı çok sayıdaki yıldızın alevlenmesinden kaynaklanmaktaydı ve bu alevler Dünya atmosferinin üst kısmında yer almaktaydı.
Arap astronom İbn-i Heysem (965-1037), Samanyolu’nun ıraklık açısını gözlemleme ve ölçme girişiminde bulundu; Süt Yolu’nun ıraklık açısı yoktu. Bunun üzerine “bu, Dünya’dan uzaktadır, atmosfere ait değildir” diyerek Aristo’nun görüşüne karşı çıktı. İranlı astronom Birûni (973-1048) Samanyolu Gök Adası’nın sayısız bulutsu yıldızlar yığını olabileceği görüşünü ortaya attı. İbn Bacce ise Samanyolu’nun pek çok yıldızdan oluştuğunu ve gözümüze sürekli bu şekilde görünmesinin Dünya atmosferindeki kırılımdan kaynaklanıyor olabileceğini ileri sürdü. İbn Kayyim El-Cevziyye (1292-1350), Samanyolu Gök Adası’nın sabit yıldızlar feleğinde bir araya gelmiş çok sayıdaki küçük yıldızlardan oluştuğunu ve bu yıldızların gezegenlerden daha büyük olduklarını ileri sürdü.
Samanyolu Gök Adası’nın birçok yıldızdan oluşmasının ilk kanıtı Galileo Galilei’den geldi. 1610 yılında Samanyolu Gök Adası’nı bir teleskopla inceleyen Galilei, bunun çok sayıdaki yıldızın bir araya gelmesinden oluştuğunu fark etti. 1750’de İngiliz astronom ve matematikçi Thomas Wright, “Evren'in orijinal bir teorisi ya da yeni hipotezi” adlı eserinde gök adanın Güneş Sistemi’ne benzer tarzda, fakat daha büyük ölçekte, kütleçekim gücüyle birbirlerine bağlı çok sayıdaki dönen yıldızlardan oluşmuş bir kitle olduğu görüşünü ortaya attı. Bunun sonucunda bu düşünceye göre söz konusu yıldızların oluşturduğu ve bizim de içinde bulunduğumuz bu disk, bizim gökyüzüne bakışımız açısından bize gökyüzünde Süt Yolu olarak görünüyor olabilirdi.
Samanyolu'nun şekli hakkındaki yaygın görüş, onun bir çubuklu sarmal galaksi olduğu yönündedir. Merkezdeki çubuk şeklindeki yıldız yoğunlaşmasının iki ucundan logaritmik spiral şeklinde uzayan iki ana kol ve yardımcı kollar, galaksinin şeklini oluşturur. Bu görüş ilk olarak 1990'larda gündeme gelmiş, 2005 yılında Spitzer Uzay Teleskobu'ndan alınan bilgilerle kuvvetlendirilmiştir.
Antik çağda Grek filozofu Democritus (450–370 MÖ), geceleyin gökyüzünde görünen Süt Yolu denilen ışıklı bölgenin uzak yıldızlardan oluşuyor olabileceğine dikkat çekmişti. Aristo'nun (384-322 MÖ) düşüncesine göreyse Süt Yolu büyük, birbirine bağlı çok sayıdaki yıldızın alevlenmesinden kaynaklanmaktaydı ve bu alevler Dünya atmosferinin üst kısmında yer almaktaydı.
Arap astronom İbn-i Heysem (965-1037), Samanyolu’nun ıraklık açısını gözlemleme ve ölçme girişiminde bulundu; Süt Yolu’nun ıraklık açısı yoktu. Bunun üzerine “bu, Dünya’dan uzaktadır, atmosfere ait değildir” diyerek Aristo’nun görüşüne karşı çıktı. İranlı astronom Birûni (973-1048) Samanyolu Gök Adası’nın sayısız bulutsu yıldızlar yığını olabileceği görüşünü ortaya attı. İbn Bacce ise Samanyolu’nun pek çok yıldızdan oluştuğunu ve gözümüze sürekli bu şekilde görünmesinin Dünya atmosferindeki kırılımdan kaynaklanıyor olabileceğini ileri sürdü. İbn Kayyim El-Cevziyye (1292-1350), Samanyolu Gök Adası’nın sabit yıldızlar feleğinde bir araya gelmiş çok sayıdaki küçük yıldızlardan oluştuğunu ve bu yıldızların gezegenlerden daha büyük olduklarını ileri sürdü.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Samanyolu Gök Adası’nın birçok yıldızdan oluşmasının ilk kanıtı Galileo Galilei’den geldi. 1610 yılında Samanyolu Gök Adası’nı bir teleskopla inceleyen Galilei, bunun çok sayıdaki yıldızın bir araya gelmesinden oluştuğunu fark etti. 1750’de İngiliz astronom ve matematikçi Thomas Wright, “Evren'in orijinal bir teorisi ya da yeni hipotezi” adlı eserinde gök adanın Güneş Sistemi’ne benzer tarzda, fakat daha büyük ölçekte, kütleçekim gücüyle birbirlerine bağlı çok sayıdaki dönen yıldızlardan oluşmuş bir kitle olduğu görüşünü ortaya attı. Bunun sonucunda bu düşünceye göre söz konusu yıldızların oluşturduğu ve bizim de içinde bulunduğumuz bu disk, bizim gökyüzüne bakışımız açısından bize gökyüzünde Süt Yolu olarak görünüyor olabilirdi.
