Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Bakan Selçuk: Pedagojik formasyon ücretsiz verilmeli

azrailkadir27

Moderatör
TM Üye
Katılım
17 Nis 2011
Konular
2,171
Mesajlar
6,362
Reaksiyon Skoru
1,041
Altın Konu
0
Başarım Puanı
340
TM Yaşı
15 Yıl 7 Gün
MmoLira
1,054
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

Forumda hit gösterebilicek son zamanların en karmaşık konusunda Bakan yine yaptı yapacağını !
Sözde bayramdan sonra kaldırılıcağı duyurulan formasyon sertifika eğitimi bakan tarafından yeni ve güncel açıklama ile ücretsiz verilmesi istenildi... Haberimizin detayı aşağıdadır :)


Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “MEB’in ihtiyaçları açısından bugün için çok işlevsel görünmüyor. Bunun yeniden çerçevelenip, öğretmenlik hakkı kazanan gençlerimize ücretsiz olarak verilmesi lazım. Bunun da altyapısını kurduk" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, TED Üniversitesi'nde düzenlenen 3. Uluslararası Öğretmen Eğitimi ve Akreditasyon Kongresi'ne katıldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak ‘güçlü öğretmen, güçlü gelecek’ vurgusunu sıklıkla yaptıklarını belirten Selçuk, şöyle konuştu:
"Öğretmenle ilgili tahrif edilmiş bir alanı yeniden tarif etme ihtiyacımız var. 'Öğretmen nedir' sorusunu sorduğumuzda o kadar çok hazır cevap var ki... Aslında bir çocuğun bilmeme haliyle oturup meseleyi yeniden tefekkür etme ihtiyacımız var. Temel kavramlarımızı yeniden sorgulamaya, yeniden anlamaya ihtiyacımız var. 2023 Eğitim Vizyonu'nun merkezine öğretmen yetiştirmeyi aldık. Öğretmenliğin özünde öğretmenin kendi öğrenme yolculuğu var. Öğretmen yetiştirmeyle ilgili yeni bir tanım çerçevesine ihtiyaç bulunuyor. Bu bir ekosistem gerektiriyor. Belki KPSS dururken ya da formasyonla ilgili bu anlayış devam ederse kaliteyle ilgili ne konuşabiliriz diye sormak lazım. Öğretmen ihtiyacının organik olarak belirli bir düzen içerisinde sürdürülmesini konuşmak lazım. Bütün bunlar bize şunu gösteriyor, hep birlikte işin bir tarafından tutup ilerletmek zorundayız ama bunun için bir amaç, hayal ve ideal birlikteliği gerekiyor.

FORMASYONUN DA YENİDEN TANIMLANMASI LAZIM
Eğitim fakültelerindeki birçok ders ayrı sınıflarda, ayrı saatlerde verilerek sonrasında öğrencilere ‘bunları sınıfta birleştirin’ yaklaşımı sürdüğü sürece, öğrencilerin öğrendiklerini okulda uygulaması beklenemez. Bu noktada verilen eğitimlerin bütünselliği önemli. Anlatmaya çalıştığımız bu ekosistemin bütünselliğini tasavvur etmek. MEB olarak formasyonun kaldırılması konusunda yıl başına kadar gerçekleştirmeye gayret ettiğimiz süreç, aslında tam da bunu ifade ediyor. Her dileyene, her isteyene pedagojik formasyon vermekle sağlıklı bir yol almamız mümkün değil. Bu noktada öğretmenlik hakkını elde edenlere bakanlık ve üniversiteler işbirliğinde formasyon verilebilecek. Formasyonun da yeniden tanımlanması lazım. Pedagojik formasyon, içeriği ve yaklaşımı, MEB’in ihtiyaçları açısından bugün için çok işlevsel görünmüyor. Bunun yeniden çerçevelenip, öğretmenlik hakkı kazanan gençlerimize ücretsiz olarak verilmesi lazım. Bunun da altyapısını kurduk. Bunu tabii ki üniversitelerle, sivil toplum kuruluşlarıyla yapacağız. Bir okulun sosyal, öğrenme, altyapı açısından yüzlerce parametresinin bulunuyor. Göreve başlayan öğretmenler bu parametrelerde nasıl yol alacaklar, okulun içerisinde ne yapacaklar, bu konudaki ön hazırlıklarıyla ilgili bir sistematik de gerekiyor. Tüm bunlara bakıldığında okul ve öğretmen yetiştirme şu an aslında birbirinden bağımsız duruyor. Bu şekilde devam ettiğinde okulla eğitim fakültesi arasındaki bağlantı da giderek zayıflıyor. Okulu Profili Değerlendirme adı altında bir okulun tüm parametrelerini birlikte bir yapay zeka sistematiği içinde ele alan, eğitim fakültelerinden de bu sistematiği dikkate almalarını bekleyen bir altyapı kurduk. Pilotu devam ediyor, bitmek üzere. Sadece bu yeter mi, tabii ki yetmez. Öğretmenlerimizin sürekli, sürdürülebilir ve yerinde eğitim almaları gerekiyor. Hizmet öncesi ya da hizmet içi eğitim dediğimizde sadece yılda 2-3 gün bir çalışmayla bunu yönetmek çok mümkün değil. Hizmet öncesinde de bugünkü sistematik içerisinde mümkün değil. Çünkü fiili olarak baktığımızda eğitim fakültelerindeki derslerin belki yüzde 5'i bile uygulamalı ders değil. Ama en son kapatılan öğretmen okullarında uygulamalı ders oranı yüzde 50'ye yakındı. Teorik, pratik ayrımı da olmayan bir bütünsellik içindeydi.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst