- Katılım
- 19 Ara 2020
- Konular
- 1,566
- Mesajlar
- 6,953
- Çözüm
- 12
- Online süresi
- 2mo 25d
- Reaksiyon Skoru
- 2,468
- Altın Konu
- 122
- TM Yaşı
- 5 Yıl 5 Ay 18 Gün
- Başarım Puanı
- 282
- MmoLira
- -119
- DevLira
- 80
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Seni… vayy beeee
Oyun içerisinde arabamızdayken haritamızı iki şekilde görüntüleme imkânına sahibiz. Birincisinde sadece yarışlar ve polis radarları görünüyorken diğerinde güvenli evimiz, araba satın alabileceğimiz yerler ve modifiye mekânları görünüyor; ki bu iki ekran arasında herhangi bir sağ veya sol oka basarak geçiş yapmamız mümkün. Bu sırada yalnızca ekran üzerindeki göstergeler değişiyor, yollar aynı kalırken üzerindeki simgeler kaybolup yerine başkaları geliyor. Harita üzerinde görünen diğer bir simge olarak ses dalgasını andırırcasına görüntülenen polis radarları geliyor. Buralardan yeterince hızlı geçtiğinizde polisler yerinizi tespit ediyor ve çok kısa bir süre sonra bir polis sizi görüp kovalamaca başlamış oluyor. Şehir içerisinde normal bir şekilde gezerken de polislerle karşılaşabiliyorsunuz, fakat böylelikle en azından bu “karşılaşmanın” çok daha çabuk olmasını sağlıyorsunuz; bir polise yakalandığınızdaysa olay başlamış oluyor. Kariyer modunun başlarında maksimum 5’e kadar çıkan polis sayısı şehri birbirine katmanıza göre verilen Bounty puanlarına göre ilerledikçe 10’un üstüne rahatlıkla çıkabiliyor. Bounty puanlarını polis arabalarını patlatarak, başka yerlere çarptırarak, otobüs duraklarını, ağaçları, direkleri devirerek elde edebilirsiniz. Bunların dışındaysa polisleri asıl köşeye sıkıştırmak ve onların birkaçından aynı anda kurtulmak için Pursuit Breaker’lar kullanıyorsunuz. Yol boyunca etrafta ve haritanızda görebileceğiniz kırmızı üçgen işaretlerin olduğu yerlere hızlı bir şekilde çarptığınızda o yapıyı çökertebiliyorsunuz, böylelikle çöken yerin altında kalan polisler otomatikman safdışı kalmış oluyorlar. Bu yapılar bir benzin istasyonu, inşaat halindeki binanın tekine ait bir iskele ya da reklam panosu olabiliyor. Oldukça hoş bir eklenti olduğunu kabul ediyorum, hatta polisleri tuzağınıza tam istediğiniz gibi düşürdüğünüzde yüzünüzde şeytani bir gülümseme bile beliriyor; fakat oldukça arkanızda kalan polislerin de bundan etkilenebiliyor oluşu Pursuit Breaker’ların uygulanışını tam anlamıyla başarılı kılmayı beceremiyor. Etrafta onlarca Pursuit Breaker olmasına rağmen bunların biraz daha zorca işe yarar şekilde kullanılabilir olması sağlansaymış en azından polis kovalamacalarını rutinlikten kurtarabilirmiş. Bu haliyle, bir Pursuit Breaker bulduğunuzda en az 6-7 polisten kurtulabiliyorsunuz; oyun böylelikle biraz da kolay olmuş.
Polislerimiz bize 5 farklı seviyede saldırıyorlar. İlk seviyede peşimizde birkaç tane polis arabası bulunuyorken, artan seviyeler boyunca sivil araç görünümlü polisler, 4X4’ler ve en nihayetinde de yol boyunca polis barikatları, çiviler ve helikopterler de bunların arasına katılıyor. Hangi seviyede olduğunuzu ise ekranın hemen sol alt kısmında yer alan haritanın etrafındaki turuncu çizgilerle görme imkânınız var, burada gördüğünüz X1, X2 ifadeleri ise kaçıncı seviyede olduğunuzu gösteriyor. Aldığınız Bounty puanlarına göre artan aranırlığınız farklı polis türleri ile karşılaşmanıza neden oluyor. Dediğim gibi, onları tuzaklara düşürerek ve etrafı yıkıp devirerek Bounty puanınızı artırıyorsunuz. Bu puan polisler tarafından bir derecelendirme sistemi oluşturuyor olmasının yanında Blacklist’te yer alan rakiplerinize meydan okumanız için de lazım. Her rakibinizin sizden istediği yarış sayısını kazanmalı ve Bounty puanını elde etmelisiniz.