Samanyolu'nun şekli hakkındaki yaygın görüş, onun bir çubuklu sarmal galaksi olduğu yönündedir. Merkezdeki çubuk şeklindeki yıldız yoğunlaşmasının iki ucundan logaritmik spiral şeklinde uzayan iki ana kol ve yardımcı kollar, galaksinin şeklini oluşturur. Bu görüş ilk olarak 1990'larda gündeme gelmiş, 2005 yılında Spitzer Uzay Teleskobu'ndan alınan bilgilerle kuvvetlendirilmiştir.
Yapısı
Samanyolu galaksisi ve kolları
Samanyolu'nun şekli hakkındaki yaygın görüş, onun bir çubuklu sarmal galaksi olduğu yönündedir. Merkezdeki çubuk şeklindeki yıldız yoğunlaşmasının iki ucundan logaritmik spiral şeklinde uzayan iki ana kol ve yardımcı kollar, galaksinin şeklini oluşturur. Bu görüş ilk olarak 1990'larda gündeme gelmiş, 2005 yılında Spitzer Uzay Teleskobu'ndan alınan bilgilerle kuvvetlendirilmiştir.
Samanyolu'nun şekli hakkındaki yaygın görüş, onun bir çubuklu sarmal galaksi olduğu yönündedir. Merkezdeki çubuk şeklindeki yıldız yoğunlaşmasının iki ucundan logaritmik spiral şeklinde uzayan iki ana kol ve yardımcı kollar, galaksinin şeklini oluşturur. Bu görüş ilk olarak 1990'larda gündeme gelmiş, 2005 yılında Spitzer Uzay Teleskobu'ndan alınan bilgilerle kuvvetlendirilmiştir.
Andromeda Galaksisi
Andromeda Galaksisi, ayrıca Messier 31, M31 ve NGC 224 olarak da bilinir, mitolojik bir kavram olan Andromeda'nın Türkçedeki karşılığı zincire vurulmuş kız anlamına da gelmektedir. Andromeda Takımyıldızı'nda bulunan bir sarmal galaksidir. Spitzer Uzay Teleskobu'ndan elde edilen verilere göre bir trilyon yıldıza ev sahipliği yapmaktadır. Samanyolu galaksisi ile arasındaki uzaklık yaklaşık olarak 2,54 milyon ışık yılıdır. 2006 ölçümlerine göre Samanyolu, Andromeda'nın kütlesinin ancak ~80%'ine sahiptir. Andromeda'nın bir diğer özelliği ise çıplak göz ile Dünya'dan görülebilen en uzak gök cismi olmasıdır. Ayrıca Samanyolu'na en yakın büyük galaksidir.
Samanyolu ve Andromeda galaksilerinin yaklaşık 4.5 milyar yıl içinde, dev bir eliptik veya merceksi galaksi oluşturacak şekilde birleşmeleri beklenmektedir.
Keşif ve gözlemler
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Büyük Andromeda Galaksisi, Isaac Roberts.
