- Katılım
- 12 Mar 2021
- Konular
- 1,110
- Mesajlar
- 1,291
- Online süresi
- 5d 10h
- Reaksiyon Skoru
- 741
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 5 Yıl 2 Ay 26 Gün
- Başarım Puanı
- 235
- MmoLira
- 414
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
BİLİMİN 4 TEMEL SAVI
- Ussallık (Rasyonalite)
- Doğruluk
- Nesnellik
- Gerçekçilik
-
-
- Ussallık (Rasyonalite)
-
- Rasyonel olma ya da ussallık, sağlam akıl yürütmedir. Rasyonel inançlar, bu inançların doğruluğunu destekleyen yerinde kanıt ve nedenlere sahiptir.
- “Her türlü imgelem ve düşünce hipotez ve kuram oluşturmada kullanılabilirse de, bilimsel argümanlar er ya da geç, mantıksal akıl yürütmenin ilkelerine uymak, yani argümanların geçerliğini çıkarım, tanıtlama ve sağduyuya ilişkin belli ölçütlere vurarak bir sınamadan geçirmek zorundadır. (Gauch, s.46)
- Yöntem sonuçlardan önce gelir ve onları doğurur.
- R nedenlerinden dolayı, C güven düzeyinde bir inanca sahibim. X savı M yönteminin derecelerini belirtir.
- Kendi savınızı desteklemektense, alternatif inanç ya da savların itibarını düşürmeye yönelik çabalar da sağlanabilir.
- Bilimsel yöntemin amacı fiziksel gerçekliğe ulaşmaktır. Sofra tuzunun bileşenleri hakkında su götürmez kanıtlara dayanarak güvenle savunabileceği bir inanca ulaşma hedefi taşır.
- “Platon arabaya koşulu azgın atları ‘tutku’ya benzetmiştir. Bunları dizginlemeye çabalayan arabacı ise us’a rasyo’ya tekabül eder.”
- Akıl geleneksel olarak tutkunun hasmıdır.
- Bilim fiziksel nesnelere uygulanan bir rasyonalite biçimidir.
- Bilimsel verilerin teknik uygulamaları sonucunda geçtiğimiz yüzyılda savaşlarda pek çok kitlesel ölümlere yol açmıştır. Bu, bilimin rasyonel yöntemi kullandığı gerçeğini değiştirmez. Bilim hala rasyoneldir.
- “Zihindeki bilim eldeki bastona benzer”.
- Doğruluk
- Doğruluk, bir önermenin gerçeklikle uyuşmasıdır.
- “Bu bardakta kahve var” önermesi eğer bardakta kahve varsa doğrudur. Aksi takdirde bu önerme yanlış bir önermedir.
- Doğruluk savlarının dereceleri değişebilir.
- Örneğin;
- Sofra tuzunun sodyum klorür olduğundan eminim.
- Doktorlar %90 olasılıkla tümörün kötü huylu olmadığına eminler.
- Doğrunun ya da önermenin olguyla uyuşması konusunda taşıyıcı kişiler değil önermelerdir. Önermelerin taşıyıcısı kişiler, doğrunun taşıyıcısı ise önermelerdir. Dolayısıyla doğru onu kimin söylediğinden etkilenmez.
- Tutarlılık kuramı. Önermeler anlamlı olmalıdır. Anlamsız önermelerin doğruluğu ya da yanlışlığı tartışılamaz. “Gel kim seven”. Gibi bir önerme ne doğrudur ne de yanlıştır.
- Doğruya ilişkin üçüncü kuram pragmatik kuramdır. Bu kurama göre ise doğru işe yarayan şeydir. Buna göre işe yarar şeyler, örneğin doktorunuzun fayda göreceğiniz bir diyeti size uygulaması doğruluk ölçütüdür.
- Doğru bir önerme gerçekle örtüşen bir önermedir. Bilim karşıtı ve postmodern hareketler doğruyu tırnak içinde kullanmayı severler. Onun yerine temsiller kullanmaya çabalarlar. Bilim insanları ise aslının yerine geçen temsili şeyleri reddetmek durumundadırlar. Doğruyu koruyan şey bilimin ısrarlı bir biçimde kanıt istemesidir.
- Nesnellik
- Nesnel bilgi özne ile ilgili değildir, nesne ile ilgilidir. Bu bilgiye insanlar sahip oldukları yetilerle ulaşabilirler ve bu sayede aralarında bir anlaşma sağlayabilirler. Nesnel bilgi kişilerin dinsel inançlarından, ideolojik & felsefi görüşlerinden etkilenmez daha doğrusu değişmez.
- Nesnel bilginin üç yönü vardır:
- Birinci yönü, nesnel bilginin nesneye dairdir. Sofra tuzu sodyum klorürdür önermesi sofra tuzuna ilişkin nesnel bir bilgidir ve herhangi bir özneye göre değişmez. Bilimin amacı “bizden bağımsız olan bir dünya hakkında bizden bağımsız olan doğruya ulaşmaktır. (Gauch, s.52)
- Nesnelliğin ikinci yönü, bütün insanların yetileriyle ulaşılabilir olması ve bu sayede insanlar arasındaki anlaşmayı sağlayabilmesidir. Bunun sonucu olarak bilimin savları sınanabilir.
- Nesnelliğin üçüncü önemli özelliği ise, dinsel, ideoloji vs gibi şeylerden bağımsız olmasıdır ve bilime itibarını kazandıran şeylerden birisi budur.
- Gerçekçilik
- Gerçekçilik, hem insan düşüncesinin hem de bağımsız fiziksel nesnelerin varolduğu ve beşeri yetilerin fiziksel dünyayı önemli ölçüde anlaşılır ve bilinir kıldığı yolundaki felsefi kuramdır.(Gauch, s.54)
- Bilim insanları evrenin var olduğu gerçeğini bilirler. Küçük bir elma da vardır. Bu elmanın ne olduğu hususunda anlaşmazlıklar olsa bile elma gerçek bir şeydir.
- Gerçekliğin karşıtı yani anti-gerçekçilik kuramları da özellikle felsefe & edebiyat dünyasında yaygındır.
- Gerçekçilere göre nesneler ve zihin vardır. Zihin nesneleri algılayabilir. İdelasitlere göre sadece zihin vardır. Nesneler zihin tarafından yaratılır. İnşacılık gerçekliği bizim inşa ettiğimizi savlar. Araççılık dışardaki dünyayı araştırma nesnesi olarak yadsır. Şüpheciler fiziksel dünyayı değil ama fiziksel dünya hakkında güvenilir bilgi sahibi olduğumuzu yadsır. Göreciler, doğrunun herkes için aynı anlama gelmediğini savlar.
- Bilim ve Sağduyu
- Bilim ile sağduyu arasındaki ilişki nedir?
- İki temel yönelim vardır:
- Bilim sağduyunun damıtılmış halidir.
- Bilim basit sağduyu nezdinde doğal olmayan ve sezgilere aykırı biri girişimdir.
Kaynak: Bilimsel Yöntem, Hugh G. Gauch. Dipnot Yayınları.


