- Katılım
- 12 Mar 2021
- Konular
- 1,110
- Mesajlar
- 1,291
- Online süresi
- 5d 10h
- Reaksiyon Skoru
- 741
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 5 Yıl 3 Ay 1 Gün
- Başarım Puanı
- 235
- MmoLira
- 414
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
BİLGİSAYARIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ
Hayatımızda olmazsa olmazlardan biri haline gelen bilgisayarların, icadından bugüne kadar geçirdiği evrim, yenilikler ve hayatımızdaki yeri, fakat tüm bilgi teknolojileri sektörünün temelini oluşturan bu gelişmeler, aslında bize geleceği görmemizde yardımcı olacak gibi görünüyor. Bugün ise bilgisayarın kullanılmadığı alan hemen hemen yok denecek kadar azdır.
Evlerde, eğitimde, ekonomik araştırmalarda, askeri alanda, imalatta, kamusal hizmetlerde, iletişimde, ticaret ve yönetimde, masaüstü yayıncılıkta ve bunun gibi birçok sektörde kullanılan bilgisayarlar, hayatı ve iş yaşamını biz insanoğlu için çok daha kolay bir hale getiriyor. Günümüzde yolda yürürken İnternet’e bağlanabiliyor, gelen e-postalarımızı cep telefonumuz yardımıyla okuyabiliyor, istediğimiz her yerde diz üstü bilgisayarımızla çalışabiliyor ve kablosuz teknolojiler sayesinde hemen hemen her türlü uygulamayı lokasyon bağımlılığı olmadan gerçekleştirebiliyoruz. İlerleyen satırlarda, tüm bunları mümkün kılan gelişmelere göz atacağız. Tarihin ilk bilgisayarı ENIAC (Electronic Numerical Integrator Analyzer and Computer) varlığını, 2. Dünya Savaşı’na borçlu. O tarihlerde düşmanın şifreli haberleşmesini çözmek amacında olan ABD, hem böyle bir işi gerçekleştirmek hem de balistik hesaplamalardaki bir takım problemlerin önüne geçmek istiyordu.
ENIAC, 1945 Kasım ayında, savaşı birkaç ayla ıskalamış olsa da çalışır hale gelmişti. ENIAC, otuz saniye içinde hedefe varacak olan bir havan topunun havadaki seyrini 20 saniye içinde hesaplayabilme gibi şu an için ‘zavallı’ sayılabilecek kadar yetenekliydi. Saniyede beş bin toplama yapabilen ENIAC, aynı süre içinde 357 çarpma, 38 de bölme ile o günler için büyük bir başarı sayılabilir. Otuz metre uzunluğunda, 3 metre boyunda ve 30 ton ağırlındaki bu bilgisayarın içinde 28 bin vakum tüpü, 70 bin direnç, 10 bin kapasitör, 6 bin anahtar ve 1500 röle bunuyordu.
ENIAC, 9x15 metrelik bir odayı doldurmakta; hesaplama vurumları 1500 elektromekanik röleden geçip, 18.000’den çok radyo lambasından akıyordu, ENIAC’ı çalıştırmak için 150.000 watt enerji gerekliydi. Ortalama bir masa lambasının 20 watt’la çalıştığını varsayarsak ENIAC’ı çalıştırmanın, tam 7500 masa lambasını çalıştırmakla eşit bir güç gerektirdiğini söyleyebiliriz. ENIAC çalışmazsa (ki bunu sıklıkla yapıyordu) bir mühendis ekibi bu problemi çözmek için 6000 kabloyu elle fişe takarak ENIAC’ı yeniden kurmak zorundaydı, bilgisayar toplarken bunalıyorsanız, birde bunu gözünüzün önüne getirin.
Hayatımızda olmazsa olmazlardan biri haline gelen bilgisayarların, icadından bugüne kadar geçirdiği evrim, yenilikler ve hayatımızdaki yeri, fakat tüm bilgi teknolojileri sektörünün temelini oluşturan bu gelişmeler, aslında bize geleceği görmemizde yardımcı olacak gibi görünüyor. Bugün ise bilgisayarın kullanılmadığı alan hemen hemen yok denecek kadar azdır.
Evlerde, eğitimde, ekonomik araştırmalarda, askeri alanda, imalatta, kamusal hizmetlerde, iletişimde, ticaret ve yönetimde, masaüstü yayıncılıkta ve bunun gibi birçok sektörde kullanılan bilgisayarlar, hayatı ve iş yaşamını biz insanoğlu için çok daha kolay bir hale getiriyor. Günümüzde yolda yürürken İnternet’e bağlanabiliyor, gelen e-postalarımızı cep telefonumuz yardımıyla okuyabiliyor, istediğimiz her yerde diz üstü bilgisayarımızla çalışabiliyor ve kablosuz teknolojiler sayesinde hemen hemen her türlü uygulamayı lokasyon bağımlılığı olmadan gerçekleştirebiliyoruz. İlerleyen satırlarda, tüm bunları mümkün kılan gelişmelere göz atacağız. Tarihin ilk bilgisayarı ENIAC (Electronic Numerical Integrator Analyzer and Computer) varlığını, 2. Dünya Savaşı’na borçlu. O tarihlerde düşmanın şifreli haberleşmesini çözmek amacında olan ABD, hem böyle bir işi gerçekleştirmek hem de balistik hesaplamalardaki bir takım problemlerin önüne geçmek istiyordu.
ENIAC, 1945 Kasım ayında, savaşı birkaç ayla ıskalamış olsa da çalışır hale gelmişti. ENIAC, otuz saniye içinde hedefe varacak olan bir havan topunun havadaki seyrini 20 saniye içinde hesaplayabilme gibi şu an için ‘zavallı’ sayılabilecek kadar yetenekliydi. Saniyede beş bin toplama yapabilen ENIAC, aynı süre içinde 357 çarpma, 38 de bölme ile o günler için büyük bir başarı sayılabilir. Otuz metre uzunluğunda, 3 metre boyunda ve 30 ton ağırlındaki bu bilgisayarın içinde 28 bin vakum tüpü, 70 bin direnç, 10 bin kapasitör, 6 bin anahtar ve 1500 röle bunuyordu.
ENIAC, 9x15 metrelik bir odayı doldurmakta; hesaplama vurumları 1500 elektromekanik röleden geçip, 18.000’den çok radyo lambasından akıyordu, ENIAC’ı çalıştırmak için 150.000 watt enerji gerekliydi. Ortalama bir masa lambasının 20 watt’la çalıştığını varsayarsak ENIAC’ı çalıştırmanın, tam 7500 masa lambasını çalıştırmakla eşit bir güç gerektirdiğini söyleyebiliriz. ENIAC çalışmazsa (ki bunu sıklıkla yapıyordu) bir mühendis ekibi bu problemi çözmek için 6000 kabloyu elle fişe takarak ENIAC’ı yeniden kurmak zorundaydı, bilgisayar toplarken bunalıyorsanız, birde bunu gözünüzün önüne getirin.