Andromeda Galaksisi, ilk defa M.S. 964 yılında İranlı astronomu Abdurrahman el-Sufi tarafından çıplak gözle gözlenmiştir. "Küçük Bulut" olarak adlandırdığı bu cismi "Sabit Yıldızlar" adlı eserinde tanımlamıştır. 1612 yılında Simon Marius, Andromeda’nın ilk çizimini yayınladığında, Charles Messier (1764) Al-Sûfî’nin bu çalışmasından habersiz olarak bunun yeni bir bulutsu olduğunu söylemiştir. Bunun üzerine Andromeda bulutsusu Messier Kataloğuna “M31” olarak kaydedilmiştir.Andromeda Galaksisi ile ilgili ilk modern araştırmalar 100 yıl kadar önce fotoğraf tekniğinin ve dolayısıyla daha sönük kaynakları inceleme ve kaydetme olanaklarının gelişmesi ile başlamıştır. Isaac Roberts, Andromeda'nın spiral yapısını gösteren ilk fotoğraflarını 50 cm'lik teleskopu ile çekmiştir. O dönemde dışgalaksilerin varlığı bilinmediğinden, fotoğraflarda sarmal kolların dışında bulunan sönük yıldızların açıkça görülmesine rağmen, bunun bir galaksi olabileceği düşünülmemiştir. Aksine Andromeda'da bulunan Büyük Bulutsu’nun zamanla yoğunlaşarak gezegen sistemine sahip bir yıldız olacağı düşünülmüştür. Aralarında Edwin P. Hubble'ın da bulunduğu birkaç araştırmacı, Samanyolu'nun ötesinde yıldız sistemlerinin olabileceği fikrini ileri sürmüşlerdir.
1925 yılında Hubble, NGC 6822 Galaksisi'ni gözlemleyerek, bunun bir "uzak yıldızlar topluluğu" olduğunu göstermiştir. Bu çalışmalar sırasında Andromeda Bulutsusu'nda bulunan büyük sarmal yapı Hubble'ın dikkatini çekmiştir. Hubble çektiği fotoğralarda sarmal yapının karın bölgesini sıkıca saran sarmal kolları görmüş ve bu kolların binlerce yıldız ve toz bulutlarından oluştuğunu fark etmiştir. Hubble'ın Andromeda galaksisi ile ilgili bulguları ilk defa 1929 yılında "Yıldız Sistemine Benzer Sarmal Galaksi" başlıklı makalesinde yayınlamıştır.
Genel bilgiler
Uzaklık ve geometrik özellikler
Andromeda Galaksisi’nın sarmal kollarında bulunan Sefeid-I türü değişen yıldızların incelenmesinden, bu galaksinin Samanyolu’na olan uzaklığının yaklaşık 765 kpc olduğu ortaya çıkarılmıştır. Elde edilebilen kaliteli fotoğraflardan Andromeda Galaksisi'nin görünür çapının 2".4 kadar olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu değer, sarmal kollarda yer alan parlak mavi ve beyaz yıldızların fotoğraf plaklarında oluşan görüntülerinden hesaplamıştır. Ancak, daha sönük olan kırmızı yıldızlar görülemediğinden, galaksinin gerçek çapının bu miktardan iki kat daha büyük olduğu düşünülmektedir. Galaksinin mikrodensitometre [not 1] incelemeleri sonucu sarmal diskin fotoğraf plakları üzerinde görünen görüntüsünün iki katı kadar büyük olduğu ve gerçek çapının 4".8 olduğu hesaplanmıştır. Galaksinin konumu ve uzaklığı dikkate alındığında gerçek lineer boyutunun 120.000 ışık yılı kadar olduğu görülmektedir.
Yapısı
Andromeda Galaksisi'nin düzlemi, bakış doğrultumuza dik olmadığından, daralmış ve çevresi elips şeklinde görünmektedir. Teorik hesaplamalarla Andromeda’nın genişliğinin, 100.000 ışık yılı kadar olan uzunluğundan biraz daha küçük olduğu saptanmıştır. Mutlak parlaklığı -21,1m kadir olup, Güneş'ten yaklaşık 24 kadir kadar daha parlaktır. Bu da, içinde Güneş kadar parlak olan, en az 1010 adet yıldızın varlığını gerektirir. Bununla beraber, Güneş'ten daha sönük olan yıldızların saptanmalarının güçlüğü ve görünen ışınıma pek az katkıda bulunmaları olasılıkları nedenleri ile hesaplanan bu sayı yalnızca bir alt limittir. Dolayısıyla, Andromeda Galaksisi'ndeki yıldızların toplam sayısı, içinde 1011 Güneş kütlesi bulunan Galaksimizin içindeki yıldızların sayısından en az iki kat kadar daha fazla olmalıdır.
