- Katılım
- 19 Ara 2020
- Konular
- 1,566
- Mesajlar
- 6,953
- Çözüm
- 12
- Online süresi
- 2mo 25d
- Reaksiyon Skoru
- 2,468
- Altın Konu
- 122
- TM Yaşı
- 5 Yıl 5 Ay 18 Gün
- Başarım Puanı
- 282
- MmoLira
- -119
- DevLira
- 80
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Seni çapkın…
Most Wanted’in en önemli yanlarından birisi elbette arabaları istediğimiz gibi modifiye edebiliyor olmamız. Harita üzerinde sarı kulübeler olarak gösterilen yerlere gittiğinizde arabanızı hem boyayabiliyor, hem spoiler takabiliyor, hem de nos ekleyebiliyorsunuz. Yani bütün özellikler tek bir yerde toplanarak şehir içerisinde gereksiz yere zaman kaybetmemiz engellenmiş ve bununla da kalınmayarak olaya bir çabukluk, bir hız katılmış. Ekran boyunca arabanız görüntüleniyor; paranız yettiği kadarıyla ve seviyenize göre istediğiniz parçayı takıp çıkartabiliyorsunuz. Özellikle dikkatimi çeken nokta ise üst üste birden fazla çıkartma yapıştıramıyor oluşunuz. Örneğin bir flame üzerine flag yapıştıramıyorsunuz, eh fazla aşırıya kaçmamak gerekli; bu şekliyle oldukça uygun olmuş. Gözle görülebilecek fazla bir değişikliğin olmadığı bu bölümde ise Underground serisi boyunca alışık olduğumuz çoğu aksesuar ve performans upgrade’i burada beğenimize sunulmuş. Bize kalan şey sadece bunlarla gönlümüzce arabamızı donatmak. Bu ekran boyunca bazı durumlarda fare işaretçisinin kaybolması gibi durumlar ortaya çıkıyor; bu ve bunun gibi bazı grafiksel hatalar oyun içerisinde gözümüze çarpıyor.
Oyun içerisinde ise bunların yansımalarını görmek insanı bir sanat eseri oluşturmuşçasına mutlu ediyor. Bu söylediğim şey lafta değil, gerçekten de grafiklerin güzelliği ile birlikte yaptığınız bir arabayı etraflıca seyretmek insanın oldukça hoşuna gidiyor; gaza bastığınızda çıkan sesle de bulutlara çıkıyorsunuz. Underground 2’de bu hissi alanlardansanız, Most Wanted ile birlikte bu duyguyu hiç yaşamadığınız kadar doruklarda yaşayacağınızı size garanti edebilirim. Most Wanted’ın aynı zamanda XBOX 360 için de piyasada olması nedeniyle yapımcıların üzerinde ayrıntılıca durdukları bir konu olarak grafiklerin güzelliği geliyor ki taktığınız en ufak parçaya kadar her şeyin detaylarını görebiliyor olmak oyundan aldığınız gerçekçilik tadını kaymaklı ekmek kadayıfı ile neredeyse eşitliyor. Ya da en sevdiğiniz herhangi bir tatlı ile deyim. Arabanızı arkasından oynayacağınız şekilde kontrol ederken arka camdan arabanın içini görebiliyorsunuz, modifiye mekânlarında arabanızı 360 derece döndürürken döşemelerin kıvrımlarına kadar her şeyi seçebiliyorsunuz. Grafikler arabaların dokularını oldukça iyi yansıtmayı başarıyor ve etkileşimli yollar boyunca arabanızın az da olsa hasar alışını içiniz “cızz” ede ede izliyorsunuz.
Oyunun bütün grafiksel yönünü oyuncuya sunmak niyetinde olan EA grafikleri ve yol boyunca etrafın dizaynını buna göre ayarlamış. Niyetleri XBOX 360’ın bütün grafiksel ve teknik zenginliğini konsolu satın alacak kullanıcılara yaşatmak olsa gerek, grafikler insanın aklını başından almaya yetiyor. Özellikle NOS kullandığınız anlarda ekranda yaşanan cümbüş görülmeye değer. Binalara birer ışık huzmesiymişçesine birbirinden ayrılıyor, çizgiselleşiyor; arabanın farları oldukça hoş bir görünüm alıyor, kaput ile neredeyse birbirine karışıyor. Onun dışında oyun dünyasında ise bunun bir başka şekilde yansımasını görüyoruz. Ne Underground’da, ne de PC’deki başka bir araba yarışı oyununda görmediğimiz ölçüde çok fazla etkileşimli detay ile karşı karşıyayız Most Wanted’da. Direklere, ağaçlara, çöp tenekelerine çarpabiliyor, onları yerlerinden söküp etrafa savurabiliyoruz. Yollar boyunca o kadar çok bu şekilde küçük cisim var ki soluk soluğa geçen bir yarış boyunca göz gözü görmez oluyor, savrulan yangın musluklarından, çöp kovalarından ve bisikletlerden yollar adeta geçilmez oluyor. Fakat ağaçlar yıkıldıkları zaman kayboluyorlar, fazla kalabalıktan ziyade bu olayın böyle kotarılışı ise gayet doğal.
Grafiklerin parıldadığı bir diğer nokta ise oyunda herkesi sıklıkla kullandığı Speedbraker olayı. Bu noktada aracınızı bir slow motion efekti ile çok faydalı bir şekilde yavaşlatıyorsunuz ve bu açıdan çıkana kadar arabayı yavaşlatılmış çekimde sürüyorsunuz. Araç dinamikleri bu sırada tahmin edeceğiniz üzere biraz aşılıyor; saatte 170 mil ile ilerleyen bir arabayla speedbraker yardımıyla 180 derecelik bir virajı dönüp kazadan kılpayı kurtulabilir, ardından bir tırın altına girip rakiplerinizi şaşırtabilir ve nitroya basarak aniden fırlayabilirsiniz. Bunları söylediğim sırayla yapabilir; grafikler, yavaşlayan ekran ve boğuklaşan sesler yardımıyla tadını çıkara çıkara izleyebilirsiniz.
Most Wanted’in en önemli yanlarından birisi elbette arabaları istediğimiz gibi modifiye edebiliyor olmamız. Harita üzerinde sarı kulübeler olarak gösterilen yerlere gittiğinizde arabanızı hem boyayabiliyor, hem spoiler takabiliyor, hem de nos ekleyebiliyorsunuz. Yani bütün özellikler tek bir yerde toplanarak şehir içerisinde gereksiz yere zaman kaybetmemiz engellenmiş ve bununla da kalınmayarak olaya bir çabukluk, bir hız katılmış. Ekran boyunca arabanız görüntüleniyor; paranız yettiği kadarıyla ve seviyenize göre istediğiniz parçayı takıp çıkartabiliyorsunuz. Özellikle dikkatimi çeken nokta ise üst üste birden fazla çıkartma yapıştıramıyor oluşunuz. Örneğin bir flame üzerine flag yapıştıramıyorsunuz, eh fazla aşırıya kaçmamak gerekli; bu şekliyle oldukça uygun olmuş. Gözle görülebilecek fazla bir değişikliğin olmadığı bu bölümde ise Underground serisi boyunca alışık olduğumuz çoğu aksesuar ve performans upgrade’i burada beğenimize sunulmuş. Bize kalan şey sadece bunlarla gönlümüzce arabamızı donatmak. Bu ekran boyunca bazı durumlarda fare işaretçisinin kaybolması gibi durumlar ortaya çıkıyor; bu ve bunun gibi bazı grafiksel hatalar oyun içerisinde gözümüze çarpıyor.
Oyun içerisinde ise bunların yansımalarını görmek insanı bir sanat eseri oluşturmuşçasına mutlu ediyor. Bu söylediğim şey lafta değil, gerçekten de grafiklerin güzelliği ile birlikte yaptığınız bir arabayı etraflıca seyretmek insanın oldukça hoşuna gidiyor; gaza bastığınızda çıkan sesle de bulutlara çıkıyorsunuz. Underground 2’de bu hissi alanlardansanız, Most Wanted ile birlikte bu duyguyu hiç yaşamadığınız kadar doruklarda yaşayacağınızı size garanti edebilirim. Most Wanted’ın aynı zamanda XBOX 360 için de piyasada olması nedeniyle yapımcıların üzerinde ayrıntılıca durdukları bir konu olarak grafiklerin güzelliği geliyor ki taktığınız en ufak parçaya kadar her şeyin detaylarını görebiliyor olmak oyundan aldığınız gerçekçilik tadını kaymaklı ekmek kadayıfı ile neredeyse eşitliyor. Ya da en sevdiğiniz herhangi bir tatlı ile deyim. Arabanızı arkasından oynayacağınız şekilde kontrol ederken arka camdan arabanın içini görebiliyorsunuz, modifiye mekânlarında arabanızı 360 derece döndürürken döşemelerin kıvrımlarına kadar her şeyi seçebiliyorsunuz. Grafikler arabaların dokularını oldukça iyi yansıtmayı başarıyor ve etkileşimli yollar boyunca arabanızın az da olsa hasar alışını içiniz “cızz” ede ede izliyorsunuz.
Oyunun bütün grafiksel yönünü oyuncuya sunmak niyetinde olan EA grafikleri ve yol boyunca etrafın dizaynını buna göre ayarlamış. Niyetleri XBOX 360’ın bütün grafiksel ve teknik zenginliğini konsolu satın alacak kullanıcılara yaşatmak olsa gerek, grafikler insanın aklını başından almaya yetiyor. Özellikle NOS kullandığınız anlarda ekranda yaşanan cümbüş görülmeye değer. Binalara birer ışık huzmesiymişçesine birbirinden ayrılıyor, çizgiselleşiyor; arabanın farları oldukça hoş bir görünüm alıyor, kaput ile neredeyse birbirine karışıyor. Onun dışında oyun dünyasında ise bunun bir başka şekilde yansımasını görüyoruz. Ne Underground’da, ne de PC’deki başka bir araba yarışı oyununda görmediğimiz ölçüde çok fazla etkileşimli detay ile karşı karşıyayız Most Wanted’da. Direklere, ağaçlara, çöp tenekelerine çarpabiliyor, onları yerlerinden söküp etrafa savurabiliyoruz. Yollar boyunca o kadar çok bu şekilde küçük cisim var ki soluk soluğa geçen bir yarış boyunca göz gözü görmez oluyor, savrulan yangın musluklarından, çöp kovalarından ve bisikletlerden yollar adeta geçilmez oluyor. Fakat ağaçlar yıkıldıkları zaman kayboluyorlar, fazla kalabalıktan ziyade bu olayın böyle kotarılışı ise gayet doğal.
Grafiklerin parıldadığı bir diğer nokta ise oyunda herkesi sıklıkla kullandığı Speedbraker olayı. Bu noktada aracınızı bir slow motion efekti ile çok faydalı bir şekilde yavaşlatıyorsunuz ve bu açıdan çıkana kadar arabayı yavaşlatılmış çekimde sürüyorsunuz. Araç dinamikleri bu sırada tahmin edeceğiniz üzere biraz aşılıyor; saatte 170 mil ile ilerleyen bir arabayla speedbraker yardımıyla 180 derecelik bir virajı dönüp kazadan kılpayı kurtulabilir, ardından bir tırın altına girip rakiplerinizi şaşırtabilir ve nitroya basarak aniden fırlayabilirsiniz. Bunları söylediğim sırayla yapabilir; grafikler, yavaşlayan ekran ve boğuklaşan sesler yardımıyla tadını çıkara çıkara izleyebilirsiniz.