Polis kovalamacaları genel olarak oldukça zevkli ve ilk başlarda değişen müzik ile birlikte insanın gaza gelmesine neden oluyor. Artan seviyeler boyunca zorlaşan yeni polisler geliyor ve onlardan kaçarken farklı yöntemler deniyorsunuz, iyice uzaklaştığınızdaysa harita üzerinde görünür olan mavi yuvarlaklara giderek daha hızlı bir şekilde gizlenebiliyorsunuz. Zevkli olması ve oyunun asıl polisler üzerine kurulu olması gerçekten de Need for Speed serisine farklı boyutlar kazandırmış. Ayrıca uzun süredir de polislerle birbirimize rakip olmuyor oluşumuzun Underground oyun yapısı ile birleşip sokak yarışlarını da içermesi oyundan aldığımız tadı iyice yükseltiyor. Fakat bir noktadan sonra polislerle uğraşmak zevk olmaktan çıkıp zorunlu olarak yapmanız gereken bir şeye dönüşüyor. Hatta Blacklist’in üst sıralarındaki yarışçılar yüksek miktarda Bounty puanı istediği için saatlerce onlarla uğraşmak durumunda bile kaldığınız oluyor. Lakin iş zorunluluk nedeniyle bunları yapmanızı gerektirdiğinde zevkten öte bir ıstırap halini alıyor; save etmek istediğiniz anda güvenli evinize yöneldiğiniz anda peşinize on tane polisin takıldığını görünceyse ister istemez biraz sinirleniyorsunuz. Hepsini peşinizden atmak ise kariyer modu boyunca artarak zorlaştığından bir süre sonra polisler de özelliğini yitirmeye başlıyor.
Oyun içerisinde arabamızdayken haritamızı iki şekilde görüntüleme imkânına sahibiz. Birincisinde sadece yarışlar ve polis radarları görünüyorken diğerinde güvenli evimiz, araba satın alabileceğimiz yerler ve modifiye mekânları görünüyor; ki bu iki ekran arasında herhangi bir sağ veya sol oka basarak geçiş yapmamız mümkün. Bu sırada yalnızca ekran üzerindeki göstergeler değişiyor, yollar aynı kalırken üzerindeki simgeler kaybolup yerine başkaları geliyor. Harita üzerinde görünen diğer bir simge olarak ses dalgasını andırırcasına görüntülenen polis radarları geliyor. Buralardan yeterince hızlı geçtiğinizde polisler yerinizi tespit ediyor ve çok kısa bir süre sonra bir polis sizi görüp kovalamaca başlamış oluyor. Şehir içerisinde normal bir şekilde gezerken de polislerle karşılaşabiliyorsunuz, fakat böylelikle en azından bu “karşılaşmanın” çok daha çabuk olmasını sağlıyorsunuz; bir polise yakalandığınızdaysa olay başlamış oluyor. Kariyer modunun başlarında maksimum 5’e kadar çıkan polis sayısı şehri birbirine katmanıza göre verilen Bounty puanlarına göre ilerledikçe 10’un üstüne rahatlıkla çıkabiliyor. Bounty puanlarını polis arabalarını patlatarak, başka yerlere çarptırarak, otobüs duraklarını, ağaçları, direkleri devirerek elde edebilirsiniz. Bunların dışındaysa polisleri asıl köşeye sıkıştırmak ve onların birkaçından aynı anda kurtulmak için Pursuit Breaker’lar kullanıyorsunuz. Yol boyunca etrafta ve haritanızda görebileceğiniz kırmızı üçgen işaretlerin olduğu yerlere hızlı bir şekilde çarptığınızda o yapıyı çökertebiliyorsunuz, böylelikle çöken yerin altında kalan polisler otomatikman safdışı kalmış oluyorlar. Bu yapılar bir benzin istasyonu, inşaat halindeki binanın tekine ait bir iskele ya da reklam panosu olabiliyor. Oldukça hoş bir eklenti olduğunu kabul ediyorum, hatta polisleri tuzağınıza tam istediğiniz gibi düşürdüğünüzde yüzünüzde şeytani bir gülümseme bile beliriyor; fakat oldukça arkanızda kalan polislerin de bundan etkilenebiliyor oluşu Pursuit Breaker’ların uygulanışını tam anlamıyla başarılı kılmayı beceremiyor. Etrafta onlarca Pursuit Breaker olmasına rağmen bunların biraz daha zorca işe yarar şekilde kullanılabilir olması sağlansaymış en azından polis kovalamacalarını rutinlikten kurtarabilirmiş. Bu haliyle, bir Pursuit Breaker bulduğunuzda en az 6-7 polisten kurtulabiliyorsunuz; oyun böylelikle biraz da kolay olmuş.