- Katılım
- 20 Kas 2021
- Konular
- 2,085
- Mesajlar
- 5,972
- Online süresi
- 3ay 10g
- Reaksiyon Skoru
- 5,735
- Altın Konu
- 218
- Başarım Puanı
- 317
- Yaş
- 27
- TM Yaşı
- 4 Yıl 5 Ay 1 Gün
- MmoLira
- 1,573
- DevLira
- 0
Komet gökadası
Komet Gökadası Heykeltıraş takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 3,2 milyar ışık yılı uzaklıkta Abell 2667 gökada kümesi içinde bulunan bir sarmal gökada. Hubble Uzay Teleskobu ile 2 Mart 2007 tarihinde tespit edilmiştir. Samanyolu'ndan biraz daha fazla bir kütleye sahiptir.
Yapı
Parlak mavi düğümler ve genç yıldızlardan yayılan ışık demetleriyle geniş bir akıntıya sahip olan eşsiz bir gökadadır. Abell 2667 kümesinden saatte 3,5 milyon km'lik bir hızla uzaklaşır ve bu etki sonucu oluşan 600.000 ışık yılı uzunluğunda kuyruklu yıldıza benzeyen bir kuyruğu bulunmaktadır.
Hoag cismi
Hoag cismi veya Hoag nesnesi karakteristik olmayan bir gökada, bilinen türüyle halkalı gökada. Bu nesnenin görünüşü ve onun narin yapısı, profesyonelleri büyülediği kadar amatör gökbilimcileri de etkiler. 1950 yılında Arthur Allen Hoag tarafından keşfedildikten sonra bu adı almış ve gezegenimsi bulutsu veya tuhaf gökada olarak tanımlanmıştır.
Özellikler
Yaklaşık 600 milyon ışık yılı uzaklıkta Yılan takımyıldızında bulunan, yaşlı sarı çekirdeği çevreleyen genç sıcak mavi yıldızların oluşturduğu mükemmel halkasıyla büyüleyici bir gökada. Açısı 6″ (yay saniye), gökadanın iç çekirdeği 17 ± 0.7 kIy (5.3 ± 0.2 kpc) çevresindeki halkanın iç kısmı açısı 28″ (yay saniye), 75 ± 3 kIy (24.8 ± 1.1 kpc) ve dış açı 45″ (yay saniye), 121 ± 4 kIy (39.9 ± 1.7 kpc) parsekdir. Samanyolu gökadasından biraz daha büyüktür.
Büyük Macellan Bulutu
Büyük Macellan Bulutu, bir zamanlar Samanyolu gökadasının uydusu olduğu düşünülmüş olan yakın bir gökadadır. 50 kiloparsekten(≈160,000 ışık yılı) birazcık daha az mesafedeki Büyük Macellan Bulutu, Samanyolu merkezine yakın uzanan Yay Eliptik Cüce Gökadası (~ 16 kiloparsek) ve Büyük Köpek Cüce Gökadalarından (~ 12.9 kiloparsek) sonra Samanyolu'na en yakın üçüncü gökadadır. Güneş kütlesinin yaklaşık 10 milyar katı (1010 güneş kütlesi) büyüklüğünde bir kütleye sahiptir, bu da Samanyolu'nun yaklaşık yüzde biri kütleye sahip olduğunu gösterir. Büyük Macellan Bulutu, Yerel Grup'taki en büyük gökada Andromeda Gökadası (M31), ikinci sıradaki Samanyolu Gökadası ve üçüncü sıradaki Üçgen Gökadası'ndan (M33) sonra Yerel Grup'taki dördüncü en büyük gökadadır.
- Katılım
- 20 Kas 2021
- Konular
- 2,085
- Mesajlar
- 5,972
- Online süresi
- 3ay 10g
- Reaksiyon Skoru
- 5,735
- Altın Konu
- 218
- Başarım Puanı
- 317
- Yaş
- 27
- TM Yaşı
- 4 Yıl 5 Ay 1 Gün
- MmoLira
- 1,573
- DevLira
- 0
Küçük Macellan Bulutu
Küçük Macellan Bulutu (KMB), yüz milyonlarca yıldız içeren bir cüce gökada.
Bazı görüşlere göre daha önce çubuklu sarmal gökada olan Küçük Macellan Bulutu, Samanyolu'nun etkisi sonucu düzensiz olmuştur.
Hala merkezdeki çubuğun yapısını içermektedir.
Yaklaşık 200,000 ışık yılı uzaklığıyla Samanyolu'nun en yakın komşularından birisidir. Ayrıca çıplak gözle görülebilen en uzak nesneler arasında yer almaktadır.
