HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
(Memduh Şevket Esendal)
Konu
Bir savaş sonrası kör olan teğmenin nişanlısıyla beraber yaşadıkları olaylar
Özet
Nüfus Müdürü emeklisi olan rahmetli Necip Efendinin kızı Bedriye ile Şimşeklerin Ahmet Efendinin oğlu, Teğmen Selimi nişanlanmasıyla olaylar başlar.
Kız on sekiz, oğlan ise yirmi bir yaşındaydı. Komşu çocukları oldukları için önceden tanışıyorlardı. Bedriyelere gelip giden Zilha Kadının yardımıyla, komşu kapısı önünde Selimle Bedriye beş dakikacık konuşup, el sıkıştılar. Onlar için bu konuşma, bir konuşmadan daha çok bir anlaşma niteliğindeydi. Elleri birbirinden kolay kolay ayrılamamıştı.
Bir zaman sonra Selim İstanbuldaki alayına gider ve bir süre sonra savaş patlak verir. Selim, üç ay içinde siper vuruşmalarına alıştı. Tabi bunu yaparken vatan sevgisinin yanı sıra Bedriyeye ulaşma özlemi vardı. Daha sonra vuruşmada Selimin akciğerinde iki kurşun kalmış,bir gülle parçası ile de kafa kemiği kırılmıştı;ama ölmedi,ancak iki gözü de görmez oldu.
Hastahanede doktorların artık hiç göremeyeceğini söylememesine rağmen o artık her şeyin farkındaydı. Almanyaya yolladılar, ama onlar da Türk doktorlarının teşhisini doğru bulmuşlardı.
Daha sonra annesini görmek için memleketine giderken annesinin öldüğünü, evlerinin kapalı olduğunu trende öğrendi. Bir yandan acı acı ağlar, bir yandan da onun kendisini bu durumda görmediğine sevinir.
Trenden indikten sonra dayısının evine gider. Ama onlar da kör, kendi işini bile halledemeyen birisine yardım etmek istemezler. O da bunun farkına varınca Fatmaya evini temizletir ve yerleşir.
Zilha Kadın, Bedriyeyle beraber Selimi görmeye gelirler. Ama bundan Selimin haberi yoktur. Bu görme işlemi bir müddet devam eder. Bu süre içinde Selim Bedriyeden bahsetmez. Bir müddet sonra mahallede Selim dul bir kadın bulursa onunla evlenecek, kendisine baktıracakmış diye dedikodu çıkar.
Bunun üzerine Bedriye üzülür ve Zilha Kadına bu durumu öğrenmesini ister. Selime niye Bedriyeyi sormuyorsun deyince; Selim:Nasıl sorayım Zilha bacı, bak ben ne oldum.diyerek ağlar. Yan tarfta konuşmayı dinleyen Bedriye de ağlar. Bedriye ona varmak istediğini ve evleneceği tek kişinin o olabileceğini, onu her haliyle sevdiğini ve kabul edeceğini söyletir. Bunun üzerine Selim de kabul edince evlenirler.
Ortaokul öğretmen ve öğrencileri onlara hediye olarak kucaklar dolusu çiçekler getirirler. Çocuklar Selimin dizlerine sarılarak:Seni unutmayacağız, siz bizim için gözlerinizi verdiniz. der ve ağlarlar. Selim de ağlayarak:İki gözüm değil, bin gözüm olsaydı da sizin o parlak gözleriniz uğruna verseydim.der.
Konu
Bir savaş sonrası kör olan teğmenin nişanlısıyla beraber yaşadıkları olaylar
Özet
Nüfus Müdürü emeklisi olan rahmetli Necip Efendinin kızı Bedriye ile Şimşeklerin Ahmet Efendinin oğlu, Teğmen Selimi nişanlanmasıyla olaylar başlar.
Kız on sekiz, oğlan ise yirmi bir yaşındaydı. Komşu çocukları oldukları için önceden tanışıyorlardı. Bedriyelere gelip giden Zilha Kadının yardımıyla, komşu kapısı önünde Selimle Bedriye beş dakikacık konuşup, el sıkıştılar. Onlar için bu konuşma, bir konuşmadan daha çok bir anlaşma niteliğindeydi. Elleri birbirinden kolay kolay ayrılamamıştı.
Bir zaman sonra Selim İstanbuldaki alayına gider ve bir süre sonra savaş patlak verir. Selim, üç ay içinde siper vuruşmalarına alıştı. Tabi bunu yaparken vatan sevgisinin yanı sıra Bedriyeye ulaşma özlemi vardı. Daha sonra vuruşmada Selimin akciğerinde iki kurşun kalmış,bir gülle parçası ile de kafa kemiği kırılmıştı;ama ölmedi,ancak iki gözü de görmez oldu.
Hastahanede doktorların artık hiç göremeyeceğini söylememesine rağmen o artık her şeyin farkındaydı. Almanyaya yolladılar, ama onlar da Türk doktorlarının teşhisini doğru bulmuşlardı.
Daha sonra annesini görmek için memleketine giderken annesinin öldüğünü, evlerinin kapalı olduğunu trende öğrendi. Bir yandan acı acı ağlar, bir yandan da onun kendisini bu durumda görmediğine sevinir.
Trenden indikten sonra dayısının evine gider. Ama onlar da kör, kendi işini bile halledemeyen birisine yardım etmek istemezler. O da bunun farkına varınca Fatmaya evini temizletir ve yerleşir.
Zilha Kadın, Bedriyeyle beraber Selimi görmeye gelirler. Ama bundan Selimin haberi yoktur. Bu görme işlemi bir müddet devam eder. Bu süre içinde Selim Bedriyeden bahsetmez. Bir müddet sonra mahallede Selim dul bir kadın bulursa onunla evlenecek, kendisine baktıracakmış diye dedikodu çıkar.
Bunun üzerine Bedriye üzülür ve Zilha Kadına bu durumu öğrenmesini ister. Selime niye Bedriyeyi sormuyorsun deyince; Selim:Nasıl sorayım Zilha bacı, bak ben ne oldum.diyerek ağlar. Yan tarfta konuşmayı dinleyen Bedriye de ağlar. Bedriye ona varmak istediğini ve evleneceği tek kişinin o olabileceğini, onu her haliyle sevdiğini ve kabul edeceğini söyletir. Bunun üzerine Selim de kabul edince evlenirler.
Ortaokul öğretmen ve öğrencileri onlara hediye olarak kucaklar dolusu çiçekler getirirler. Çocuklar Selimin dizlerine sarılarak:Seni unutmayacağız, siz bizim için gözlerinizi verdiniz. der ve ağlarlar. Selim de ağlayarak:İki gözüm değil, bin gözüm olsaydı da sizin o parlak gözleriniz uğruna verseydim.der.