Polislerimiz bize 5 farklı seviyede saldırıyorlar. İlk seviyede peşimizde birkaç tane polis arabası bulunuyorken, artan seviyeler boyunca sivil araç görünümlü polisler, 4X4’ler ve en nihayetinde de yol boyunca polis barikatları, çiviler ve helikopterler de bunların arasına katılıyor. Hangi seviyede olduğunuzu ise ekranın hemen sol alt kısmında yer alan haritanın etrafındaki turuncu çizgilerle görme imkânınız var, burada gördüğünüz X1, X2 ifadeleri ise kaçıncı seviyede olduğunuzu gösteriyor. Aldığınız Bounty puanlarına göre artan aranırlığınız farklı polis türleri ile karşılaşmanıza neden oluyor. Dediğim gibi, onları tuzaklara düşürerek ve etrafı yıkıp devirerek Bounty puanınızı artırıyorsunuz. Bu puan polisler tarafından bir derecelendirme sistemi oluşturuyor olmasının yanında Blacklist’te yer alan rakiplerinize meydan okumanız için de lazım. Her rakibinizin sizden istediği yarış sayısını kazanmalı ve Bounty puanını elde etmelisiniz.
Polis kovalamacaları genel olarak oldukça zevkli ve ilk başlarda değişen müzik ile birlikte insanın gaza gelmesine neden oluyor. Artan seviyeler boyunca zorlaşan yeni polisler geliyor ve onlardan kaçarken farklı yöntemler deniyorsunuz, iyice uzaklaştığınızdaysa harita üzerinde görünür olan mavi yuvarlaklara giderek daha hızlı bir şekilde gizlenebiliyorsunuz. Zevkli olması ve oyunun asıl polisler üzerine kurulu olması gerçekten de Need for Speed serisine farklı boyutlar kazandırmış. Ayrıca uzun süredir de polislerle birbirimize rakip olmuyor oluşumuzun Underground oyun yapısı ile birleşip sokak yarışlarını da içermesi oyundan aldığımız tadı iyice yükseltiyor. Fakat bir noktadan sonra polislerle uğraşmak zevk olmaktan çıkıp zorunlu olarak yapmanız gereken bir şeye dönüşüyor. Hatta Blacklist’in üst sıralarındaki yarışçılar yüksek miktarda Bounty puanı istediği için saatlerce onlarla uğraşmak durumunda bile kaldığınız oluyor. Lakin iş zorunluluk nedeniyle bunları yapmanızı gerektirdiğinde zevkten öte bir ıstırap halini alıyor; save etmek istediğiniz anda güvenli evinize yöneldiğiniz anda peşinize on tane polisin takıldığını görünceyse ister istemez biraz sinirleniyorsunuz. Hepsini peşinizden atmak ise kariyer modu boyunca artarak zorlaştığından bir süre sonra polisler de özelliğini yitirmeye başlıyor.