Büyük Macellan Bulutu'nun 20 derece doğusundadır ve bir çift oluşturur. Küçük Macellan Bulutu Yerel Grup'un bir üyesidir.
Mayall nesnesi
Mayall Nesnesi (veya PGC 33423), Büyük Ayı takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 469,66 MIy (144 Mpc) uzaklıkta bulunan çarpışma sürecindeki bir gökada çiftidir. Nicholas U. Mayall tarafından 13 Mart 1940 tarihinde Lick Gözlemevi'nde Crossley teleskopla keşfedildi. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve Arp 148 olarak "Halkalarla bağlı gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir.
Mayall Nesnesi ilk keşfedildiğinde soru işareti şeklinde tuhaf bir bulutsu olarak tanımlanmıştır. Başlangıçtaki kuramlar, gökadalararası maddenin tepkimesine örnek olduğu yönündeydi. Şimdi ise iki farklı gökadanın çarpışma sürecinde ortaya çıkan kuyrukla halka benzeri gökadalara örnek olarak gösterilmektedir. İki gökada arasındaki çarpışmanın, başlangıçta maddeyi merkeze çeken bir şok dalgası oluşturduğu ve ardından halkayı oluşturduğu düşünülmektedir.
Fırıldak Galaksisi
Fırıldak Galaksisi (ayrıca Messier 101 veya NGC 5457 olarak da bilinir) 27 milyon ışık yılı uzaklıkta Büyük Ayı yönünde bulunan ve tam karşıdan görülen sarmal galaksi.
Pierre Méchain tarafından 27 Mart 1781 tarihinde keşfedilmiş ve Charles Messier, konumunu doğrulayarak kataloğuna eklemiştir.
28 Şubat 2006'da NASA ve ESA, Hubble Uzay Teleskopuyla bu zamana kadar olan en büyük ve detaylı Fırıldak Galaksisi fotoğraflarını yayımladı. Fotoğraf, 51 ayrı pozdan ve ayrıca yer temelli fotoğraflardan oluşmaktadır.
Messier 101'i keşfeden Pierre Méchain, onu, Bootes'un sol eli ile Büyük Ayı'nın 'kuyruğu' arasında, "yıldızsız, çok belirsiz ve oldukça büyük, 6 ila 7 çapında bir bulutsu" olarak tanımladı. Izgara tellerini ne zaman döşediğini ayırt etmek zordur. William Herschel 1784'te "... 7, 10 ve 20 fit odak uzaklığına sahip reflektörlerimde, çözülebilir diye adlandıracağım benekli bir bulutsu türü gösterdi; böylece mevcut teleskopumun belki de işleyeceğini umuyorum. (Oluşacaklarını düşündüğüm, görünen yıldızlar.)"
Lord Rosse, 19. yüzyılın ikinci yarısında 72 inç çapındaki Newton reflektöründe M101'i gözlemledi. Spiral yapıyı kapsamlı bir şekilde not alan ilk kişi olarak kayda geçti ve birkaç eskiz yaptı.
Modern araçlarda spiral yapıyı gözlemlemek için oldukça büyük bir araç, çok karanlık bir gökyüzü ve düşük güçlü bir göz merceği gerekir.
Yapısı ve gözlem bilgileri
M101, boyutları Samanyolu kadar olmasına karşın kütlece sadece onun 10'da biri kadardır. Gökyüzünde geniş bir yer kaplamasına karşın, sönüklüğü nedeniyle dürbünle seçmek zor olabilir. Bunun için, dürbününüzü sabit bir yere dayamalı ya da üç ayak üzerine yerleştirerek kullanırsanız, bu galaksiyi gözleyebilirsiniz.
Sombrero Gökadası
Sombrero Gökadası (ayrıca Messier 104, M104 veya NGC 4594 olarak da bilinir) Başak takımyıldızı yönünde bulunan bir Çubuksuz sarmal gökada. 1767 Mart ayında Pierre Méchain tarafından keşfedilmiştir. Parlak bir çekirdeği, alışılmadık derecede büyük bir merkezi şişlik ve eğik diskinde önemli bir toz şeridi vardır. Karanlık toz şeridi ve şişkinliği bu gökadaya sombrero görünümünü verir. Gökada, +8.3 görünen parlaklığı ile amatör teleskoplarla kolayca gözlemlenebilir. Büyük şişkinlik, merkezi süperbüyük kütleli kara delik ve toz şeridiyle tüm profesyonel gökbilimcilerin dikkatini çekmiştir.
