- Katılım
- 9 Ağu 2009
- Konular
- 10,503
- Mesajlar
- 76,744
- Online süresi
- 2d 17h
- Reaksiyon Skoru
- 3,271
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 10 Ay 5 Gün
- Başarım Puanı
- 661
- Yaş
- 30
- MmoLira
- 797
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Oyun kendini daha çok macera oyunlarına adamış bir firma olan Frogwares`in elinden çıkma. Yapımcıyı daha öncede macera türünde olan Sherlock Holmes serisinden tanıyoruz. Bu bakımdan yeni oyun için beklentilerimiz çok da düşük olmadan kurulumu gerçekleştiriyor ve Dracula: Origin`e giriş yapıyoruz.
Bram Stoker adlı yazarın romanından esinlenilen Dracula: Origin, romanla birebir olmamakla birlikte içerik olarak benzerlikler taşıdığı söyleniyor. Frogwares tarafından yeniden biçimlenen hikaye, ortalama üstü sayabileceğimiz bir macera oyununa zemin hazırlıyor. Yapımda kontrol ettiğimiz karakter Profesör Van Helsing, çok geçmeden Dracula`nın Transilvanya`daki kalesinde arkadaşı Jonathan Harker'ın tutsak olduğunu öğrenir. Bununla birlikte Profesör Van Helsing`in endişelendiği başka bir kişi daha vardır; Jonathan Harker'ın karısı Mina. Öyle görülmektedir ki Dracula, Mina`yı bir miktar saplantı haline getirmiştir. Zira Mina, Dracula`nın uzun süredir ölü olan sevdiği kadın Irina`ya oldukça fazla benzemektedir. Mina`nın ortadan kaybolması ile harekete geçen Van Helsing, arkadaşının karısını kurtarmayı görev edinir. Avrupa ve Orta Doğu`da geçen yapım, Van Helsing`in Dracula`yı durdurmak ve Mina`yı kurtarabilmesi için Londra, Avusturya, Mısır ve tabi ki Transilvanya`nın içinde bulunduğu uzun bir yolculuk beklemektedir.
Transilvanya
Klasik Point and Click tarzında olan macera oyunumuz, iyi tasarlanmış 2D ortamlar üzerine 3D karakterler ile birleştirilmiş. Kaplamalar, animasyonlar, sinematikler ve ara sahneler ile hikayede derinlik biraz daha arttırılmış. Türün getirdiği kalıplaşmış özellik nedeni ile macera oyunlarında genellikle piksel avına çıkarak etkileşime girebileceğimiz nesneleri ararız. Ancak enteresandır ki bu defa nesneleri bulmak için iki numara büyük gözlük takmaya gerek kalmıyor. Zira boşluk tuşuna kısa bir süre basılı tuttuğunuz takdirde, ekranda o an etkileşime girilebilecek tüm nesneler aydınlatılıyor. Böylece piksel avı yapmak zorunda da kalmıyoruz. Oyuna ait bir başka yenilik ise bir ortamda bulunurken gerekli olan tüm nesneleri incelemeden ya da toplamadan mekandan ayrılamıyor oluşumuz. Başta biraz sinir bozucu bir durum gibi gelse de, onca yer dolaşıp sonra tekrar başladığımız noktaya dönmek zorunda kalmamamız durumu bir miktar kurtarıyor. Buna benzer bir uygulama da diyaloglarda karşımıza çıkıyor. Bir karakter ile konuşma esnasında tüm seçenekleri bitirmeden ayrılmak mümkün olmuyor. Mekandan ayrılmamak bir derece kabul edilebilirken, tüm konuşmaların bitmesini beklemek sıkıcı bir hal alabiliyor.
Bram Stoker adlı yazarın romanından esinlenilen Dracula: Origin, romanla birebir olmamakla birlikte içerik olarak benzerlikler taşıdığı söyleniyor. Frogwares tarafından yeniden biçimlenen hikaye, ortalama üstü sayabileceğimiz bir macera oyununa zemin hazırlıyor. Yapımda kontrol ettiğimiz karakter Profesör Van Helsing, çok geçmeden Dracula`nın Transilvanya`daki kalesinde arkadaşı Jonathan Harker'ın tutsak olduğunu öğrenir. Bununla birlikte Profesör Van Helsing`in endişelendiği başka bir kişi daha vardır; Jonathan Harker'ın karısı Mina. Öyle görülmektedir ki Dracula, Mina`yı bir miktar saplantı haline getirmiştir. Zira Mina, Dracula`nın uzun süredir ölü olan sevdiği kadın Irina`ya oldukça fazla benzemektedir. Mina`nın ortadan kaybolması ile harekete geçen Van Helsing, arkadaşının karısını kurtarmayı görev edinir. Avrupa ve Orta Doğu`da geçen yapım, Van Helsing`in Dracula`yı durdurmak ve Mina`yı kurtarabilmesi için Londra, Avusturya, Mısır ve tabi ki Transilvanya`nın içinde bulunduğu uzun bir yolculuk beklemektedir.
Transilvanya
Klasik Point and Click tarzında olan macera oyunumuz, iyi tasarlanmış 2D ortamlar üzerine 3D karakterler ile birleştirilmiş. Kaplamalar, animasyonlar, sinematikler ve ara sahneler ile hikayede derinlik biraz daha arttırılmış. Türün getirdiği kalıplaşmış özellik nedeni ile macera oyunlarında genellikle piksel avına çıkarak etkileşime girebileceğimiz nesneleri ararız. Ancak enteresandır ki bu defa nesneleri bulmak için iki numara büyük gözlük takmaya gerek kalmıyor. Zira boşluk tuşuna kısa bir süre basılı tuttuğunuz takdirde, ekranda o an etkileşime girilebilecek tüm nesneler aydınlatılıyor. Böylece piksel avı yapmak zorunda da kalmıyoruz. Oyuna ait bir başka yenilik ise bir ortamda bulunurken gerekli olan tüm nesneleri incelemeden ya da toplamadan mekandan ayrılamıyor oluşumuz. Başta biraz sinir bozucu bir durum gibi gelse de, onca yer dolaşıp sonra tekrar başladığımız noktaya dönmek zorunda kalmamamız durumu bir miktar kurtarıyor. Buna benzer bir uygulama da diyaloglarda karşımıza çıkıyor. Bir karakter ile konuşma esnasında tüm seçenekleri bitirmeden ayrılmak mümkün olmuyor. Mekandan ayrılmamak bir derece kabul edilebilirken, tüm konuşmaların bitmesini beklemek sıkıcı bir hal alabiliyor.