- Katılım
- 20 Kas 2021
- Konular
- 2,085
- Mesajlar
- 5,972
- Online süresi
- 3ay 10g
- Reaksiyon Skoru
- 5,735
- Altın Konu
- 218
- Başarım Puanı
- 317
- Yaş
- 27
- TM Yaşı
- 4 Yıl 5 Ay 1 Gün
- MmoLira
- 1,573
- DevLira
- 0
Ayçiçeği Gökadası
Ayçiçeği Gökadası (ayrıca Messier 63, M63, veya NGC 5055 olarak da bilinir) Av Köpekleri takımyıldızı bölgesinde bulunan çubuksuz sarmal gökada. Kuzey yarımküre göğünde parlak bir sarmal gökada olan Messier 63, sadık takımyıldız Avköpekleri yönünde yaklaşık 37 milyon ışık yılı uzaklıkta yer almaktadır. Kayıtlara, NGC 5055 olarak da girmiş olan bu görkemli gökada, Samanyolumuzla yaklaşık aynı boyutlarda, yani yaklaşık 100.000 ışık yılı genişliktedir. Yaygın olan Ayçiçeği Gökadası lakabı ile tanınan M63; parlak sarımsı çekirdeği ve uzaydaki toz şeritleriyle çizgi çizgi olmuş, pembe yıldız oluşum bölgeleriyle de benek benek görülen geniş bir alana yayılmış mavi sarmal kolları ile dikkat çekmektedir. Ancak başlıktaki fotoğraftada görülen uzun sureli bu poz, gökadanın sarmal kollarına ait dikkat çekici çıkıntıları ve soluk ilmikleri de gözler önüne sermektedir. Bilinen bir gökada grubu olan M51 Grubu'nun önde gelen üyelerinden biri olan M63'ün esnemiş soluk özellikleri, yakınlarda yer alan gökadalarla yaşanan kütleçekimsel etkileşimlerin bir sonucu olabilir. M63, elektromanyetik tayf boyunca parıldamakta olup, yoğun bir yıldız oluşum patlaması içine girmiş olduğu düşünülmektedir.
Keşif
Ayçiçeği Gökadası, Sami Ergalimidi tarafından 18 Aralık 2015 yılında Alina'ya 5.Ay hediyesi olarak keşfedilmiştir. Gökada, Charles Messier tarafından 63 nolu cisim olarak Kataloğuna eklenmiştir.
İribaş gökadası
İribaş Gökadası (veya UGC 10214), Ejderha takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 417,48 MIy (128 Mpc) uzaklıkta bulunan parçalanmış bir çubuklu sarmal gökadadır. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve Arp 188 olarak "Dar iplikçiklere sahip gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir.
En etkileyici özelliği 280 bin ışık yılı uzunluğundaki yıldızların oluşturduğu izdir. Daha büyük bir gökadanın İribaş gökadasının yakınından geçtiği düşünülür (Dünya'nın perspektifinden soldan sağa) ve bu iki gökadanın çekim güçleriyle İribaş gökadasının bir bölümü dışarıya doğru savrulmuştur. Bu karşılaşma sırasında çekim gücüne bağlı kuvvetler, sarmal gökadanın yıldızlarını, gazını ve tozunu uzatarak bu dikkat çekici kuyruğu oluşturmuştur. Bu kuyruk, parlak mavi yıldız kümeleriyle doludur. Dünya'daki kurbağa yavruları gibi, İribaş Gökadası'da muhtemelen kuyruğunu kaybedecek, zamanla kuyruktaki yıldız kümeleri daha küçük uydu gökadaları oluşturacaktır.
Gökada içerisinde, süpernova SN 2007cu (tip II) ve SN 2008dq (tip Ic) gözlenmiştir.
Girdap gökadası
Girdap Gökadası (ayrıca Messier 51a, M51a, veya NGC 5194 olarak da bilinir) Av Köpekleri takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 23 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan etkileşim halindeki büyük tasarım çubuksuz sarmal gökadadır.
Gökyüzünün en ünlü sarmal gökadalarından biridir. Bu gökada ve ona eşlik eden (NGC 5195) amatör gözlemciler tarafından kolayca gözlemlenebilir, hatta iki gökada da iyi bir dürbünle gözlenebilir. Girdap Gökadası; özellikle sarmal kollar ve etkileşen gökada yapılarının daha iyi anlaşılabilmesi için çalışan profesyonel gökbilimciler için, oldukça popülerdir.
Keşif
Girdap gökadası, Charles Messier tarafından 13 Ekim 1773 tarihinde keşfedildi. Etkileşim halindeki gökada NGC 5195, 1781 yılında Pierre Méchain tarafından keşfedildi. 1845 yılında Girdap Gökadası'nı ilk defa sarmal gökada olarak tanımlayan, İrlanda'da Birr şatosunda inşa ettiği 72 inç'lik teleskobuyla Lord Rosse olmuştur. Halton Arp tarafından görüntülenmiş ve NGC 5195 ile birlikte Arp 85 olarak "Eşlikçileri büyük ve yüksek yüzey parlaklığına sahip sarmal gökadalar" kategorisi altında Tuhaf Gökadalar Atlası'na dahil edilmiştir. Gökada çifti için M51 tanımlaması yapılabilir ancak bireysel olarak tanımlanmak istenirse (NGC 5194) için M51A, (NGC 5195) için M51B kullanılır.
2005 yılında görünür parlaklığı 14 olan (SN 2005cs) süpernovası gözlemlenmiştir.
2005 yılında görünür parlaklığı 14 olan (SN 2005cs) süpernovası gözlemlenmiştir.
- Katılım
- 20 Kas 2021
- Konular
- 2,085
- Mesajlar
- 5,972
- Online süresi
- 3ay 10g
- Reaksiyon Skoru
- 5,735
- Altın Konu
- 218
- Başarım Puanı
- 317
- Yaş
- 27
- TM Yaşı
- 4 Yıl 5 Ay 1 Gün
- MmoLira
- 1,573
- DevLira
- 0
Anten Galaksileri
Genel bilgi
Anten, bir galaksi çarpışması sonucu ortaya çıkmıştır. Diğer beş adet galaksiyle birlikte NGC 4038 grubu içindedir, çarpışma sonucu savrularak oluşan böcek antenlerine benzer görüntü bu ismi almasına yol açmıştır. İki galaksinin çekirdekleri büyük bir galaksi oluşturmak üzere yol almaktadır. Galaksilerin pek çoğu hayatlarında en az bir kez çarpışmaya maruz kalır. Bu, gelecekte muhtemelen bizim Samanyolu galaksimizle Andromeda galaksisinin çarpışması ile de olacaktır. Galaksi içinde iki adet süpernova keşfedilmiştir: SN 2004gt ve SN 2007sr.
Yeni yapılan bir çalışma daha önceden bu galaksilerin Samanyolu'na 65 milyon ışık yılından daha yakın olduğunu ortaya koymuştur (yaklaşık 45 milyon ışık yılı).
Yeni yapılan bir çalışma daha önceden bu galaksilerin Samanyolu'na 65 milyon ışık yılından daha yakın olduğunu ortaya koymuştur (yaklaşık 45 milyon ışık yılı).
Süpernova kalıntısı
Süpernova kalıntısı (SNR) süpernova yıldızının dev patlamasıyla oluşmuş bir yapıdır. Süpernova kalıntısı, genişleyen bir şok dalgasıyla sınırlanır ve patlama sonucu ortaya çıkan, genişleyen malzemeden oluşur.
Bir süpernova için iki olasılık vardır: ya büyük bir yıldız yakıtını tüketerek çekirdeğindeki füzyon enerjisi durur ve kendi çekim güçleriyle içlerine çökerek bir nötron yıldızı veya kara delik oluşturur, ya da bir beyaz cüce yıldız başka bir komşu yıldızdan, kritik bir kütleye ulaşıncaya kadar malzeme biriktirir ve termonükleer bir patlama oluşur.
Yıldız evriminin bu iki bitiş noktası da henüz tam anlaşılmış değil. Tahminlere göre yıldızların oldukça büyük bir bölümünün kütleleri on Güneş kütlesinden büyük olmalı. Bu da onların sonunda kara delik olmasını sağlıyor. Aslında doğa, süpernova yaratmakta hiç zorlanmıyor, asıl sorun teorik gökbilimde. Şimdiye kadar bilgisayar simülasyonları nükleer yakıtını bitirmiş hiçbir yıldızın kurallara uygun bir süpernova olarak patlamasını sağlayamadı.
Gözlenen süpernovalarda patlama biçiminde açığa çıkan enerjinin %99'u nötrinolar aracılığıyla salınır, geri kalan enerji ise genleşme kinetik enerjisi (hareket enerjisi), X-ışınları ve gama ışınları biçimine dönüşür. Nötrino dedektörleri, 1987A'daki başarılarını sürdürmek amacıyla gelecekteki süpernova patlamalarından yayılacak nötrinolara karşı tetikte olacaklar. Gamma-ışını gözlemleri de süpernova patlaması sırasında oluşan kimyasal elementleri saptamakta kullanılacak.
Belki de en meşhur ve en iyi gözlenen genç SNK, 1987 yılında Büyük Macellan Bulutu'nda keşfedilen süpernova, SN 1987Adır. Diğer iyi bilinen yaşlı süpernova kalıntıları, Tycho'ya dahil (SN 1572), kalıntı adını daha sonra Tycho Brahe'den almış ve asıl patlama ışığı (M.S. 1572) yılında kaydedilmiştir. Bir diğeri Kepler (SN 1604) ise, adını daha sonra Johannes Kepler'den almıştır. Gökadamızdaki en son kalıntı G1.9+0.3, gökada merkezinde keşfedildi ve süpernovanın yaklaşık olarak 140 yıl önce yok olduğu tahmin edilmektedir.
Arp 299
Arp 299 (ayrıca IC 694 ve NGC 3690 olarak da bilinir), Büyük Ayı takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 134 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan bir gökada çifti.
Her iki gökada da çarpışan çubuklu sarmal gökadadırlar. Önceleri tam olarak anlaşılamadığından IC 694 olarak bilinirdi.
Etkileşim halinde iki gökada olan Arp 299, II Zw 96'ya benzer şekilde genç ve güçlü starburst bölgeleri üretmektedir. Arp 299 içerisinde altı süpernova tespit edilmiştir bu süpernovalar: NGC 3690'da gözlenen; (SN 1992bu, SN 1993G, SN 1998T, SN 1999D ve IC 694'te gözlenen; SN 1990al ve SN 2005U'dur.
Pergel gökadası
Pergel Gökadası (ESO 97-G13) Pergel takımyıldızı yönünde bulunan bir Seyfert gökada.
Gökada düzleminin sadece 4 derece altında ve yaklaşık 13 milyon ışık yılı uzaklıktadır. Gökada, gazın ışık hızında boşluğa püskürtülmesiyle fırtınalı değişiklikler yaşamakta ve bu haliyle adeta kaynayan bir cadı kazanını andırmaktadır. Pergel gökadası'nın diskindeki gazın büyük bölümü, 1300 ışık yılı çaplı bir dış ve 260 ışık yılı çaplı bir iç halkada toplanmış bulunuyor. Pergel gökadası, küçük bir teleskopla gözlenebilir ama yine de bizim gökadamızın maddeleri tarafından gizlendiği için 25 yıl öncesine kadar fark edilemedi. Pergel gökadası 2. tip Seyfert türünden ve Samanyolu'na bilinen en yakın etkin gökadadır.
Yapısı
Hubble'ın gönderdiği ve dört filtreyle elde edilmiş bileşik resimde iç halka, yeşil renkli diskin iç taraflarında yer alırken daha geniş dış halka, resmin dışına doğru uzanıyor. Her iki halkada da büyük miktarlarda gaz ve tozun yanı sıra hareketli yıldız oluşum bölgeleri gözleniyor. Yıldız oluşum halkalarının merkezinde Seyfert çekirdeği bulunuyor. Bu, çevresindeki gaz ve tozu toplayan büyük bir karadeliğin imzası sayılıyor. Karadelik ve kendisini besleyen kütle aktarım diski, gökada diskindeki gazı, diski alttan ve üstten çevreleyen haleye püskürtüyor. Bu gazın ayrıntılı yapısı, resmin üstüne doğru uzanan bordo çizgilerde görünebiliyor. Gökadanın merkezinde ve iç yıldız oluşum halkasının iç tarafında gazdan oluşmuş, V biçimli bir yapı görünebiliyor. Resimde pembe-beyaz görünümlü yapı, çekirdekten haleye kadar uzanan üç boyutlu bir koninin uzantısı. Buradaki gaz, karadelik çevresindeki diskin yaydığı güçlü ışınımla ısınıyor. Morötesi ışınımın etkisiyle parlayan gaz, ters yönlerdeki koniler içine, dev bir ışıldak gibi püskürtülüyor
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 24
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 24
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 20
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 19
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 14

